CHP ve Saadet'ten el ele protesto

CHP ve Saadet'ten el ele protesto

CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ve Saadet Partisi İlçe Başkanı Burhan Öz konuşturulmayınca mitingi protesto etti.

CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ve Saadet Partisi İlçe Başkanı Burhan Öz Beykoz Platformu adı altında gerçekleştirilen mitingde konuşturulmayınca miting sonrası parti arabalarından halka seslendi.

Hızır Yılmaz, parti arabasından halka seslendi

Konuşturulmaması üzerine oldukça gergin olduğu gözlenen CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ise, ilçe arabasının mikrofonundan halka şöyle seslendi: Bütün Beykoz halkı şunu bilsin ki, halkın emek mücadelesinde, konut mücadelesinde  onların yanında olmayı bir şeref kabul ederiz. CHP’nin bir pankartını alanda görmek istememelerinin nedeni ne olabilir? AK Parti ne yaparsa yapsın, CHP’nin muhalefetinden, halk dayanışmasından kurtulamayacaklar.

Alanda Saadet Partisi’nin ilçe başkanını gördüm; konuşturulmadı. Başkan şöyle diyordu: ‘Halktan kaçanlar ile halkı yanına alanları bir tutamazsınız.’ Sayın Başkan doğru söylüyordu. Bu ülkede bir halkın yandaşları, bir de iktidar dostları vardır.”

Yılmaz, yaşanan olayların ardından basın açıklaması yaptı

Hızır Yılmaz, yaptığı halk açıklamasının ardından, basına özel bir açıklamada da bulundu. Yılmaz, şunları söyledi: “Seçildikten sonra Beykoz muhtarları ile bir toplantı yapmak, onlar ile tanışmak, onlarla Beykoz’un sorunlarını, bizim bakış açımızı anlatabilmek için dün bir kahvaltı yaptık. Kahvaltıya sayın grup başkanımız Akif Hamza Çebi de katıldı. Bugün bu toplantıya katılacağımı ben biliyordum, bir söz hakkı da istememiştim. Sadece tek bir pankart ile geleceğimi, diğer siyasi partiler de isterlerse bir pankart ile burada olmaları gerektiğini söyledim.  Bunu Muhtarlar Derneği Başkanı da olumlu buldu. O pankartta hangi sloganı yazacağımızı dahi kendileriyle paylaşmıştım.  Ancak alana geldiğimiz zaman CHP’ye ve Saadet Partisi’ne büyük bir antipati olduğunu gördüm.”

Saadet Partisi İlçe Başkanı yanıma geldi ve dedi ki; ‘burada halk kaçakları ile halkın yanında olanlar bir tutuluyor. Bu olmamalıydı’ ben de onun sözüne kesinlikle katıldım. Beykozlu’nun halkın böyle bir davasında ikimiz elimizi havaya kaldırdık.”     

Kimseden korkmam!                

“Siyasi partiler ne kadar derin ayrılıkları olsa dahi, halkın çıkarları söz konusu olduğu zaman halkın yanında olur. Bu anlamda biz hiçbir siyasi partiye karşı değiliz. AK Parti yöneticilerinin de kendi evleri söz konusu olduğu zaman bu alanda olmalarını beklerdim. Çünkü benim partim dahi olsa, çocuğumun ekmeği, çocuğumun geleceği hiçbir zaman tuttuğum siyasi partinin gerisinde olmamalı. Ancak biat kültürü içinde yetişmiş birileri yandaş, çıkar ilişkisi içerisinde yetişmiş birileri, kendi ağalarına baş kaldıramazlar. Biz siyaseti istikbal için değil, istiklal için yapanlardanız. Ortalama 20 yıl ömrüm kalmıştır, ne birine biat ederim, ne de birisinden korkarım.

Biri muhtarlara halkın gazını alın dedi!

“Birileri muhtarlarımıza dedi ki, siz sivil topumun gazını alın. Onlar da bu tiyatroyu oynamaya çalıştı ama halkımız AK Partilisi’ne, MHP’lisine, CHP’lisine kadar bu oyunu bozdu.”

Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Burhan Öz de, parti arabasından halka seslendi.

Bir vatandaşın, gerekirse bu uğurda öleceğini belirtmesi üzerine Öz, şu açıklamayı yaptı:

Başbakan’a,“ bu senin siyasi geleceğine mâl olabilir” denmeli

“Bu ses dalga dalga yayılacak. Ölmeden, haklarımıza ve hukukumuza sahip çıkarak biz bu işi yaparız. Hiçbir siyasi güç halkın karşısında duramaz. Başbakan’ın söylediği şu sözü hepini televizyonlarda duydunuz: ‘Siyasi geleceğime mâl olsa dahi ben bunları yıkacağım’ dedi. Biz bu sözü 14 yıl önce bir başka Başbakan’dan duymuştuk. Ve yine bu milletin inancına dokunmuştu. Demişti ki, İmam Hatip’ler siyasi geleceğime de mâl olsa, ben orta kısımlarını kapatacağım’ ve bu, onun siyasi geleceğine mâl oldu. Eğer, bugün bu millet o günkü duruşunu gösterebilir de, bunu diyen Başbakan’a ‘evet, bu senin siyasi geleceğine mâl olacak, göreceksin!’ derse, göreceksiniz bu yasaların hepsi geri çekilecek.

Yasanın içine öyle olmazlar koymuşlar ki, mahkemeye gidemiyorsun

Önemli olan bizlerin demokrasi ve hukuk zemini üzerinde haklarımıza sahip çıkabilmemiz. Yoksa bireysel haklarımızla bir yasa karşısında mücadele edersek, hiçbir şey kazanamayız. Çünkü Yasa’nın içine öyle olmazlar koymuşlar ki, mahkemeye gidemiyorsun. Dünyada en önemli yasalar, orman yasalarıdır. Çünkü orman tüm milletler için değerlidir. Karşımızda orman yasasından gelen bir 2B çıkartması var. Yani arkasını Orman Yasası’na dayamış, konuştuğunuzda size ‘işte işgalcisiniz’ diyorlar. Halbuki, biz işgali 1915 yılında bitirdik. Bu millet bunun bedelini 1915’te ödedi; kusura bakmasınlar.

Beykoz’un yollarına eşek sırtında taş döşedik biz

Beykoz’un çamurlu yollarına biz eşeklerin sırtında taş döşedik. Nasıl işgalci oluyormuşuz? Peki işgalciydik de, fabrikanda nasıl resmi sıfat ile çalıştırdın? İşgalci demek hain demektir. Ama ben senin fabrikalarında çalışan işçiydim. Şimdi de benim adım emekli. Tüm Beykozlu işçi, memur, emekli. Burada başka amaç var. Biz Beykozlu’nun yanındayız. Kimseye de eyvallahımız yok. Çiğ yemedik, midemiz de ağrımıyor elhamdülillah!”

Vatandaşın tepkisi: İşgalcinin önüne sandık konulur mu?

Bu sırada bir vatandaş tepkisini şu sözler ile gösterdi: “İşgalcinin önüne sandık koyulur mu, bizden nasıl oy aldılar?”

Saadet Partisi İlçe Başkanı Burhan Öz: Arabanın üzerine dahi çıkartılmadık!

Kendisine Beykoz Platformu tarafından düzenlenen basın açıklaması ile ilgili düşüncelerini sorduğumuz ve yaşanan gerginliği değerlendirmesini talep ettiğimiz Saadet Partisi İlçe Başkanı Burhan Öz, şunları söyledi: “ Muhtarlarımızın bize orada yapmış olduğu açıklama şöyle: ‘Biz bunu planlamamıştık’ diyorlar. İçeriği bize söylemediler. Ama biz ısrarla çağrıldık. Gördüğüm kadarıyla diğer ilçe başkanları da çağrılmış. En azından bir selamlama konuşması gibi, yani buraya verdiğimiz desteği göstermek adına, muhtarlarımıza değil, Beykoz’a verdiğimiz desteği göstermek adına bir konuşma yapabilirdik. Yoksa muhtarlarımıza bir telefon ederiz, ‘sizi destekliyoruz’ derdik ilçe binamızdan. Ama biz buraya Beykozlu’ya bunu söylemek için geldik. Yalnız arabanın üzerine dahi çıkartılmadık. Bu bize en çok ayıp gelen taraf. Beykozlu’nun savunma mekanizmaları içinde siyasi partiler olmazsa, bu hakkı alamayız. Muhtarlarımız da olacak, STK’larımız olacak, basınımız da olacak ve biz bunun karşılığını alırız.

Muhtarlarımızın ellerindeki kağıtlar hazır mı verildi?

Biz oraya çıkarak bu görüntüyü verelim istedik. Muhtarlarımız ise böyle bir şey düşünmüşler. Şöyle bir görüntü verdi: Acaba diyoruz, etkileniyorlar mı? Yani onlara bir baskı mı var? Ellerindeki kağıtlar diyoruz acaba yazıldı da verildi mi? Halkın arasında durduğum için düşünüyorum bunu artık. Halkın konuşmalarına kulaklarım gitti böyle. Elindeki kağıt hazırlanmış diyorlar! Yani bunlar kötü şeylerdi, aslında toplantı çok güzeldi. Toplantının ahengini ve güzelliğini bozmamak ve etki alanını durdurmamak için fazla üzerine gitmedik olayın; yoksa bugün burada konuşmayı belki bir şekilde becerirdik.

Hızır Yılmaz’ın tek başına mücadele etmesi bizi üzdü

Gazetemizin sorusunu cevaplayan Öz’e, çıkmasının istenmediğini söylediği ve konuşma platformu olarak kullanılan arabaya nasıl ve hangi aşamada çıkmaya karar verdiği şeklinde bir soru daha yönelttik. Saadet Partisi İlçe Başkanı bizi şu şekilde yanıtladı:  “Arabanın üstüne çıkmayı artık gerekli gördük. CHP İlçe Başkanımız’ın bir pankartı muhtarlar arasında tartışma konusu olmuş ve CHP İlçe Başkanımız da orada müdahale etti. Bizim amacımız bir siyasi partiye, CHP’ye destek olmak için oraya çıkmak oldu. Onun orada tek başına mücadele etmesi aşağıda bizi üzdü. Onun yanına bunun için çıktık.”

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...