Başkan Yücel Çelikbilek TRT Haber'e konuştu

Başkan Yücel Çelikbilek TRT Haber'e konuştu

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, TRT Haber’de yayınlanan Gündem Programı’na konuştu. Çelikbilek, muhabirin sorularını yanıtladı.

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, TRT Haber’de yayınlanan Gündem Programı’na konuştu. Çekimleri Beykoz’da yapılan programda Yücel Çelikbilek, bazı vatandaşlar ve bir avukat, muhabir tarafından kendilerine yöneltilen soruları yanıtladılar.

Yücel Çelikbilek’e yöneltilen sorular:

Beykoz en fazla 2B arazisinin olduğu bölge. Ne kadar 2B arazisi var?

26 bin hektar civarında bir 2B arazisi var. Aşağı yukarı 20 bin parsel civarında bu sayı olarak böldüğümüz zaman. Tabii büyüklü küçüklü olanlar var. Bunun yüzde 85’e yakını bin 200 metre karenin altında. Yüzde 15 de bin 200 metrenin üzerinde olan arsa sayısı. Yani nereden bakarsanız 15 bin, 16 bin civarında parsel sayısı bin 200 metre karenim altında. Dolayısıyla şuradan bir sonuç çıkarmak lazım: Genelde 2B konularını anlatırken hep bölgede ciddi bir ranttan bahsedilir. Bizim burada arsa sahibi olanların çoğunluğunun rant ile bir ilgisi yoktur. Normal vatandaş olarak bir ev yapabilmek için gecekondu edindikleri yerler bunlar. Bunların çoğu zaten hepsi para vererek almışlar.

Uzun yıllardır yaşıyorlar sanırım?

Uzun yıllardır yaşıyorlar. Para vererek yaptıkları imalatlardır; dolayısıyla basınımızın ve medyanın bu konuları anlatırken bir şeye dikkat etmeleri lâzım: Sadece belli bir kesime bakıp da Beykoz’un tamamını veya İstanbul’un tamamını rant ile ilgili olarak değerlendirirsek, yanlış yapmış oluruz. Buradaki insanların çoğuna da haksızlık olmuş olur. Bizim parsellerimizin yüzde 85’i ancak sosyal amaçlı ev için edinilmiş olan parsellerdir. Yüzde 15’in içerisinde de 2 bin metrekarenin üzerinde olanlardan bahsediyorum. Onlarında da çoğunluğunda köylüler var. Köylü vatandaşlar zaten tarım yapabilmesi için mutlaka araziye ihtiyaç var. Onları da böyle ranttır diye değerlendirmek doğru bir olay değil.

Bir olay daha. Beykoz’da tabii bir ülser durumu var. Beykoz’da doğal sit alanı var. Bu da ayrı bir özellik arz ediyor. Bir de bizim dere yataklarımız ve havza alanlarımız var. Burada zaten ister istemez yasa gereği belli sıkıntılar da olacak.  Tabii bunların hepsi için bir yasa yeni çıktı. Otuz beş yıldır bekleyen bir olaya gerçekten hükümetimiz çok ciddi bir gayret ile bütün zorlamalara ve engellenmek istemelere rağmen bunu çıkarttılar. Toplumun lehine olan bir çalışma ama uygulama esnasında bazı ufak tefek sıkıntılar olabilir. Onları da inşallah ümit ediyorum gidereceğiz çünkü bizim nu Yasa’nın çıkmasının sebebi, sosyal amaçlı ve barış amaçlı bir Yasadır ve buradaki maksat da vatandaşın lehine olacak demektir.

Beykoz halkı başvurularını yapmaya başladı mı?

6 ay içinde müracaat etmesi gerekiyor. 2 bin TL ile müracaatta bulunacaklar. Milli Emlak bu parseller üzerinde plan dahilinde satışın yapılması noktasında karar verecek çünkü bazı dere alanları var 300 metre karelik koruma alanları. Burada satış yapılmayacak. Ama vatandaş yine müracaatında bulunacak, talebini iletecek. Bunun değerlendirilmesi yapılacak. Bazı donatı alanları var; belki satış yapılamayacak. Onların da takibi gerekir. Şu anlama gelmemeli. Bütün alanların tamamı satılacak değil. Ama büyük bir bölümü, en az yüzde 90’lık kısmı satılacaktır bunun, inanıyorum. Dolayısıyla vatandaşın bu başvurusundan sonra kendisini haberdar edecekler. Bilahare Belediye içinde olanlar 3 yıl, Belediye dışında olan alanlar 5 yıl olmak üzere taksitlendirme yapılacak. 

Avukat görüşüne de başvuruldu

TRT Haber Gündem Programı’nda ayrıca hazır bulunan bir avukata da 2B ile ilgili sorular yöneltildi.

Vatandaşın biraz kafası karışık! Nereye başvuracaklar?

2B vasfını taşıyan arazilerin hak sahibi olan vatandaşlar, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 aylık bir süre içerisinde bağlı bulundukları Defterdarlık veya Mal Müdürlükleri’ne müracaat edebilecekler. Etmedikleri takdirde bu haklarından mahrum kalacaklar ve bu hakkı kaybetmiş olacaklar. Son müracaat 30 Ekim 2012 olarak belirlenmiş durumda kanun tarafından.

Müracaat için bazı belgeler gerekiyor. Bunun için öncelikle bir başvuru dilekçesinin doldurulması gerekiyor. Nüfus cüzdan sureti, bankaya Belediye ve mücavir sınırlar içinde olanlar için 2 bin TL, Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziler için ise bin TL’lik bir bedelin bankaya yatırıldığına dair bir makbuz almaları gerekiyor.

Başvurmadıkları takdirde ne olacak, haklarını mı kaybedecekler?

Başvurmadıkları takdirde tabii ki haklarını kaybetmiş olacaklar ve bununla ilgili bir yaptırım da söz konusu. Müracaatın sona ermesinden sonra eğer müracaat gerçekleşmemişse hak sahibi vatandaş tarafından, burası idare tarafından gerekli incelemeler yapılıp bedelleri vatandaşa ödendikten sonra buralar tahliyeye karşı gelmiş olacak ve bir de Hazine’ye irat olarak üçüncü bir şahsa satışı gerçekleştirilecek.

Vatandaşlara da soru yöneltildi

Programda ayrıca 2B arazisi bulunan bazı vatandaşlara da sorular yöneltildi.

Son soru Yücel Çelikbilek’e yöneltildi

Vatandaşlarımızın biraz kafası karışık. Siz onlara ne önerirsiniz? Ne söylemek lazım son olarak?

Öncelikle söyleyeyim, avukat beyin söylediği şeyler hukuki metinde var ama bunlar olacak anlamında değil. Vatandaşın bu kadar kafasını karıştırıp da, o kadar rahatsız olmasın. Çünkü zamanla bu Kanun’un çıkartıldığı maksadın dışındaki durumlar varsa, düzeltilecektir bunlar. Ondan hiç şüpheniz olmasın. Zaten bununla ilgili çalışmalar yapılıyor.

Bir önemli konu daha; fiyatlar konusu. Bugün konuşulan rakamlar ile ilgili bir düzeltmeye gidilecektir. Hemen böyle vatandaş buradan boşaltılacak, gidilecek… Bunlar öyle günlük olacak işler değil. Bunlar yıllar süren işlerdir. Bunlar yapılmaz; yapılması da mümkün değil. Ne Beykoz’dan 50 bin insanın gitmesi söz konusu olur, ne de bu kadar üzerinde olunan yerler ile ilgili birilerinin öyle gelip de alacağım deme şansı olabilir. Dolayısıyla bunlar çok zor olan ama makbul olanı anlaşma çerçevesi içerisinde olması gerekenlerdir diye düşünüyorum. 

Hemşerilerimiz bu konuda rahat olsunlar. Kalpleri mütmain olsun, yani sıkıntıya girmesinler. Başvuru gerekiyorsa da zamanında yapmayı düşünsünler. Eğer başvuru yapmazlar ise,  sonuçta bu bahsedilen genel şeylere katlanacak diye bir kaide de yok. Kanun çıkartanlar, kanun çıktıktan sonra bununla ilgili uygulamayı görmeye çalışıyorlar; eğer sıkıntılar olursa mutlaka farklı şeyler düşünecekler. Yoksa bu ülkenin yönetimi bu ülkenin insanlarının aleyhine olacak olan çok büyük şeye girmez, huzursuz da etmez.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...