Muhammed Küçükkonuklar

Kendin için istemediğini başkası için de isteme

Yazının başlığı bir hadis-i şeriftir. Tamamı şöyledir: ‘Kendin için istemediğin bir şeyi bir başka din kardeşin için de istemedikçe gerçek mü’min olamazsın’.

                                   ***                    ***                                       ***

Geçmiş devirlerde bir çiftlik ağası garip bir meraka tutuldu. Çiftliğindeki hayvanların dilini anlamak istiyordu ve yörenin en büyük aliminin kapısını çaldı.

Efendim dedi, belki size garip gelecek ama ben hayvanların dilini anlamak istiyorum.

Bu büyük alim

Evladım dedi vazgeç bu meraktan. Eğer hayvanların dilini anlamak bizim için faydalı bir şey olsaydı, Allah bize öğretirdi. Sadece bir mucize olarak Allah’u Teala Hz.Süleyman’a (a.s.) bunu nasip etti.

Adam gitti birkaç gün sonra tekrar geldi, aynı isteğini tekrarladı.

Efendim ne olursunuz bana dua edin de hayvanların dilini anlayayım diye ısrar etti.

Alim bu isteğin son derece yanlış bir şey olduğunu biliyordu onun ısrarına dayanamadı.

Ya rabbi bu adamın isteğini –insanlara bir ders olması bakımından- kabul et dedi.

Adam sevinerek çiftliğe döndü.

***                  ***                            ***     

Sabahleyin horozların ötüşüyle uyandı onların dilini anlıyordu. Horozlar ‘ Ey tavuklar kalkın insanlar çiğnemeden yemleri yiyelim diyorlardı.

Adam kalktı çiftliğini dolaşmaya çıktı. Bir köşede kedi ile köpeğin konuştuğunu gördü.

Şunu diyorlardı: Yarın sahibimizin atı ölecek bizde bol bol et yiyeceğiz.

Adam kâhyayı çağırdı.

Çabuk atımı hayvan pazarına götür ve sat dedi. At satıldı, adam parasını cebine koydu, ertesi günde gerçekten atın öldüğünü öğrendi, sevindi, ben sattım zarardan kurtuldum diyordu.

Bir müddet sonra yine kedi ile köpeğin fısıldamalarını gördü. Kulak kabarttı diyorlardı ki:

Yarın efendimizin öküzleri ölecek bizde ete doyacağız. Ağa hemen kahyaya emretti öküzleri sattırdı, parasını cebine koydu, sonraki günlerde öküzlerin öldüğünü öğrenince sevinçle ellerini ovuşturdu hayalen o büyük alime cevap verdi.

Gördün mü hocam, hayvanların dilini anlamamın iyi bir şey olmayacağını söylüyordun, bak zarardan kurtuldum diyordu.

***                             ***                             ***

Ağa artık dikkatle kedi ile köpeğin sohbetini takip ediyordu. Yine onların bir sabah konuştuklarını gördü, kulak kabarttı, dehşete kapıldı, zira yarın sahibimiz ölecek ailesine komşuları yemek gönderecekler bol bol yemek yiyeceğiz o, atı, öküzleri bizden kaçırdı ya sırayı da kendine getirdi diyorlardı. Ağa beyninden vurulmuşa döndü. Kendi kendine hadi canım kedi ile köpeğin dediğine inanılır mı dedi, fakat tutturamadı. Daha önceki at ve öküzlerin akıbetini hatırladı, ya doğru çıkarsa endişesiyle büyük alimin kapısına koştu olanları anlattı, alim zat

Ya evladım ben sana dememiş miydim, Allah’ın hikmetli işine karışma diye onun hikmetinden sual olunmaz. Senin atın, öküzlerin ölecekti. Kedi,köpek,kurt vs. onların etlerini yiyeceklerdi bu, senin için sadaka olacak ömrünün uzamasına belki de vesile olacaktı ama sen bu sadakaya engel oldun. Hem öleceğini bildiğin hayvanlarını satarak başka din kardeşinin zarara uğramasına sebep oldun, sen peygamberimizin ‘Kendin için istemediğini başkası içinde isteme dediğini duymadın mı? Yapacak başka bir şey yok git tövbe et, iman tazele dedi. Adam dizlerinde yerinden kalkacak mecali bulamadı. Bir iki gün içinde de vefat etti.

***                             ***                             ***

Kıssadan hisseyi siz çıkarın sevgili okuyucularım.

Allah’a emanet olun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...