Reklam
Engelli öğrencilerin engel tanımadıkları gün!

Engelli öğrencilerin engel tanımadıkları gün!

Beykoz’daki ilköğretim okullarında okuyan engelli öğrenciler, Engelliler Haftası kapsamında bir araya gelerek, hem yeteneklerini sergilediler, hem doyasıya eğlendiler!

Beykoz’daki ilköğretim okullarında okumakta olan engelli öğrenciler, 10- 16 Mayıs “Engelliler Haftası” kapsamında düzenlenen bir etkinlikte bir araya gelerek, yeteneklerini sergilediler! Çocuklar hem eğlendiler, hem de eğlendirdiler!

Etkinlikte birçok okulun engel tanımayan öğrencileri yer aldı!

Beykoz Kaymakamı Aydın Ergün, İlçe Milli Eğitim Müdürü H. Nazmi Yekrek, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Serkan Öcalmaz, OFD Başkanı Saniye Efe, okul müdürleri, öğretmenler, engelli öğrenciler ve velilerinin katıldıkları etkinlik, Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi, Feridun Karakaya Sahnesi’nde gerçekleştirildi.

Katılan okullar…

Kavacık İlköğretim Okulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte, Atatürk İlköğretim Okulu, Paşabahçe İlköğretim Okulu, Beykoz İş Okulu, Beykoz Eğitim Uygulama Okulu, Şahinkaya İlköğretim Okulu, Çavuşbaşı Ahmet Akça İlköğretim Okulu ve Fatinhoca İlköğretim Okulu’nun engel tanımayan öğrencileri bir yandan çalışmalarını sergileyerek misafirlerini eğlendirirken, en çok da kendileri eğlendiler!

Saygı duruşu ve İsitiklal Marşı’nın ardından başlayan etkinliğin sunuculuğunu Kavacık İlköğretim Okulu Türkçe öğretmeni Deniz Biçer Mıcık yaptı.

Okul Müdürü Fevzi Çakmak: Onlara acımayalım

Kavacık İlköğretim Okulu Müdürü Fevzi Çakmak yaptığı açılış konuşmasında, engelli bireylerin topluma kazandırılarak, hayatlarının kolaylaştırılması yönünde büyük küçük bütün bireylere çok önemli görevler düştüğünü ifade etti. Çakmak, “ Engelli bireylerimize yardımcı olmak istiyorsak, onlara acıyarak yaklaşmak yerine, onların günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları çözmek, günlük yaşamlarını kolaylaştırmak, eğitim ve çalışma koşullarını iyileştirmek için bir hafta değil, ömür boyu çaba göstermeliyiz” yorumunda bulundu.

Her insan bir özürlü adayı

1990 sayımlarına göre, Türkiye’deki engelli bireylerin toplam nüfus içerisindeki oranlarının yüzde 14 olduğunu ifade eden Çakmak, “ her insanın bir özürlü adayı olduğunu düşünürsek, herhalde yapılacak çalışmaları çok daha fazla önemsemek gerekir. Engelli insanların yaşadıkları sadece kendilerinin değil, ailelerinin, çevrenin kısacası tüm insanların sorunudur” dedi.

Onlara balık tutmayı öğretelim

Okul Müdürü Fevzi Çakmak, konuşmasını şu sözler ile noktaladı: “ Konfiçyüs’ün dediği gibi, onlara her gün balık vermek yerine, balık tutmayı öğretmeliyiz. Onların da beceri ve yetenekleri doğrultusunda bir şeyler başarabileceğini göstermeliyiz.”

Ve… Öğrenciler yeteneklerini sergilemeye başladılar

Okuma yeteneği, yazma yeteneği, dans etme ve şarkı söyleme yeteneği…  En önemlisi de “haz alma ve mutlu olma yeteneği!”

Engelliler Haftası etkinliğinde görev yapan çocuklar, en çok da haz alma, mutlu olma ve gülebilme yeteneklerini sergilediler ve onlar güldükçe salonda bulunan büyükleri de güldü.

Ömer’in bilgilendirici konuşması

Kavacık İlköğretim Okulu öğrencisi Ömer Diler, Engelliler Haftası’nın anlam ve önemi ile ilgili bilgilendirici kompozisyonunu salonda bulunan misafirler ile paylaştı. Ömer, yaptığı konuşmada, engelliliğin en önemli sebeplerini şu şekilde sıraladı: “ Akraba evlilikleri, gebelik öncesi tedbirsizlikler, aşıların zamanında yapılmaması ve kazalar.”

Ömer, konuşmasının sonunda ise salonda bulunanlara şu mesajı verdi: “ Engelliler ile alay etmeyelim, onlara gülmeyelim. Bir gün kendimizin de sakat kalabileceğimizi aklımızdan çıkarmadan onlara yardımcı olalım.”

Kurdela dansı!

Bu bilgilendirici konuşmanın ardından ise sıra, dansa geldi! Atatürk İlköğretim Okulu’nun engel tanımaz öğrencileri, kırmızı kurdelaları ile müzik eşliğinde dans ettiler.

Hayat herkese güzel!

Bu gösterinin ardından ise Paşabahçe İlköğretim Okulu’nun öğrencileri sahnedeki yerlerini aldılar. “ Hayat Herkese Güzel” isimli şiiri hep birlikte okuyan öğrenciler, bakın neler söylediler:

Gücünüz yerindeyse,

Sağlıklıysa başınız,

Bir engelli görürseniz,

Sevgiyle yaklaşınız!

 

İnan, kimse istemez

Eksik olsun bir yeri.

Sağlamsan yavrum şükret,

Değerlendir günleri.

Engelli kardeşlerim,

Asla üzülmeyiniz.

Hayat herkese güzel,

Bizlerse sizinleyiz!

Beykoz İş Okulu’nun solistleri sahnede!

Okunan bu şiirin ardından Beykoz İş Okulu’nun öğrenicileri sahnedeki yerlerini aldılar. Genç solistler, arkalarında çalmakta olan canlı müziğin ezgisine kapılarak ve karşılarında oturmakta olan arkadaşlarına kalplerinin güm güm attığını işaret etmeyi de ihmal etmeyerek, heyecan içinde ancak başarıyla seslendirdiler şarkılarını!

Hatırla Ey peri o mesut geceyi isimli şarkının sonrasında kemençenin ezgileriyle coşan gençler, “ ben seni sevdigumi dünyalara bildirdum” dediler. “ Divane âşık gibi dolanırım yollarda” diyen öğrenciler, fikir değiştirmiş olacaklar ki, “ “sen yağmur ol ben bulut, buluşalım Maçka’da”  der demez,  birden “ Çayeli’nden öteyi yali yali buluşmaya” karar verdiler!

 Ve tabii ki, bolca da alkış aldılar!

Anlamlı konuşmasıyla bir genç kızda sıra!

Kavacık İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Serra Öz, koltuk değnekleriyle çıktı kürsüye. Konuşmasına bundan beş sene önce bir kaza sonucunda engelli olduğunu belirterek başlayan Serra, dedi ki: “ İlk kaza geçirdiğimde yatağa bağımlı hareket yeteneğini tamamen kaybetmiş biriydim. Doktorların çabası, ailemin desteği ve özellikle de annemin bana verdiği yaşam enerjisi ve yoğun ilgisiyle zorlukları aşarak bugünlere geldim. Artık arkadaşlarımla aynı sınıfta, aynı sıralarda eğitim görebiliyorum. Engelsiz yaşamımda her şey bana daha kolaydı; her işimi kendim görüyordum. Ama engelli olduktan sonra gördüm ki, hayat daha zormuş.”

Küçücük bir rampanın yarattığı büyük mucize

Okulunun giriş kapısına ilave edilen bir rampa sayesinde derslerine daha rahat katılabildiğini ifade eden Serra, her insanın bir gün engelli olabileceğini belirttiği konuşmasını şu sözler ile noktaladı:    “ Engelsiz insanlar önümüzdeki engelleri kaldırırlar ise, daha rahat bir yaşam sürebileceğimize inanıyorum.”

Sevilay ve Hasan sahnede!

Beykoz Eğitim Uygulama Okulu öğrencileri Sevilay ve Hasan, 08:15 vapurunda karşılaşıp da birbirlerine yıldırım aşkıyla vurulan çiçeği burnunda bir çifti başarıyla canlandırdılar!

Salonda gülmedik yüz bırakmadılar!

Şahinkaya İlköğretim Okulu öğrencilerinin halk oyunları gösterisinin ardından ise sıra, İsmail Türüt’ün “Oflu ile Bayburlu” şarkısında geçen hikâyesini başarılı bir skeç ile anlatan Beykoz İş Okulu öğrencilerine geldi.

Bayburt’un bir köyüne, rastladilar Oflu’ya; Dediler sizin orda çok bulunur evliya; memleketin Of isa, sen de biraz hocasun; bizim cami boş kaldi, bize imam olasun! Köylü çok israr etti, hocaluk hususunda, zaten kurnazluk vardur, Ofli’nun yapusunda…

Şahinkaya İlköğretim Okulu’nun engel tanımaz öğrencileri, ünlü hocamızın köydeki bir cenaze namazını kıldırmayı beceremeyip de, çareyi tabutu denize atmakta bulması sonrasında yaşananları başarıyla sahne üzerinde canlandırarak, izleyenlerinden tam not aldılar!

Tam hız devam!

Oflu hocanın hazin sonunu anlatan skecin ardından ise Fatinhoca İlköğretim Okulu öğrencisi Funda Yılmaz, “ Bizler sizleriz, ya sizler?” isimli şiiri seslendirdi:

Kimimiz engelli doğduk,

Kimimiz sonradan olduk

Ama hata, ama ceza, ama ödül

Sonuçta sizlerden farklı olduk.

Bazen kaçtık, utandık, saklandık

Bazen de ağladık, isyan ettik, hep sustuk…

Bizler gibi olmaya adaysınız, ne olur unutmayın

Bizlerden utanmayın, sıkılmayın

Hır görmeyin, sevmeyin, dövmeyin

Çünkü bizler sizleriz; ya sizler?

Paşabahçe’nin apaçileri… İş Okulu’nun hanımefendileri!

Bu duygu yüklü şiirden sonra sıra kurtları dökmeye geldi ve sahneye Paşabahçe ilköğretim Okulu’nun apaçileri çıkıverdi! Apaçi müziğinin kıskandırıcı nağmeleri eşliğinde yaptıkları danslar ile herkesi yerinde kıpır kıpır titreten çocukların ardından ise, Beykoz İş Okulu’nun ağır, hanımefendi kızları duygusal bir müzik eşliğinde halk dansları gösterisi sundular. Ama o da ne? Onlar da daha fazla dayanamayıp, çiftetelliye başlamasınlar mı?

Okul şarkıları duymayalı yıllar oldu!

Kavacık İlköğretim Okulu’nun minikleri ise öğretmenleri eşliğinde sahneye çıkarak, okul şarkıları seslendirdiler: Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak…

Bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde

Beykoz Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi öğrencileri, İlham Gencer’in unutulmaz sesinden dinlediğimiz “Bak bir varmış bir yokmuş” isimli şarkıya rontları ile hayat verdiler… Eski günlerde Boğaziçi’nde yaşayan tatlı bir kıza iskelede rastlayan delikanlının hüzünlü hikâyesini bilmeyen var mı ki?

Son etkinlik Fatinhoca’dan!

Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen etkinliğin son gösterisi ise Fatinhoca İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından sergilenen başarılı bir ront çalışması oldu.

İş Okulu öğrencilerini hazırladıkları plaketler takdim edildi

Programın sonunda ise Beykoz İş Okulu öğrencilerinin el emeği ve göz nuruyla hazırlamış oldukları plaketler, Beykoz Kaymakamı Aydın Ergün ve İlçe Milli Eğitim Müdürü H. Nazmi Yekrek’e takdim edildi.

H. Nazmi Yekrek: Bu plaketin yeri çok ayrı!

Nazmi Yekrek, plaket takdiminin sonrasında yaptığı konuşmada, öğrencilerin el emeği olan bir plaketi almaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “bunun yeri çok ayrı” dedi. Nazmi Yekrek, özel eğitime ihtiyaç duyan tüm çocuklara ve velilerine devlet olarak destek vereceklerinin altını da çizdi.

Aydın Ergün: Hepimiz engelli adayıyız

Beykoz Kaymakamı Aydın Ergün ise, bu tür anma günlerinin toplumda farkındalık yaratmak amacını taşıdığını ifade ederek, “ bugün hepimiz yarının maalesef ki engelli adaylarıyız. İstatistiklere göre toplumuzda yüzde on civarında bir engelli var. Devlet olarak engelli kabul ettiğimiz kişilerin birçoğu toplumda engelli olarak kabule dilmez. Şeker hastaları, süreğen hastalık diye tabir ettiğimiz kanser, kalp, böbrek gibi hastalıklar da bu yüzde on’luk 7,5 milyon dilimi içerisindedir” dedi.

Beykoz’da 5 bin civarında engelli vatandaşımız var

Konuşmasının devamında Beykoz’da 5 bin civarından engelli bulunduğu bilgisini veren  Kaymakam Ergün, bin 40 Beykozlu’nun evde bakım ücreti aldığını da ifade etti. Aydın Ergün, başta kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar olmak üzere yolların, kaldırımların, yaya geçitleri, yeşil alanlar ve spor alanlarının yani halka açık hizmet veren her yerin engelli erişimine açık hale getirilmesinde son tarih olan 7 Temmuz 2012’ye de tekrar dikkat çekti.

Not: Ayakta alkışladığımız bu güzel etkinlik, tüm vatandaşlara açık olan bir alanda tekrarlansa da, engel tanımayan çocuklarımız tüm maharetlerini ve tüm mesajlarını asıl ulaştırmaları gereken kitleye ulaştırabilseler!

Zira, Beykoz’da eğitimlerini sürdürmekte olan iki iş okulumuzun öğrencilerinin el emeği göz nuru el işleri, az sayıda öğrenci velisi dışında vatandaş katılımı olmaması nedeniyle masada kaldı. Öğrenciler o gün tek bir ürün, tek bir ufak anahtarlık dahi satamadılar. Oysa Engelliler Haftası’ndayız ve onları yaşama katmaktan, onları üretken hale getirmekten, onlara balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretmekten bahsediyoruz. Peki, böyle olursa, çocukların inançları, şevkleri kalır mı?

Bu etkinliğin öğrencilerin el işlerinin satışının yapılacağı önceden duyurulmak suretiyle tüm halka açık bir mekânda yapılması, 10- 16 Mayıs tarihleri arasındaki “Engelliler Haftası”nı asıl engelsiz olanların kutlaması temennisiyle…

 Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...