Reklam
Yoros Kalesi'nde arkeolojik kazı

Yoros Kalesi'nde arkeolojik kazı

İstanbul Boğazı?nın en önemli tarihi miraslarından biri olmasına rağmen uzun yıllardır kaderine terk edilen Yoros Kalesi?nde arkeolojik kazı çalışmaları başlatıldı.

İstanbul'un tek Bizans Kalesi olan "Yoros Kalesi" zaman içerisinde pek çok tarihi miras gibi yıkılmaya yüz tutmuştu. Yıllardır yapılması beklenen arkeolojik çalışmaların başlamaması bir yana kalenin duvarları boyandı, çevresi de piknik alanına döndü. Binlerce yıldan beri ayakta kalan kalenin tarihi mirasa kazandırılması amacıyla arkeolojik çalışmalara başlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul üniversitesi işbirliğiyle başlatılan arkeolojik kazılarda Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemi mirasına ait önemli tarihi bulguların ortaya çıkarılması hedefleniyor. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünden Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın başkanlığında, 2005 yılında başlanan Boğaziçi?nin Arkeolojik Topografyası Yüzey Araştırması çalışmaları, Avrupa Yakası'nda Beşiktaş'tan Kilyos?a, Anadolu Yakası'nda, Üsküdar'dan Karadeniz'e kadar uzanan şeridin taramasını gerçekleştirdi.

 

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte alandaki çalışmalarını sürdüren İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın?ın başkanlığında 20 kişilik uzman bir ekip görev alıyor. 19 Temmuz 2010 tarihinde başlanan çalışmaları sanat tarihçileri, arkeologlar ve restoratörler büyük bir özenle sürdürüyor. Kazıların ne kadar süreceği çıkarılacak olan buluntulara bağlı. Fakat ilk etapta 10 yıllık bir çalışma periyodu öngörülüyor.

 

 

YOROS KALESİ DEĞERİNE KAVUŞACAK

 

Kazı çalışmalarında görev alan restoratör Uğur Genç ve Sanat Tarihçisi Çağlar Erdoğan'ın verdiği bilgilere göre, çalışmalar öncelikle arkeolojik kazılara yönelik olacak. Bu kapsamda mimari yapının ortaya çıkartılması ve toprak altında kalan parçaların gün yüzüne çıkartılmasına öncelik verilecek. Ardından da kalenin ihtiyaç duyulan bölgelerinde güçlendirme yapılması sağlanacak. İlk aşama bittikten sonra kalenin görsel olarak tamamlanması düşünülüyor. Yarım kalmış, yıkılmış kemerler tamamlanacak, kalenin tipini ve karakterini yansıtacak tamamlamalar yapılacak. Ayrıca bu yıl kalenin boğaz girişindeki ihtişamını vurgulamak için ışıklandırmaların yapılması da düşünülüyor. Sonraki yıllarda ise bölgede kara kazısı ile birlikte sualtı çalışmalarına da başlanması planlanıyor.

 

TURİZME KAZANDIRMA ÇALIŞMALARI VAR

 

Tarihi eserin korunması için işlev kazandırılması gerektiğini belirten arkeologlar, sürekli ziyaretçi aldığı takdirde korunma ihtiyacının daha da artacağını belirtiyor. Bu nedenle ilk yıl itibariyle Yoros Kalesi'ni hak ettiği değeri ortaya çıkaracak çalışmaların yapılarak kalenin turizme kazandırılması amaçlanıyor. Çevresel düzenlemelerin yapılacağı çalışmalar kapsamında çevredeki restorasyonlar da kontrol altına alınacak.

 

 

HIRSIZLAR KALENİN SİMGESİNİ ÇALDI

 

Kalenin ilgisizliğinden dolayı yakınan arkeolog ekibi, kalenin çok değerli bir armasını yitirdiğinden yakındı. Armanın bir belge niteliğinde olduğunu söyleyen ekip, armanın Bizans Kalesi'nin bayrağı niteliğinde olduğunu vurguladı.

 

ZEUS TAPINAPI'NIN ORTAYA ÇIKMASI BEKLENİYOR

 

Arkeolojik çalışmalar sonucunda Zeus Tapınağı'nın ortaya çıkması bekleniyor. Kalenin olduğu bölgenin rüzgarlara çok hakim bir konumda olmasından ve dönemin gemi teknolojisinin de yelken olmasından dolayı bu rüzgarlardan yararlanmak isteyen gemiciler burada adaklarda bulunuyor ve tanrılara dua ediyordu. Adakların adanması sonucu bir tapınağın yapılmış olacağını düşünülüyor Bu sebeple kalenin altındaki kalıntılardan Zeus Tapınağı'nın var olduğu ya da Zeus Tapınağı'nın yıkıntısıyla kale yapıldığı düşünülüyor.

Arkeolog ekibi ayrıca kazılar sonucunda bir cami kalıntılarına da ulaşmayı bekliyor. Buranın kalenin askerlerinin yaşam alanı olduğu ve ibadetleri için de bir camiinin yapılmış olduğu düşünülüyor.

 

 

YOROS KALESİ'NİN TARİHÇESİ

 

Anadolu Kavağı?nda bulunan Yoros Kalesi, Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki geçiş noktasında yer alıyor. İstanbul?un bu tek Bizans kalesi, Antik Çağda "Tanrıların Dağı ve Kutsal Dağ" anlamlarına gelen Hieron bölgesinde bulunmakta. "Yoros" ismi 1371'de Yıldırım Beyazıd'ın kaleyi fethetmesinin ardından Türkler tarafından kullanılmaya başlanmış. Garnizon olması amacıyla yapılan kale, gümrük kontrollerinin yapılmasını sağlamasının yanı sıra İstanbul'a yönelik Karadeniz?den gelebilecek saldırıları da önleme görevini uzun yıllar üstlenmiş. Hatta bu nedenle karşı kıyıya yapılan bir başka kale ile Yoros Kalesi arasına boğaz geçişini kapatmak için zincir bile çekilmiş. Genellikle Cenevizliler tarafından yapıldığı sanılan kalenin tarihi kaynaklara göre 12. yy Bizans Dönemine kadar uzanmakta. Antik kayıtlarda denizcilerinin rüzgârlardan yararlanmak ve fırtınalara karşı gemilerini koruyabilmek için tanrılara adak sundukları Roma dönemine ait bir tapınağın bu bölgedeki varlığından bahsedilmesi de bölgenin tarihini daha da erkene çekmekte.

 

 

Reklam

YORUMLAR...