Reklam
Yücel Çelikbilek açıkladı: Kimse ilçeyi terk etmeyecek!

Yücel Çelikbilek açıkladı: Kimse ilçeyi terk etmeyecek!

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Hürriyet Gazetesi’ne röportaj verdi. Çelikbilek, söz konusu röportajda, “ Kimse İlçeyi terk etmeyecek” dedi.

İşte, Hürriyet Gazetesi’nden Fatma Aksu imzalı,  “Başkan İlk Balyozu Kendi Evine Vuracak” başlıklı röportaj…

Kentsel dönüşüm hareketi en çok Beykozluları heyecanlandırdı. Ancak diğer ilçelerde olmayan "Doğal Sit Alanı" sorunu çözülmeden kentsel dönüşümü yapmalarının zor olacağını söyleyen Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, 2B ile yeniden şekillenecek olan Beykoz'da, 50 bin kişiyi ilgilendiren dönüşüm projesi kapsamında, ilk adımı kendisi attı. 1956'dan beri Beykoz'da oturan Başkan, gençliğinin ve hayatının büyük bölümünün geçtiği, evlendiği, 9 çocuğunun doğduğu evini kendi elleriyle yıkma kararı alıp, evini boşalttı. 312 kilometrelik yüzölçümüne sahip ilçenin bugün yaklaşık 28 kilometrekarelik alanı 2B arazisi. Yani Orman Kanununun 2/B maddesi kapsamında orman dışına çıkartılan alanlar. Bu da Beykoz'un yüzde 9.1’ ine karşılık geliyor.

ŞİLE'den sonra, geliri en az, arazisi en geniş İlçe. Ancak, coğrafi dokusu, Boğazın incisi ve kendine özgü konumuyla sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin de en gözde yerleşim alanlarından biri. Yakın zamana kadar sanayi yönüyle ön plana çıkan Beykoz, geçmişte, Deri-kundura, Tekel ve Paşabahçe Cam gibi Türkiye'nin üç büyük fabrikasına ev sahipliği yaptı. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden, özellikle de Karadeniz'den, bu fabrikalarda çalışmak için gelen insanların mesken tuttuğu Beykoz, İstanbul'da bir "Beykozlu" kavramı yarattı. 312 kilometrelik yüzölçümüne sahip ilçenin bugün yaklaşık 28 kilometrekarelik alanı 2B arazisi. Yani Orman Kanununun 2/B maddesi kapsamında orman dışına çıkartılan alanlar. Bu da Beykoz'un yüzde 9.1 'i ne karşılık geliyor. Beykoz'da, 18 bin 748 parselde 25 bin 330 hak sahibi bulunuyor. Çoğunun parseli bin 200 metrekarenin altında.

Rant değil geçim derdi

Kentsel dönüşüm ve 2B yasasının hayata geçmesiyle, bu yasadan faydalanacak olanlar vatandaşların "rantçı" ya da "işgalci" sözleriyle itham edilmeleri en çok da, 40 yıldır oturduğu Beykoz'da, 1989-1994 yılları arasında yaptığı başkanlık görevinden sonra bugün ikinci kez aynı görevi yürüten Beykoz Belediye Başkam Çelikbilek'i üzüyor. İnsanların rant için değil "geçim" derdi için vaktiyle Beykoz'a yerleştiklerini söyleyen Başkan Çelikbilek, "Sadece belli bir kesime bakıp da Beykoz'un tamamını rant olarak değerlendirmek, buradaki insanların çoğuna haksızlık olur" diyor.

"Bizim parsellerimizin yüzde 85'i sosyal amaçlı ev edinmiş olan parseller. Zaten hepsi de oturdukları yerleri para vererek almışlar" diyen Başkan Çelikbilek, geride kalan yüzde 15'in içerisinde ise çoğunlukla köylü vatandaşların olduğunu söylüyor. Yani 2 bin metrekarenin üzerinde olanlardan söz ediyor.

Bu vatandaşların tarım yapabilmek için araziye ihtiyaçları olduklarını belirtip, "rantçı" olarak değerlendirilmelerine karşı çıkıyor. Çelikbilek'e göre maddi imkânı çok iyi olan 2B arazisine sahip olan kişi sayısı çok az. Bunu da rakamlarla şöyle açıklıyor: "Bin metrekarenin altında yeri olanların oranı yüzde 66. İlçemizin yüzde 85'i alt gelir grubundan. Yakın zamanda yaptırdığım ankete göre, yüzde 85'in geliri 1500 TL'nin altında. Yani buraya gelip, deniz gören tepeden fotoğraf çekip, her yeri böyle zannetmesin kimse."

2B nasıl uygulanacak

Başkan Çelikbilek, aynı zamanda bir Beykozlu olarak, Beykoz gerçeğini işte böyle anlatıyor: "Her şeyden önce hükümetimize, 30-40 yıllık sorunu sona erdiren yasayı, tüm zorlamalara ve engellemelere rağmen çıkardığı için teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımıza bu sorunu çözmek için yoğun gayret göstereceğimize söz vermiştik. Bölge milletvekillerimizle, bakanlarımızla, ilçemizde ise tüm sivil toplum kuruluşlarımızla, muhtarlarımız ve vatandaşlarımızla sık sık bir araya gelerek bu konuya yoğunlaştık. Beykozlular, artık gerçek hak sahipleri olacaklar. Oturdukları yerin, arazinin gerçek sahibi ve yarınlarından emin olacaklar. Kendilerinin yıllarca yaşadıkları sorunları, çocukları, torunları yaşamayacak. Vatandaşlarımızın mutlaka başvuru süresi içerisinde defterdarlıklara, mal müdürlüklerine başvursun."

Kimse ilçeyi terk etmeyecek

"Vatandaşlarımızın rayiç bedel konusunda bazı sıkıntıları var. Bu rakamlar henüz açıklanmadı. Şunu özellikle vurgulamam gerekir ki, bugün konuşulan rakamlarla ilgili düzeltmelere gidilecek.

Bu, Beykoz'da 50 bin insanımızı ilgilendiren bir konu. Kimse yerinden olmayacak. Spekülasyonlara, dedikodulara prim vermesinler. Toplumsal bir sorunu çözdüğünüzde herkesin mutlu olması imkânsız. Belki alamayan da çıkacak ancak büyük bölümünün alabileceği rakamlara düşeceğine inanıyorum.

Hemşerilerimiz bu konuda rahat olsun, kalpleri mutmain olsun. Amaç, sosyal barışı sağlamak, kangren haline gelmiş sorunu dengeli bir şekilde çözmek. Devlet vatandaşına kötülük etmek için yasayı çıkarmıyor. Sorunu çözmek için çıkarıyor. Her seçim döneminde 'sizi evinizden atacaklar, evinizi yıkacaklar, buralardan gönderecekler' diye korku verirlerdi. Bugüne kadar hiç kimsenin evini yıkmadık, kimse evinden dolayı ilçeyi terk etmedi."

 İlçeye bir çivi çakamıyoruz

"Beykoz'un en önemli sorunlarının başında 'Doğal Sit' geliyor. 1995 yılında siyasi bir karar olarak alınan doğal sit ilçemizin gelişimine büyük bir engel teşkil ediyor. Bizim kadar olmasa da Sarıyer de doğal sit konusunda sıkıntılı bir ilçe. Bu kanunun kaldırılmasını ya da değiştirilmesini istiyoruz. Değişmeden asla kentsel dönüşüm yapamayız. İlçeye bir çivi çakamıyoruz. Bakın Van depremi bir kez daha gösterdi ki, bizim en önemli gündem konularımızdan biri deprem olmalı. Tüm İstanbul'da olduğu gibi Beykoz'da da hazırlık yapmalıyız. İlçemiz depreme dayanıklı alanlar arasında yer alıyor. Allah korusun İstanbul'da bir deprem olsa Beykoz yardıma koşabilir ancak, Beykoz'da olsa İstanbullu yardıma koşamaz. Çünkü arazi yapısı, sokakları buna engel. Bu konuda Sayın Başbakanımız da Büyükşehir Belediye Başkanımız da kararlı. Biz de aynı kararlılıkla gereken hazırlığı yapmak için, yerinde kentsel dönüşümü gerçekleştirmek için mutlaka doğal sit kararının değiştirilmesi ya da kaldırılması gerekiyor."

Yedi kocalı Hürmüz

"Yedi kocalı Hürmüz misali, bir projemizi hayata geçirmek için çalmadığımız kapı kalmıyor. Örneğin Ortaçeşme meydan düzenlemesini yapmak için iki yıl bekledik. Birçok projemiz böyle. Diğer ilçeler gibi değiliz. 5 binlik planı büyükşehir yapar, binlik planı kendileri yapar, işlem biter. Ancak bizim önce Büyükşehir'e gider, sonra komisyona, sonra Kurul'a, beğenmezlerse tekrar başa döneriz. Beykoz'da değişim ve gelişimin önünün açılması için yoğun gayret gösteriyoruz. Biz yerinde kentsel dönüşümü daha uygun görüyoruz. Vatandaşımızın kalbinin mutmain olması için örmek bir uygulamayı görecek, ona göre daha rahat talep eder. Binalarımızın çoğu eski. Bakanlıklarla görüşmeler yaptık. Bölgemizin güvenli oluşu, depreme en dayanıldı bölge olması, dışarıdan gelip katkı sunacak olan müteahhitlerin, ön ayak olacakların yüksek beklentilerine gerek kalmadan dönüşüm sağlanacağına inanıyorum."

 Uluslararası sempozyum

İSTANBUL'da hem şehir hayatı hem de mahalle kültürünün yoğun yaşandığı, komşuluk, akrabalık, hemşehri ilişkileri hala çok güçlü, Beykozluluk bilincinin yerleştiği ve yaşandığı bir ilçe. Beykoz, önümüzdeki günlerde, 8-11 Haziran tarihleri arasında, uluslar arası bir sempozyuma ev sahipliği yapacak.

"DOĞAL Sit Alanı" sorunu çözülmeden kentsel dönüşümü yapmalarının zor olacağını söyleyen Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, 2B ile yeniden şekillenecek olan Beykoz'da, ilk adımı kendisi attı. Başkan, evini kendi elleriyle yıkma kararı alıp, evini boşalttı.

Yeni projeler

Kapanan fabrikalar turizm alanları olarak projelendiriliyor, Kılıçlı Film Platosu, Karlıtepe Mesire alanı, Aquapark, Beykoz Arena Spor Kompleksi, Üniversiteler,  Küçüksu Çayırı, Hz.Yuşa Tepesi, Tarihi Kışla, Yoros Kalesi, Modern nikah sarayı.

Kendi evi ve ailesi

"1973'ten beri oturduğum, evliliğimi yaptığım, çocuklarımın doğduğu evi depreme dayanıklılık açısından ölçtürdüm. Özellikle demirlerin, betonların normallerin altında olduğu ortaya çıkınca ilk fırsatta boşalttım. İlçemizde birçok binanın da böyle olduğunu düşünüyorum. Tabi uzun yıllar yaşadığınız evi boşaltınca hüzün oluyor. Gençliğiniz, ömrünüzün önemli kısmı orada geçmiş. Çocuklarınız orada doğmuş, orada büyümüş. 40 yıllık komşularınızı geçici olsa da bırakıyorsunuz. Her ne kadar ayrılsak da, biz hiçbir zaman komşularımızdan, çevremizden kopmadık."

YORUMLAR...