Reklam
BEYMEZ, sinerji yaratmak için kolları sıvadı!

BEYMEZ, sinerji yaratmak için kolları sıvadı!

BEYMEZ, Beykoz’un imar sorunları konusunda beyin fırtınası oluşturmak ve sinerji yaratmak üzere, köşe yazarları ve muhtarlar ile bir araya geldi.

Kısa adı BEYMEZ olan Beykoz Meclis Üyeleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Beykoz’un imar sorunları konusunda beyin fırtınası oluşturmak ve bir sinerji yaratmak üzere, Beykoz yerel basınının köşe yazarları ile Beykoz muhtarlarını kahvaltılı bir toplantıda bir araya getirdi.

Toplantıya Beykoz Güncel Haber, Doğuş Haber, Özgün Haber ve Beykoz Postası Genel Yayın Yönetmenleri ve köşe yazarları ile Muhtarlar Derneği Başkanı Cavit Gül ve bazı muhtarlar iştirak etti.

Adem Öztürk

Bu ülkeyi siyasetçiler değil, bürokratlar idare ediyor

BEYMEZ Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde, derneğin Kavacık’taki binasında düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Dernek Sekreteri Rafet Şişmanoğlu yaptı; ardından ise Dernek Başkanı Adem Öztürk söz aldı.

Adem Öztürk, konuşmasına, “Bu ülkede bir şey bilmek yetmiyor, muktedir de olmak lâzım” sözleriyle başladı. İlçe belediyelerinin çok önemli konularda yaptırım güçleri olmadığını kaydeden Öztürk, bu belediyelerin neredeyse sadece temizlik işleri gibi basit konularla ilgili işlere çözüm üretebildiklerini ifade etti. Dernek Başkanı Öztürk, konuşmasının devamında, “bu ülkeyi idare edenler siyasetçiler değil, bürokratlardır” dedi ve siyasi iktidarların değişmesine rağmen, yasalar ile verilen hakların dahi bürokrasi nedeniyle toplum menfaatine hizmet olarak halka sunulamadığına dikkat çekti.

Üst düzey bürokrasi görevini yapmıyor

Öztürk, “ ilçe belediyelerinin artık tamamen Ankara’nın, Çevre Bakanlığı’nın eline bırakıldığını” belirttiği konuşmasında, “üst düzeydeki bürokrasi, bana göre görevini yapmayan grupların başında geliyor” yorumunda bulundu.

Belediye Başkanı’nın yerinde olmak istemezdim!

Öztürk, ilçe belediyelerinin elinin kolunun bağlı olduğunu ifade ettiği konuşmasında ayrıca, “Ben ilçe Belediye Başkanımızın yerinde olmak istemezdim” dedi.

Yusuf Kesici

Yusuf Kesici: Otoparkı olmayan on katlı binalara ruhsatları kim verdi?

BEYMEZ Başkanı Adem Öztürk’ün konuşmasının ardından ise toplantıda hazır bulunanlar Beykoz’un imar sorunları ve olası çözüm önerileri üzerinde görüş teatisinde bulundular.

Kavacık Muhtarı Yusuf Kesici, burada yaptığı konuşmada “Kavacık’ın sorunsuz bir bölge görünüyor olmasına rağmen, aslında bir sorunlar yumağı olduğunu” belirterek, “Kavacık’ta 2B şerhi var; Belediye iskân vermiş olmasına rağmen bu şerh nedeniyle vatandaş ev kredisi kullanamıyor” dedi.

Kavacık Muhtarı, ayrıca Kavacık’ta on katlı binalar inşa edilmesini ancak bu binaların otoparkarının olmamasını da eleştirerek, Belediye Meclisi üyelerine hitaben, “ Bu izinleri siz verdiniz” dedi.

Eda Seskir

Büyükşehir’den devredilen arsaların fiyatları neden hâlâ açıklanmadı?

Beykoz Postası Genel Yayın Yönetmeni Eda Seskir ise konuşmasında şunları söyledi: “Beykoz AK Parti İlçe Başkanı Adem Sefer’in 2B ile ilgili olarak, ‘artık çok geç, bu konuda bir şey yapılamaz’ dediğini; Başbakanımızın da ‘Beykoz’da benim halkım gecekondularda oturamaz’ dediğini biliyorum. 2B konusunda başta TOKİ, en son da ilçe belediyeleri olmak üzere bazı yerlere yetki verildiğini de biliyorum. Beykoz’da 2B dışında Büyükşehir’den devredilen araziler var. Bunların fiyatları hâlâ belirlenmedi; halk bize soruyor. Acaba Belediye Başkanımız’ın fiyatı belirlemekte çekinceleri mi var?”

Şefik Yavuz Yılmaz

Çadır almamız lâzım, nereye gideceğimiz belli değil!

İncirköy Mahallesi Muhtarı Şefik Yavuz Yılmaz ise, “2B Yasası uygulandığı takdirde bizi buradan tasfiye ederler; burada kesinlikle kalamayız. Rumlar’a, Ermeniler’e gelince bir mülkiyet hakkı tanınmıştır; ama maalesef Çanakkale’de şehit olan insanların torunları 50, 100, 150 seneden beri burada yaşamaktadır ancak bu insanlar tasfiye edileceklerdir. Yazıktır, günahtır; bu Yasa’nın bu şekilde çıkmaması lâzımdı ama maalesef bu Yasa’yı noktaladılar, çıkarttılar ve Şehircilik Bakanı’na da bağladılar.   Bazı şeylerin bilinmesi lâzım. Durum hiç iyi değil. Donatı alanlarında kalan okul, yol ve doğal park alanında kalan yerlere kesinlikle tapu verilmeyeceği söyleniyor. 260 bin nüfusluk Beykoz, gerçekten 80 binlere, 60 binlere inecek gibi görünüyor. Göçebe hayatı yaşarız herhalde, çadır alırız; nereye gideceğimiz belli değil” dedi.

Cavit Gül

İnşallah vatandaşımız mağdur olmaz!

Muhtarlar Derneği Başkanı Cavit Gül ise, yüzde 86’sı orman ile çevrili olan Beykoz’da yaklaşık 780 parselin Büyükşehir Belediyesi’nden Beykoz Belediyesi’ne devri için mücadele ettiklerini belirterek, bu arsaların fiyatlarının henüz belli olmaması ile ilgili olarak şunları söyledi: “ 2B’lerin de rayiç bedelleri henüz belli olmadığı için konu buna endeksleniyor. Fiyatlar Çubuklu’da olsun, Çiğdem’de olsun 200 bin TL’yi geçmeyecekti. Ama tabii, ilerleyen günlerde neler olur bilemiyoruz. İnşallah vatandaşımız mağdur olmaz. 2B sorunu Beykoz’da 120 bin kişiyi ilgilendiriyor. Beykoz’da imar sorunu dışında, mülkiyet sorunumuz da var.”

Erdoğan Coşkun Çap

Seküler akıl, kazanmaktan başka bir şey bilmez

Beykoz Güncel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi Erdoğan Coşkun Çap ise yaptığı konuşmada, İstanbul’da yapılmış bulunan planlarda “kent sosyolojisi’nin olmadığını” ifade ederek, “ bu planların hiçbirinde insan yok” dedi. Çap, yaşanmakta olan sorunların “seküler” zihniyetin varlığından kaynaklandığını belirterek, hangi parti olursa olsun fark etmez, “seküler aklın kazanmaktan başka bir şey bilmediği” yorumunda bulundu.

İstanbul’u katleden şehir planlamacısı Fransız’dır

Erdoğan Coşkun Çap, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’de Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası yaşadığımız şöyle bir sıkıntı var. Bir kere Türkiye’de yapılan şehir planlarını Ankara’da 1930’lardaki ve 1940’daki İstanbul Planı’nı biz Fransızlar’a yaptırdık. Çünkü bizim o dönemde şehir plancımız yoktu. İstanbul’u katleden şehir plancısı Fransız bir adamdır. Yaptığı planlarda suyolu olduğu için sanayiyi Haliç’e yığmıştır. Bu plan 1950’de uygulanmaya başlamış ve şehir katledilmiş bir hale gelmiştir” dedi. Çap, aynı kişinin Floransa ve Barcelona’yı da planladığını ancak buralardaki şehir dokusunu koruduğunu belirterek, aynı şeyin İstanbul’da yapılmamış olmasını da eleştirdi.

Devlet, azınlıklarının vakıf arazilerini gasp etti

Meclis üyesi Çap, konuşmasının devamında şunları söyledi: “ 6-7 Eylül Olayları’nda biz azınlıkların vakıf arazilerini gasp ediyoruz; yetmiyor kendi milli olan vakıflarımızı da devlet eliyle gasp ediyoruz. Okmeydanı komple vakıf malıdır. Sonrasında da geliyor bunlara tapu dağıtıyor.

Ozan Derviş

BEYMEZ, arkasına halkı almalı

Doğuş Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ozan Derviş ise, seçilirken Ankara’da çadır kuranların, Ankara’ya karşı eylemlerde bulunmalarının beklenemeyeceğini ifade ederek, BEYMEZ’in Beykoz’daki imar sorunlarına ilişkin olarak hazırladığı çözüm önerileri raporunun bir anlam kazanması için arkasına basın, STK’lar ve muhtarları alması gerektiğini, Belediye Başkanı’nın da, gelecek seçim endişesini taşımadan bu gücü yanında hissederek, harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

Cemal Erbaş

Çiğdem Mahallesi’nde Rum tapusu var

Toplantıda söz alan BEYMEZ Yönetim Kurulu üyesi Cemal Erbaş ise, şunları belirtti:    “2B dışında asıl başka bir sorunumuz da var. Hükümetimiz kapıları açtı ve Yunanistan’da duranlar dahil, burada olan Rumlar için zamanaşımını kaldırdı. Bunun bir kısmı Özal zamanında kaldırıldı. Bir bölümünü de AK Parti 2007 yılında kaldırdı. Şimdi Rumlar yerlerini almaya kalkıyorlar! Çiğdem Mahallesi’nde, Devlet Hastanesi’nin olduğu o bölgede Rumlar dava açtı. Beykoz Belediyesi buraların tapusunu Büyükşehir’den aldı; ama bu tapuları dağıtamayacak! Neden mi? Çiğdem Mahallesi’nin olduğu o bölgede Rum tapusu var. Bunların önünü devlet açtı. Yarın Paşabahçe merkezi de, Gümüşsuyu’nu da, İncirköyü’nü de açacak. Buralar hep eski Rumlar’dan kalma bize.”

Beykoz’un asıl sorunu azınlık tapuları

“Beykoz Belediyesi Çiğdem Mahallesi’nin tapusunu Büyükşehir’den nasıl aldı? Takas yoluyla aldı; Kışla’yı verdi. Peki, Çiğdem Mahallesi ve Karagözsırtı’ndaki o bölge, Rum tapusu mevcutken nasıl satılacak? Burayı sattı diyelim; yarın Rumlar dava açtığı zaman bu adamların elinden geri almayacak mı? Yapacaklar. Bunu taksim’de, Balat’ta, Türkiye’nin her tarafında yapıyorlar.”

Sedat Dalar

Çözeceksin kardeşim; on yıldır tek başına iktidardasın!

Özgün Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat dalar ise, şu açıklamayı yaptı: “Siyasilerin yalanlarından bıktık artık! Birinci yalan seçim zamanı konuşuluyor: ‘Büyükşehir bizde, iktidar bizde; yalnız biz çözeriz!’ İkinci yalan da şu: Seçimler bitiyor, hakikaten ilçeyi alıyor o parti; Büyükşehir de, iktidar da aynı partiden; fakat Milletvekili Nusret Bayraktar’a basın olarak soru soruyoruz: ‘Ya kardeşim, bu meseleyi niye çözmüyorsunuz?’ diyoruz, bize bürokratik oligarşiden bahsediyor! Bu da yalan! Biz Beykoz halkı olarak her yakaladığımız siyasiye, özellikle iktidar partisinin mensuplarına şunu söylemediğimiz müddetçe bu işin çözümü falan yoktur: ‘ Çöz kardeşim! 350 tane milletvekiliyle 10 yıldır iktidardasın. Çözeceksin, bitti!’

Dr. Devrim Altıntaş

 Kurt, dişini göstermiştir!

Doğuş Haber köşe yazarlarından Dr. Devrim Altıntaş ise, konuşmasına “ çözümün parçası değilseniz, sorunun parçasısınızdır” sözüyle başladı. Dr. Altıntaş, şunları söyledi:“ Bugünkü hükümet bir kurttur; Beykoz halkı da kuzudur. Kurt, dişini göstermiştir, niyetini göstermiştir. Bugün sorunu değil, çözümü konuşmamız gerekir. Beykoz’a fabrikalar kurulmuş. Bu, o günün gerçeğidir. Ancak bu tarihsel gerçekler, bugünkü sorunları da beraber getirmiştir. Bugün çözümü konuşabilmek için, öncelikle haklı yolu bulmalıyız. Bu, siyaset üstü bir durum.”

Beykoz Belediyesi elini değil, gövdesini taşın altına koymalı!

Dr. Devrim Altıntaş, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Beykoz Belediyesi bu konuda elini değil, gövdesini taşın altına koymalı; buna da hepimiz AK Parti, CHP, MHP ayırımı gözetmeden yardımcı olmalıyız.

Beykoz ile ilgili olarak, akademisyen kadronun ön çözüm üretip, STK’ların da destekledikleri çözümlere ulaşılması gerekir. Halk hareketi haklı davayı haksız hale getirir. Kurt, dişini gösterdi; kurt kuzuyu yiyecek ve zaman da az kaldı!”

Diğer katılımcıların da görüş ve önerilerini dile getirmelerinin ardından ise toplantı sona erdi.

BEYMEZ’in Beykoz’daki imar sorunlarını içeren tespitleri ve bunlar ile ilgili çözüm önerilerini dikkatinize sunuyoruz:

BEYKOZUN İMAR SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Aklın ve bilginin sınırları hiçbir dönemde günümüzdeki kadar zorlanmamıştır. Bilgiye ulaşmak kolaylaşmış ancak doğru bilgiyi bulmak zorlaşmıştır. Bilginin çokluğu ulaşılabilirliği aynı zaman bilgi kirliliğini de berberinde getirmiştir. Burada idareci için önemli olan doğruyu yakalayabilmektir.

Gelinen noktada halkımız ve yaşadığımız şehir için doğru projeler üretebilmek birçok faktörün yanında özellikle iki konu önem arz etmektedir. Bunlardan biri; Ayakları yere basan akledilebilir makul, doğru projeler; diğeri ise, konu hakkında uzmanlaşma ve deneyim gerçeğidir. Günümüz dünyamızda ‘her işi yaparım mantığı’ geçerliliğini kaybetmiştir. Çünkü ilerlemeyi sağlayan en önemli dinamik ihtisaslaşma unsurudur

Bir başka olguda artık klasik belediyecilik faaliyetlerinin insanları tatmin etmemesi gerçeğidir. İhtiyaçlar her gün artmakta daha önce az şeylerle mutlu olanlar, günlük ve rutin işleri yeterli görmemektedir. Bu sorunları aşmak için elbirliği ile çalışmak üretmek ve kazanmak zorundayız. Yönetim toplumun isteklerine yön vermek önder olmak ve yol açmak zorundadır. Ancak yasalar üstünde değildir. İhtisas ve uzmanlık işte burada devreye girmektedir. 

Bu genel değerlendirme ışığında Beykoz belediyesi ve halkının geleceği nasıl olmalıdır sorusuna cevap vermek için bazı kabuller yapmak gerekir.

1-) Problemler bellidir. Bu problemler ancak yeni yasalarla ve kararlı uzman kadrolarla çözümlenir.

2-) Oluşmuş olan fiili durum dikkate alınarak bu bölgede yaşayan insanların kendilerinin ve çocuklarının geleceğini nasıl iyileştirip aynı zamanda nasıl meşrulaştıracağız.

3-) Bu iyileştirme ve yasalaştırma eyleminde idare şu sözü vermelidir; Faydalı olmak esastır, faydalı olmadığımız yerde zarar vermeyeceğiz.

4-) Toplumda idareye güvenmeli, çözüm için yardımcı olmalı, bencil olmadan ortak menfaatin kişisel menfaatten üstün tutacağı inancını kabul etmelidir.

Bu durum köylülük ve kasabalılık fikrinin üstünde şehirleşmeyi şehirli olma kültürünü hızlandıracak, değişik bölge insanlarını öne çıkarmanın anlamsızlığını, hep birlikte kazanmayı yüksek duvarlar arkasına saklanmayı da ortadan kaldıracaktır. Eğer karşılıklı güven ve anlayış sağlanabilirse sorunların büyük kısmının üstünden gelinebilir.

                                      UYGULAMADAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

  1. Onaylı planların bütünsel olmaması nedeniyle plan bütünlüğü ve donatıların az yada yeterli miktarın üzerinde olmaması.
  2. Onaylı planlarda parsellerin birleştirilmesi için yeterli emsal artışı olmaması.
  3. 3194 sayılı imar kanununun 18. Maddesi ile uygulama yapılması istenen alanlarda plan uygulanmasının yapılamaması, uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi için yapılması gerekmektedir.
  4. Plan uygulamasının yapılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılması halinde Boğaziçi alanı öngörüm bölgesi dahil olmak üzere plan bütünlüğünün sağlanması ve planın güncellenmesi 
  5. Onaylı imar planlarının revizyon ile emsal artışının teşvik edilmek suretiyle binaların deprem yönetmeliğine uygun ruhsatlı ve iskanlı binaların yapılması sağlayacaktır 
  6. Plan uygulamalarının süratle yapılması halinde arsa üretimi sağlayacak yeni bina yapılması ile istihdam sorununa kısmen çözüm sağlayacaktır 
  7. 2960 Sayılı Boğaziçi yasası 10. Maddesi değiştirilerek 3194 sayılı yasanın 48. Maddesindeki TAKS %15 geri görünüm H12.50 etkilenme alanında H15.50 ye kadar olan imar kanunda taban alan sınırı olmasına rağmen ayrık nizam hükümlerine göre kapalı ve açık çıkmalar verilebilmekte fakat 1/5.000 ölçekli nazım planla sınırlandırılan bu hakkın yeniden verilmesi ve yasayla gelen taban sınırlandırılmasının kaldırılması.
  8. Yeni mesire alanlarının halka sunulması yeni proje alanları yaratarak yaşam standartlarını ve kent kültürünün yaşatılması sağlanmalıdır. Beykozumuzun orman ile ilgili alanlarının çok olmasından dolayı anlaşmak sureti ile yeni kent kültürü ve mesire alanları sağlanması gerekmektedir.

NOT: Bu hususlarda orman alanlarında anlaşmak suretiyle yeni ihtaslar yapılması

YASALARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

  1. Plan yapma ve onama yetkisinin birden fazla kurumda olması ve bu kurumların bağımsız hareket etmesi 
  2. Plan yapma ve onama süresinde yaptırımın olmaması.
  3. Boğaziçi yasasının bazı maddelerinin iptal edilmesi ve bunun sonucu yapılanma şartlarında getirilen yasal sınırlandırmaların düzeltilmesi. Örnek Geçici 4. Madde ile 2960 sayılı yasanın 10. Maddesi, 3194 sayılı yasanın 48. Maddedeki gibi imar şartlarının kanunla belirlenmemesi. 
  4. 6831 sayılı orman yasasının 2b maddesi ile yasanın ve plan uygulama sırasında mülkiyet sınırlandırılması ve belirsizliğinin düzeltilmesi
  5. Kamu kurumu ve kuruluşlarından maliye hazinesi ve İstanbul belediyesine ait mülklerin vatandaşlara devri sırasında 2863 sayılı yasanın kültür bakanlığına verilen yetkinin uygulanmasından kaynaklı gelen sorunların düzeltilmesi  (648 sayılı kanun hükmünde kararname gereğince yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçmiştir.)

YASALARDAN KAYNAKLANAN SORUNLARIN DÜZELTİLMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

  1. A)Plan yapım ve onama sürelerinin ve yaptırımlarının belirlenmesi

B)Plan onama yetkisinin yetki ve silsilesinin yasalarla belirtilmesi gerekmektedir.

  1. Boğaziçi yasasının iptal edilen maddeleri nedeniyle uygulamada görüldüğünden bu yasanın yeniden düzenlenmesi günümüz şartları ile güncellenmesi, yasalarla gelen yapılanma şartlarının planlarla belirlenmesi gerekmektedir. (48. Madde ile geçici 4. Maddenin mutlak surette değiştirilmesi)
  2. 1981 yılında ve daha önce orman dışına 2B ile çıktığı ve mahkeme kararları ile tapu sahiplerine verildiği ve planla iskan alanına dönüştürülen yerlerin hala orman alanında gözükmesi ile tapu kadastroda gözüken sınırlara göre düzenlenmesi
  3. Maliye hazinesi ve İstanbul belediyesi mülkiyetinde olup imar planında konut alanında kalan taşınmazların sit alanında kalması nedeniyle 2863 sayılı yasa gereği kültür ve turizm bakanlığından devir izni alınması gerekmektedir. Konu taşınmazlar üzerinde bulunan mevcut yapıların ruhsatı olmadığı için İlçe belediyelerine yada kullanıcılara devri yapılamıyor.

Bu nedenle mülkiyet hakkı devir işlemi yapılamadığı için mevcut binalarda yasal hale getirilemiyor mülkiyet hakkının sağlanması ve ruhsatlı yapı izni için 2863 sayılı yasada gerekli düzenlemenin yapılması gerekiyor.

Biz bu düşüncelerimizi derlerken Beykoz’un dünü bugünü yarınını değerlendirerek ve Beykoz’daki mevcut fiili durumu dikkate alarak görüşlerimiz sunulmuştur.

      Başkan                                   Başkan YRD.                          Sekreter

Adem ÖZTÜRK                      Zekai EMEÇ                  Rafet ŞİŞMANOĞLU

 

      Sayman                                   Üye                                     Üye

Hasan GEDİK                         Engin YILDIZ                Kemal ŞÜLEYOĞLU

 

           Üye                                      Üye                                      Üye                          

Alparslan ERDİ                       Cemal ERBAŞ                  Aydın ŞİŞMAN

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...