Reklam
Sokak iftarında 400 yıllık bir Beykozlu!

Sokak iftarında 400 yıllık bir Beykozlu!

Beykoz Belediyesi’nin Onçeşmeler’de düzenlediği sokak iftarının özel konukları vardı: Ermeni vatandaşlarımız. Beykoz Güncel Haber ayrıcalığıyla okuyacağınız kısa bir röportaj!

Beykoz Belediyesi’nin Ramazan ayının başlangıcından bu yana Beykoz’un farklı mahallelerinde tertip ettiği sokak iftarlarının 5 Ağustos Pazar günü gerçekleştiği nokta, Onçeşmeler oldu.  Belediye’nin Onçeşmeler’de yapımcı Türker İnanoğlu’nun desteği ile düzenlediği sokak iftarında yüzlerce Beykozlu, bir arada oruç açmanın mutluluğunu yaşadı.

Yazar Mümtazer Türköne’nin de hazır bulunduğu akşamın özel konukları ise yüzlerce yıllık Beykozlu olan Ermeni vatandaşlarımızdı.

Eski adıyla “Ermeni Mahallesi”nin sakinleri, Onçeşmeler’de kurulan iftar sofrasında komşuları ile birlikte iftar açmanın mutluluğunu yaşadılar. İçlerinden böyle bir tecrübeyi ilk defa yaşayanlar da vardı, önceki senelerde kurulan gönül sofralarına iştirak etmiş bulunanlar da.

Beykoz’un tanınan siması Muhammet Küçükkonuklar’ın komşuları

Gazetemizin değerli köşe yazarı ve aynı zamanda Beykoz’da birçok kişinin öğretmeni Belediye Danışmanı Muhammet Küçükkonuklar’ın da komşusu olan Ermeni vatandaşlarımız ile Beykozlu olmak, Beykoz sevgisi, eski ve yeni Beykoz üzerine kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Bir iftar sofrası uzunluğuna sıkıştırdığımız bu kısa sohbetimizde bakın nelerden bahsettik!

Ermeni Kilisesi, Beykoz’un en eski binalarından biri

Beykoz Surp Nigoğayos Ermeni Kilisesi Vakfı’nın Yönetim Kurulu üyeleri olan Ermeni vatandaşlarımız içinde 400 yıldır Beykozlu olan Vorujan Mağakyan da vardı. Mağakyan, aynı zamanda Vakıf’ın Yönetim Kurulu Başkanı.

Vakıf Başkanı Mağakyan sohbetimizin başında, bize 1776’lı yıllarda inşa edilen kiliselerinin Beykoz’un en eski binalarından biri olduğu hatırlatmasında bulundu.

Bu arada onun kiliselerinin ismi ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamalara da hemen yer verelim. Şöyle ki, kilisenin isminde yer alan “Surp,” kelimesi, aynen İngilizce’deki “Saint” kelimesi gibi; “aziz” anlamına geliyor. “Nigoğayos” ise Noel baba” anlamında.

Karadeniz’e çıkacak yolcular Beykoz’a gelip dua ederlermiş

Vorujan Mağakyan’ın verdiği bilgilere göre, gemileri ile Marmara’dan çıkıp Karadeniz’in azgın sularına atılacak olan insanlar, Beykoz’a gelir ve kazasız belasız bir yolculuk için Surp Nigoğayos Ermeni Kilisesi’nde dua ederlermiş. Zira, kutsal Nigoyağos’un, özellikle deniz yolculuğuna çıkacak olanları tehlikelerden koruduğuna inanılırmış.

Bu, size tanıdık geldi mi? Türbesi Üsküdar’da bulunan ve Boğaz’ın dört bekçisinden biri kabul edilen Aziz Mahmut Hüdayi’nin türbesi de deniz seferine çıkacak olanların “Fatiha”larına mazhar olmaz mı?

Beykoz’da Ermeni sayısı azaldı

Sohbetimiz sırasındaki bir sorumuz üzerine Beykoz’da yaşamakta olan Ermeni vatandaşlarının sayısının azaldığını ifade eden Vakıf Başkanı Vorujan Mağakyan, ilçede bundan 100 yıl önce 400 ev civarında Ermeni yaşarken, günümüzde hemen hemen kimsenin kalmadığını ifade etti.

Mağakyan’a göre, bunun çeşitli sebepleri var: “ Beykoz’da Bir Ermeni okulunun olmaması, iş imkânlarının kıtlığı.”

Beykozlu Ermeniler, geçimlerini eskiden balıkçılık ve el işi zanaatlarından temin ederlermiş.

İyi ki Beykoz’da doğdum!

Beykoz’dan göç edenler İstanbul’un çeşitli semtlerine, özellikle de Şişli’ye gitmişler; içlerinde Amerika’yı seçenler de olmuş. Ancak Mağakyan gibi bazı tutkunlar gitmemiş, ata ocağında kalmış. Çünkü o, kendi ifadesi ile “ tam bir Beykoz sevdalısı!” Vorujan diyor ki, “ iyi ki Beykoz’da doğdum, büyüdüm ve yaşadım!”

Türk sanat müziği aşığı bir Beykozlu

Repertuarında binlerce Türk Sanat Müziği şarkısı olduğunu söyleyen ve bize “bu müzik olmadan asla yaşayamayacağını” ifade eden Vorujan Mağakyan, Beykoz’da bir zamanlarŞahinkaya” tam bir Türk Mahallesi iken, fidanlığa uzanan caddenin ise Ermeni Mahallesi olarak anıldığını belirtti. Ancak bu mahallenin adı sonradan Mehmet Yavuz Caddesi olarak değiştirildi! Şimdi sadece Beykoz’un yerlileri buranın eskiden “Ermeni Mahallesi” olarak anıldığını biliyor.

“Öteki” zihniyeti, 1970 sonrasında oluştu

Konuşmasında, komşuları ile aynı ortamda sevgi ve saygı içerisinde yaşadıklarını ifade eden Kilise Vakfı Başkanı, İstanbul’un 1960’lı yıllara kadar tecrübe ettiği göçün, şehir kültürüne uyum sağlayabilen bir nitelikte olduğunu belirterek, “ özellikle de Karadenizli vatandaşlarımız kendilerini bu şehre çok kolay adapte edebildiler” dedi. Ancak 1970 yıllarından sonra yaşanan göç dalgasının, bir “öteki” zihniyeti yarattığını belirten Mağakyan, “ her yeni gelen kendi kahvesini, derneğini kurdu ve bu da sıkıntılar yarattı” açıklamasını yaptı.

Sokak iftarı, bir adım

Sözlerinin devamında, yaşanan bu “ötekileştirme” olgusunda son yıllarda bir iyileşmeye doğru gidildiğine vurgu yapan Mağakyan,  davet edilmiş oldukları sokak iftarını da bu anlamda “bir adım” olarak değerlendirdi.

Kendisi ve kardeşi Seta’nın sokak iftarına ilk kez katıldıklarını belirten Mağakyan, “ her şeyi Ankara’dan beklememek lâzım, toplumu eğitmek yerel yönetimlere düşüyor” dedi ve farklı dinlerdeki insanların sempozyumlar veya farklı vesileler ile bir araya getirilmeleri gerektiğini kaydetti.

Kendisi ve kardeşi İshakağa İlköğretim Okulu’ndan mezun olan Marakyan, kiliselerinin diğer vatandaşlar tarafından bir müze olarak değil de, bir ibadet yeri olarak algılanmasını istediğine de işaret ederek, farklı dinden olan vatandaşlar ile çeşitli vesileler ile kiliselerinde bir araya gelebileceklerini kaydetti.

Abraham Paşa da Ermeni kökenlidir

Beykoz’da bulunan Koru’nun eski sahibi olan Abraham Paşa’nın, Osmanlı döneminin son Ermeni paşası ve aynı zamanda Sultan Abdülaziz’in yakın dostu olduğunu belirten Mağakyan, burasının şimdi onun ismi ile anılıyor olmamasına üzüldüğünü de ifade etti.

“Gâvur” kelimesine sığdırılmamalı!

Kurtuluş Savaşı’nda dil, din, ırk ayırımı gözetmeksizin, bağımsız bir vatan için hep birlikte şehit verildiğini de hatırlatan Vorujan Mağakyan, insanlığın “gâvur” kelimesinin içine sıkıştırılmaması gerektiğini söyledi. Mağakyan, “eskiden Müslüman komşularımız, paskalya ve yortularımızın tarihlerini bilirlerdi” dedi.

Müslüman komşuları onlar için neler dediler?

Sokak iftarına Ermeni kökenli kapı komşuları ile birlikte katılmanın ve İslam dininin gereklerinden birini onlar ile birlikte ve birçok Beykozlu’nun katıldığı kalabalık bir ortamda ifa etmenin mutluluğunu yaşayan Müslüman vatandaşlarımıza bu konudaki düşüncelerini sorduk!

Fatma Küçükkonuklar:

Komşularımızdan çok memnunuz! Onlara çok teşekkür ediyorum! Onlarla birlikte yaşamaktan dolayı çok mutluyuz. Aynı sevinçleri ve hüzünleri birlikte paylaşıyoruz.

Yaz aylarında bahçelerinde akşam yemeği yiyen bu komşularımız, Ramazan ayı boyunca yiyebilecekleri hâlde akşam ezanı okunmadan, yani biz orucumuzu açmadan sofralarına oturmazlar. Beklerler, bizimle birlikte başlarlar. Teşekkür ederiz!

Nezihe Teyze:

53 senedir Ermeni Mahallesi’nde oturuyorum. Komşularımdan çok memnunum! Yemek- içmekte hep beraberiz.

Pakize Yılmaz:

Sermaye istemeyen sevgiyi herkes paylaşsın. Biraz emek, biraz güler yüz! Herkes sevgi için emek versin. Biz en ufak bir şey olsa, komşularımız ile hemen toplanır, bir araya geliriz. Ben genç yaşta eşimi kaybettim. Komşularımın ve Beykoz’un desteğiyle çocuklarımı büyüttüm.

Ermeni kökenli vatandaşlarımız sokak iftarı için neler söylediler?

Beykoz Merkez’de, tarihi Onçeşmeler’de düzenlenen ve içlerinde Beykoz Ermeni azınlığının yaşayan en yaşlı sakini 92 yaşındaki Antuanet Değirmencioğlu’nun da bulunduğu misafirlerimize sokak iftarı ile ilgili düşüncelerini sorduk!

Hermans Çiçekeker ( Vakıf Sekreteri):

8 yaşımdan beri buradayım. Burayı çok seviyorum. Sokak iftarına katılmak çok güzel. Benim üçüncü katılışım.

Silva Değirmencioğlu ( Vakıf Veznedarı):

Bu güzel sevgi sofrasını paylaşmaktan dolayı çok mutluyum. Komşularım ile birlikte nice mutlu bayramlar temenni ediyorum. Teşekkür ediyorum.

Seta Böker (üye):

Ben Beykoz’da doğdum ve büyüdüm. Buradan ayrılamıyorum çünkü çok seviyorum. Eşim de bir Türk. Komşularımızı çok seviyoruz. Sokak iftarına ilk katılışım. Çok mutlu oldum. Herkese çok teşekkür ederim. İyi bayramlar diliyorum! Biz, Türk’üz!

Antuanet Değirmencioğlu (92):

Sokak iftarı çok güzel! Çok teşekkür ederiz!

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...