Reklam
Müftü Demirtaş'tan Ramazan sohbetleri

Müftü Demirtaş'tan Ramazan sohbetleri

Beykoz Müftüsü Hüseyin Demirtaş, iştirak ettiği iftar davetlerinde yemek duası öncesinde kısa dinî sohbetler yapıyor.

Beykoz Müftüsü Hüseyin Demirtaş, iştirak ettiği iftar davetlerinde dua öncesinde kısa dinî sohbetler yapıyor. Beykoz Güncel Haber olarak, Müftü Demirtaş’ın, en son CHP Beykoz İlçe Örgütü’nün “ ortak emek, ortak ekmek” ismi altında organize ettiği iftar davetinde yaptığı konuşmayı, bir “Ramazan sohbeti” olarak dikkatlerinize sunmak istedik.

Hüseyin Demirtaş: Bana cennet’i hatırlattı

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koru Tesisleri’nde düzenlemiş olduğu iftar davetinde, yemek duası öncesi kısa bir konuşma yapan Müftü Demirtaş, şunları söyledi: “ Çok güzel bir mekândayız. Bana bu mekân, cenneti hatırlattı. Canab-ı Allah, Kuran’da; ‘orada nefislerin arzu ettiği güzel şeyler vardır ve gözlere lezzet veren şeyler vardır. Cennet’in tarifi yapılırken, bu ifadeye yer veriliyor. Gerçekten, harika bir Boğaz, harika bir koru, güzel insanlar, harika bir akşam vakti… Akşama kadar aç kalırsak, Cenab-ı Allah bize bu iftar mutluluğunu da veriyor. Ahireti de böyle düşünebiliriz. Eğer dünyamızı böyle oruç anlayışı ile geçirirsek, cennetimiz de aynen böyle olur inşallah. Böyle olmasını diliyorum.”

Aramızı bozanlar, başka duygular, başka amaçlar

Konuşmasının devamında, Ramazan’ın temel amacının yakınlaşmak olduğunu ifade eden Müftü Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: “ Ramazan, hem Hakk’a, hem halka yakınlaşmaktır. Ramazan’da hem ibadetler yapıyoruz, oruçlar tutuyoruz ve Allah’a yaklaşıyoruz; diğer taraftan da bu kadar güzel insanlar ile birlikte hep bir aradayız. Ne güzel bir vesile. Cenab-ı Alah bizim böyle olmamızı istiyor; bizim esasımız bu. Farklı şekilde yaratılmak kavga sebebi değildir. Cenab- ı Allah, ‘tanışmak’ diyor; yani etkileşim, kaynaşım. Aramızı bozanlar başka duygular, başka amaçlar. Onun için bu Ramazan mektebini gayet iyi anlamak lâzım.”

Beykoz deyince, akla Yuşa gelir

Beykoz deyince, Yuşa Tepesi’ni anlayacağız. Yuşa, Musa peygamberin yanında ona hizmetçilik yapmış, ona destek olmuş çok değerli bir insan. Kuran’da ismi geçmez ama ‘fetâ’ diye geçer. Fetâ, ‘delikanlı’ anlamına gelir. Fetâ, bizim Türk kültürümüzün içinde çok derin yer etmiş olan bir kavram. Osmanlılar’da feta, fütühet çok pozitif bir kavramdır. Fütühet, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinde temelleri olan çok önemli bir kavramdır. Bu kavram, ideal insan tipini ifade ediyor. İdeal insan tipinin bir numaralı özelliği, dağarcığında bilgi olacak. İkinci olarak, elinde maharet olacak; hünerli olacak. Bir işe yarayacak; meslek sahibi olacak, faydalı olacak. Üçüncüsü ve en önemlisi de, ahlaklı olacak; erdem ve fazilet sahibi olacak. Yani, bilgi, maharet ve meslek sahibi olmak ve de ahlak ve erdem sahibi olmak. Bu üçü bir isanda toplandığı zaman işte, ideal insan tipi oluyor. Türk milleti zaten böyledir. İnşallah bu özelliğimizi de korumaya, geliştirmeye devam edelim diyorum.”

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...