Reklam
CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz'dan açıklamalar

CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz'dan açıklamalar

Beykoz Güncel Haber, 2B konusunda aldığı son duyumlar üzerine CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ile özel bir röportaj gerçekleştirdi

Beykoz Güncel Haber, 2B konusunda aldığı son duyumlar üzerine CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Beykoz Güncel Haber olarak, 24 Ağustos tarihindeBoğaz manzaralı arazilerin 2B satış yetkisi TOKİ’debaşlıklı bir haber yayınlamış ve bu haberde 2B rayiç bedelini yüksek bulan vatandaşların şikâyeti üzerine, Beykoz Belediyesi’nin İncirköy, Soğuksu, Gümüşsuyu, Yenimahalle ve Çavuşbaşı’nda arazilerin satış yetkisinin kendisine verilmesi için ilgili Bakanlığa başvurduğunu, ancak gelen cevapta söz konusu Bakanlık’ın, Çavuşbaşı dışında kalan bu dört mahallenin satış yetkisini TOKİ’ye, Çavuşbaşı’nınkini ise Beykoz Belediyesi’ne verdiğini duyurmuştuk.

Bu mahallelere tapuları verilmeyecek duyumu

Duyumlarımız bu noktadan sonra başlıyor

Aldığımız duyumlara göre ise, TOKİ tarafından Beykoz Belediyesi’ne bir mektup gönderildiği ve bu mektupta, Gümüşsuyu, İncirköy, Soğuksu ve Yenimahalle’de 2B konusu araziler üzerinde evi bulunan vatandaşlara tapularının verilmemesi, 2 bin TL’lik 2B müracaatında bulunarak, başvuru ücretini yatırmış olanların ise paralarının iade edilerek, öncelik hakkının TOKİ’ye verilmesinin belirtildiği iddia ediliyor.

Yine, Beykoz Belediyesi tarafından bu konudaki endişelerin dile getirildiğini ve şu anda buna TOKİ’nin vereceği cevabın beklendiğini de öğrendik. Duyumlarımıza göre, bu cevabın bu hafta içersinde Beykoz’a gelmesi bekleniyor.

CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz yorumladı

Beykoz Güncel Haber, CHP Beykoz İlçe Başkanı’na, söz konusu iddia ile ilgili olarak kendisine ulaşan bir bilgi olup olmadığını sordu.

Hızır Yılmaz: Burada bir danışıklı dövüş var!

Sözlerinin başında, TOKİ tarafından Beykoz Belediyesi’ne gönderildiği iddia edilen “ tapular verilmesin” şeklindeki söz konusu mektup ile ilgili olarak kendisinin bir bilgisi olmadığını belirten CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz, “ konuşma yaptığı toplantılarda, ‘ben Çevre Bakanı ile görüşüyorum, özel projeler ile bu işi çözmeye çalışacağım’ diyerek, müracaat eden Yüce Bey’in kendisidir! Burada bir danışıklı dövüş var” dedi.

İyi polis- kötü polis’i oynuyorlar!

Yılmaz,  konuşmasına şu sözler ile devam etti: “ Burada bir danışıklı dövüş var; iyi polis- kötü polis, iyi yönetici- kötü yönetici’yi oynuyorlar. Halk kandırılıyor. Bu projeleri teklif eden Yücel Bey’in kendisi. Bunu birçok yerde kendi diliyle söyledi. Ama şimdi iş gerçeğe doğru giderken, halkın tepkisinden korktuğu için ‘ben istemedim, TOKİ kendisi buraları özel proje alanı olarak ilân etme kararı aldı’ deyip halkın baskısından korkuyor.”

Çelikbilek halk belediyeciliği yapıyorsa, gerekirse istifasını verebilmelidir!

Konuşmasının devamında, yöneticilerin öncelikli olarak “dürüst” olmaları gerektiğine vurgu yapan Hızır Yılmaz, “ eğer Beykoz’un saydığımız mahallelerine TOKİ el koymuş ise ve bu el koyma da halka zarar veriyor ise, halkı yok sayıyor ise, Yücel Bey’in çıkıp, gerekirse istifasını vermesi gerekir. Halk adına belediyecilik yapmak, başkanlık yapmak bunu gerektirir. Yoksa, ‘koltuğum bana kalsın, Beykoz’u başkaları parsellesin, başkaları imarlaştırsın, başkaları başkalarına peşkeş çeksin’ diyemez.”

O koltuk, halkın hakkını savunmak için!

“Böyle yapılıyor ise o koltukta niye oturuyor? Beykoz halkının haklarını savunmak için orada oturuyor. Belediye Başkanı ‘şehr-i emin’dir; şehrin en emin adamı olarak seçilir. Şehrin aile reisidir. Eğer bu genel anlayışa, eğer bu duruşa cevap vermeyecek ise, belediyecilik yapamayacak ise, o koltukta bir dakika oturmasın!”

Çelikbilek, Belediye Başkanı mı, twitter Başkanı mı?

Hızır Yılmaz, Belediye Başkanı Çelikbilek’in, konuşmalarında ‘ ilgili bakanlıklar ile görüştüğü, özel projeler teklif ettiği’ ve     “ bu projeler çıkar ise, halkımız kârlı çıkacaktır” dediği hatırlatmasında da bulundu.

Yılmaz, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “ Bunu attığı twitter’lar ile de söylüyor. Gerçi ben kendisine artık ‘twitter Başkanı’ diyorum! İnsanlar halkın karşısına çıkıp sorunlarını tartışamaz ise, yüzleşemez ise, o artık Belediye Başkanı olmaz, o artık twitter başkanı olur. Kendisi de kabul ederse, bundan sonra Beykoz halkının ona ‘ twitter Başkanı’ demesini teklif ediyorum. Kendisi tweet’i çok seviyor; bundan gocunmaz herhalde diye düşünüyorum!”

TOKİ, başlı başına bir ‘Türkiye Belediyesi’

Konuşmasının devamında, TOKİ ve Çevre Bakanlığı’na imar yetkisi verildiğini ifade eden Hızır Yılmaz,  “ zaten TOKİ’ye niye devrediliyor? İstediği gibi imar uygulaması yapsın diye. Yani, belediyelerin imar yetkileri kısıtlanırken, TOKİ ve Çevre Bakanlığı ikisi de ayrı ayrı başlı başına bir Türkiye belediyesi oldular. TOKİ, doğrudan Başbakanlık’a bağlı. Doğrudan Başbakan’a bağlı olunca, herhalde işler daha kolay dönüyor” dedi.

Belediyeler Başbakan’dan korkuyor

Son dönemde yaşanmakta olan gelişmeler ile yerel yönetimlerin yetkilerinin ellerinden alındığına vurgu yapan Yılmaz, bu durumu şu sözler ile eleştirdi: “ Aslında Belediye Başkanları AK Partili veya başka partili olsunlar, kendi belediyeciliklerinin ellerinden alınmasına elbirliği ile karşı durmak zorundalar. Belediyelerin öncelikli görevleri, ana kent belediyeleri ile beraber, bulundukları kentin planlarını yapmaktır. Ancak ne yazık ki, AK Partili belediyeler, bu imar yetkisinin kendilerinden alınmasına, kısıtlanmasına ses çıkaramamaktadırlar, korkmaktadırlar; Başbakan’dan korkmaktadırlar.”

Belediyeler baş kaldırmalı!

Belediye Başkanları giderek, sadece çöp toplamak, sokak iftarı vermek gibi aslında sosyal derneklerin - Belediyelerin de yardımları ile-  yapmaları gereken işleri yapmaya başladılar. Belediyeler aslında önce buna baş kaldırmalı. ‘Biz belediyeyiz. Çevremizi halkımızdan aldığımız destek ile biz planlarız’ diyebilmeliler. Böyle cesur belediye başkanları istiyoruz biz. Halk da bunu istiyor.

Cesur olamıyorsanız, o koltuğa oturmayın!

Siz, buraları TOKİ alsa dahi, halka çıkıp ne diyeceksiniz? Neyin başkanısınız siz? Siz, Beykoz halkının Belediye Başkanı değil misiniz?  ‘Elimden bir şey gelmedi, TOKİ yaptı; Çevre Bakanlığı yaptı; Başbakan böyle öngördü’ nasıl diyeceksiniz? Beykoz halkı sizi haklarını savunun diye seçti.  Eğer Beykoz halkının haklarını savunmakta birilerine karşı korkaklığınız var ise, cesur olamıyor iseniz, o koltuğa niye oturuyorsunuz?

Şimdi niye TOKİ’den korkuyorsun?

Halk, aldıkları oyların verdiği sorumluluk gereği, yanında dik duracak belediye başkanları görmek istiyor. Artık ya akıllarını başlarına toplasınlar, ya koltuklarından çekilip gitsinler! Öyle, ‘topu TOKİ’ye attım; ben uğraşıyorum’ yok kardeşim! Halk artık bunu yutmaz! Sen TOKİ ile işbirliği yaptın. Bunu kendin, ağzınla ifade ettin. ‘TOKİ’den korkmayın!’ dedin. Şimdi kendin niye korkuyorsun TOKİ’den? TOKİ o kadar iyi idiyse, bırak o zaman TOKİ planlamayı yapsın!

Bu kadar yetki, hiçbir demokratik ülkede tek bir kuruma verilmez!

Son çıkan Afet Yasası, adı üstünde gerçekten halka karşı bir ‘afet’ yasasıdır. Demokratik ve sosyal devlet olduğunu iddia eden ülkelerde bu kadar sorumsuz, bu kadar tek başına yetki hiçbir kuruma verilemez. Hele insan unsuru planlanıyor ise, insanların onaylamadığı yetkileri kurumlara veremezsiniz. O kanunlar bağlayıcı olabilir ama çağdaş olamaz. Çağdaş hukuka uymaz; halk ile ters düşen kanunlar olurlar. Bunlar bir günde kanun oldular ama halk bunların hesabını da sorar; hukuk karşısında bile sorar. Geriye dönük yasa çıkarmak, halkın en azından vicdanında red edilir.

Başvuru karşılığı kesilen makbuzlar ‘ecrimisil’e mahsuben kesiliyor! Vatandaş vazgeçse de başvuru parasını geri alamayacak…

Hızır Yılmaz, konuşmasının devamında şunları söyledi: “ Aldığım bir bilgiye göre, vatandaş 2B arazisini almaktan vazgeçse dahi, ödediği 2 bin TL’lik meblağı geri alamayacak. Bu meblağı vatandaşa geri vermeyecekler. Çünkü öğrendiğime göre, aldıkları para karşılığı kesilen makbuzlar, ‘ şu parseldeki hisseye mahsuben’ kesilmiyor, ‘ecrimisil’ anlayışı içerisinde kesiliyor.”

2B Yasası, “ Afet ve Yabancılara Mülk Satışı Yasaları” ile birlikte değerlendirilmeli!

2B Yasası’nda, ‘ orman vasfını yitirmiş arazilerin hak sahiplerine yani kullanıcılarına devri’ ifadesi var. Ancak bu Yasa’nın akabinde bir Afet Yasası da çıkarıldı. 2B Yasası’nın kime dönük çıktığını anlamak için, onun arkasında çıkan iki yasayı da (Afet Yasası ve Yabancıya Mülk Satışı Yasası ) beraber değerlendirmek lâzımdır. Bunları beraber incelediğimiz zaman 2B Yasası’nda asıl amacın orman vasfını yitirmiş olan arazilerin hak sahiplerine devrinin olmadığı, aksine bu araziler üzerinde rant edinme amacını taşıdığı aşikâr olarak ortadadır. Burada halk ve hak yoktur. Yani kullanıcı yoktur. Buraları yıllarca kullanmış olan insanların haklarını korumak yoktur.

Dört mahallenin sakinlerine seslendi

Hızır Yılmaz, konuşmasında, TOKİ’nin satış yetkisini aldığı mahalleler olan Soğuksu, Gümüşsuyu, İncirköy ve Yenimahalle sakinlerine şu sözler ile seslendi: “ Adı geçen mahallelerde oturan vatandaşlarıma sesleniyorum: Tepki koymak için neyi bekliyorsunuz? Siz hâlâ birileri gibi ‘Cumhurbaşkanımız bizi mağdur etmez, Başbakanımız’ın da yüreği sızlamıştır’ düşüncesinde misiniz? Eğer böyle düşünüyorsanız, bir gün yıllarca kullandığınız ve çoluk çocuğunuzu barındırdığınız evleriniz kafanıza yıkıldığı zaman mı uyanacaksınız? İşte o zaman iş işten geçmiş olur. Gelin, CHP’nin veya herhangi bir partinin veya bu konuda tepki koyan insanların yanında durun. Çünkü siyasi partilerin ortaya koyduğu eylemler, halkın desteği ile bütünleştiği zaman hedefine ulaşır. Biz halkımızı uyarıyoruz, siyasi parti olarak görevimiz bu. Sizin bu haklı davanızı sonuna kadar savunacak bir siyasi parti var; CHP İlçe yönetimi var. Bu konuda hiçbir siyasi prim beklemeden, diğer siyasi partilerden, derneklerden, muhtarlardan bize destek vermelerini istiyoruz.”

‘İşe siyaset karıştırmayalım!’ diyenleri eleştirdi

Gazetemize verdiği röportajında, ‘ bu iş siyasete bulaşmamalı!’ diyenleri anlamakta zorlandığını da kaydeden İlçe Başkanı, “ bu olayın kendisi zaten bir siyasettir” dedi. Yılmaz, “ Siyasiler Meclis’te karar vermiş. O zaman biz de ortaya koyacağımız eylemlerde siyasileri telin edeceğiz. Siyaset ile akla davet edeceğiz. Yani, ister istemez siyaset yapacağız. Bunu siyasete karıştırmayalım’ demek, aslında ‘ bu işin çok da üzerine gitmeyelim!’ demek ile eşdeğerdir. Bu Yasa’yı bizim oy verip seçtiğimiz milletvekilleri çıkardı. Yasalar ise siyasi kararlardır. O zaman, tepkiler de siyasi olacaktır” açıklamasında bulundu.

Beykoz muhtarlarına ve dernek başkanlarına da seslendi

Bu gerekçe ile muhtarların, dernek başkanlarının, hiç kimsenin korkmadan tepkisini göstermesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, “muhtarlarımız, ‘eğer ben bir eylemde görünür isem mahalleme mıcır alamam’  diye düşünmesinler. Bu yasa çıktığı zaman zaten muhtarlık yaptıkları o mahalleler olmayacak” yorumunda bulunarak, “ o mahalleler olmadıktan sonra mıcır gelse ne olur, gelmese ne olur” dedi.

Yarın iş işten geçmiş olacak

“ Bu konuda Saadet Partisi, MHP veya CHP her kim öne geçecek olur ise, bu bölgelerde oturan veya o bölgelerde oturmasa dahi hakka ve hukuka inanan diğer vatandaşlarımız bu eylemlere destek olsunlar” diyen İlçe Başkanı Hızır Yılmaz, sözlerinin devamında şu uyarıda bulundu: “ Eğer bugün bunu yapmaz isek, yarın iş işten geçmiş olacaktır.”

2B müracaatında bulunmamak bir tepki gösterme değildir

2B müracaatında bulunan vatandaşların sayısının düşük olduğunu ifade eden Yılmaz, “ demek ki halk bu Yasa’dan umudunu kesmiş, ‘ben başvursam da, çıkacak olan rayiç bedelden yerimi alamayacağım’ diyor. Onun için halkın bu Yasa’ya tepki koymak lâzım. Oysa siz, müracaat etmeyerek ortaya bir tepki koymuş olmuyorsunuz! Bunun bir çözüm olmadığını, asıl tepkinin protesto eylemleri, imza kampanyaları, sorgulamalar yapıldığı zaman ortaya konacağını ve başarı şansının da ancak bu şekilde olabileceğini halkın bilmesini istiyorum. Bu konuda bize ne görev düşüyorsa, biz halkın yanındayız” dedi.

Bu yasa, Araplar’ı Beykoz’a çekecek

Hızır Yılmaz, 2B Yasası’nın tamamlayıcısı olduğunu ima ettiği  “Yabancılara Mülk Satışı Yasası” nın Beykoz’u nasıl etkileyeceğini ise şu sözler ile açıkladı: “ 2B Yasası, halk için çıkmadı, rant için çıktı. Eğer halk için çıksaydı, imar yapma yetkisinin tamamı belediyelere bırakılırdı. Belediyeler de buranın imarını yapar, hak sahiplerine teslim ederlerdi. Ama bu Yasa’nın ardından Deprem ve Yabancılara Mülk Yasası çıkartıldı. Orada bir şey daha yapıldı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel belediye by-pass edilerek, Çevre Bakanlığı marifetiyle Arap Şeyhi’nin satın aldığı yere (Sevda Tepesi) bir günde imar verildi. Bunun anlamı da şudur: ‘ Ey Araplar, bakın sizin isteklerinizi bir günde hallediyoruz. Gelin, Beykoz’un arazilerini alın, biz gerekirse belediyeyi by- pass yaparız, Bakanlık marifetiyle istediğiniz imarı veririz.”

Halk gidecek, Araplar gelecek

“ 2B Yasası hileli çıkarıldı. Bana göre, halk gidecek, Araplar gelecek. Halk bunu bilsin. Yapılmak istenen, Türkiye’ye Arap sermayesini çekmek, uluslar arası sermaye çekmek. Üretime dönük başka bir alan yaratamadıkları için, yabancı sermayeyi doğrudan çekemedikleri için işi, toprakların satışı ile bunu sağlamaya kadar götürdüler. Bu kadar güzel bir ülkeyi pazarlayacağım anlayışı ile hareket eden bir iktidar varken, bırakın Arap vatandaşlarını ya da yatırımcısını, Beykoz’un güzelliklerine ilgi göstermeyecek herhangi varlıklı bir adam düşünebilir misiniz?”

Halk, iyi niyetinden dolayı Maliye Bakanlığı’nın tuzağına düştü

Hızır Yılmaz, CHP olarak 2 B konusunda suskun olmadıklarını ise şu sözler ile ifade etti: “ Biz bu konuda suskun değiliz. Biz bir eylem başlattık. Ancak Maliye Bakanı çıktı dedi ki, ‘ 8 TL’den başlayan fiyatlar olacak.’ Bu halka çok büyük bir tuzaktı, aldatmaydı. Halk bana göre, iyi niyet ile bu tuzağa düştü. Halk iyi niyet ile seçer ve hep iyi niyetli yöneticilerin olduğunu varsayar. Halk zaten iyi niyetli olmaz ise, toplum düzeni devam etmez. Yönetici vicdanlı olmaz ise, halkı kandıracak bir söylem bulur ise, halk inanır. Bizler de inanırız. İnanmalıyız da. Çünkü ülkeyi yönetenler, tuzak cevap vermez, doğruları söyler. Ama yöneticiler vicdan ölçüsünü kaçırmışsa, aldatma üzerinden siyaset yapmayı gelenek haline getirmiş ise, halka ne diye kızalım?”

Halka seslendi

Gerçeklerin yavaş yavaş ortaya çıktığını ifade eden Yılmaz, halka şu sözler ile seslendi: “ Bunların dün yaptıkları, yarın yapacaklarının göstergesidir. Bunlara inanmayın! Biz bir eylemler zinciri süreci başlatmıştık. Muhtarların basın bildirisine destek verdik. Mahalle toplantıları yaptık. Gittiğimiz yerlerde halkımız bize, ‘bizim yerlerimiz 8 TL’den başlıyor, olsun olsun bizim yerimizin fiyatı bunun 4 katı olsun. Biz buna razıyız’ diyerek, eylemlerimize uzak durmak şeklinde bir duygu geliştirdiler. Şimdi yeniden çağrı yapıyorum: Gelin, muhtarlarınıza destek olun, onlara öne çıkacak cesareti verin!   Bölgemizde bulunan yöresel dernek başkanlarının arkalarında olduğunuzu hissettirin. Hatta ana muhalefet partisi olarak bize destek verin,  cesaret verin. Biz bedeli ne olursa olsun sizin yanınızda olacağız.”

Ya bugün konuşacağız, ya bavulumuzu hazırlayacağız!

2B ile ilgili süreç belirginleştikçe, sıcak eylemlerini yeniden başlatacaklarını da kaydeden Hızır Yılmaz, “ama halkımızı yanımıza bekliyoruz” dedi. Tüm vatandaşları Kavacık’ta bulunan İlçe merkezine davet eden CHP İlçe Başkanı, şunları söyledi: “ Vatandaşlarımız ilçe merkezimize gelsinler. Geldikleri zaman isterlerse gizli kalmak kaydıyla gelsinler, paylaşalım. Gelsinler, önlerine bilgilerimizi koyalım. Gene inanmasınlar, ama bir kere gelsinler. İş işten geçtiği zaman bizim çabalarımız da korkarım fayda sağlamayacaktır. Gün bugün! Ya bugün konuşacağız, ya da artık bavulumuzu toplayacağız, gitmeye hazır olacağız. Yarın ağlamanın ise hiçbir faydası yok.”

AK Parti’nin yerinden yönetim anlayışına eleştiri

Yerel belediyeler vatandaşının hakkını savunamayacak

Sözlerinin devamında iktidar partisinin yerel belediyecilik anlayışını da eleştiren CHP İlçe Başkanı,  şunları söyledi: “ Çok eskiden İl Belediyeleri plan yapar, Ankara’ya gönderirlerdi ve bu planlar burada onaylandıkları takdirde gerçekleşirdi. AK Parti’nin yeni belediyecilik anlayışında imar yetkileri belediyelerden alınıyor. Şu anda Çevre Bakanlığı ‘ Beykoz’u ben planlayacağım’ dediği zaman, artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de yetkisi yok. Herhangi bir kamu kuruluşu, 2B arazileri üzerinde ‘burayı ben istiyorum’ dediği zaman, İlgili yerel belediye “burada halk otuyor” deme hakkına sahip değil.”

Belediye başkanları artık sadece koltukta oturan bir figür!

“ Yani, belediye başkanları artık sadece koltukta oturan birer figür. Halkımız bunu artık bilsin. AK Parti’nin yeni belediyecilik anlayışında bölgenin imar rantını Bakanlık’ın elinde toplamak, getir- götür işlerini ise belediyelerin elinde bırakmak şeklinde bir yerel yönetim şekli var.

T.B.M.M. açıldıktan sonra belediyelerin diğer yetkileri de yok olacak

“ T.B.M.M açıldıktan sonra, seçimlerin altı ay öne alınmasının önerileceği yasada, belediyelerin arta kalan haklarını da by-pass eden, ellerinden alan eklentiler de olacaktır. Bunu da bugünden söylüyorum.”

Rantlar Ankara’nın olacak!

“ Rantları Ankara’dan biz yönetelim, okulları hastaneleri yerinde siz yönetin” şeklinde yeni bir yerinden yönetim anlayışına doğru gidildiğini ifade eden CHP’li İlçe Başkanı,   “ Ankara’da 3-5 kişi karar alsın, son kararı da Başbakan versin, o paylaştırsın, Bakanlık paylaştırsın. Yani, rantlar Ankara’dan ama diğer işler yerelden!” eleştirisinde bulundu.

Polis ve öğretmen atamalarını da belediyeler yapacak

CHP İlçe Başkanı, öğretmenlerin atamalarına dahi belediyelerin karar vereceği şeklinde duyumlar aldıklarını belirterek, “ hatta polislerin ataması dahi bu şekilde olacak. Böyle bir plan düşünülüyor” dedi. Yılmaz,               “ bunun kimlere jest olarak düşünüldüğünü ise Türk halkı biliyor. Bunun, ülkedeki etnik kimliğin sözüm ona sözcülerinin isteğine bir cevap vermek olduğunu Türk halkı biliyor. Zaten Başkanlık Sistemi’ni savunan bir zihniyetin de başka türlü bakması mümkün değil!” yorumunu yaptı. 

Biz siyaseti istikbal için değil, istiklâl için yapıyoruz!

Hızır Yılmaz, röportajımızı, “ biz siyaseti istikbal için değil, istiklâl için yapıyoruz. Bir vatandaşın evini korumak da bir istiklâl mücadelesidir. Halkımız CHP’ye destek versin; biz onların her zaman yanındayız. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz eylemler, başkaldırılar ile kendilerine bu güveni verdiğimize inanıyorum. Biz onların her zaman yanlarında olacağız” sözleri ile sonlandırdı.

Haber & Röportaj: Arzu Başlantı

YORUMLAR...