Reklam
AK Partili kadınlar, 'Şiddete hayır!' dedi

AK Partili kadınlar, 'Şiddete hayır!' dedi

AK Parti Beykoz Kadın Kolları Başkanlığı, kadınlara karşı şiddet konusunda bilgilendirme semineri düzenledi.

AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı, kadınlara karşı şiddet konusunda farkındalık yaratmak amacıyla bir bilgilendirme semineri düzenledi.  Beykoz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi Kültür Merkezi, Muhammed Talha Dinleyici Konferans Salonu’nda düzenlenen seminerin takdimleri ise AK Parti Kadın Kolları üyesi Gaye Zayıf tarafından yapıldı.

AK Parti İlçe Başkanı Adem Sefer, İlçe Başkan Yardımcıları Kadir Alarçin, Av.Erdal Demir, ve Mithat Güner, Meclis Üyesi Fatih Yılmaz, partililer ve vatandaşların katıldıkları seminerin konuğu avukat Gündüz Gececi idi.

Gececi, katılımcıları kadına yönelik şiddetin ne olduğu ve kadınların Medeni Kanun’dan doğan hakları konusunda bilgilendirdi.

Sevim Gülşen: Hayırlara vesile olsun!

AK Parti Beykoz Kadın Kolları Başkanı Sevim Gülşen, yaptığı kısa açılış konuşmasında,  8 Mart 2012 tarihinde “ Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un çıkarıldığını hatırlatarak, semineri düzenlemekteki amaçlarının, kadınları söz konusu yasa ve de Medeni kanun’un ilgili maddeleri konusunda bilgilendirmek olduğunu söyledi. Gülşen, konuşmasını, “ seminerlerinin hayırlara vesile olmasını dileyerek” sonlandırdı.

İstatistiki verilerdeki çarpıcı gerçekler

Katılımcılara sunulan slayt sunumunda; her on kadından birinin ev içerinde şiddete maruz kaldığı; 82 milyon kadının 18 yaşından önce evlendirildiği, her sene 50 bine yakın kadının “namus” adı altında katledildiği, kadınlara yönelik her beş cinayetten dördünün erkekler tarafından işlendiği, dünyada her beş kadından birinin hayatında bir ya da birden fazla olmak üzere tecavüze uğradığı, tahminen 135 milyon kadının sünnet edildiği, her sene en az 1 milyon kadının sex ticaretinin kurbanı olduğu bilgileri yer aldı.

Av. Gündüz Gececi: Kadına karşı şiddet inanılmaz boyutta!

Slayt sunumunun ardından söz alan av. Gündüz Gececi, konuşmasına          “ Dünyada ve Türkiye’de kadına karşı şiddetin inanılmaz boyutlara ulaştığını” ifade ederek başladı.

Katılımcılara görüşlerini sordu

Av. Gündüz Gececi, daha sonra salonda bulunan katılımcılardan; “ Kadına karşı şiddet denilince ne anladıkları” hususunda görüşlerini bildirmelerini istedi.

Bunun üzerine bir katılımcı (Zeynep Ozansoy), “ Sadece eylemsel şiddetin değil, giyim, konuşma, düşüncelerini ifade etme özgürlüğünün kısıtlanmasının da şiddet kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini” ifade etti.

Global bir yara haline geldi

Ozansoy’un görüşlerine katıldığını ifade eden av. Gececi, “ Kadına karşı şiddet” tanımını şu şekilde yaptı:

“ Uzmanlar şiddeti dört ana başlık olarak sınıflandırıyorlar: Fiziksel, psikoljik, ekonomik ve cinsel şiddet. Tanım olarak ise, cinsiyete bağlı olarak kadını üzen, inciten, duygusal, cinsel, fiziksel ve ekonomik yaralar oluşturan, toplum içinde ve özel yaşantısında kısıtlamalar ve baskılar ile ortaya çıkan davranışların bütünü.”

Durum “medeni” ülkelerde de farklı değil!

Kadına karşı şiddetin dünyada global bir yara haline geldiğini kaydeden Gececi, “ Medeniyetlerinin en üst seviyelerde olduğunu düşündüğümüz ülkelerde bile şiddet oranı, Türkiye’deki orandan çok da farklı değil! O ülkelerde de çok sayıda kadın şiddet görmekte” dedi.

Türkiye’de kadınların yüzde 4’ü eve kilitleniyor

Yapılan araştırmaların, Türkiye’de kadınların yüzde 65 oranında psikolojik baskıya; yüzde 45 oranında fiziksel şiddete, yüzde 32 oranında sözel tacize,  yüzde 26 oranında ekonomik şiddete, yüzde 14 oranında evden kovmaya, yüzde 9 oranında cinsel tacize, yüzde 6 oranında eve kitleme ve yüzde 4 oranında ise silahla korkutmaya maruz kaldığını gösterdiğini ifade eden av. Gececi, “ şiddet gören her yüz kadından 48’inin çocuğuna da şiddet uyguladığı ortaya çıkmıştır” açıklamasını yaptı.

Kadın olmak, şiddet görmek için yeterli!

Şiddet uygulanması için kadın olmanın yeterli bir sebep olduğunu ifade eden av. Gündüz Gececi, Türkiye’de şiddete karşı birçok yasanın yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “ Eşine şiddet uygulayan erkekler ile ilgili olarak çok ciddi tedbirlerin alınmaya başladığını” bildirdi.

Fiziksel şiddete giren davranış örnekleri neler?

Av. Gececi, konuşmasının devamında, kadının; kolunu bükmek, tokatlamak, tekmelemek, yumruklamak, boğazını sıkmak, saçını çekmek, ellerini ve ayaklarını ezmek, işkence yapmak, üzerinde sigara söndürmek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak şeklindeki davranışların fiziksel şiddet unsurları olduğunu ifade etti.

Psikolojik şiddet davranışları

Kadına bağırmak, onu korkutmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaret etmek, kadını ailesi, arkadaşları ya da başkalarıyla görüştürmemek, eve kapatmak, küçük düşürmek, çocuklarından uzaklaştırmak, başka kadınlar ile kıyaslamak, aşırı kıskançlık göstererek, sürekli kontrol altına almak şeklindeki davranış örneklerinin ise pskolojik şiddet başlığı altında incelenebileceğini ifade eden av. Gececi, “ İnsanlara normal gelebilecek bu tür davranışların, uzmanlar tarafından şiddet örnekleri olarak ele alındığının” altını çizdi.

Cinsel şiddete gelince…

Av. Gececi,  “ Evli bile olsa, kadını cinsel ilişkiye zorlamak, başkaları ile cinsel ilişkiye zorlamak, çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya, kürtaja zorlamak, fuhuşa zorlamak, zorla evlendirmek, telefon, mektup ya da sözlü olarak cinsel içerikli rahatsızlık verici davranışlarda bulunmanın da cinsel şiddet olarak kabul edildiğini” belirtti.

Kadınların en çok şikâyet ettikleri şiddet türü: Ekonomik şiddet

Bilgilendirmesinin devamında, kadınların en çok şikâyet ettikleri şiddet türünün “ Ekonomik şiddet” olduğunu kaydeden av. Gündüz Gececi, bu başlık altına giren davranışları ise şu şekilde sıraladı: “ Para vermemek ya da kısıtlı para vermek; ailenin tasarrufları, gelirleri ve giderleri konusunda kadınları bilgilendirmemek; kadının mallarını ve diğer gelirlerini elinden almak; çalışmasına izin vermemek; istemediği işte zorla çalıştırmak.”

Şiddet gören kadınlar nereye başvurmalı?

Şiddet türleri hakkında katılımcıları aydınlattıktan sonra, şiddet gören bir kadının nereye başvurması gerektiğine de dikkat çeken av. Gececi, şu bilgiyi verdi: “ Şiddet gören kadınlar için İl Sosyal Hizmet Müdürlükleri’nde çeşitli birimler oluşturuldu. ALO 183 hattından da yardım alınabilir. Şiddet gören bir kadın sağlık kuruluşlarına başvurduğunda, burada bulunan uzmanlar hastane polisine haber vererek, size yardımcı oluyorlar. Polis ve jandarma karakolları, belediyelerde oluşturulan birimler, bulunduğunuz şehirdeki barolar, Cumhuriyet savcılıkları ve sivil toplum kuruluşları da şiddet gördüğünüzde size yardımcı olan birimlerdir.”

Şikâyette bulunulması üzerine Yasa gereği alınan tedbirler

Aile İçi Şiddetin Önlenmesi için “ 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasa”nın yürürlüğe girdiğini ve bu yasa kapsamında alınacak olan tedbirlerin altı aylık bir süre ile uygulanacağını kaydeden av. Gececi, “ Bu tedbir süresi bittikten sonra başvuru yaparak, bir altı aylık tedbir süresi daha aldırılabileceğini” belirtti.

Evden Uzaklaştırma

Av. Gececi, başvuru sonrası mahkemece alınan tedbirlerin ne olduğunu da örnekledi: “ Tedbirlerden ilki, evden uzaklaştırma. Yani, eşinizin yaşadığınız eve altı ay yaklaşamaması yönünde bir tedbir alınıyor. Eviniz dışında başka bir yerde yaşıyorsanız, örneğin babanızın evinde ya da çalıştığınız yere yönelik de geçerli bu tedbir.”

Evden uzaklaştırma süresince nafaka da bağlanabilir

Evden uzaklaştırma şeklindeki tedbir sonrasında, mahkemenin evin ortak giderlerine katılma yönünde de tedbir alabildiğini kaydeden avukat, “ Eğer aynı dilekçede talep ederseniz, size nafaka da bağlanıyor” dedi.

Diğer tedbirler neler?

Av. Gececi, “ Mahkemenin şiddet gösteren erkek ile ilgili olarak; kadına ve çocuklara veya şiddet gören diğer aile bireylerine korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması yönünde, kadının ve çocukların eşyalarına zarar vermemesi yönünde, kadının yaşadığı ev ya da işyerine alkollü ya da herhangi bir uyuşturucu madde kullanarak gelmemesi yönünde, telefon, mektup, iletişim araçları ile iletişim kurmaması yönünde, eğer var ise silahının elinden alınması yönünde ve uygun görülüyor ise de, bir sağlık kuruluşunda tedaviye alınması yönünde tedbir kararları alabileceğini” de belirtti.

Kadın, şiddet gördüğünü ispatlamak zorunda değil

Mahkemeye başvurduğunda, bir kadının şiddet gördüğünü ispatlamak zorunda olmadığını kaydeden av. Gündüz Gececi, “ Kadın; ‘ Ben eşimden şiddet gördüm’ dediği an, mahkemenin tedbir kararını verdiğini; konu ile ilgili olarak bir araştırmaya girmediğini; dosya üzerinde inceleme yaptığını ve akabinde de tedbir kararını verdiğini” ifade etti.

Başvuruda hiçbir masraf alınmıyor

Av. Gececi, yapılan başvuruda, başvuruda bulunan kişiden hiçbir şekilde masraf alınmadığının da altını çizdi.

Tedbir nasıl uygulanıyor?

Misafir avukat, tedbir kararı alınması sonrasında bu kararın nasıl uygulanacağı konusunda ise şu bilgileri aktardı:

“ Kolluk kuvvetleri, ikamet ettiğiniz yerin etrafında her hafta belirli aralıklar ile devriye gezmek şeklinde sizinle ya da komşularınız veya mahalle muhtarınız ile iletişime geçerek, eşinizin tedbire uyup uymadığını denetliyor. Eğer size şiddet uygulayan kişi, bu tedbir kurallarına uymuyor ise, sizin başvurunuz ya da polisin Cumhuriyet Savcılığı’na başvurusu üzerine o kişi hakkında Sulh ceza Mahkemesi’ne dava açıyor ve 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası alması sağlanıyor.”

Kadın olmak zor!

Şiddete yönelik bir slayt sunumunun ardından, “ Kadın olmak zor; şiddet gören kadın olmak çok daha zor” yorumunda bulunan av. Gececi, katılımcılardan şiddete karşı alınabilecek önlemler konusundaki görüşlerini bildirmeleri ricasında bulundu.

Katılımcıların ilginç görüşleri oldu

Ben kadınların suçlu olduğunu düşünüyorum!

Bunun üzerine bir kadın katılımcı, “ Ben kadınların suçlu olduğunu düşünüyorum; çünkü o erkekleri yetiştiren kadınlar! O yüzden kadınların eğitilmesini istiyorum” derken; diğer bir kadın katılımcı, “ Biz ne kadar doğru yetiştirsek de, babası diyor ki; ‘oğlum küfür et anana!’ Çocuk davranış örneğini babada görüyor” yorumunu yaptı. 

Daha sonra söz alan bir erkek katılımcı ise, “ Evlilik öncesinde hem kadın hem de erkek adaya bir eğitim verilmesi“ önerisinde bulundu.

Bir kadın katılımcı ise, kadınların polis tarafından yeterince korunmadığını ifade ederek, “ Bundan on gün önce bir koca, kadın kılığına girerek eşini öldürdü. Koruma yeterli değil” dedi.

Katılımcılara dilekçe örnekleri de dağıtıldı

AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen bilgilendirme seminerinde, katılımcılara ayrıca şiddet gören kadınların yardım alabilmeleri için kullanabilecekleri dilekçe örnekleri de dağıtıldı.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...