Reklam
Muhammed Küçükkonuklar

Edeb Ya Hu!

Edeb: Güzel terbiye, nezaket, zarafet anlamlarına gelir. Çoğulu adabtır. Edeb; her iş, davranış hal ve hareketlerinde insana bir ömür boyu lazım olacak bir hazinedir.

Şimdikilerin, görgü kuralları dediğine eskiler; adab-ı muaşeret derlerdi.

Edeb bir tac imiş Nur- u Hüda'dan

Giy ol tacı emin ol her beladan demiş şair.

***

Edebin iki kaynağı vardır. Birincisi: Kur'an-ı Kerim. İkincisi: Sevgili Peygamberimizin sünneti,hadisleri kısaca bütün yaşayışı.Hz. Ayşe (R.Anha)'den peygamberimizin ahlakının nasıl olduğu sorulduğunda:

-Siz hiç Kur'an okumuyor musunuz? O'nun ahlakı Kur'an'dır diye cevap vermiştir.

İslam alimlerinin çeşitli edep tarifleri vardır.Bunlardan bence en kapsamlı olanı şöyledir: "Edeb kendinden üstün olanları çok görmemek, kendinden aşağıda olanları hor görmemek, herkesi olduğu gibi kabul edip; yaradanın hatırı için, yaratılmışları hoş görmektir.

Yunus Emre ne güzel söyler; Yaratılmışı severiz; Yaradan’dan ötürü...

Hz. Ali (r.a)  edebi şöyle tanımlar: öksüz; ana babası olmayan kimse değildir. Asıl öksüz, ilim, edeb ve olgunluktan mahrum kimsedir der.  

Bazı kemal ehlince edeb; "Eline,diline, beline hakim olmaktır"

***      

Sevgili peygamberimiz: (S.A.V.):" Anne ve babanın evladına bırakacağı en güzel miras; edeb ve terbiyedir.”  buyurmuştur. Efendimizin bu hadisini uygulayamayan bazı anne ve babalar; evlatlarına çokça mal, mülk bırakma telaşıyla çalışırlar. Fakat evlatlarına edep ve terbiye öğretemeden, göçüp giderler. Ne yazık ki böyle evlatlar, camii avlularında bir kenarda siyah gözlüklerin altında anne babaların cenaze namazlarını karşıdan seyrederler. Çünkü fatiha okumasını bilmedikleri için alkışlarla onları son yolculuğa uğurlarlar.

***

Edepli insan; mal mülk sahibi olabilir. Ama mal, mülk, insana edeb veremez. Onun için büyükler: "Kişinin edebi, altın ve gümüşten hayırlıdır” demişlerdir.Ayrıca yine " Edepsizden; ırzını satın al" denmiştir. Lokman Hekim'e "Edebi kimden öğrendin?" Diye sormuşlar; "Edebsizden" Diye cevap vermiş;"Onlarda gördüğüm kötü huyları terkederek; edebi buldum"demiştir.

Mevlana : "Gözünü aç da Allah'ın kelamına (Kur'an'a) bak; Kur'an'ın bütün ayetleri edepten ibarettir” der.Yine Mevlana: "Ademoğlu'nun edebten nasibi yoksa insan değildir.İnsan ile hayvan arasındaki fark;edebtir" der.

İnsanı konuşan bir hayvandır diye tarif edenler; edebten yoksun insanların,hayvandan da aşağı dereceye düştüklerini acaba farkedebilirler mi?

***

İslam tarihi ibret verici binlerce edeb örnekleriyle doludur. İşte onlardan bir tanesi: Hatem-i Esam Hazretleri. Esam: Sağır demektir. Halk arasında adının sağıra çıkmasına sebep olan olay, şudur: Kendisi büyük bir ilim ve fazilet ehlidir. Her gün kapısına onlarca insan gelir, sorularını sorar; cevaplarını alır; müşküllerini hallederler. Yine bir gün, odasının kapısı çalınır: "buyrun" Der .Hatem-i Esam Hz...İçeriye; kucağında bebekle bir kadın girer.İşte tam bu sırada bebekten seslice bir gaz sesi duyulur. Elindeki kitabı kapatıp; rahleye bırakan Hatem-i Esam; mahcubiyetinden kıpkırmızı kesilen kadına şöyle hitap eder;

-Kızım, odaya girdiğinden beri konuşuyorsun ama ne dediğini duyamıyorum, sana dışarıda bizimkiler; o ağır işitir biraz bağırarak konuş diye söylemediler mi?  Deyince, kadın ferahlar. İçinden, “oh" der. "çocuğun işlediği haltı duymamış çok şükür" diyerek yüksek sesle sorusunu sorar; cevabını alır. Dışarı çıkarken "Kızım" Der Hatem hz..."Dışarıda bekleyen varsa söyleyiver; kulaklarım ağır işitiyor bağırarak konuşsunlar"

Bitmedi değerli okuyucularım... Bu olaydan sonra; Hatem-i Esam; artık ağır işitiyor diye halk arasında yayılır; bundan sonra O'nunla herkes; yüksek sesle konuşmaya başlar. Taki o kadın; sağır olmadığını işitip te; mahcup olmasın diye; ömrünün sonuna kadar; sağır taklidi yapar. Bu yüzden lakabı da; (sağır Hatem manasına gelen); Hatem- i Esam olmuştur artık.

Halk; sağır olmadığını; vefatından sonra yakınlarının itirafıyla ancak anlamıştır. Nerde böyle edep timsali ince düşünen insanlarımız...

 Edeb Ya Hu

 Allah'a emanet olun; kalın sağlıcakla…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...