Reklam
’’Köpek Cehennemi’’ Beykoz’un dönüşümü

’’Köpek Cehennemi’’ Beykoz’un dönüşümü

15 bin sokak köpeğini barındıran Beykoz’un, “Köpek cehenneminden”,“ Güvenli bir limana” dönüşümü.

15 bin sokak köpeğinin bulunduğu Beykoz, 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü’nü kutladı. Yapılan tören, bundan birkaç sene önce yabancı basın ve hayvan hakları savunucuları tarafından “ Köpek cehennemi” olarak tarif edilen Beykoz’un; aynı grup tarafından “ Hayvanların güvenli limanı” olarak tarif edilişini akla getirdi.

Bu haberimizde, hem Beykoz’un bu yöndeki dönüşümünün kısa hikâyesini, hem de tören sırasında röportaj yaptığımız  “ Pati Dostları”nın, Beykoz ormanlarında şahit oldukları hayvan tacizleri ile ilgili anlattıklarını okuyacaksınız.

Balonlu, ikramlı ve müzikli kutlama!

Beykoz Belediyesi, Kavacık Meydanı’nda düzenlediği bir etkinlik ile “ 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü”nü kutladı. “ Göksu Evleri Hayvan Severleri” ile “ Beykoz Hayvan Severleri” gruplarının oluşturduğu bir gönüllü katılımı ile gerçekleşen kutlamada, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve Başkan Yardımcısı av. Yüksel Baki de hazır bulundu.

En gözde hayvan terk bölgesi: Beykoz

Beykoz, geniş ormanlık alanı ve gözden uzak bölgeleri ile hayvan sahiplerinin edinmiş bulundukları hayvanları onlardan canları sıkılınca ya da zorunluluk hâsıl olunca, arabalarıyla gizlice getirip bırakabildikleri gözde “ Terk” alanlarının başında geliyor.

Öyle ki, Beykoz ormanlarında on binlerce hayvan yaşıyor. Beykoz Belediyesi, bu hayvanlar dolayısıyla 2008 yılında, özellikle Almanca içerikli basında “ Toplu zehirlenmeler yapıldığı ve hayvanlar üzerinden para kazanıldığı” iddiaları ile çok eleştirilmişti.

Beykoz, gözetim altında!

Öyle ki, “ http://www.strassenhunde-beykoz.com” isimli internet sitesi, başta Beykoz olmak üzere tüm Türkiye’de hayvanlar ile ilgili ölümleri, zehirlenmeleri, kısacası tüm gelişmeleri hayvan severler aracılığı ile anında dünyaya duyuruyor. Sitenin adının, “ Sokak hayvanları- Beykoz” olması ise dikkat çekici!

O günler geride kaldı…

Ancak Beykoz Belediyesi, bu yaşananlar sonrasında adını temizlemek için çok çaba gösterdi. Öyle ki, Yücel Çelibilek’e, sokak hayvanları için yaptığı çalışmalar dolayısıyla 2010 yılının Haziran ayında, PETA isimli ve Alman kökenli bir uluslar arası Hayvan Hakları Derneği (Hayvanlara Etik Müdahale İçin Mücadele Edenler) tarafından;   “ Evsiz hayvanlara yönelik insancıl yaklaşımından dolayı kutlar, merhamet gösterdiği için teşekkür eder” ifadesinin yer aldığı bir teşekkür belgesi takdim edildi!

Beykoz’un; “Köpek cehenneminden”; “ Güvenli bir limana” dönüşümü

PETA Almanya’dan Magdalena Scherk imzasını taşıyan “ Hayvanlar için Kahramanlık Yapanlar"  isimli Haziran 2010 tarihli bir sertifikada şu ifadelere yer veriliyordu: “ Bir yıl önce, İstanbul Beykoz’un köpekler için cehennem olduğu söylenebilirdi. Oysa PETA, yeni Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in kararlılığı ve duyarlılığı sayesinde, Türkiyeli ve Alman aktivistlerin sonsuz çabaları ile inanılmaz kazanımlar elde etti. Beykoz, sadece bir yıl içinde, evsiz hayvanlar için güvenli bir liman oldu. Beykoz’da hayvanlar için çok yol alındı. Diğer belediyelerin de bu harika projeleri örnek almalarını umut ediyoruz."

Bu başarının ardında “ Kadınlar” var

Beykoz Belediyesi’nde sokak hayvanları konusunda yaşanan bu imaj değişikliğinin ardında ise, yıllardır kendi çabaları ile Beykoz ormanlarında sokak köpeği besleyen gönüllü grubu; “Göksu Hayvan Severleri” ve diğer gönüllü grupları bulunuyor. Bunu Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, ilgili toplantılarda da her seferinde dile getiriyor. Öyle ki, Göksu Gönüllüleri’nden her vesile ile övgü ile bahseden Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, bakış açısını etkileyen bu kadınlar ile bir araya geldiği bir toplantıda şöyle demişti: “Geçmişte yanlışlar da yaptık; Sağlık Bakanlığı hayvanların itlafında kullanılmak üzere zehir dağıtıyordu.”

4 Ekim’de gönüllüler ile konuştuk

Beykoz Belediyesi’nin 4 Ekim’de Kavacık’ta gerçekleştirdiği “ Sevelim Koruyalım Sahiplenelim” isimli etkinlikte, hem Belediye veterineri Turgut Özdemir ile hem de Beykoz ormanlarında doyurulmadık köpek bırakmayan Göksulu gönüllü grubu ile konuştuk.

Belediye’nin, Beykoz Hayvan Barınağı’ndan getirilen birkaç sokak köpeğinin de sahiplendirilmesi için stant açtığı söz konusu etkinlikte, bir ellerinde hayvan figürlü balonları ile çocuklar, hayvanlara dokunma olanağı da buldular.

Sunumu Radyo Trafik’ten Cenk Sarıkaya tarafından gerçekleştirilen kutlamada, gönüllüler ve Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yaptılar.

Cenk Sarıkaya: Keşke her ilçe Beykoz gibi olsa!

Yaptığı sunum konuşmasında, İstanbul’un bütün ilçelerini gezdiklerini ve 39 ilçenin hayvan barınağını gördüklerini ifade eden radyo programcısı Cenk Sarıkaya, Beykoz Barınağı’nın İstanbul’un en güzel barınaklarından biri olduğunu ifade ederek, “ Beykoz Belediyesi sahiplendirme konusunda da öncülük yapıyor” dedi.

Yanındaki  “Golden” cinsi köpeği örnek gösteren Sarıkaya, şunları söyledi: “ Bu hayvan muhtemelen bir pet- shop’tan 600 EURO gibi bir para verilerek alındı; biraz büyüyüp ele avuca sığmayınca, hareketlenince ise sahipleri tarafından tasmasından söküldü ve ‘ Ne yaparsa yapsın’ denilerek, sokağa bırakıldı.”

Mıncıklanacak zamanı geçince, çocukları sokağa mı atalım?

Büyüdüğünde her çocuğun hareketlendiğini ve haşarı bir hale geldiğini kaydeden Cenk Sarıkaya; kendisini dinleyen izleyici topluluğuna; “ O zaman biraz büyüyünce, o mıncıklanacak zamanları geçince, çocuklarımızı da sokağa atalım. Mümkün mü? Değil!” dedi.

Beykoz, örnek teşkil ediyor

Radyodaki programları sırasında, dinleyicilerinden; “ Keşke her ilçenin hayvan barınağına Beykoz Belediyesi baksa” şeklinde yorumlar aldığı hatırlatmasında da bulunan Sarıkaya, “ Beykoz Belediyesi’nin bu konuda örnek teşkil ettiğine” vurgu yaptı.

“ Pati dostları” söz aldı!

Sunucu Sarıkaya’nın ardından ise Beykoz’daki gönüllü hayvan gruplarının temsilcileri söz alarak, görüşlerini dile getirdiler.

“ Beykoz Hayvan Severleri Gönüllüleri” adına konuşan Sevgi Oğuztürk, yaptığı konuşmada, “ Belediye ile yapmış oldukları ortak çalışmaların ülkenin her bucağında aynı şekilde yürümesini dilediklerini” ifade ederek, konuşmasını; “ Hayvanlar iyi ki varlar! Onlarsız bir hayat düşünemiyoruz” sözleri ile sonlandırdı.

Tansu Sağ: memnuniyetimiz çok fazla!

Oğuztürk’ün ardından Göksu Evleri Hayvan Severleri Grubu adına söz alan Tansu Sağ ise,     “ Bugün hayvanları koruma günümüz. Ne kadarını koruyabiliyoruz? Tabii ki çoğunu koruyamıyoruz. Ancak bizim ilçemizde Başkanımız Yücel Çelikbilek’ten ötürü memnuniyetlerimiz çok fazla” dedi.

Aşılatmalarda, yakalamalarda, Belediye ekipleri ile birlikte yaptıkları tüm çalışmalarda büyük başarılar elde ettiklerini ifade eden Tansu Sağ, desteklerinden ötürü Beykoz Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.

Yücel Çelikbilek: Başkan seçildiğimde Beykoz’da problemler vardı

Gönüllü Grubu adına yapılan konuşmaların ardından ise Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek söz aldı.

Çelikbilek, konuşmasında şunları söyledi: “ İnsanların nasıl korunma ile ilgili hakları var ise, hayvanların da korunma ile ilgili hakları vardır. Şu anda hayvanlar ile ilgili ciddi bir kanunumuz var. Kanun’un belki biraz daha güncellenmesi lâzım. Şu anda Meclis’te bir çalışma var. Bazı kısımları tasvip etmesek de, inanıyorum ki düzeltilecek kısımları var; üzerinde çalışılıyor.”

Başkan seçildiğimde Beykoz’da problemler vardı

Çelikbilek, konuşmasının devamında gönüllü kadınları “ Elleri öpülesi” olarak niteleyerek, şu ifadelere yer verdi: “ Başkan seçildiğimde Beykoz’da problemler vardı. Özellikle bize gelip hayvanlar ile ilgili yapmamız gerekenleri söyleyen bu gönüllü hanım efendilere ben teşekkür ediyorum. Biz idareyiz, yaparız da; doğrusu bu kardeşlerimiz bize moral verdiler. Bu işi yapabileceğimiz noktasında bizim önümüzü açtılar. Onların bu tutarlılıkları ve hassasiyetleri olmasaydı, belki bizim bugünkü başarıyı yakalama şansımız az olacaktı.”

Çocuklarımızın yaşama hakkı gibi, hayvanların da yaşama hakları var

Bir toplumda herkes bir şeye kolektif olarak inanır ise, o şeyin başarılacağını kaydeden Belediye Başkanı, “ Devlet eliyle bu çalışmayı başarmanın mümkün olmadığını” ifade etti. Çelikbilek; “ Hayvanların da yaşama hakkı bulunduğuna” vurgu yaptı.

Belediye Başkanı, sözlerinin devamında ise, insanların “ Kolay” yolu seçtiklerini belirterek;“ Hayvanlar yaramazlık yaptığında hemen imha yolunu seçiyoruz. Hiçbirimiz, evimizde kavga eden çocukları hemen imha etmeyiz. Çocuklarımızın nasıl yaşama hakkı varsa, hayvanların da yaşama hakkı var. Mahlûkata merhamet edene Allah merhamet eder” dedi.

Yücel Çelikbilek, konuşmasını; “ Arzumuz, 250 bin nüfuslu Beykoz’da tüm canlıların insanlar ile birlikte barış içinde yaşamasıdır” şeklinde sonlandırdı. 

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü etkinliği, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in ardından, katılımcılara yapılan ikram ile son buldu. 

Veteriner Hekim Turgut Özdemir: Bilinç oluşturmak istedik

Beykoz Belediyesi’nde görevli Veteriner Hekim Turgut Özdemir, gazetemize verdiği röportajda, söz konusu etkinliği, “ 4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü olması hasebi ile sokak hayvanları konusunda insanlarda bilinç oluşturmak ve bazı sokak hayvanlarının sahiplenilmelerini sağlamak amacıyla” düzenlediklerini belirterek, sorumuz üzerine bizi hayvan severlerin protestosuna neden olan yasa değişikliği konusunda da bilgilendirdi.

5199 sayılı Kanun’da değişecek olan ne?

Veteriner Hekim Turgut Özdemir, şunları söyledi: “ 2004 yılında çıkan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, sekiz seneden beri uygulanıyor. Yeni Yasama yılında bu kanunun birkaç maddesinin değiştirilerek, revize edilmesi gündeme geldi. Eski kanunda sokak hayvanları sokaklardan alınıp, kısırlaştırılıyor ve tedavileri, gerekli aşıları yapıldıktan sonra ise alındıkları yerlere geri bırakılıyorlardı. Ancak bu süreç içerisinde bu hayvanların sokaklarda trafik kazasına, vatandaşların şiddetine maruz kalmaları, açlık ve susuzluk çekmeleri gerekçeleri ile ilgili yasada revizyona gidildi.”

“ Yani, yeni uygulamada düşünülen şu: Hayvanlar yine sokaklardan alınacak;  kısırlaştırılacak; gerekli tedavileri ve aşıları yapılacak ancak bu sefer alındıkları yere yani sokaklara bırakılmayacak; sahiplenilmek üzere barınaklarda tutulacak. Eğer barınak kapasitesi fazla ise, yaklaşık 700 dönümlük arazilerde hayvanlar için özel olarak yapılan Doğal Yaşam Parkları’nda tutulacak. Bu parkların içinde yemek fabrikası, mama fabrikası, bakım- besleme yapan eleman, veteriner hekim ve gerekli teknik donanım da bulunacak.”

Beykoz ormanlarındaki hayvan tacizleri

Veteriner Hekim Turgut Özdemir’in ardından ise, Beykoz ormanlarında haftanın üç günü hayvan beslemeye çıkan ve her bir seferde bin tane köpeğin karnını doyuran“ Göksu Evleri Hayvan Severleri” isimli gönüllü grubunun aktif üyeleri konuştuk.

Göksulu Hayvan Severler ile hem 30 Eylül’de binlerce kişinin katılımı ile gerçekleşen Taksim Eylemi’ne destek veriş nedenleri, hem de hayvan besleme çalışmaları sırasında Beykoz ormanlarında şahit oldukları hayvan tacizleri konusu üzerinde sohbet ettik. Bakın, neler anlattılar:

Ayşe Sözer: Böyle konuşulmamıştı; Başbakanımız bize çok büyük umutlar vermişti

“ 5199 sayılı Yasa’nın değişikliği ile ilgili çok büyük problem var. Oysaki, Başbakan’ın çıkaracağı yasadan çok umutluyduk. Böyle konuşulmamıştı. Başbakanımız bize çok büyük umutlar vermişti. Bize, pet-shop’ların kapatılacağı söylenmişti. Ama şu an öyle bir şey söz konusu bile değil. Evdeki hayvanların bile chip’lenerek, kısırlaştırılması gerekiyor. Yasaların bu yönde olması gerekiyor.”

Pet-shop’lar kapatılmalı!

“ Petshop’lardan hayvan almak çok sevimli geliyor insanlara. Ya eşleri, ya sevgilileri ya da çocukları için hediye alıyorlar. Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor; sevimliliğini kaybedince, hayvanlar derhal sokaklara atılıyor. Sokaklarda bir yığın cins köpek var.”

Köpek ithalatının durdurulması lâzım!

“ Hayvana işkence, tecavüz; her türlü suç işleniyor ancak bu suçlara para cezası uygulanıyor. Unutuluyor ki, hayvana yapılan suç, insana çok daha rahat yapılabilir. Bugün bunu hayvana yapan, çocuğa çok rahat yapar. Yani bu, bir suç potansiyelidir.”

Çoban köpeğine yapılan işkence

Gönüllü Ayşe Sözer, bundan bir sene önce aldıkları bir ihbarı değerlendirmeleri üzerine şahit oldukları bir olayı ise şu sözler ile anlattı: “ Bir çoban köpeğine, üstelik hamile bir çoban köpeğine; evli ve üç çocuklu bir adam tarafından günlerce tecavüz edilmişti. Hayvan, üç yavrusunu düşürmüştü. Bunlar yerdeydi; diğerleri de karnında ölmüştü. Bu hayvanın psikolojisi bitikti. Hayvan bir sene boyunca psikolojik tedavi gördü ve halen daha insanlardan korkuyor. Bunu bugün hayvana yapan, insana ve çocuğa çok rahat yapar.”

Mahmut Şevket Paşa’da, falçata ile bir tarafı ikiye ayrılmış olan köpek

Sözlerinin devamında, geçtiğimiz günlerde Mahmut Şevket Paşa Köyü’nde hayvan besledikleri bir sırada, bedeninin bir tarafı falçata ile komple ikiye ayrılmış bir köpeğe rastladıkları bilgisini de veren Sözer; “ Bu suçlar için şu anda sadece para cezası uygulanıyor” dedi.

Hayvanların doğasına aykırı!

Sözer, konuşmasına şu şekilde devam etti: “ Yasaların asıl bunlar düşünülerek çıkması lâzım. Şu anki haliyle böyle bir yasa değişikliğinin olması mümkün değil; hatta imkânsız. Bunun sebebi, Beykoz ilçesinde 15 bin tane köpek var. Bunların bir yere konması mümkün değil. Barınaklardaki 300 tane köpek ile baş edilemez iken, 15 bin köpek ile baş edilmesi mümkün değil ki! Bu, hayvanların doğasına aykırı. İçlerinde yaşlısı var, korkağı var, hırçını var. Bunların hepsinin bir arada yaşaması mümkün değil. Üstelik hayvanlar bir yere toplu halde kapatıldıkları zaman agresifleşiyorlar. Çok büyük sorunlar çıkar. Bu hayvanlar nasıl beslenecek? Kimisi çok cabbar; yemek  yiyebiliyor ama kimisi yiyemiyor, korkuyor. Bu nedenle, ilgili yasa değişikliğinin iyileştirileceğini düşünüyorum. Taksim’deki eylemin ses getireceğine inanıyorum ve sayın Başbakanımızın bunu kesinlikle göz ardı etmeyeceğini düşünüyorum.”

Nur Evrenos: Türkiye iklimine uymayan köpekleri ormanda baygın halde buluyoruz

“ Bilgilerimize göre, bir hayvan yaşam süresi içerisinde 60 bin yavru yapmaya meyillidir. Dolayısıyla bu hayvanların muhakkak kısırlaştırılmaları gerekir. Sokakta yaşayan kısırlaştırılmış bir hayvan en fazla 5-6 sene yaşar. Ayrıca yurt dışından sürekli olarak hayvan getiriliyor. Bunların içinde buranın iklimine uymayanlar bile var. Örneğin, “Haski” cinsi, kesinlikle sıcağa dayanamayan Sibirya kurtlarıdır. Beykoz ormanlarında bunlardan çok gördük. Yazın bu hayvanlar bayılıyor. Hatta bir keresinde  ‘ Zehirlendi mi acaba?’ diyerek yanına gittik; hayvan sıcaktan bayılmış vaziyette idi. Bunların yasaklanması lâzım. Nasıl çocuklar satılmıyor ise, hayvanların satışının da tamamen kaldırılması lâzım.” 

 Semra Tecimen: Tüm bunlar AB’ye uyum için yaşanıyor

“ Taksim Eylemi’ndeydik. Hayvanların bir yere kapatılıp da, ölüme terk edilmelerini kesinlikle desteklemiyoruz. Açık yerde bile saldırgan olanlar, diğerlerine zarar verebiliyor. Bu, onları ölüme terk etmek demek. Bahsi geçen ‘ Doğal Yaşam Parkları’ şehrin dışında kurulacakmış. Gönüllülerin oraya gitmelerine imkân yok. Biz ne zor şartlar altında besleme yapıyoruz. Köpeklere ancak gönüllüler sahip çıkabilir; bu görevliler ile yürütülecek bir iş değil. Tüm bunlar, şikâyetleri ortadan kaldırmak, hayvanları ortadan kaldırmak, Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak için yapılıyor. “ Hayırsız Ada Olayı” da zaten o zamanlar Avrupalılar’ın baskısı sonucunda gerçekleşti ve köpekler İstanbul’dan çıkarıldı. Şimdi de ‘AB’ye gireceğiz; sokaklarda köpek kalmasın’ amacı ile yapılıyor bunlar. Beykoz Belediyesi gerçekten çok destek veriyor bize. Ben başka belediyeleri de araştırıyorum; gönüllülere böyle bir destek bugüne kadar görmedim. O yüzden çok mutluyuz bu dönemde.”

Hayvanlar için özel su kapları dağıtıldı

Beykoz Belediyesi tarafından düzenlenen söz konusu etkinlikte ayrıca, bilinçlendirme broşürleri ile sokak hayvanları için özel olarak yaptırılan su kapları da vatandaşlara dağıtıldı.

Golden cinsi köpek sahiplenildi

Beykoz’daki hayvan barınağından sahiplenilmek üzere tören alanına getirilen 6 yaşındaki Golden cinsi köpek, burada kendisine bir sahip de buldu! Belediye Basın Danışmanı Abdurrahman Fidancı, “ Örnek teşkil etmesi amacıyla” Golden cinsi köpeği sahiplendiğini belirtti.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...