Denizcilik Lisesi öğrencileri 'Doğa' dersinde!

Denizcilik Lisesi öğrencileri 'Doğa' dersinde!

Beykoz Barbaros Hayrettin Paşa Lisesi öğrencileri, Profesör Orhan Kural’dan çevre ve doğa konusunda eğitici bilgiler aldı.

Barbaros Hayrettin Paşa Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi öğrencileri, ortak bir proje kapsamında ünlü Profesör Orhan Kural’dan çevre ve doğa konusunda eğitici bir seminer aldı. Seminerde, Beykoz çapında “doğa” ile ilgili olarak düzenlenen afiş yarışmasında derece alan öğretmenlere de ödülleri takdim edildi.

Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Belediyesi ve Kavacık’ta yerleşik Kalyon İnşaat firması işbirliğinde gerçekleşen “ Yaşanabilir Çevre İçin Elele” isimli proje kapsamında, Barbaros Hayrettin Paşa Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi konferans salonunda gerçekleşen seminere Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan ve eşi, İlçe Milli Eğitim Müdürü Nazmi Yekrek, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Tevfik Kaşıkçı ve Necla Çağlayan, Kalyongrup Yeşil Ofis Kurumsal Gelişim Birimi Başkanı Reyhan Kalyoncu, okul müdür ve öğretmenleri ile öğrenciler katıldılar.

Reyhan Kalyoncu: Gurur duyuyoruz!

Sunumu Fatinhoca İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Yasemin Başlantı tarafından yapılan seminer, çevre ve doğa konusunda hazırlanmış bulunan bir slayt gösterisi ile başladı.

Ardından Kalyongrup firmasının sahibi Cemal Kalyoncu’nun eşi ve Yeşil Ofis Kurumsal Gelişim Birimi Başkanı Reyhan Kalyoncu kürsüye çıktı.

12 okulda, 2 bin öğrenciye ulaşılacak

Reyhan Kalyoncu, burada yaptığı konuşmada, söz konusu projeye verdikleri destekteki amacı şu sözler ile ifade etti: “ Yeni nesillerde sağlıklı yaşam için çevre bilincinin geliştirilmesi, tüketim anlayışımızdan, yaşam tarzımıza uzanan süreçte evde ve okulda, her yerde çevre anlayışı (kazandırılması.)”

‘ Yaşanabilir Bir Çevre İçin Elele Projesi’ne destek vermekten büyük gurur duyduklarını da ifade eden Reyhan Kalyoncu, konuşmasının devamında, söz konusu projenin “ 2012- 2013 Eğitim-Öğretim yılından itibaren Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Belediyesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Orhan Kural işbirliği ile gerçekleşeceğini” belirterek, bu kapsamda Beykoz’daki 12 okulda, yaklaşık 2 bin öğrenci ve dolaylı olarak da 4 bin ebeveyne ulaşacaklarını kaydetti.

Haydi görev başına!

Bayan Kalyoncu, halka açık üç seminerin de proje kapsamında bulunduğu bilgisini verdi. “ Biz çevre konusunda gelecek nesillerin, yarının ümidi olan sevgili gençlerimizin bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi için bu projeye destek vermekten büyük heyecan duyuyoruz. Projemizin amacı, çevre bilincinin kazanılması ve duyarlılığın oluşturulması noktasında öğrenci, öğretmen, veli ve ilgili kurumlar arası işbirliğinin sağlanarak, daha temiz, yaşanabilir bir çevre için çalışmalar yapmak, içinde yaşadığımız dünyamızın korunması için farkındalık oluşturmaktır” diyen Reyhan Kalyoncu, konuşmasının sonunda ise, şu çağrıyı yaptı: “ Yaşanabilir bir çevre için yeni bir anlayışla, heyecanla, yeni bir davranışla, haydi görev başına!”

Süleyman Erdoğan: Daha az ile yetinmeyi bilmeliyiz

Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan ise, Reyhan Kalyoncu’nun ardından yaptığı konuşmada, insanın elinin değdiği yerin ya âbâd olduğunu ya da zarar gördüğünü belirterek,   şunları söyledi: “ Bilinçli şekilde ya da farkına varmadan veya aşırı doymazlıktan, ormanları, ağaçları, bitki örtüsünü tahrip ediyoruz. ‘Her taraf benim olsun; yarınları da kullanayım’ diyoruz. Bazen aşırı zenginlik düşünüyoruz, bazen farkında olmadan ne yaptığımızı bilmiyoruz; tahrip ediyoruz. Yüzeyini, toprağını kirletiyoruz. Aşırı gübre ile aşırı ilaçla kirletiyoruz. O denge bozulduktan sonra bir daha oraları kazanamıyoruz, beton yığınlar yapıyoruz. O tarım toraklarını kaybettikten sonra insanlığın doyurulması büyük bir sorun. İnsanlar aç yaşayamaz; gün geçtikçe insanların beslenmesi sorun oluyor. Bu, hem adaletsiz paylaşımdan kaynaklanıyor, hem de aşırı kirlenmeden.”

GDO’lar insan vücudunu tarumar ediyor

Sözlerinin devamında, toprakların azalması neticesinde “ az alanda çok ürün elde etme düşüncesiyle aşırı gübre ve ilaç kullanıldığını, genler ile oynandığını” belirten Beykoz Kaymakamı, “ Şu anda yapılan o. Bu sefer vücudun şifresine uymayan yeni üretilmiş GDO’lu dediğimiz besinler insan vücudunu tarumar ediyor ve kanser oluşumunu hızlandırıyor” hatırlatmasını yaptı.  

Buna kim dur diyecek?

İnsanların, bu kısır döngüyü kırmak için daha az kirletmesi ve daha az ile yetinmeyi bilmesi gerektiğine işaret eden Süleyman Erdoğan, şunları söyledi: “ Açık büfe olan yerlerde insanlar yiyebileceğinin birkaç katı yiyeceği alıyor, onu tekrar çöpe atıyor. Bu ne demek? Siz onu tükettiğinizde, onun yerine yenisinin konulması demek. Nereden üretilecek? Topraktan. Sürekli bina yapıyoruz, binamız yetmiyor. Buna bir dur demek gerekiyor. Buna kim dur diyecek; bugünün gençleri, yarının büyükleri. Aksi takdirde gelecek daha karanlık olacak insanlık için.”

Hazreti Peygamber’in öğüdü

Barbaros Hayrettin Paşa Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi öğrencilerinden bu anlamda dikkatli olmalarını isteyen Süleyman Erdoğan, “ Aksi halde insanlığı büyük bir felaket bekliyor. 15- 20 sene sonra kullanacağınız su kalmayabilir veya aşırı ilaç kullanımından insanların ömürleri azalabilir” dedi.

Salonda bulunan öğrencilere, Hazreti Peygamber’in; “ Fırat Nehri kenarında abdest alıyorken bile suyu israf etmeyin” şeklindeki öğüdünü hatırlatan Erdoğan, “ Burada bir mesaj var. Bu bir zirvedir, semboldür. Su, o kadar önemli ki, iyi iş yapıyorum’ diyerek, israf etmemek gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Ağaç kesenin başını keserim!

Kaymakam Süleyman Erdoğan, sözlerinin devamında şu hatırlatmalarda da bulundu: “ Sultanımız, ‘ Benim ormanımdan bir ağaç kesenin ben başını keserim’ diyor. Yani, ağacı korumayı o kadar önemsiyor. ‘ Kıyamet koparken bile elinizdeki fidanı dikin!’ diyor. Kıyamet koparken bile dikiyorsan, diğer zamanlarda ne yapman gerekiyor? Daha çok dikmen, daha çok koruman gerekiyor.”

Beykoz’da biraz daha özensiz davranırsak, çıplak tepeler olur

Beykoz’da çevre anlamında biraz daha özenli olsaydık; yaptığımız yapılarımız daha güzel olur, daha güzelleşebilirdik. Biraz daha özensiz davranırsak, çıplak tepeler olur. Yağmur yağdığında tarumar olan evler, yıkılan binalar olur. Doğa da intikamını alır. Aldığı zaman da çok kötü alıyor.

Öğretmenler ödüllerini aldılar

Kaymakam Süleyman Erdoğan’ın konuşmasının sonrasında ise, “Yaşanabilir Bir Çevre İçin Elele Projesi” kapsamında “ doğa” teması üzerinde Beykoz çapında öğretmenler arasında düzenlenmiş bulunan afiş yarışmasında derece alan öğretmenlere ödülleri takdim edildi.

Yarışmada birinci olan Çiğdem Ortaokulu’ndan Halil İbrahim Saydam’a ödülü Kaymakam Süleyman Erdoğan tarafından takdim edilirken, ikincilik ödülünün sahibi Çubuklu Ortaokulu öğretmeni Şenay Atagün ise ödülünü Kalyongrup Yeşil Ofis Kurumsal Gelişim Birimi Başkanı Reyhan Kalyoncu’nun elinden aldı.

Prof. Dr. Orhan Kural sahnede!

Ödül töreninin ardından ise İTÜ Maden Fakültesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı, Türkiye Gezginciler Kulübü Başkanı, kitap yazarı, Benin Cumhuriyeti Fahri Başkonsolusu, Yeşilay eğitim uzmanı ve tüm bunların yanında bir de konferans rekortmeni olan Prof. Dr. Orhan Kural kürsüye çıktı.

Orhan Kural: Halkımın uyutulmasına üzülüyorum

Sözlerine, “ Devamlı kirleniyoruz” şeklinde başlayan Prof. Dr. Orhan Kural, konferansın sonunda salondan çıkacak olan gençlerin hayatında değişiklik yapmış olacağını belirterek, “ Buradan çıktıktan sonra gene Türkiye’yi sömüren Fenerbahçe-, Galatasaray, Beşiktaş futbol şirketleriyle, Banu Alkan’ın göğüs ölçülerine dönerseniz, popüler kültür sizi ezmiş demektir… Halkımın uyutulmasına üzülüyorum” dedi.

Tüketim mutluluk getirmiyor

Konuşmasının devamında popüler kültür eleştirisinde bulunan Orhan Kural, salonda bulunan gençlere, “ Maalesef bir halka var ve bu halkanın içine hapsoldunuz; lütfen dışına adım atın; amacımız bu” şeklinde seslendi.

Tüketimin hiçbir zaman mutluluk getirmeyeceğini kaydeden Kural, günümüzde alışveriş merkezlerinin sayılarının çok arttığını belirterek, “ Onları birer tüketim mâbedi olarak kabul ediyorum. Orada size yüzde 21 oksijen vermiyorlar ki, aptallaşın da alışveriş edin diye” yorumunu yaptı.

Seren Serengil Türkçesi istemiyorum

Gençlerin Türkçe konuşamadıklarını da kaydeden Kural, “ Seren Serengil Türkçesi istemiyorum. Niye Türkçe konuşamıyorsunuz? Çünkü kitap okumuyorsunuz” dedi.

Sosyetede yemelerinde geri giden dolu tabaklar!

Sosyete yemek davetlerinde, kimsenin tabağındaki yemeği yemediğini ve tabakların geri gittiğine şahit olduğunu belirten Kural, bir garsona bunun sebebini sorduğunda, eğer yemek yiyecek olsa, o kişi için “ aç” yorumunda bulunulacak olması dolayısıyla, kimsenin tabağına dokunmadığını öğrendiğini açıkladı.

Bu durumu eleştiren Prof. Dr. Kural, dünyanın açlık çeken bölgelerinde şahit olduğu olayları öğrenciler ile paylaştı, örnekler verdi ve anlattıklarını slayt sunumu ile destekledi.

Futbol eleştirisi

Gençlerin spor yapması gerektiğini kaydeden Kural, futbol maçı seyretmenin ise gençlere hiçbir fayda sağlamadığını ifade ederek, maç sonrasında yaşanan şiddet olaylarına da değinerek, en son Galatasaray taraftarlarının maç sonrasındaki davranışlarına atıfta bulundu ve “ Futbol, insanların içindeki vahşetin dışa dökülmesidir” yorumunu yaptı.

Dünya sosyologlarına göre, geçmiş dönemdeki “arena”ların, bu dönemdeki karşılığının “ futbol stadyumları” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kural,  gençlere, “ Kendinizi biraz seviyorsanız, futboldan kopun!” tavsiyesinde bulundu.

Okul kütüphanesine kitap hediye etti

Esprili diliyle gençleri zaman zaman güldüren Kural, Barbaros Hayrettin Paşa Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi kütüphanesine bağışlanmak üzere kitaplarından hediye etti.

Projenin amacı nedir?

Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Belediye Başkanlığı ve Kalyon İnşaat ortaklı ““ Yaşanabilir Çevre İçin Elele” Projesi, “ İçinde yaşanılan çevrenin korunması için farkındalık oluşturmak” amacını taşıyor.

Proje kapsamında öğrenci ve velilere yönelik seminerler düzenleniyor, hatıra ormanları oluşturuluyor, öğrenciler arası resim, şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenleniyor.

Orhan Kural seminerinden aktaracağımız bazı yararlı bilgiler:

Dünyada her yıl 16 milyon hektar orman alanı yanıyor.

Son 30 yılda dünya orman örtüsünün beşte biri yok oldu.

Dünyada her yıl 7 milyon çöp, denize atılıyor.

Yetişmiş bir ağaç, günde 17 kişinin oksijen ihtiyacını karşılıyor.

Damlayan bir musluktan akan su, ayda 1 ton’a ulaşıyor.

Dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon insan kirli sudan bulaşan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Yere attığımız bir sakızın, bir kuşun ölümüne sebep olabileceğini biliyor musunuz?

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...