Reklam
Çebi'den ''Gizli Dünya Devleti ve İllüminati'' sohbeti

Çebi'den ''Gizli Dünya Devleti ve İllüminati'' sohbeti

Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı, bu ayki mutad Şuurlanma Konferansı’nda,  ünlü araştırmacı yazar Hakan Yılmaz Çebi’yi konuk etti

Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı, “ Gizli Dünya Devleti ve İllüminati” konusunda bilgi aktarmak üzere, mutad Şuurlanma Konferansı’nın bu ayki toplantısında ünlü araştırmacı- yazar Hakan Yılmaz Çebi’yi konuk etti. Ulusal medyada özellikle “İllüminati (zihin kontrolü uygulayarak, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirdiği ve bu şekilde yeni bir dünya düzeni kurmayı hedeflediği öne sürülen gizli yapılanmalar )” konusunda yaptığı açıklamalar ile dikkat çeken Çebi, 23 Kasım Cuma akşamı, Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı’nın Kavacık’ta bulunan merkezinde partililere “Zihinde siyonist olmak” konusunda uyarılarda bulundu.

Çebi, konuşmasında Türk dış politikasını da eleştirdi. Ortadoğu’da yaşananlara atıfta bulunan ünlü araştırmacı, “ Biz alıştık efelenmeye ama bunun arkası gelmiyor” eleştirisinde bulunarak, bu durumun yeni Müslüman nesil üzerinde siyonizm lehine istenmeyen bir algı yaratmakla sonuçlandığını iddia etti. 

İllüminati nedir?

Konuşmasına, “ İllüminati” denilen ve kelime anlamı “aydınlanma” olan bu gizli örgütlerin “ birer ayrıntı” olduğunu belirterek başlayan Hakan Yılmaz Çebi, “ Bu örgütlerden çok var. Bazı isimlere takılmayacağız. Bizim sıkıntımız zihinde siyonist olmak. Onların bu kadar güçlü olmalarının sebebi, olar gibi yaşamamız” açıklamasını yaptı.

Hz. Yuşa, Beykoz’da İstanbul’un manevi bekçiliğini yapıyor

Yazılarında annesinin Musa Aleyhisselam’ın kız kardeşi olduğunu belirttiği Hazreti Yuşa’nın kabrinin Beykoz’da olduğunu belirten ve bugün Yuşa Tepesi olarak anılan dağın, vaktinde “Dev Dağı” olduğunu ifade eden ünlü yazar, Hazreti Yuşa’nın burada girdiği bir savaşta 3 bin yıl önce şehit olduğu bilgisini de veriyor.

Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı’nın düzenlediği Şuurlanma Konferansı’nda Hz. Yuşa’nın mezar yerinin Beykoz’da olduğunun tekrar altını çizen Çebi,  “ Hazreti Yuşa, Hazreti Musa’nın yanındaydı. İstanbul’un manevi bekçiliğini yapıyor. ‘ Musa’nın yanında bir genç vardı’ diyor ayeti kerime. ‘ Yuşa Hazretleri orada mı, değil mi?’ diye zamanında çok muhabbetleri yapılmıştır. Yuşa Aleyhisselam (Beykoz’dadır); burası, Ashabıkeyf suresinde geçen “ iki denizin birleştiği yer”dir” açıklamasını yaptı.

Zihinde siyonistiz!

Çebi, sözlerinin devamında Siyonizm, müslümanlık ve gizli örgütler bağlamında şu açıklamalarda bulundu: “ Bizim sıkıntımız, zihinde siyonist olmak! Dünya gizli hükümetini kuran yapının bugün bu kadar güçlü olmasında zihinde siyonist olmamızın tehlikesi var. Müslüman geçinenler arasında bir sürü siyonist var, Hristiyan geçinenler arasında da bir sürü Siyonist var. Bu yüzden de topu Yahudi’ye, İsrailoğulları’na at, kenara çekil mantığına girmeyelim! Onların bu kadar güçlü olmalarının sebebi, onlar gibi yaşamamız, alışverişimizi, ticaretimizi onlar gibi yapmamız.”

Aşk, aşk, aşk derken araba yuvarlanıyor!

Tasavvuf’ta aşkın çok önemli olduğunu ancak son yıllarda ‘ Mevlana’da aşk, Şems’te aşk’ gibi konular üzerinde yoğunlaşırken, ülkenin asıl meselelerinin göz ardı edildiğini savunan ünlü yazar, “ Bu ülke uçurumun dibine gidiyor diye bahseden yok; petrolü niye çıkaramayız yıllardır diyen yok; bor madenlerini niye işletemeyiz, dışarı göndeririz, alırız diyen yok; tarım politikasında üretimi neden arttıramıyoruz, Güneydoğu’da GAP’a neden geçemedik, diyen yok. Orada aşk, burada aşk muhabbetleri yaparken, bir yerlerde birleri bizi asil ve asıl konudan uzaklaştırıyor. Biz gene İslami aşk okuyalım ama arabanın yuvarlandığını da görelim” dedi.

Hesap sormaya gideceksen, şahadet gömleğini giyeceksin!

Geçtiğimiz günlerde 32. Gün Programı’nda Çamlıca Tepesi’nde yapılması planlanan Anıt Camii mevzuunun konuşulduğunu hatırlatan Çebi, şu eleştiriyi yaptı: “ Bir bakıyorsunuz Çamlıca’da camii mevzusu konuşuluyor. Hiç kimse de demiyor ki, ‘ Be adam, ne oldu sana? Gazze’de İsrail bir sürü terör estirdi, onlarca yüzlerce çocuk öldü, Filistin gene İslam âlemini şamar oğluna çevirdi,  ondan sonra ‘ Benim canımı sıkmayın, bak arada gelirim böyle pataklarım sizi!’ deyip sineye çektik. Sonra da İsrail’e ‘gel gücünü göster’ der gibi kenara çekilip de zafer kazandık! Hesap sormaya kalkıp da gideceksen, o eve şahadet gömleğini giymeden geri dönmeyeceksin! Biz bunu biliriz.”

Biz alıştık efelenmeye!

Yani, İsrail epeydir kendini göstermedi, ‘ Beni rahatsız ederseniz gelirim size haddinizi bildiririm’ diye bir provakasyon mu yaptık acaba? Eğer arkasını getirmezsen, insan böyle düşünür. Adam sekiz aydır ortada yoktu. Suriye karışmış, ortada yoktu. Sanki, ‘ Kendini bize bir hatırlatsan; biz alıştık efelenmeye…’ Bir bakıyorsun geliyor, o kadar insana katliam yapıyor, herkes tekrar sineye çekiyor. Bu da ne oluyor yeni nesillerde? “ İsrail’dir bu; vurur, biz efelik yaparız. Cihat ediyoruz ama çıkıyoruz kafa tutuyoruz, dayağı da yiyoruz, önemli değil.’ Bu bir oldu, iki oldu, on oldu, yüz oldu.”

Bu çok önemli bir oyundur, dikkat edin!

“ Bu çok önemli bir oyundur, dikkat edin! Cenab-ı Allah bu memlekete sıklet sahibi olup ortaya çıktığı zaman oraya dönmeyen liderler nasip etsin.”

Araştırmacı-yazar Çebi, yoğun katılımlı Şuurlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmasının devamında, Saadet Partili üyelere siyonizm ve müslümanlık konusunda bilgiler aktardı.

Hakan Yılmaz Çebi’nin kitaplarından bazıları:

Halkbilimci, gazeteci, yazar ve araştırmacı Hakan Yılmaz Çebi’nin kitaplarından bazıları: Kutsal Tabut, 3. Dünya Savaşı, Amerika’nın Derin Devleti/ Dünya İmparatorluğu’nun Gizli Efendileri, Devlet İçin devlete Rağmen, İsrail’in A Planı, Türkiye’nin Petrol Savaşları, 21. Yüzyıl savaşları ve hedefteki Türkiye, Bu Topraklarda Petrol Var, Atatürk Mason muydu?, Para- Petrol ve Son Perde…

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...