Reklam
Beykoz basını, 'Yılın öğretmeni'ni seçti

Beykoz basını, 'Yılın öğretmeni'ni seçti

Beykoz yerel basını, 24 Kasım öğretmenler Günü münasebetiyle yılın öğretmenini seçti. Adife ve Bayram Yıldız çifti.

Kanser hastalığı dolayısıyla mesleğini icra edemeyen Adife öğretmen ile ondan desteğini hiç çekmeyen ve bir yandan da mutlu öğrenciler yetiştirmenin derdinde olan Bayram hoca…

Beykoz yerel basını, 24 Kasım öğretmenler Günü münasebetiyle, yılın öğretmenini seçti. Kanser hastalığı dolayısıyla mesleğini icra edemeyen Adife öğretmen ile ondan desteğini hiç esirgemeyen ve bir yandan da mutlu öğrenciler yetiştirmenin derdinde olan Bayram hoca… Yani, YILDIZ çifti… Tek vücut olmayı başarmış biri kadın, diğeri erkekten oluşan bu çifti “ yılın öğretmeni” seçen Beykoz basını, evlerinde ziyaret etmek suretiyle onların büyük aşklarına ve büyük aşklarının zorlu sınavlarına şahitlik etti.

İki oğulları var

Yanlarına Beykoz İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Necla Çağlayan’ı da alarak, çiftin Kavacık’ta bulunan evlerine giden Beykoz basınını Adife hanım, Bayram hoca ve çiftin büyük oğlu karşıladı.

Cefasız “büyük” aşk olmazmış…

Mevlana, o güzel sözlerinden birinde  “ Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!” derDünya üzerinde tarihe geçmeyi başarmış aşklara bakınca, gerçekten de sınava tabii tutulmamış, âşık ile maşukuna cefa çektirmemiş, yani Mevlana’nın benzetmesiyle, “ şahidinin” bol olmadığı aşk hikâyesi neredeyse yok gibidir.

Beykoz’umuzda geçen aşk hikâyesinin kahramanları ise çoğu Beykozlu’nun çok yakından tanıdığı bir isim: Yıllardır Beykoz Belediyesi Spor Kulübü’nde halk dansları eğitmenliği yapmış ve Beykoz’a ödüller kazandırmış olan Bayram Yıldız ile onun birçok Beykozlu’nun hatırlamadığı ancak yüzlerce öğrenci yetiştirmiş olan kanser hastası müzik öğretmeni eşi Adife Yıldız.

Eşinin Hizmet Şeref Belgesi’ni teslim aldı

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen kutlama programında emekli olmuş öğretmenler, kendilerine Hizmet Şeref Belgeleri takdim edilmek üzere sahneye çağrıldıklarında, Beykoz basını olarak, Bayram Hoca’nın da sahneye çıkanlar arasında olduğunu gördük. Kendisine takdim edilen belgeyi görüntülediğimizde ise öğrendik ki, 12 yıldır kanser mücadelesi veren 20 yıllık eşi 4 ay önce malûlen emekli olunca, onun yerine Hizmet Şeref Belgesi’ni almaya gelir Bayram hoca da.

Onun orada, o belgeyi almasının öncesinde ve sahneye çıktığı anda yaşadıklarını sadece empati yoluyla tahayyül etmeye çalışıyoruz. Neler hissetti? Genç yaşta malulen emekli olmak zorunda kalan sevdiği kadın adına sahneye çıkacak ve onun Hizmet Şeref Belgesi’ni alacaktı.  Bu zorunlu emekliliğe mi üzülsün, eşinin bu ânı kaçırışına mı? Çünkü Adife Hanım’ın kalabalık içinde enfeksiyon kapma riski bulunuyor.

Beykoz basını için yılın öğretmeni: “Adife ve Bayram Yıldız çifti”

Kutlama merasiminde, Bayram Yıldız’ın bu ânına şahitlik eden Beykoz basını, bunun ertesi gününde ele ele vererek, Adife ve Bayram çiftini ziyaret etmeye karar verdi. Basın mensupları, bu ziyarette Yıldız çiftine aldıkları ortak bir kararı da açıkladı: “ Beykoz yerel basını, tek vücut olmayı başarmış Adife ve Bayram Yıldız çiftini  ‘Yılın öğretmeni’ seçmiştir.”

Yıldız çifti, şimal yıldızı gibi!

Çiftlerin birbirlerine çok kolay tahammülsüzlük gösterdikleri ve güzel umutlar ile başlayan evliliklerin neredeyse 3 ay içinde sonlandırıldıkları günümüz aşk (!)larında, Yıldız çifti, yaşadıklarıyla ve içinden geçtikleri sınavlara gösterdikleri mukavemet ile âdeta bir Şimal Yıldızı gibi diğer çiftlere yol göstermeyi ve örnek olmayı da başarıyorlar farkında olmadan.

Bayram hocanın gözyaşları

Sohbetimiz sırasında söz alan Bayram Hoca,  “ Sıkıntısına ortak oldukları için” basın mensuplarına teşekkür ederek,  “ Gelip sıkıntılarımıza ortak oldunuz” açıklamasını yaptı bize.  “ Eşinden dolayı çalışmak durumunda” olduğunu da ifade eden Bayram Yıldız, bu sözünün sonrasında ise gözyaşlarına hâkim olamadı.

Zira onun şu sıra hassasiyetini arttıran bir belirsizlik vardı ki, kendisini derinden etkiliyordu. Onun, gözyaşlarını tutamayarak, bizler ile paylaştığı sözleri endişe doluydu. Bu endişe, Beykoz Belediyesi Spor Kulübü’ndeki halk oyunları eğitmenliği görevi ile ilgili olarak uzun bir süredir yaşanan belirsizlik nedeniyleydi.

Eşinin hastalığı sebebiyle masrafları olduğunu kaydeden Bayram Yıldız’ın üzüntüsünü katmerleyen ise  bu sıra çalışmıyor oluşuydu. Bayram hoca bu konuda duygularını şu şekilde ifade etti bize: “ Belediye bu sıra elini çekti bu işlerden.  Bizim de onurluca, dürüst bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Başka yerde de çalışırız, önemli değil ama …”

Bu “ ama “ kelimesinin devamı gelmiyor. Ama biz biliyoruz… Onun, kimsenin maddi desteğine ihtiyacı olmadığını ve sadece onurluca çalışmak istediğine vurgu yaptığını da burada altını çizerek belirtelim. Yıldız ailesinin asla böyle bir düşünce ve talepleri yok; 12 yıldır nasıl olmadıysa… Bu ziyaret fikri Beykoz basınının söz konusu öğretmenler günü kutlamasında Bayram hocanın elindeki Hizmet Şeref Belgesi’ni aldığının fark edilmesi üzerine, spontane bir şekilde doğan bir fikir neticesinde gerçekleşti.

Bayram Hoca’nın duygularını ve endişelerini bizimle paylaşmasındaki sebep ise, tamamen bir “dost” dokunuşu neticesinde, acılı bir yüreğin boşalıvermesi… Yani, çok insanca bir tepki…

Mangal sözü verdi!

“ Bayram’ın gözyaşlarına dayanamam, ben de hemen ağların” diyen Adife Hanım, hemen araya giriyor sohbetimizin bu kısmında ve o tükenmeyen enerjisi ile umut dolu sözler salıyor yüreğimize: “ Yazın küçük bahçemde bir mangal yaparız birlikte.” Mutlulukla kabul ediyoruz bu öneriyi biz de…

Belki de…

Sohbetimiz sırasında son öğretmenlik kadrosunun Kavacık İlköğretim Okulu’nda olduğunu öğrendiğimiz Adife Hanım ’a duyguları sorulduğunda ise küçük bir kırgınlığını paylaşıyor bizimle: 

Bu kırgınlık, bazı öğretmen arkadaşlarına. “ Kendi öğretmen arkadaşlarımdan gelmeyenler var” diyor Adife öğretmen. Belli ki, ziyaret edilsin ve kendisine okuttuğu öğrencilerinden haberler verilsin istiyor. Belli ki soracak çok sorusu var: “ Murat müziğe yetenekliydi, ne yapıyor şimdi? Kimler üniversiteyi kazandı? Burak, doktor olacağım diyordu; oldu mu?...” Ve kim bilir buna benzer daha kaç sorusu var sorulmak üzere öğretmen arkadaşlarına biriktirdiği. Belki de göndermek istediği selamları var…

 “ Biz Leyla ile Mecnunuz!”

Ziyaretimizin sonunda veda ederek yanlarından ayrılmak üzereyken, “ Biz Leyla ile Mecnun gibiyiz” diyor ve eşine olan sevgisini ifşa ediyor bize Adife Hanım.

Hayır, siz “ Adife ile Bayram”sınız

Hayır, siz Leyla ve Mecnun değilsiniz; siz, “ Adife ile Bayram”…

Siz, 21. Yüzyıl’da, içimizde yaşıyorsunuz; gerçeksiniz… Sevginiz, 12 yıldır hastalık ve kötü gün sınavında. Ancak “gerçek” sevgilerde birlikte olunan her gün “iyi gün” ise ve birlikte solunan her saniye kıymetliyse eğer, “  Aslında siz, hâlâ iyi gündesiniz…” dersek, yanlış yapar mıyız?

Gitme vakti…

“ Beykoz’un önce kedi değerlerine sahip çıkması gerekir” diyerek, Yıldız ailesinin bu küçük ancak sevgileriyle ziyadesiyle genişlemiş evlerinden ayrılırken, aile apartmanının farklı dairelerinden gidişimizi izleyen yaşlı teyzeler, nemlenmiş gözleri ile el sallıyorlar bize… “Güle güle!” diyorlar…

“ Yazın mangala geleceğiz daha! Alınmış bir sözümüz var” diyoruz içimizden ve biz de el sallayarak cevap veriyoruz onlara…

“ Gözlerin yaşları olmasa ruhun gökkuşağı olmazdı.” (Anonim)

Şimal yıldızlarına sağlık diliyoruz

Beykoz Güncel Haber ailesi olarak, Adife ve Bayram Yıldız çiftine sevgilerimizi gönderiyor; acil şifalar diliyoruz.

Adife Hoca’nın, Bayram Hoca’nın halk dansları eğitimi alan öğrencilerine müzik ile eşlik ederken çekeceğimiz fotoğraflarını Beykoz halkına yansıtacağımız günlerin en kısa zamanda gelmesi umuduyla; Beykoz Güncel Haber, tüm okuyucularına sağlık ve hasta olanlarına acil şifalar diler…

Yorum Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...