Reklam
Beykozlu Gürcülerin kültürel ziyafeti!

Beykozlu Gürcülerin kültürel ziyafeti!

Beykoz Batum Havalisi Derneği, geleneksel yemekleri Pallobye, Magvalı ve özel taş kabında (pileki) pişirilmiş mısır ekmeğini tanıtmak için “ Yöresel Tatlar Gecesi” tertip etti.

Batum Havalisi Yardımlaşma ve Kültürel Dayanışma Derneği, geleneksel yemekleri olan Pallobye, Magvalı ve “pileki” denilen özel taş kabında pişirilmiş mısır ekmeğini tanıtmak için bir “ Yöresel Tatlar Gecesi” tertip etti.

Aynı zamanda İl ve Bölge Dernekleri Birliği’nin dönem başkanlığını yapan Ali Kemal Kılıç yönetimindeki Batum Havalisi Derneği’nin Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in il dışında olması dolayısıyla iştirak edemediği ziyafet akşamındaki konukları arasında İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Protokol Şube Müdürü Engin Şenol, Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı Ali Rıza Altunel, Gürcistan Dostluk Derneği Başkan Yardımcıları Osman Balcı ve Erdoğan Güneş, Beykoz Belediye Meclisi’nin Gürcü kökenli üyeleri Nevzat Oral, Fatih Yılmaz ve Muharrem Kaşıtoğlu, Bulancaklılar Dernek Başkanı Abdullah Yümsel, Şehit Aileleri Dernek Başkanı Muzaffer Kılıç, Dereseki Muhtarı Yakup Özdemir, Akbaba Köyü Muhtarı Yüksel Kılıç, Ortaçeşme eski muhtarı Tahsin Aksu ile Batum Havalisi Derneği üyeleri ve Gürcü kökenli vatandaşlar yer aldılar.

Pallobye, mısır ekmeği ve magvali ziyafeti!

Kültürel tanıtım amaçlı akşamda derneklerinin Ortaçeşme Çayırı girişinde bulunan lokalini âdeta küçük bir restorana dönüştüren Batum Havalisi Derneği yönetimi, misafirlerine karalahana ve fasulye tanelerinin; kavrulmuş mısır unu, sarımsak ve acı biber ile bir araya gelerek oluşturdukları leziz bir yemek olan “ Pallobye” ile “ pileki” denilen özel taş kabında pişirilmiş mısır ekmeği ikramında bulundular. Tatlı olarak ise, Karadeniz yöresinde daha çok Pepeçi ya da Pepeçura olarak bilinen ve Gürcülerin “ Magvali” adını verdikleri kokulu kara üzümden yapılmış hafif bir tatlı sunuldu…

Konukların, aşçı Mürsel Başkıran’ın elinden çıkan geleneksel lezzetleri tattıkları lezzet etkinliği, Batum Havalisi Dernek Başkan Yardımcısı Ali İhsan Başkıran’ın sunumuyla çeşitli konuşmacıların günün anlam ve önemine ilişkin olarak yaptıkları konuşmalar ile devam etti.

Bu bağlamda ilk sözü Dernek Başkanı Ali Kemal Kılıç aldı.

Ali Kemal Kılıç: Gürcüler vatana asla ihanet etmeyen insanlardır

Ev sahibi sıfatıyla misafirlerini selamlayan Ali Kemal Kılıç, yaptığı konuşmada, söz konusu  etkinliği düzenlemekteki amaçlarına ve ana yemek olarak neden “pallobye” denilen karalahana yemeğini seçtiklerine değindi.

Kılıç, Batum’un da Karadeniz Bölgesi içerisinde yer aldığını hatırlatarak, geleneksel “Pallobye” yemeğinin Karadeniz’in simgelerinden biri olduğunu ifade etti. “ Her bölgenin ayrı bir karalahana kültürü vardır” diyen Kılıç, şunları söyledi: “ Bizim de pallobye kültürümüz var. Mısır ekmeği de Karadeniz’in sembolüdür ama pileki’de pişmiş ekmek daha farklıdır. Şimdi nasıl ki ağlayan çocuklara biberon verilir, biz de pallobye’nin suyu ile büyüdük. İşte biz bunu ve 400- 500 senelik pileki kültürünü yaşatmak istedik. Doğallık olsun istedik. Eski ortamları yaşamak istedik. Karalahana yemeğinde hiç bıçak kullanılmadı; elle burgudur bu yemek. Onun için pollobye yemeğini seçtik.”

İstanbul herhangi bir şehir değildir

Dernek Başkanı Ali Kemal Kılıç konuşmasına şu şekilde devam etti: “ İstanbul herhangi bir şehir değildir. Nüfusu birçok devletin nüfusundan kalabalık, kendi başına bir devlet görünümündedir. Biz Batum Havalisi olarak Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde olduğu gibi, İstanbul’un da çeşitli bölgelerine dağıldık ve Beykoz’da da yoğunlaştık. Kültürümüz, örf ve adetlerimizi yaşatmak adına, hemşerilerimizi bir çatı altında topladık, 1997 yılında derneğimizi kurduk.”

Hemşericilik katı bir milliyetçiliğe dönüştürülmemeli

Konuşmasının devamında dernekçiliğin zor bir iş olduğuna da vurgu yapan Ali Kemal Kılıç, “ Elbette hemşericilik olmalı ancak bu gibi oluşumlar asla katı bir milliyetçiliğe dönüştürülmemeli. Görev üstlenen bizler, bu gibi konulara çok dikkat etmeliyiz. Biz, Batum Havalisi olarak yüzyıllardır bu topraklarda kendi kültürümüzle, örfümüzle, adetlerimizle yaşıyoruz. Türkiyeli Gürcüler, bu vatanı seven, bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü koruyan ve vatana asla ihanet etmeyen insanlardan oluşuyor; çoğunluğumuz da Müslüman. Biz Batum havalisi olarak bu vatanın asli üyeleriyiz. Devletimizin bekasının vazgeçilmez teminatlarıyız. Her T.C. vatandaşı gibi bizler de Beykoz’da varız ve yaşıyoruz. Beykoz’umuzun kültürel, ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi için mücadele veriyoruz. Çünkü biz her şeyden önce Beykozluyuz, bu anlayışla hareket ediyoruz” dedi.

Ali Rıza Altunel: Bizi biz yapan değerlere sahip çıkmalıyız

Dernek Başkanı Kılıç’ın konuşmasının ardından ise Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı Ali Rıza Altunel söz aldı.

“ Bizi biz yapan değerlere sahip çıkmalıyız” diyen Altunel,  Gürcü kökenli vatandaşların 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı öncesi ve sonrasında çileli bir şekilde Türkiye’ye geldiklerini ifade ederek, bu insanlardan yüz binlercesinin ise yollarda öldüğünü hatırlattı.

Sözlerinin devamında, “ Gürcistan’ı ve oradaki akrabalarını unutma ve o insanları es geçme şansları olmadığını” da kaydeden Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı, “ Çünkü orada fiilen dağ köylerinde yaşayan, bir kısmı Batum’a inmiş, bir kısmı ise Tiflis’e gitmiş yüz binlerce müslüman daha var” dedi.

Gürcistan topraklarındaki gençlerin İslâm dinini öğrenmeye çalıştıklarını kaydeden Altunel, Dernek olarak, on yıllık bir çalışma sonucunda Gürcüce bir Kuran meali hazırladıklarını ve bunun baskısını yaparak,  oradaki insanlara hediye ettikleri bilgisini verdi. Ali Rıza Altunel,    “ Hep beraber burada birliğimizi, kardeşliğimizi devam ettirdiğimiz gibi, oradaki Müslüman kardeşlerimiz ile de yakînen ilgilenmek ve onlara da sahip çıkmak durumundayız” açıklamasını yaptı.

Nevzat Oral’ın gözyaşları

Çekimleri TRT televizyonu tarafından yapılan ve Batum Havalisi Derneği’nin etkinliklerini de içeren belgesel bir videonun da izlettirildiği etkinlikte, davetlilere de söz hakkı verildi. Bu kapsamda bazı misafirler söz alarak, duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

Bu konuşmacılardan biri olan Beykoz Belediye Meclisi Üyesi Nevzat Oral’ın konuşması sırasında duygulanarak, gözyaşlarına hâkim olamadığı görüldü.

Sakartvelo diyarı...

Bugünki Gürcistan, Kafkas dağlarının güney kısmında yer almakta olup Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya Fedarasyonu, Rusya Fedarasyonuna bağlı Karaçay-Çerkez, Kabartay-Balkar, Kuzey Osetya, İnguşetya, Çeçenistan ve Dağıstan Özerk Cumhuriyetleri ile sınır komşusudur. Gürcistan sınırları içerisinde, Türkiye sınırında “ Acara Özerk Cumhuriyeti,” Rusya Fedarasyonu sınırında “Abhazya Özerk Cumhuriyeti” ve yine Rusya’ya ait Kuzey Osetya sınırında yer alan “Güney Osetya Özerk Bölgesi” yer almaktadır. Karadeniz’e sahili bulunan ülkenin bugünkü nüfusu 5 milyon civarında olup bu nüfusun yüzde 85’i Hıristiyan, yüzde 15’i ise Müslüman’dır. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu Gürcüler (75) oluşturmaktadır. Ruslar (yüzde 6), Azeriler  (yüzde 6), Ermeniler (yüzde 8) ve diğer etnik gruplar ise yüzde 5’lik bir paya sahiptiler.

Günümüzde Gürcistan dışında Türkiye, İran, Azerbaycan, Fransa, ABD, Rusya Federasyonu, Avusturya ve İsveç gibi ülkelerde çok sayıda Gürcü yaşamaktadır. Gürcistan dışında yaşayan Gürcüler’in çoğunluğu ise Türkiye’de bulunmaktadır.

Tiflis başkentli Gürcistan ( ya da Gürcüce ismiyle “ Sakartvelo”), okuma yazma oranının yüzde 99 olduğu bir ülkedir. Gürcistan, Rusya’dan bağımsızlığını ise 9 Nisan 1991 tarihinde kazanmıştır.

Gürcü alfabesi dünyadaki 14 yazı sisteminden biri

Gürcüce’ye gelince… Kafkas dil grubunun güney kolunu meydana getiren Gürcüce beşi ünlü, yirmi sekizi ünsüz olmak üzere toplam otuz üç harften oluşan özel bir alfabeye sahiptir. Gürcü alfabesi, günümüzde dünyada kullanılan 14 yazı sisteminden biridir; alfabede büyük-küçük harf ayırımı olmayıp, hepsi aynı şekilde yazılır. Ülkede okuma oranı yüzde 99 olup, kişi başına kitap okuma oranı da yüksektir. 

Beykozlu Gürcüler

Gürcüler, 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı ya da bilinen adıyla “93 Harbi” sonrasında Osmanlı Devleti’ne göç ettiler ve Giresun’dan itibaren Karadeniz kuşağı boyunca yerleştiler. Gürcüler, mavisi ve yeşili ile Karadeniz bölgesini aratmayan, Karadeniz’e giriş noktası Beykoz’a ise bir zamanların bu sanayi ilçesinin fabrikalarında çalışmak üzere geldiler.

Kültür gecesi akşamına konu olan lezzetler hakkında bilgilenelim!

“Pileki” nedir?

Pişmiş topraktan yapılan, yuvarlak tepsi biçiminde kap. Çift olarak kullanılır; iki kapak gibi birbirlerini kapatırlar, örterler. Ekmek pişirmede kullanılır. Pilekilerin iç yüzeyleri ateşe tutularak ısıtıldıktan sonra bir büyük ekmeklik hamur pilekinin içine konur ve diğer parça da üstüne kapatılır. İki pileki birbirine dayanır ve arasında ateş yakılır. Böylece ekmek pişirilir. Buna pileki ekmeği denir.

Meraklılarına Pallobye tarifi:

Pallobye’nin belki de püf noktası, yapılışında bıçak kullanılmıyor oluşu!

Önce malzemeler: 1,5 kilo pancar ( karalahana), 1 kahve kaşığı kinci, 1 bas sarımsak, ½ kilo fasulye, 200 gr. mısır unu, ceviz, tuz, biber.

Pallobye’nin yapılışına gelince: Pancarlar ( karalahana) temizlenip yıkanır ve “ burkarak” parçalanır. Ayrı bir kapta su kaynatılır. Pancarlar kaynayan suyun içine atılır. Yarı pişince suyu değiştirilir. Tekrar kaynar su ilave edilir. Daha sonra ise haşlanmış fasulye pancarların üzerine katılır.

Diğer malzemeler (ceviz, kinzi, sarımsak, tuz, biber) havanda dövülerek tekrar pancara katılır. Piştikten sonra ateşten indirilir. İçine mısır unu katılarak dövme tahtası ile iyice dövülür. Tekrar ateşe konup bir süre daha kaynatılır.

Ve… Yemek tariflerinin sonunda hep denildiği gibi; AFİYET olsun!

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...