Reklam
30 Ekim 2014 Perşembe
Reklam
SON DAKİKA
Haydi Kızlar Voleybola !

Haydi Kızlar Voleybola !

Başkan Çelikbilek’in CHP ziyaretinde gergin anlar!

Başkan Çelikbilek’in CHP ziyaretinde gergin anlar!

BEYTAŞ ve BEYYAP’a yeni Genel Müdür ataması yapıldı

BEYTAŞ ve BEYYAP’a yeni Genel Müdür ataması yapıldı

Beykoz Belediye Meclisi’nde ’Bütçe’ gerginliği!

Beykoz Belediye Meclisi’nde ’Bütçe’ gerginliği!

Sınırı olmayan bir sanat; Cam!

Sınırı olmayan bir sanat; Cam!

21  Aralık'ta  kıyamet kopacak mı?

21 Aralık'ta kıyamet kopacak mı?

Beykoz Müftülüğü Vaizesi Ayşe Nur Kapusuz, son dönemde gündemde olan  "21  Aralık'ta  kıyamet kopacak mı?" konusuna açıklık getirdi.

Beykoz Müftülüğü Vaizesi Ayşe Nur Kapusuz'un gazetemize gönderdiği yazısı;

Değerli Kardeşlerim,

Şu günlerde dünya kamuoyunda kıyamet konusu çokça insanları meşgul ediyor.Esasında bu konu her zaman güncelliğini koruyan bir konudur.İnsanlığa hayat rehberi olarak indirilen Yüce Kur’an-ı Kerimde de kıyamete dair bir çok konu ve verilen cevaplar mevcuttur.

Gelin hep beraber Araf Suresi, 17. Ayete ve içeriğine göz atalım, Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

 "Ne zaman gelip çatacak ?" diye sana kıyamet saatini sorarlar.De ki:"Onun hakkındaki bilgi sadece Rabbimin katındadır.Vakti geldiğinde onu açıklayacak olan Allah'tır.O, göklere de yere de ağır gelecektir!Sizi ansızın yakalayacaktır!" Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar.De ki: "Onun bilgisi Allah katındadır,fakat insanların çoğu bunu bilmezler."(Araf 7/187)

Kıyamet saatinin “göklere de yere de ağır gelmesi” dünyanın kozmolojik düzeninin bozulacağına ,Kur'an'ın ifadesiyle (İbrahim 14/14) "yerin başka bir yere ,göklerin de başka göklere dönüştürüleceği" esnada vuku bulacak olayların dehşetine; "Sizi ansızın yakalayacaktır" ifadesi de insanoğlunun kıyamet saati hakkındaki bilgisizliğinin son ana kadar süreceğine işaret etmektedir.

Yukarıda mealini ve kısaca açıklamasını verdiğimiz ayeti kerime bize kıyametin, insanların onu beklemedikleri bir anda, ansızın geleceği konusunda kesin bir delildir.

Hz.Peygamber kıyametin vaktiyle ilgili kendisine sorulan bütün sorulara karşı bunu bilmediğini ifade etmiştir. Cibril hadisi diye meşhur olan bir hadiste Cebrail(a.s) bir insan kılığında mescide gelmiş ve sahabileriyle beraber bulunan Rasulullah(s.a.v)'e bazı sorular sormuştur.Bu sorulardan biri de "Kıyamet ne zaman kopacak ? " şeklindedir. Hz.Peygamber bu soruyu,"bu hususta kendisine soru sorulan, soruyu sorandan bilgili değildir" diye cevaplandırmış, kıyametin bazı alametlerinden  bahsetmiştir.

Bir diğer hadiste de Allah Rasulu :"Kıyamet, öyle ani gelecektir ki ; bir kişi hayvanını sularken  ya da kişi dünya nimetleriyle meşgul olup kıyametin kopmasından tamamen gafil vaziyetteyken veya  bir kişi elindeki lokmayı ağzına koyup henüz yememişken kıyamet saati geliverecektir." buyurmuştur.

Kur'an'ın ve Hz. Peygamber'in  kesin bir üslupla “bilinmezliğini ve ansızınlığını” ifade etmesi,kıyametin tarihi ile ilgili söylencelerin  müslümanın zihnini ve kalbini meşgul etmesinin bir gereği olmadığına  açıklık getirir.

Değerli Okuyucularım,

Vahyin verdiği bu bilgi karşısında "Maya takvimine dayanarak 21 Aralık'ta kıyametin kopacağı" bilgisinin ne hükmü olabilir?Aksine bize verilen "kıyametin kimsenin beklemediği bir anda kopacağı" şeklindeki bilgi kıyametin 21 Aralık'ta kopmayacağının bir delili olarak bile görülebilir.

Aslına bakarsak müslümanın kafasını meşgul etmesi gereken, dünyanın sonunu getirecek olan kıyametin ne zaman kopacağından ziyade, küçük kıyametimiz olan ölümümüz gelmeden ona ne kadar hazırlandığımız olmalıdır.

Bazıları 21 Aralık'ta  kıyameti bekleye dursun; 21 Aralık'a kadar yaşayacağından,küçük kıyametinin kopmayacağından emin olan var mı aramızda?Emin olduğumuz şey yaşadığımız hayatın hesabını verecek olduğumuzdur.Peki bize nelerin hesabının sorulacağını biliyor muyuz?

"Zamanın meşhur alimi Şeyh Ebu Huseyn en-Nuri, camideki kalabalık cemaate ahirette hesabını vereceğimiz hususları anlatmaktaydı:

-Hak Teala'nın kıyamet günü kullarına nice türlü sualleri vardır;

-ömrünü nerede tükettin,

-gençliğini hangi yolda sarfettin,

-malını nereden kazandın,nereye harcadın,

-ilminle amel ettin mi,

-sıhhatine şükrettin mi,......?

Bu sırada oradan geçen Şeyh Sünbuli durdu ve şöyle dedi:

-Ey şeyh, halkı öyle fazla korkutma ! Hak Teala kullarına çok şey sormaz, sadece iki şey sual edecektir:

    1)Ey kulum, ben hep seninle idim, sen kiminleydin?

    2) “Ey İnsan, sana bütün nimetlerini cömertçe lütfeden Rabbine karşı seni aldatıp gururlandıran nedir ki?(İnfitar 6) , O’nun emrine itaat etmedin?”

Hal böyleyken kendimize veya birbirimize sormamız gereken soru “kıyametin ne zaman kopacağı veya şu gün kopup kopmayacağı” sorusu değil, “ soruları bize önceden verilmiş  böyle bir imtihana hazırlıklarımızın ne durumda olduğu” sorusudur. Ya da Kıyamet için ne hazırladın? Sorusu ve cevabına odaklanmalıdır.Üzerinde durup kafa yoracağımız konu bu olmalıdır.

Enes (r.a)’den nakledilen bir hadise göre; bedevinin biri gelerek Rasulullah(s.a.v)'e :

 -Kıyamet ne zaman kopacak? dedi. Fahri Cihan Efendimiz de ona:

 -Kıyamet için ne hazırladın? diye sorunca, bedevi :

 -Allah ve Peygamber sevgisini hazırladım,cevabını verdi.

  O zaman Rasulullah (s.a.v):

  -"Öyleyse sevdiğinle berabersin",buyurdu.

Şu halde mü'minin kıyamete hazırlığı,  Allah ve Rasulune olan sevgisi ve bu sevginin nişanesi olan salih amelleridir.Yoksa Şirince'de rezervasyonunu yaptıracağı bir otel odası değil.

Selam ve sevgi ile kalın…

 Ayşe Nur Kapusuz  (Beykoz İlçe Vaizi)

 

Reklam