Reklam
CHP, yerel basın köşe yazarlarını ağırladı

CHP, yerel basın köşe yazarlarını ağırladı

CHP Beykoz İlçe Örgütü, Beykoz yerel basınının köşe yazarlarını ağırladı. Hızır Yılmaz, toplantıda Beykoz ve ülke siyaseti üzerine geniş bir yelpazede açıklamalar yaptı.

CHP Beykoz İlçe Örgütü, Beykoz yerel basınının köşe yazarlarını ağırladı. Örgütün geleneksel İlçe Yemeği’nde bin yeni üye yapıldığına ilişkin açıklamalara yönelik bazı yorumlar üzerine üyelik dosyalarının da hazır bulundurulduğu kahvaltılı toplantıda, İlçe Başkanı Hızır Yılmaz, Ak Parti iktidarını sert sözler ile eleştirdi. Yılmaz, “gerekirse kalemini kıran her gazetecinin ” CHP Beykoz İlçe yönetimi olarak arkasında olacaklarını da belirtti.

Hızır Yılmaz: Ben sadece CHP’nin kapısının herkese açık olduğunu hatırlattım

CHP Beykoz İlçe Örgütü’nün Kavacık’ta bulunan binasında gerçekleşen kahvaltıya Beykoz yerel basın mensupları, köşe yazarları ile birlikte katıldı.

İlçe Başkanı Hızır Yılmaz, konuşmasına şu sözler ile başladı: “ CHP’nin basını çok önemsediğinin bilinmesini istiyorum çünkü basın, gerçek demokrasinin olmazsa olmazlarındandır; eğer toplum bir adım öne yürüyecekse, özgür basının bu medeniyet yürüyüşünde çok büyük katkı sahibi olacağına CHP olarak biz yürekten inanıyoruz.

Gerekirse kalemini kıran basın mensubu arkadaşlarımızın yanında olacağız

Ülkemizde bugün taraf olmayan basının bertaraf edildiği bir ortamda biz sosyal demokrat partilerin basına ve basın emekçilerine daha fazla sahip çıkmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu anlamda, kalemini satmadan, gerekirse kıran tüm arkadaşlarımızın CHP Beykoz İlçe örgütü olarak yanında olacağımızı sizlere ilân ediyorum, bunun böyle bilinmesini istiyorum.

Basından istediğimiz tarafsız olmaları

Basındaki arkadaşlarımızın hiçbirinin bize taraf olmalarını istemiyoruz; bizim onlardan isteğimiz sadece ve sadece tarafsız olmalarıdır. Bugün ülkemizi yöneten zihniyetin ‘ benden olmayanlara yaşama hakkı yoktur’ şeklinde ortaya koyduğu tavır ve eylemlerden sonra arkadaşlarımı da anlamak durumundayız. Hangi baskılar, tehditler ve gözdağı vermeler altında görev yaptıklarını biz biliyoruz, şahit oluyoruz.

Silivri’de bir tek Büyük Ortadoğu Projesi’nin yandaşları, kalemdaşları yok!

Konuşmasını, 13 Aralık tarihinde Silivri’de yapılan yargılamaları örnek göstererek sürdüren Beykoz İlçe Başkanı, ‘ O mahkemede herkes vardı, bir tek kim yoktu? Bir tek, ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin yandaşları, kalemdaşları yoktu” dedi ve söz konusu projeye karşı çıkan herkesin, her kalemin Silivri’deki mahkemelerde yargılanmakta olduğunu belirtti. Yılmaz, “Unutmayın Almanya’da Hitler faşizmi döneminde de böyle olmuştu” yorumunda bulundu. 

Faşizm, sivil de olur

Konuşmasının devamında hükümetin dış politikasını da eleştiren CHP İlçe Başkanı Yılmaz, “ İktidar, daha düne kadar bütün komşularımızla sıfır sorun politikasıyla başladı ancak bugün sorunsuz hiçbir komşumuz kalmamıştır” dedi.

Sözlerinin devamında, “ faşizm militer de, sivil de olur” diyen Yılmaz, “ darbeler her zaman askerler tarafından yapılmaz, dünya bunun örnekleriyle dolu” açıklamasında sonra, “ halk bana oy verdi, ben de istediğimi yaparım” şeklindeki bir düşünceyi anlamakta zorluk çektiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Bugün beğenmediğin Esad’a da halk oy verdi ama baskıyla ama severek. Siz halktan T.C.’yi böldürmeyeceğinize yemin ederek oy aldınız. T.C’yi rezil etmeyeceğim diye oy aldınız ve Anayasa’nın asla değiştirilemeyecek dört maddesine de bağlı kalacağınıza yemin erek oy aldınız.  T.C.’nin temel değerleriyle oynadığınız takdirde, aldığınız oylar da sizden hesap sorar; özgür basın sizden hesap sorar.”

Muhteşem Yüzyıl eleştirisi

Hızır Yılmaz, iktidarı Muhteşem Yüzyıl dizisi üzerinden eleştirdi: “ Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kim kaç çocuk yapacak, kim hangi dizide rol alacak, dizi ne zaman yayından kaldırılacak sayın Başbakan karar verecek. Baskının nerelere geldiğini o dizide gördük. Bir hafta önce saçı açık rol yapan sanatçılar, başlarını birden kapattı! Ama ben şunu söylüyorum; bir iktidar kendini en güçlü hissettiği anda işte o zaman geriye dönüş başlamıştır. Unutmasınlar ki, Başbakan’ın gücü Muhteşem Yüzyıl dizisini kaldırmaya yeter ama Atatürk’ün kurduğu T.C’nin temellerini kaldırmaya yetmez.”

Beykoz’daki 270 bin insana gerekirse tek tek anlatacağız

Sözlerinin devamında “ CHP İlçe örgütü olarak, Beykoz’u Ak Parti zihniyetinden kurtaracağız, kararlıyız” diyen Yılmaz, “ Biz bu anlamda seferberlik ilân ettik. Gerekirse günün 20 saati çalışacağız ve çalışıyoruz. Ak Parti’nin halka vereceği bir şey olmadığını Beykoz halkına, 270 bin insana gerekirse tek tek anlatacağız” açıklamasında bulundu.

Ampül patladı zaten!

7 Aralık’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte Alibahadır Köyü’nde bir okulu ziyaret ettiklerini hatırlatan CHP İlçe Başkanı, çocuklara ne istedikleri sorulduğunda bir çocuğun tavanı göstererek, “ampül patlak, ampül istiyoruz”  dediğini belirttikten sonra, şu eleştiriyi yaptı: “ Ampül patladı zaten! Çocuklar da bunu gördü artık! O okulun sınıfında bir tane ampül yok! Hani bütün çocuklara tablet bilgisayar dağıtacaktınız? İstanbul’un göbeğinde çocukların sınıfında ampül yok!”

Bu kıskançlığı Başbakan da yaşamıştır

Hızır Yılmaz, eğitimde kıyafet serbestisi uygulamasını doğru bulmadığını da belirterek, bunun çocuklar arasında kıskançlık ve rekabete neden olacağını kaydetti. Yılmaz, şunları söyledi: “ Bu kıskançlığı ben de yaşadım, biliyorum. Başbakan da muhtemelen yaşamıştır. Ne diye çocuklarımızı ayrıştırıyoruz? Hiç olmazsa okulda bir olsunlar. Göreceksiniz gelecek sene çocuklara üç gün üst üste aynı kıyafeti vermek zorunda kalırsanız, çocuklar okula gitmeyecektir. Okula gittikleri zaman iki ders ayaklarındaki ayakkabının gerçek mi, çakma mı olduğunu tartışmasını yapacaklar.”

İlçe yemeğini yazın Çayır’da 10 bin kişi ile yapacağız!

Sözlerinin devamında, 7 Aralık’ta Çavuşbaşı Kasrı’nda düzenledikleri İlçe Yemeği’ne değinen CHP İlçe Başkanı, “ bu, sadece bir yemek değildi. Aynı zamanda üye katılım töreni de olduğu için kimin hangi saatte üye olmaya karar vereceğini bilemezsiniz; biz de bilemedik. İtiraf edeyim, benim beklentim 2 bin civarıydı ama 3 binin üzeri değildi. Gelenler, kesinlikle 3 bin kişiydi; dönenler ile beraber ise 4 bin. Beykoz’da artık CHP’yi alacak salon bulunmadığına karar verdiğimiz için yazın Çayır’da on bin kişi ile CHP’nin yemeğini yapacağız. Çünkü CHP’yi alacak salon yok” açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu’nun telkinine rağmen, Ankara’nın üst düzey katılımı

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’li milletvekillerine “partilerinin etkinliğine aynı anda değil, dağılmak suretiyle katılmaları” yönünde sözlü bir telkini bulunmasına rağmen CHP vekillerinin ve üst düzey yöneticilerin ilçe yemeğine aynı anda katılmış olmalarını CHP Beykoz İlçe Örgütü’nün çalışkanlığının takdir edilmesi olarak yorumlayan Hızır Yılmaz, “ bu bize onur verdi” dedi.

Beykoz’u tanımayanlara geçmiş olsun!

Bazı kişilerin ilçe yemeğine Ümraniyelilerin, Üsküdarlıların doldurulmuş olduğu şeklinde eleştirilerde bulunduklarını da hatırlatan Yılmaz, “ Beykozlu Kılıçlı’dan, İshaklı’dan, Poyraz’dan her yerden akın akın geldi. Beykoz’u tanımayanlara geçmiş olsun! Fotoğrafları kare kare incelesinler Kılıçlı Köyü’ne gitsinler, o resimdekini bulurlar. Poyraz’a gitsinler, bulurlar; Anadolukavağı’na, İshaklı’ya, Kaynarca’ya, Örnekköy’e gitsinler; bulurlar. Artık Beykozlu, CHP’ye güveniyor; CHP de Beykozlu’ya güveniyor. Bu kara gidişe hep beraber son vereceğiz” dedi.

Bin yeni üye

“ İlçe yemeğinde yer bulmadıkları için, istediğimiz gibi ağırlayamadığımız her Beykozlu’dan, her CHP’liden özür dileriz” açıklamasını yapan Hızır Yılmaz,  gecede “bin yeni üye yapıldığının doğru olmadığı ” şeklindeki eleştirileri de yanıtladı.

Konuşmasını yapmakta olduğu kürsünün yanındaki dosyalara işaret eden Yılmaz, söz konusu klasörlerin 553 yeni üye ismini içerdiğini belirterek, “üye formlarının salonda olmaması nedeniyle” o gece 300 kişinin üyeliğinin tamamlanmadığını, bunun için ise önümüzdeki günlerde ayrı bir tören yapacaklarını söyledi. Yılmaz, “bundan sonra her ay 300 kişilik bir katılım töreni yapacağız” dedi.

 Soru-cevap bölümüne geçildi

CHP İlçe Başkanı, bu açıklamalarının ardından basın mensupları tarafından kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Yılmaz’ın bu sorulara atfen yaptığı açıklamalar şu şekilde:

Salonda yer bulamayan CHP’liler…

Salondan ayrılan CHPli arkadaşların sayısını tutmadım. 80 veya 60 veya 100… Kaç olduğu da önemli değil. O arkadaşlarım o coşkuyu gördüğü için sevinç çıkmazına girdiler. Bazen sevinçler üzüntü yaratır insanlarda. Yoksa ben o arkadaşlarımın CHP’nin o coşkusunu gördükten sonra, ‘masa bulamadık, tabak bulamadık, çatal bulamadık’ gibi başka bir nedenle gitmiş olduğunu İlçe Başkanı olarak düşünemem, arkadaşlarıma haksızlık olur. Onlar sevinç tutulması yaşadılar, ben öyle yorumladım; başka da yorumlamam zaten.”

İçkisiz yemek…

“İçkisiz yemek bir yerlere mesaj mı? Ben Tüzük’ü açtım, baktım; illa içki olacak diye bir kural yoktu. Onun için üzerinde durmaya bile değmez. CHP’nin ilkeleri belli; mesajını da ilkeleriyle veriyor.”

Bir üyenin 250 yeni üye yaptığı…

Bir üyenin 250 yeni üye yaptığı doğrudur. CHP’nin Belediye Meclis üyesi veya yönetici diye bir kavramı da yoktur. Kim çok çalışırsa, en faydalı CHP’li odur. Bu İlçe Başkanı için de, Belediye Meclis üyesi için de, hepimiz için de geçerlidir.”

İlçe yöneticilerin belediye başkan adaylığı…

“ Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yöneticilerin adaylaşmasına (Belediye Başkanlığı) çok da sıcak bakmadığı söylemini ben bilmiyorum. Ben İlçe kongresine aday olurken, ‘ aday olacak ilçe başkanları önce kendileri birinci olarak aday çıkma cesaretini bulacak kadar çalışmalı’ demiştim. Onun için bu sözü nasıl yorumlarsanız, takdiri de size bırakıyorum.”

İlçe yemeğine katılım sayısının doğruluğu…

Beykoz’da bizi alan salon yoktur, bir sonraki yemeği on bin kişi ile Çayır’da yapacağız’ deme gücünü de zaten İlçe yemeğindeki rakamdan alıyorum. Eğer o rakamdan alamazsam, o gözlemim, tespitim olmaz ise, on bin kişi ile yemek yapacağız sözünü söyleme cesaretini de bulamam.

Parti içi mücadele

“ İlçe başkanları şöyle bir söylemde bulunuyorlar: ‘Ben partiyi herkese açtım.” Sanki Tüzük onlara kapatma hakkını veriyormuş gibi. Ben sadece Tüzük’ün bana emrettiğini yaptım bu barışı sağlamak için. Kapı zaten açıktı, ben açık olduğunu hatırlattım; ben açmadım. İnsanlara görev verdim. Tabii ki süreç içerisinde çalışmalarını yetersiz gördüğümüz arkadaşları değiştireceğiz. Bu çok doğal. Bazı arkadaşlarımızın daha seçkinci bir parti bakışı olabilir. Ben bunlara da saygı duyarım.  Sonuçta hangi zihniyetin kazanacağına partinin gerçek sahipleri, üyeleri karar verir. Onun için CHP’nin bu yeni anlayışına ayak uyduranlar daha uzun soluklu siyaset yapma şansı bulacaklar, direnenler de sadece anı olarak kalacak. Ben arkadaşlarımla bu ikinci yolu seçtim. CHP’nin kapısının herkese açık olduğunu hatırlattık sadece.  Üye olmak isteyen herkesin üye olma hakkını hatırlattık. Onun için, ‘yarın bana oy vermez, şunun akrabası’ deme hakkımız yok. Tüzük de belli. Bundan da korkmayacağım. Hatta üye olurken, ‘ben seni düşürmek için üye olmaya geliyorum’ diyen arkadaşlarımızın… bugün desteğini alamasam bile, yarın alırım.”

Belediye seçimlerinde ön seçim

Bundan bir ay önce birinci bölge ilçe başkanları, İl Başkanı ve birinci bölge sorumluları ile beraber kahvaltı yaptık. Orada ön seçim istediğimizi bütün ilçe başkanları deklere ettik. Ayrıca benim bir sözüm vardı Kongre’de: Genel Merkez başka bir seçim yöntemi kararı dahi alsa, biz kendi seçimimizi burada bütün üyeler ile yapacağız; Genel Merkez’e de ‘ yetki sizin, kararınıza saygı duyuyoruz ama bu da Beykoz’un düşüncesi’ deyip yetkililerin önüne koyacağız.

İlçe eski Başkanı Nagihan Akan’ın İlçe yemeğinde üye yapılan en yaşlı üye ile ilgili olarak sosyal medyada yaptığı yorumlar…

“ Bu konuda ben eski İlçe Başkanı’nın ne yaptığını tartışmam çünkü bunu tartışırsam doğru bir iş yapmam. İlçe Başkanları parti tüzüğüne aykırı bir suç buluyorsa, gereğini yapar ama şöyle değerlendirebilirim: ‘ (Nagihan Akan,) ‘ yemek çok müthiş geçti; biz göze geleceğiz, bir şey olacak; ben bir karşıt duruş göstereyim de bu, göz bozsun’ (diye düşündü herhalde.) Ben, başka düşünmem. Başka düşüncelerimi partinin tüzüğüne bakarak yaparım.”

Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek

Beykoz Belediye Başkanımız soyadı “ Çelikbilek” diye herkes ondan korkacak zannediyor. Basın mensuplarına, Beykozlu’ya hakareti alışkanlık haline getirdi; soyadına güveniyor. Bilmiyor ki, bazı gazetecilerimize hakaret etmek için, CHP’ye hakaret etmek için çelik bilek yetmez, adama çelik yürek gerekir; o da onda yoktur.

Ormanlardaki yapılaşmalar

“ Beykoz artık bir fabrika kenti olmaktan çıkmak zorundadır. Bu, artık günümüzün gerçeği ancak onun yerine doğayı bozmayan, doğayla uyumlu, Beykoz’a iş alanı açacak projeler üretmek mümkün. Mesela ormanlarda hiç yapıyı bozmadan üniversite dahi kurabilirsiniz; hastaneler de kurabilirsiniz. Beykozlu ekmek yiyecekse artık fabrikadan medet ummayacak. Ama bugünkü iktidar üniversite kuran vakıflar kendilerinden ise hemen Kavacık kavşağında olduğu gibi üniversite izni verebiliyor. Ama benim bildiğim Beykozlu Lojistik Meslek Yüksekokulu sahiplerinin de bir üniversite kurma girişimleri var; onlar ise izin alamıyor.”

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...