Beykoz Devlet Hastanesi önünde eylem

Beykoz Devlet Hastanesi önünde eylem

Beykoz Devlet Hastanesi’nde görevli Türk Sağlık- SEN üyesi sağlık çalışanları protesto eylemi gerçekleştirdi.

Beykoz Devlet Hastanesi’nde görevli Türk Sağlık- SEN üyeleri, hastane yönetiminin son dört aydır döner sermaye dağıtımında başarısızlık gösterdiğini ifade ederek, bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Beykoz Devlet Hastanesi’nde görevli sağlık personeli, çalışma şartlarının gittikçe zorlaşmasından ve pahalı hayat koşullarına rağmen üretimden doğan gelirden paylarına yapılan döner sermaye paylarının gün geçtikçe azalıyor olmasından duydukları memnuniyetsizliği dile getirmek amacıyla TÜRK SAĞLIK- SEN İstanbul 2 No’lu Şubesi’nin organizasyonu altında bir eylem yaptı.

Acil servis önünde eylem

Hastane acil servisi önünde toplanan yaklaşık otuz kişilik sağlık çalışanı, TÜRK SAĞLIK- SEN İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Alper Alıcı tarafından yapılan basın açıklamasına yer yer söz ve alkış desteği verdiler.

Doktor, hemşire ve diğer sağlık personeli…

İçlerinde doktor, hemşire ve diğer sağlık görevlileri bulunan grubun huzurunda basın açıklamasını okuyan sendika Şube Başkanı Alper Alıcı, basın açıklamasının dışında, Beykoz Güncel Haber’in kendisine yönelttiği soruları da yanıtladı.

TÜRK SAĞLIK- SEN İstanbul 2 No’lu Şubesi’nin basın açıklaması şu şekildedir:

Döner sermaye paylarımız gün be gün azalıyor

“ Bugün burada toplanmamızın sebebi, her geçen gün zorlaşan çalışma şartlarımıza ve pahalı hayat koşullarına rağmen, üretimden doğan gelirlerden payımıza yapılan döner sermaye paylarımızın gün be gün azalıyor olmasıdır.

Bugüne geldiğimizde elimize geçen toplam ücret, bir yıl öncesinden daha azdır. Giderlerimiz her geçen gün ulaşıma, elektriğe, doğalgaza, gıda maddelerine, kiraya gelen zamlar ile artarken, gelirlerimizin düşmesi dengemizi bozmaktadır.

Müracaat eden hasta sayısı beş kat arttı

Sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte sağlık kuruluşlarına müracaat eden hasta sayısı beş kat artmıştır. Çalışan sayısı bu oranda artmadığı halde, halkın sağlık hizmetinden memnuniyeti Cumhuriyet tarihinden itibaren en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Siyasi partilerin seçim meydanlarında halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyetinden bahsettiklerini biliyoruz.

Halkın memnuniyeti artmış ama gelirimiz düşmüştür

Bu memnuniyetin sağlanmasında hizmeti sunan sağlık çalışanlarının haklarında bir iyileştirme olmamıştır. İş yükümüz artmıştır. Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet artmıştır. Halkın memnuniyeti artmıştır. Ama gelirimiz düşmüştür. Hasta haklarının var olması demek, çalışan haklarının olmayacağı anlamına gelmez. Hiçbir adalet anlayışında hak tek taraflı değildir.

Performans sistemi adaletsiz

663 sayılı yeni Teşkilat Yasası’nda görev alan idarecilerin alacakları yüksek ücret konuşulurken, maalesef bu hizmeti sunmada en fazla emeği olan sağlık çalışanlarının haklarında bir iyileştirme göremiyoruz.

Sağlık hizmetini sunmada hekimler lokomotif meslek grubudur. Hekimlerin gelirlerinin artması gerektiğine inanıyoruz. Ancak son dört, beş ayda olduğu gibi performans sisteminin adaletsizliğinin faturasını hekimleri maddi anlamda korumak adına hizmetli, memur, hemşire, ebe ve diğer sağlık çalışanlarının gelirlerini azaltıp hekimlere fazla miktarda sabit ek ödeme yapılması, bunun da emekliliğe yansıtılması adaleti temelden sarsmakta, iş barışını bozmakta hem de çalışanlar arasında huzursuzluğa sebep olmaktadır.

Kurumların çok borcu var

Hastanelerin gelirlerinin artmasının ya da azalmasının sorumluları sağlık çalışanları değildir. Kurumların borçları çok olduğundan dolayı sağlık çalışanlarının alacakları ücret düşmektedir.

Sizlere soruldu mu?

Buradan sizlere (hastane personeline) soruyorum: Harcama yaparken sizlere soran oldu mu? Hasta gelip de bakmadığınız oldu mu? Hastanede personel sayısı arttırılır ya da azaltılırken sizlere soran oldu mu? Hastane kalite standartlarını arttırmak için sizlere soran oldu mu?

Bu bedel bize ödettirilemez

Tüm bu soruların cevabı ‘hayır’ olduğuna göre, bu sorunlardan dolayı gelirimizin azalması bizlere yapılan haksız bir uygulamadır. Hastane yönetimlerinden ve performansa dayalı ek ödeme sisteminden kaynaklanan sorunların bedelleri bizlere ödetilemez.

Ücret adaletsizliği gün geçtikçe artıyor

Eşit işe eşit ücret uygulamasıyla çalışanlar ararsındaki ücret adaletsizliği azalması gerekirken, tam tersine ücret adaletsizliği gün geçtikçe artmaktadır.

Performansa dayalı ek ödeme sisteminin tümden değiştirilmesi; bu değişiklik yapılana kadar kalite, borç ve benzeri maddelerden dolayı gelir adaletsizliğine yol açan maddeler değiştirilmelidir. Sağlık sistemi bir ekip işidir. Bu yüzden meslek grupları arasındaki ücret farkı ortak olarak elde edilen döner sermayelere değil, maaşlara yansıtılmalıdır.

DUR diyoruz!

Sonuç olarak; döner sermaye adaletsizliğine DUR diyoruz. Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddete DUR diyoruz. 8 saat yerine 9 saat çalıştırılmamıza DUR diyoruz. Hasta hakları karşısında çalışan haklarının ihlal edilmesine DUR diyoruz.

Hesabını verecekler

Sağlıklı bir sağlık hizmeti sunmanın çözüm yolu kanun, kural ve mevzuatlardan daha çok çalışanlarımızın özverisinden kaynaklanmaktadır. Özverimizin arttırılması için de haklarımızın iyileştirilmesi gerekir. Aksi takdirde oluşacak başarısızlıkların sorumluları çözüm önerimize dikkat etmeyenler olacak ve hesabını vereceklerdir.”

Necip Fazıl’dan gönderme

2 Nolu Şube Başkanı Alper Alıcı, basın açıklamasını Necip Fazıl’a ait bir şiir ile sonlandırdı: “ Allah’ın bir pulunu bekleye dursun on kul/ Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul/ Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa/ Yaşasın kefenimin kefili kara borsa.”

İnşallah bu teşekkürü geri almak zorunda kalmayız

Alıcı, basın açıklamasının ardından yaptığı genel açıklamada, ayrıca şunları söyledi: “ Burada alkışlarımızla yaklaşık üç, dört aydır döner sermaye dağıtımında büyük bir başarısızlık yaşayan idaremizi protesto ettik. Bu basın açıklamasını haber alan sayın yöneticilerimiz, basın açıklaması öncesinde bizler ile iletişime geçtiler. Buraya gelmeden önce İdare ile görüştük. Bize bu durumun düzeltileceği noktasında söz verdiler; önümüzdeki aydan itibaren yaşanılan bu sıkıntının ortadan kaldırılacağını ifade ettiler. Kendilerinin iyi niyetli olarak bu sözleri sarf ettiğini düşünüyor ve yapacakları çalışmalardan dolayı şimdiden teşekkür ediyoruz. İnşallah bu teşekkürü geri almak zorunda kalmayız. İnşallah bir basın açıklaması daha yapmak zorunda kalmayız.”

Sendika Başkanı, Beykoz Güncel Haber’in sorularını yanıtladı

Alper Alıcı, basın açıklaması öncesinde gazetemizin sorularını yanıtladı. Sendikalarının kamuya ait sağlık kuruluşlarının hepsinde örgütlendiğini ifade eden Türk Sağlık- SEN İstanbul 2 nolu Şube Başkanı, sağlık çalışanlarının sosyal ve özlük haklarını korumak adına sendikal faaliyetlerini yürüttüklerini ifade etti.

Beykoz Devlet Hastanesi’ndeki ikinci büyük sendikayız

Türk Sağlık-SEN şubelerinin İstanbul genelinde 8 bin, İstanbul 2 nolu Şube’nin ise toplam 1.675 üyesi bulunduğunu ifade eden Alper Alıcı, Beykoz Devlet Hastanesi’nde ise kendilerine kayıtlı 170 sağlık çalışanı olduğu bilgisini verdi. Alıcı, şunları söyledi: “ Beykoz Devlet Hastanesi’nde sayısal çoğunluktaki yetkili sendika değiliz. Çalışanları temsil etmek adına diğer bir sendika burada yetkili sendika. Ancak biz de burada ikinci büyük sendika olarak birtakım sorunlara duyarsız kalamıyoruz.”

Yetkili sendika sorunlara yeterince sahip çıkamıyor

Şu anda yetkili olan sendikanın faaliyetlerinde birtakım eksiklikler mevcut. Yeterince temsil edemediği kanaatindeyiz. Bundan dolayı da burada bu tarz bir eylem ve etkinlik düzenleme ihtiyacı hissettik çünkü sorunlara yeterince eğilemediğini, yeterince sahip çıkamadığını, çalışanların haklarını korumak adına yürütmüş olduğu faaliyetlerin eksik olduğu kanaatiyle biz duruma müdahil olma ihtiyacı hissettik zaruretten dolayı.

Sanırım eyleme katılınmaması yönünde telkinlerde bulunuldu

Beykoz Güncel Haber, sendika Şube Başkanı Alper Alıcı’ya, düzenledikleri eylemdeki katılım düşüklüğünü hatırlatarak, bunun sebebinin ne olduğu sorusunu yöneltti. Alıcı, sorumuzu şu şekilde cevapladı:

Hastane idaresi tarafından bu konuda sanırım katılınmaması noktasında telkinlerde bulunulduğunu düşünüyoruz. Malumunuz, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sağlık teşkilatında yeni bir yapılanmaya gidildi. Bu yapılanma çerçevesinde sözleşmeli idareciler atandı. Bunlar, CEO’lara benzetiliyorlar. Bundan dolayı da çalışan personel şu anda geleceğini kestiremediğinden dolayı bu tarz tacizlere, bu tarz tehditlere sanırım maruz kalıyor. Ortada bir gerçek var ki, idare bizim bu yaptığımız olaydan çok hoşnut değil. Doğal olarak da personele bu yansımış durumda.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...