Reklam
Türkmen islamcılığın bugününü anlattı

Türkmen islamcılığın bugününü anlattı

Özgür-Der Beykoz Şubesi’nde aylık seminerlerin üçüncüsü; Hamza Türkmen'in sunduğu “İslamcılık’ın Bugünü ve Gelecek Tasavvuru” başlığı ile gerçekleşti.

Hamza Türkmen konuya öncelikle İslamcılık’ın kısa bir tarihi sürecini anlatarak başladı. İslamcılık kavramının İmam Eş’ari’ye kadar giden bir tarihinin olduğunu belirtti. Kavramların Kur’an’dan olması kadar, Kur’an’a uygun olmalarının da onları tercih etmemizde yeterli olabileceğini söyledi. Kur’ani anlama ve Kur’an'i ruha uygun olduktan sonra yeni kavramların oluşturulmasında sakınca olmadığını anlattı. Çünkü dil; sosyal ve siyasal süreçle birlikte gelişebilen/değişebilen bir olgudur. Dolayısıyla yeni kavramların, yeni kelimelerin ihdası da mümkün olabilmektedir. Ele aldığımız İslamcılık Kavramı da bu çerçevede düşünülmelidir. Kavram yeni dahi olsa, Kur’an’a  ve Müslümanların maslahatına uygun olduktan sonra bir sakınca söz konusu edilemez.

Türkmen, Türkiye’deki İslam karşıtlığıyla tanınan çevrelerle mücadelenin ve Ortadoğu’daki intifada süreçlerinin önemine değindi. Gerek Türkiye’deki gerekse Ortadoğu’daki mücadelenin öncelikle özgürlük ve Müslümanlara alan açma mücadelesi olduğunu belirtti. Özgürlüğün ve alan genişliğinin İslami mücadelenin ilk merhalesi olduğunu, İslamcılığın neşv-ü nema bulabilmesinin, serpilip boy atabilmesinin böylesi zeminlerde daha kolay olabileceğinin ve olduğunun bilindiğini dile getirdi. Bu tablonun “her şey” olmadığını ama önemli bir adım olduğunu hatırlattı.

Hamza Türkmen, Ortadoğu’daki ve ülkemizdeki İslami mücadelenin küçümsenmemesi gerektiğini söyleyerek; söz konusu mücadelenin yıllardan bu yana ortaya konan çabaları ihtiva ettiğini belirtti. Bu çabaların da pek çok yakarışı, pek çok uğraşı, pek çok acıyı kapsadığını; dolayısıyla bunların nevzuhur oluşumlar gibi görülmemesini ve bunlara güvenilmesi gerektiğini dile getirdi.

Geleceğin küçük ve önemsiz görülmemesi gereken mütevazı çabaların yoğunluğu ve sürekliliğiyle inşaa edileceğini anlatan konuşmacı “tohum” teşbihinde bulunarak Allah’ın lutfuyla ekilecek tohumların bire-on, bire-yüz verebileceğinden bahsetti. Bu cümleden olarak da yapıp etmelerimizi küçümsemeden, ısrarla ve azimle devam ettirmemiz tavsiyesinde bulundu.

Katılımcıların büyük bir ilgi ve dikkatle takip ettikleri program sonrasında karşılıklı sohbet edildi.

YORUMLAR...