Reklam
Muhalefet, Çamlıbahçeliler için omuz omuza verdi!

Muhalefet, Çamlıbahçeliler için omuz omuza verdi!

CHP, MHP ve SP Beykoz İlçe yönetimleri, mahallelerindeki su kazanı görüntüsü verilmiş baz istasyonunu protesto eden Çamlıbahçeliler için bir araya geldi

Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Saadet Partisi Beykoz İlçe yönetimleri, mahallelerindeki bir evin çatısında kurulu bulunan baz istasyonunu protesto eden Çamlıbahçeliler için bir araya geldi; eyleme, CHP İstanbul Birinci Bölge Milletvekili Mahmut Tanal da katıldı. Zaman zaman evinin balkonuna çıkarak, kendisini ve GSM operatörü AVEA’yı protesto eden mahalleliyi seyreden baz istasyonu kurulu evin sahibi Ramazan Uğuz’un mahalleliler tarafından yuhalandığı protesto eyleminde Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yoğun güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

Etkinlik, soğuk ve zaman zaman yağışlı havaya rağmen, mahallelinin yoğun katılımı altında gerçekleşti.

Beykoz Güncel Haber mahalledeki evlere girdi/ Özel röportajlar

Baz istasyonundan psikolojik olarak oldukça etkilendikleri gözlenen mahalle sakinleri, gazetemizi evlerine davet ederek, buralarda yaşayan hastaların görüntülerini almamız ricasında bulundular.

Mahallede zaten kanserli hasta çok

Edindiğimiz bilgiye göre, en az üç kişinin halihazırda evinde onkoloji tedavisi gördüğü mahallede, yine kanserden dolayı hastanede yatanlar da bulunuyor. Gazetemize verdikleri röportajlarda, bu hastaların temiz havaya ihtiyaçları olduğunu ifade eden mahalle sakinleri, ne var ki korkudan camlarını bile açamadıklarını ifade ettiler.

Söz konusu özel röportajlarımıza haberimizin sonunda yer vereceğiz.

Tartışmalı evin sahibinin protestocuların fotoğrafını çekmesi öfkeyi arttırdı

Evinin çatısında baz istasyonu kurdurduğu ve komşularının talep ve ısrarlarına rağmen bunu kaldırmadığı için mahalle sakinleri tarafından sert sözler ile eleştirilen Ramazan Uğuz’un zaman zaman evinin balkonuna çıkarak kalabalığı seyretmesi ve kendisine laf atanların fotoğraflarını çekmesi, Çamlıbahçeliler’in tepkisini daha da arttırdı. Mahalleli, düdük çalmak suretiyle Uğuz’u protesto etti.

Protesto eylemi, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı

Protesto eylemi, hep birlikte İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından ise protesto konuşmalarına geçildi.

Mahalle sakini Mürsel Uygur: Referandum yapılsın!

Protesto eyleminin ilk konuşmasını baz istasyonu kurulu bulunan binanın yan apartmanında oturan mahalle sakini, mali müşavir Mürsel Uygur yaptı. Konuşmasında, ülke insanının telefon operatörlerinin insafına terk edildiğini ifade eden Uygur, şunları söyledi:

“ Bugün burada maddi menfaat uğruna canlarımızı ve hatta kendi çoluk çocuğunun canını hiçe sayarak, mahallemizin orta yerine, evinin çatısına BAZ istasyonu kurduran Ramazan Uğuz ve GSM şirketi AVEA nezdinde ticari kâr uğruna insan sağlığını hiçe sayarak, geleceğin teminatı çocuklarımızın ve bizlerin sağlığına kast eden bütün GSM firmalarını protesto etmek için toplandık

Su kazanı görüntüsünde baz istasyonu

“ Baz istasyonu, sokağımıza TUTKU ISI markasıyla su kazanının içine saklanıp tüm mahalle sakinleri aynı zamanda enayi durumuna düşürülmüştür. Bu, bizlere büyük bir hakarettir. Biz canımızı yolda bulmadık! Canımıza ve sağlığımıza kastedilmiştir

Geceleri uyuyamıyoruz

“ Mahallede huzurumuz kalmadı; geceleri uykularımız kaçıyor, sürekli tedirginiz çünkü başımızda zararının ne derece olduğunu bilmediğimiz bir felaket var. Baz istasyonunun bir an önce mahallemizden kaldırılmasını istiyoruz.”

Anayasa vatandaşın sağlığını güvence altına alıyor

Sözlerinin devamında, yardım için başvurdukları mercilerden, “ kanunlarda açık var, yapacak bir şey yok” cevabını aldıklarını da kaydeden Mürsel Uygur, devlet yetkililerine seslenerek, “ kanunlar bizim için değil mi?” diye sordu. “ Anayasa’da teminat altına alındığı gibi devletimizden vatandaşının sağlığının güvence altına alınmasını bekliyoruz. Baz istasyonlarının bütün dünyada insan sağlığına zarar verdiği kanıtlanmış iken, bunlardan birinin yaşadığımız mahallede başucumuzda kurulmasını kabul etmemiz bizden nasıl beklenebilir?” diyen Uygur, şu açıklamayı yaptı: “ Canımıza ve sağlığımıza kast eden, komşuluk ilişkilerimizi bozan bu çirkin ellerin üzerimizden çekilmesini istiyoruz. Mücadelemiz bu zehir makinaları mahallemizden çıkıncaya kadar devam edecektir.”

Beykoz Belediyesi’ne seslendi: Çok beklersiniz!

Mahalle sakini, Beykoz Belediyesi’ne de şu sözler ile seslendi: “ Nasıl olsa bunlar bir gün susar diye bekleyenler! Size de bir çift sözümüz var: Çok beklersiniz! Çünkü mücadelemiz artarak devam edecektir. Her türlü yasal yolları ve hukukun bize verdiği hakları sonuna kadar kullanmaya kararlıyız. Bugün yerel medyayla yaptığımız bu protesto, yarın ulusal medya ve gerekirse uluslar arası insan hakları kuruluşlarıyla da güçlenecektir.”

Referandum yapılsın!

“ Çok yakın bir tarihte mahallemizin birinde trafik engelleniyor diye semt pazarını haftada bir güne indirmek için REFERANDUM yapan yetkililere sesleniyorum: Çamlıbahçe’deki baz istasyonu sorunu için de bir an önce sandık kurun; Çamlıbahçe kararını versin

Gerekirse bütün AVEA hatlarımızı kapatırız!

Uygur, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “ Gerekirse bütün AVEA hatlarımızı kapatırız! Bizler bu mahalle sakinleri T.C. vatandaşları olarak buradan devlet yetkililerine sesleniyoruz: İnsan hayatının bu kadar ucuz görülmesine göz yumarsanız, hesabını Allah’a veremezsiniz. Bin GSM şirketi bir insanın hayatına feda olsun! Haklıyız, mağduruz.”

Hızır Yılmaz: Buraya CHP’nin çadırını kuracağım!

Çamlıbahçe Mahallesi sakini Mürsel Uygur’un ardından söz alan CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ise, su tankı görünümü verilmiş verici istasyonunun kaldırılması için bundan 15 gün önce Çamlıbahçe Mahallesi sakinleriyle bir araya geldiklerini ve yetkileri, “ Verici istasyonu 15 gün içerisinde kaldırılmadığı takdirde, milletvekilleriyle birlikte tekrar gelecekleri” şeklinde uyardıkları hatırlatmasında bulunarak, bir televizyon röportajına katılmak üzere Beykoz’da bulunan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk’e seslendi:    “ Halk burada, sen neredesin?”

CHP İlçe Başkanı, kendisini Cumhuriyet savcılarına şikâyet etti

Hızır Yılmaz, konuşmasının devamında şunları söyledi: “ Burada ben kendimi Cumhuriyet savcılarına şikâyet ediyorum. 15 gün önce dolandırıcılık yapıp baz istasyonları kuranları size suç duyurusunda bulundum, gereğini yapmadınız. Şimdi CHP İlçe Başkanı olarak, kendim hakkında suç duyurusunda bulunuyorum: Ben halkı kışkırtıyorum.”

Tehlikeli değilse, Kaymakam’ın konutunun önüne dikin!

“ Baz istasyonu tehlikeli değilse, Kaymakam’ın konutunun önüne dikin; Belediye Başkanı’nın evinin önüne dikin; gereğini yapmayan Cumhuriyet Savcısı’nın makamının önüne dikin.”

CHP’nin çadırını mahalleye kuracağım

Hızır Yılmaz, konuşmasını şu sözler ile noktaladı: “ Bizi bir toplanır, iki toplanır gider zannediyorsanız, şimdi size 15 gün daha süre veriyorum. 15 gün içerisinde bu rezalete son vermezseniz, bu istasyon buradan kalkana kadar buraya CHP’nin çadırını kuracağım.”

Adnan Ceviz: Bu, her şeye para olarak bakan bir zihniyetin ürünü

CHP İlçe Başkanı’nın ardından söz alan MHP Beykoz İlçe Başkan Yardımcısı Adnan Ceviz de mahalle halkına şu şekilde seslendi: “ Buraya sizin haklı sorununuza destek vermek için geldik. Bu, bir anlayışın ürünü. Bu, her şeye para olarak bakan, Türkiye’de ne var ne yok satmaya çalışan, ne kadar değerimiz varsa her şeyi satmaya çalışan bir zihniyetin ürünü. Bu zihniyet, ‘ ya ver kurtul, ya sat kurtul’ diyor. Bunlar için insan sağlığı hiç önemli değil. Bunlar insan sağlığına sadece para olarak bakarlar. Biz MHP olarak bu haklı davanızda sonuna kadar sizin yanınızdayız; size sonuna kadar destek vereceğiz.”

Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Burhan Öz: Haklı olduğunuz tartışılmaz!

Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı Başkanı Burhan Öz ise, yaptığı konuşmada, mahalle sakinlerine hitaben, “ Bugün burada haklı olduğunuzun tartışılmayacağı bir toplantı yapıyorsunuz. Sizler, tüm sağlık kuruluşlarınca tehlikesi onaylanmış, insanlara verdiği zarar onaylanmış bir baz istasyonu sistemini protesto etmek için toplandınız. Hiçbir sistem hakkın karşısında direnemez. Bugün sadece Beykoz’da değil, ülkemizin her yerinde bir baz istasyonu çılgınlığı yaşanıyor. Çocuk parklarına dahi baz istasyonu yapılıyor.”

Bu yanlışı süsleyip püsleyip bu millete yutturamazsınız!

Konuşmasında, bu konuyu yetkililer ile konuştuklarında, kendilerinden, “Siz cep telefonu kullanmıyor musunuz?” şeklinde bir cevap aldıklarını da ifade eden Burhan Öz, “ ben su da kullanıyorum. Eğer benim su şebekeme bir mikrop karışıyorsa, o mikrobu temizlemek yerine bana gelip ‘suyu içme!’ diyebilir misin? Madem baz istasyonu bu kadar masum, niçin bunu kamuflaj ediyorsunuz? Niçin güneş enerjisi sitemine, su istasyonu sistemine benzetiyorsunuz, çocuk parklarında aydınlatma sistemine benzetiyorsunuz, bacalara benzetiyorsunuz? Bu yanlışı süsleyip püsleyip bu millete yutturmazsınız” dedi.

İkinci Çernobil Faciası olmasın!

Sözlerinin devamında 1986 yılında Ukrayna’da yaşanan Çernobil Faciası’na atıfta bulunan SP İlçe Başkanı, şunları söyledi: “ O günün yetkilileri televizyonların başında bizlere şunu dediler: ‘ Bu çayı ben içiyorum, bu fındığı ben yiyorum, bak bir şey olmuyor!’ Şimdi de, dünyada kanserde birinci ülkeyiz. Bunun sebebi Çernobil’dir. Bugün burada ikinci bir Çernobil Faciası olacak olan ve bundan beş, on yıl sonra bugünkü yetkilileri de içine alacak olan baz istasyonu faciasını hep beraber engellemek durumundayız. Bunun iktidarı- muhalefeti olmaz; bu bir sağlık sorunu.”

Çamlıbahçeliler’e “Bergamalı” benzetmesi!

Saadet Partisi İlçe Başkanı, Bergama’da siyanür ile altın işletmeciliğine karşı mücadele etmiş olan Bergamalı köylülere de atıfta bulunarak, “ İnşallah, başlatmış olduğunuz bu güzel çalışma Beykoz’umuza, İstanbul’umuza, Türkiye’mize yayılır ve Bergamalılar’ın yerini Çamlıbahçeliler alır”  dedi.

Öz, sözlerinin sonunda parti olarak bu konuda yapılacak olan bütün çalışmalara “ sonuna kadar, karşılıksız olarak destek vereceklerini” ifade etti ve mahalleliye, “ sizler görevinizi yaptınız, sıra bunun muhatabı olanlarda. Bu baz istasyonlarını buradan topyekun kaldıracağız” şeklinde seslendi.

Milletvekili Mahmut Tanal, hukuk mücadelemizi yapacağız

Protesto eyleminin son konuşmasını ise CHP İstanbul Milletvekili av. Mahmut Tanal yaptı. Tanal, konuşmasına, protestocuları çatısına tartışmalı baz istasyonunu kurduran Ramazan Uğuz’a sözlü sataşmada bulunmamaları noktasında uyararak ve “ Biz, hukuk mücadelemizi yapacağız. Hukuk sizden yana” sözleriyle başladı.

Konuşmasında, “ Anayasa gereğince, her vatandaşın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu” belirten Milletvekili, ayrıca Medeni Kanun gereğince komşuların gayrimenkulleri üzerinde birbirlerini rahatsız edecek şekilde tasarruf edemeyeceklerini de kaydetti.

Belediye Başkanı’na seslendi

Sözlerini, “ Ben şimdi size burada Belediye Başkanı’nı şikâyet ediyorum” şeklinde sürdüren av. Mahmut Tanal, “binanın üzerine dikilen o malzemeler binanın gabarisini, dengesini bozan bir husustur” dedi ve Anayasa Mahkemesi’nin bu yöndeki bir kararını hatırlatarak, ruhsatı olmadan hiçbir baz istasyonunun gabarisinin binaların tepesine dikilemeyeceğini söyledi. CHP’li Vekil, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’e de şu sözler ile seslendi: “ Ey Belediye Başkanı, ruhsat vermeden, kaçak olarak bu yapının oraya dikilmesine nasıl izin verirsiniz?”

Sen neden bunu yapmıyorsun?

Ankara Polatlı Belediyesi’ni örmek göstererek, baz istasyonlarının meskun mahaller dışına çıkartıldığını ifade eden Tanal, “ Ey Beykoz Belediyesi, sen neden bunu yapmıyorsun? Oy zamanı geliyorsun vatandaştan oyunu istiyorsun, oyunu aldıktan sonra vatandaşın bu talebini nazara almıyorsun” dedi.

Bina sahibi sözleşmeyi feshetmeye çağrıldı

Bina sahibi Ramazan Uğuz’un, kendi gönül rızası ile baz istasyonunu kaldırmadığı takdirde dava açacaklarını kaydeden av. Milletvekili, ilgili GSM operatörüyle yapmış olduğu baz istasyonu kurulum sözleşmesini feshettiği takdirde, Uğuz’a yardımcı olmaya hazır olduklarını belirtti.

CHP, MHP ve SP’nin biraya gelişine değindi

İletişim hakkının yaşam hakkının önünde olmadığına vurgu yapan Tanal, CHP, MHP ve SP’nin Çamlıbahçe halkı için bir araya geldikleri hatırlatmasında da bulunarak, “ Sizin hak ve hukukunuzun ihlal edildiği her yerde bu üç ilçe başkanımız yanınızda olacaklar” dedi.

Dava dilekçeleri ve emsal mahkeme kararları dağıtıldı

Konuşmaların sonunda ise Milletvekili Tanal, dava açılmak üzere mahalle muhtarı Necmettin Kahveci’ye matbu dava dilekçesi örneği ile emsal kararları takdim etti.

Mahalleli, çay ve börek ikramında bulundu

Soğuk havaya rağmen gerçekleşen protesto eyleminde mahalle sakinleri, katılımcılara çay ve börek ikramında da bulundular.

Özel röportajlar

İki eve girdik: Birinde bacağı kesik bir onkoloji hastası, diğerinde ise beyin felçli 37 yaşındaki yatağa mahkûm özürlü bir kadının tüberküloz hastası yaşlı annesi vardı

Bir bacağı kesik kanser hastası kadın, Belediye Başkanı’na seslendi: Yardım istiyorum

Beykoz Güncel Haber, yakalandığı kemik kanseri sonucunda bir bacağı kesilen Ayten Şimşek’i, kızının isteği üzerine evinde ziyaret etti.

65 yaşındaki Şimşek, gazetemize şunları söyledi: “ Ben korkuyla yaşıyorum. Zaten bir ayağımı ondan kaybettim. Kemik kanseriyim. Altı ay önce bacağımı aldılar. Bir ayak ile yaşıyorum ben. Bana bu baz istasyonunun dokunduğunu söylüyorlar. Ben Beykoz Belediye Başkanı’na o kadar güvenmiştim ki. ‘ Bizi korur’ dedim ama duyduğuma göre bizi hiç sahiplenmemiş. Benim sağlığım yerimde olsun da, telefonlarım da çekmesin. Ben Beykoz Belediye Başkanı’ndan yardım istiyorum. Beni bu durumdan kurtarsınlar yoksa ben öteki ayağımdan da korkuyorum.”

Verem hastası yaşlı annenin gözyaşları

Davet edildiğimiz ikinci ev ise, Ramazan Uğuz’un karşısında bulunan bir apartmandı. Neriman Özgür, bize 7 yaşında geçirdiği beyin felci sonrasında yatağa mahkûm olan ve şu anda 37 yaşındaki kızını gösterdi.

Aynı zamanda kas erimesi sorunu da bulunan Nazife Özgür’ün annesi Neriman Özgür, kızının penceresinden baz istasyonunun bulunduğu apartmanı işaret ederek, şu açıklamayı yaptı:  “ Çocuğun odasında camı açamıyoruz.  Mutfağımın camını dahi açamıyorum, radyasyondan korkuyorum. Yiyecekleri bile açıkta bırakmıyorum; saklıyorum korkudan. Çocuk burada oksijen alamıyor baz istasyonu yüzünden. Ağlamayan çocuk, baz istasyonu buraya konuldu konulalı her akşam ağlıyor.”

Konuşmasının devamında gözyaşlarını tutamayan verem hastası anne, şunları söyledi:“ Benim de başım ağrıyor havasızlıktan, uyuyamıyorum. Bu kadar da olur mu? Allah’ınızı severseniz, bu çocuğuma olmaz ki böyle. Ne yapacağımı şaşırıyorum ben. Tüberküloz da var bende; onun tedavisini oluyorum. Ramazan’a o kadar yalvardım ‘yapma, etme’ diye… Ne olur sesimizi duyurun, bize yardım edin, size dua ederim.”

Neler söylediler?

Mahalle sakinleri gazetemize şu açıklamaları yaptılar:

Neriman Özgür

“ Evde özürlü hastam var. Ben astım- bronşitliyim, tüberküloz hastasıyım. Bitişikte de yine özürlü hasta var. Bunu buraya danışmadan kurdu. Biz içeride ustaları görünce Ramazan’a ‘napıyorsun?’ diye sorduk, ‘oraya civciv çıkartma makinesi koyacağım’ dedi. Bir de baktık ki, tepemize diktiler oraya. Ben ağlaya ağlaya bir hal oldum. Gittim sordum,”’ Ramazan oğlum, neden böyle bir şey yaptın?’ dedim. ‘Zararsız, kimseye bir şey yapmaz’ dedi. Bize yazık değil mi? Biz hadi gittik elden, çocuklarımız ne olacak?”

Sevinç Çorbacı

“ Evde hasta annem var, onkoloji hastası. Ayağı yok, kemoterapi alıyor. Beş senedir radyoterapi alıyor. Hayata tutunduğu tek şey oksijen. Bu oksijeni de bu Ramazan Bey engelledi.  Evde pencereleri açamıyoruz. Ben Ramazan Bey’e annemin raporlarıyla gittim, kapıyı açmadı. İnsanlar iki aydır onun kapısını aşındırıyor.”

Nuray Çorbacı

“ Kalkmasını istiyorum baz istasyonunun. Ben de kanser hastasıyım. Biz kanser olduk, çoluk çocuğumuz olmasın. Bunu istiyoruz. Çocuklara yazık, günah.”

İsmail Kılıçoğlu

“ Çamlıbahçe halkının şöyle düşünceleri var: Öyle hapisi mapisi göze aldı herkes. Şimdi burada gördüğünüz bu insanların yüzde 80’i buraya nasıl bir halat atarız da bu istasyonu aşağı çekeriz diye düşünüyor. Bu, kanun dışı bir şey. Bunu yapmayı bile düşünüyoruz biz yani; herkesin aklından bir şeyler geçiyor. 30 senedir burada oturuyorum. Ömrümüz olursa bir otuz sene daha burada oturacağız, tabii bu (baz istasyonu) burada olmazsa; olursa, on senemiz gitti demektir.”

Hacer Keskin

“ Üç senedir trombosit kanseriyim. Ben de camımı açamıyorum. Mahalleye böyle bir şey yapılamaz. Kesinlikle istemiyoruz. Herkes tecritte. Mahallenin içinde böyle bir şey olmaz ki! Nasıl adalet bu, ben anlamıyorum. Bütün kapılar yüzümüze kapandı.”

Fatma Yücel Polat

“ Benim oğlum sokağa çıkıp oynamak istemiyor artık. Çocukların özgürlüğünü, kendilerine güvenlerini alıyorlar ellerinden. Komşuların komşulara olan güveni kırıldı artık. Kimse kimseye güvenmiyor. ‘ Ramazan Abi yaptıysa, herkes yapabilir’ diyorlar. Baz istasyonu zararsız da olabilir ama bu kadar komşunun hakkına girmemeli. Ben istemiyorsam, beni komşu olarak kırmaması gerekir.”

Hülya Nemli

“ İstemiyoruz, kaldırılsın. Çevreye zararlarını biliyoruz. Kanserojen yayıyor. Biz de istemiyoruz.”

Elif Soyer

“ Bir vatandaş hakkını nasıl arar? Gider resmi kurumlara gerekli yazıları yazar. Benim bildiğim hak böyle aranır ama bu kapılar insanın yüzüne kapandığı zaman ne yapar bu vatandaş? Sinirlenir. Bu sefer gidip kendisini, çoluğunu çocuğunu mu yaksın? Buraya bu polisleri niçin yolluyorlar? Beni savunmak için mi? Ben mi kanser olayım? Benim sosyal güvencem yok. Devlet benim arkamda duracak mı o zaman? Benim çoluk çocuğuma bakacak mı devlet o zaman? Kimi koruyor? Benim üç yaşında çocuğum var. Çocuğum kanser hastası olunca, Ramazan Uğuz’un AVEA’dan aldığı para ya da AVEA mı gelip tedavi ettirecek? Hayır. Kapalı kapılar ardında atılan iki imza benim çocuğumun masrafını karşılayacak mı? Benim özgürlüğümün başladığı yerde Ramazan’ın özgürlüğü biter. Buna ne polis, ne Kaymakam karışabilir. Bu, kanundur. Polis kimi korumaya geldi? Ramazan’ı. Ben niye buradayım? Benim çocuklarım bu soğukta, bu yağmurda burada. Niye? Böyle bir şey var mı? Bir de yukarıdan benim resmimi çekecek! Böyle bir kanun yok.”

Mahalleli bina sahibine seslendi

Çamlıbahçe Mahallesi halkı, balkona çıkarak kendilerinin fotoğraflarını çeken bina sahibi Ramazan Uğuz’un bu davranışa sinirlenerek, kendisini alkış ve düdükler ile protesto etti.

Mahallelinin isyanı afişlere nasıl yansıdı?

Çamlıbahçe Evren Çıkmazı sakinlerinin baz istasyonu isyanlarını hazırladıkları bez afişlere şu sözler ile yansıttıkları görüldü: “ Kanser olmak istemiyoruz,” “ Ramazan şaşırma, sabrımızı taşırma” “Üç kuruşa sattın bizi Ramazan” “Ey Ramazan, sen kul hakkı nedir bilir misin? Komşuluk hakkımızı helal etmiyoruz” “ Katil Ramazan.”

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...