CHP’li Alpago Türk kadınının durumuna değindi

CHP’li Alpago Türk kadınının durumuna değindi

CHP Beykoz İlçe Başkanlığı’nın “ Dünden bugüne kadın” konulu panelinde konuşan Önay Alpago, Türk kadınının durumuna değindi.

CHP Beykoz İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “ Türkiye’de Dünden Bugüne Kadının Konumu” konulu panelde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet eski Bakanı Önay Alpago, hem tarihi bilgiler aktardı, hem de günümüz Türk kadınının durumuna değindi. Panelde ayrıca CHP İlçe yönetimi tarafından ünlü şair Nazım Hikmet Ran’ın “doğum”;  gazeteci- yazar Uğur Mumcu’nun ise “ölüm” yıldönümü dolayısıyla şiirler de okundu.

Çekmeköy İlçe yönetimi de katıldı

Sunumu CHP Beykoz Gençlik Kolları Başkanı Ege Ercan tarafından yapılan panel etkinliğine CHP Çekmeköy İlçe Başkanı Murat Çirav ve bazı Yönetim Kurulu üyeleriyle, Çekmeköy Kadın Kolları Başkanı Fulya Yeşiloğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri de katıldılar.

CHP Beykoz İlçe örgütünün Kavacık’ta bulunan merkez binasında gerçekleşen etkinlik, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan şehitleri için yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması sonrasında başladı. Etkinliğin ilk konuşmasını ise İlçe Başkanı Hızır Yılmaz yaptı.

Hızır Yılmaz: Bilmek, gelecek ile öngörüler bakımından önemli

Hızır Yılmaz, sözlerine Önay Alpago’yu İlçe teşkilatında ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek başladı. Konuşmasının devamında, kadınların dünü ve bugünü konusunun özellikle kadınlar için gittikçe daha da önem arz ettiğini ifade eden İlçe Başkanı Hızır Yılmaz, kadının dününde ve bugününde yaşadığı sorunları bilmenin gelecek ile ilgili öngörüler bakımından önem arz ettiğini ifade etti.

Nazım Hikmet ve Uğur Mumcu’yu andı

“ Nazım Hikmet’in Anadolu toprağının bir değeri olduğunu” ifade eden İlçe Başkanı,            “ kendisini saygıyla andığını” belirtti. “ Kalemini satmaktansa, bedeninin paramparça olmasını göze alan” Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümünün de yaklaştığını hatırlatan Yılmaz, “ diliyorum ki, bu dünyadan göç ettiğimiz zaman duruşumuz ile arkada bıraktığımız ile yıllarca saygıyla anılanlardan olmak bize de nasip olur” dedi.

CHP Beykoz İlçe örgütü Başkanı Hızır Yılmaz, konuşmasını Nazım Hikmet’in “ kadın” isimli şiiriyle sonlandırdı.

Ayşe Çalık: Bu memleket bizim

İlçe Başkanı Hızır Yılmaz’ın ardından ise eğitimden sorumlu İlçe Başkan Yardımcısı Ayşe Çalık söz aldı.

Ayşe Çalık, gerek Uğur Mumcu gerekse Nazım Hikmet’i rahmet ile andıklarını ifade ederek, Nazım Hikmet Ran’ın “ Bu memleket bizim” isimli şiirini okudu.

Senem Aydın: Bulutlar Adam Öldürmesin

Ayşe Çalık’ın sonrasında ise CHP İlçe Yedek Yönetim Kurulu üyesi Senem Aydın söz alarak, Nazım Hikmet’in “ Bulutlar Adam Öldürmesin” isimli şiirinden şu dizleri okudu:                   “ Analardır adam eden adamı / aydınlıklardır önümüzde gider/ sizi de bir ana doğurmadı mı? / analara kıymayın efendiler/ bulutlar adam öldürmesin…”

Önay Alpago: Erkekler kadınları aldatıyor

Yapılan konuşmaların ve okunan şiirlerin ardından ise 1994-1995 yılında Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapmış olan ve halen CHP Parti Meclisi üyeliği görevinde bulunan Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi av. Önay Alpago söz aldı.

Konuşmasına kadının Türkiye’deki konumuna geçmeden önce, kadın haklarının dünyadaki gelişim seyri hakkında bilgiler aktararak başlayan Önay Alpago, başlangıç noktası olarak Fransa’yı ve 1789 Fransız İhtilali’ni temel aldı.

Sadece erkek vatandaşlara eşitlik vaadeden ünlü 1789 Devrimi!

Fransa’nın, yaşamıyla, kültürüyle ve aydınlanma hareketine yön veren düşünürleriyle 1700’lü yıllarda tüm Avrupa’nın gözdesi bir ülke olduğu ve birçok kişinin hayallerini süslediği hatırlatmasında bulunan Alpago, şunları söyledi:  “ İşte bu Fransa 1789 yılında büyük bir devrim yapar. Devrimin önde gelenleri, erkeklerden daha önde yer alanları Fransız kadınlarıdır. Onlar daha çok özgürlük için, daha çok eşitlik için, daha çok adalet için Bastil’in kapılarına dayanırlar. O devrim gerçekleşir ve insanlık tarihinin kalbine akıtılan özgürlük, eşitlik, adalet gibi kavramlar hediye edilir. Temmuz’da bir devrim yapılır, Ağustos ayında ise bir Yurttaş Hakları Beyannamesi yazılır. Bu Yurttaş Hakları Beyannamesi’nde insanların eşitliğinden bahsedilir. Ama hangi insanların? O yurttaşlık Beyannamesi’nde eşitlik vaat edilen insanlar sadece erkeklerdir.”

Eşitlik isteyen kadın giyotine gönderildi

İki sene sonra devrimin önderlerinde bir Fransız kadın ‘ Kadınların Yurttaşlık Hakları Beyannamesi’ diye bir beyanname yazınca, o özgürlükler ülkesi Fransa’da kıyamet kopar! Kendisine şöyle derler: ‘ Senin eşitliğin var. Senin eşitliğin erkekler ile beraber giyotine gitme eşitliği’ ve devrimci kadın, böyle bir beyanname hazırlamanın bedeli olarak, devrimciler tarafından giyotinde öldürülerek cezalandırılır.

Sadece bu bile Atatürk’e teşekkür etmek için yeterli bir neden

Konuşmasının devamında bu örnekten yola çıkarak, Türkiye’de Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte yapılan devrimler ile kadına tanınan haklara atıfta bulunan av. Önay Alpago, şunları söyledi: “ Biz Fransız Devrimi’nden çok şeyler öğrenmiş bir ülkeyiz ama bizim kadınlarımız siyasette eşitlik hakkını Mustafa Kemal Atatürk sayesinde 1930’lu yıllarda elde ederken, giyotinde bedel ödeyen o Fransızlar, kadınlarına siyasette seçme ve seçilme hakkını 1946 yılında vermişlerdir. Her şey bir yana, bu bile bu ülkede kadınları erkekler ile beraber kul olmaktan çıkarıp yurttaş olma kimliğine kavuşturan Atatürk’e teşekkür etmek için başlı başına yeterli bir nedendir.”

Aristo: Kadın, erkeğin tamamlanmamış halidir

Demokrasinin özgürlük, eşitlik ve adalet gibi üç ayağı olduğunu ifade eden Önay Alpago, dünyanın pek çok ülkesinde kadınların hakları için çok uzun yıllar mücadele ettiklerini kaydederek, “ kadın ve erkeğin mitolojik çağdan beri eşit görülmediklerini” belirtti ve ünlü filozof Aristo’nın “ Kadın, erkeğin tamamlanmamış halidir” şeklindeki tarifini buna örnek olarak gösterdi.

İlk nüfus sayımında sadece erkekler ve hayvanlar sayıldı

 “ Osmanlı İmparatorluğu döneminde de kadının yurttaş olma kimliğinin çok uzun zaman görmezden gelindiğini” ifade eden CHP PM üyesi Alpago, “ biz, nüfus sayımlarında kadınların sayılmadığı bir gelenekten geliyoruz. Bizim ülkemizde ilk nüfus sayımı II. Mahmut döneminde yapılmıştır ama bu nüfus sayımında sadece erkekler ile hayvanlar sayılmıştır” dedi.

İsviçreli kadınlar seçme ve seçilme haklarına bizden 35 sene sonra sahip oldular

Gerçekleştirdiği hukuksal reformlar ile birlikte “ Atatürk’ün Türk kadınına yurttaş olma kimliğini kazandırdığını” kaydeden Önay Alpago, Medeni Kanun’u aldığımız İsviçre’de ise kadınlara seçme ve seçilme hakkının 1971’de verildiğini hatırlattı.

Türkiye, 134 ülke arasında 126. sırada

İsviçre’nin Davos kentinde her sene yapılmakta olan geniş katılımlı bir zirve toplantısı sonrasında bütün dünya ülkeleri için bir demokrasi karnesi çıkartıldığını kaydeden Önay Alpago, “ bu toplantılarda her sene 134 ülke değerlendiriliyor; ancak ne yazık ki Türkiye her sene yapılan bu değerlendirmelerde birer ikişer basamak düşerek karne alıyor. Türkiye’nin en son bütün notlarının toplamı 134 ülke arasında 126. olarak çıktı” dedi.

Bu karne öyle siyasi nutuk atanları dinleyerek verilmiyor

“ Haritada yerini zor bulduğumuz Etiyopya bile bizden daha yukarıda” açıklamasını yapan Alpago, “ çünkü bu karne öyle siyasi nutuk atanları dinleyerek verilmiyor. Ülkelerini tozpembe sunmaya çalışanların anlattıklarından sonra verilmiyor. Doğru veriler ile doğru tespitler ile veriliyor” dedi.

Kadınlar eskiye göre biraz daha eve hapsediliyorlar

Türkiye’de kadınların yüzde 10’unun hâlâ okuma yazma bilmediğini, kız çocuklarının ortalama okullaşma oranının ortalama 3 sene olduğunu, ortaokul ve liseye doğru gidildikçe kız öğrencilerin eğitim kademelerindeki varlığının giderek azaldığını belirten Devlet eski Bakanı Alpago, istihdamda ise kadınların biraz daha eve hapsedildiğini söyledi.

Çalışan kadın sayısı yüzde 29’dan yüzde 22’ye indi

“ Çalışan kadın sayısı yüzde 29 iken, bugün bu oranın yüzde 22’ye indiğine” işaret eden Alpago, “ kadının çalışmaması için ne mümkünse yapılıyor” eleştirisini yaptı. Kreş açma zorunluluğu getiren yasanın işverenler tarafından delinmesini buna örnek olarak gösteren Alpago, “ kadınların işe alımlarda en son tercih edilen ancak işten çıkarmalarda ise ilk çıkarılanlar olduğunu” ifade ederek, “ işe girmek isteyen kadına ilk olarak ‘ evli misin? Çocuğun var mı? Çocuk yapmayı düşünüyor musun?’ sorusunun sorulduğunu” belirtti.

Cennet kadınların, T.B.M.M ise babaların ayaklarının altında!

Atatürk’ün sağlığında T.B.M.M’nin kadın sayısı bakımından Avrupa’da ikinci olunduğu bilgisini veren Önay Alpago, “ bugün siyasete baktığımızda ise hiç de öyle görünmüyor” açıklamasını yaptı ve “ tüm kadınların hem belediye başkanlıklarında, hem de meclislerinde aday olmalarını gönülden istediğini” kaydederek, “ ama erkekler ‘cennet analarının ayağının altında ‘ diyerek bizi kandırıyorlar. Cennet bizim ayaklarımızın altında ama T.B.M.M babalarının ayakları altında” dedi.

Kadının adı yok!

“ Bakanlar Kurulu’nda kadın oranının 26’da bir” olduğunu söyleyen Alpago, “ yerel yönetimlerde ise 2 bin 924 belediye başkanının 26 tanesinin kadın” olduğunu belirterek, “ Büyükşehir belediye başkanlıklarında ise hiç kadın yok” eleştirisinde bulundu.

35 bin muhtarın sadece 65 tanesi kadın!

 Türkiye’de 35 bine yakın muhtar olduğunu ifade eden CHP’li P.M. üyesi, bu sayı içindeyse   “ sadece 65 tanesinin kadın olduğunu” belirtti.

İşte erkekler bu yüzden parlamentoda kadın kotasını kabul etmiyorlar

İskandinav ülkelerinde bu oranların yüzde 51’lerde seyrettiğini ifade eden Alpago, bir Güney Afrika ülkesi olan Brezilya’da 1995 yılında yüzde 20 kadın kotası getirilmesinin ardından 2012 yılında yapılan seçimlerde kadınların 621 belediye başkanlığı kazandığını kaydederek,  “ işte erkekler bu yüzden Parlamento’da kadın kotasını kabul etmiyorlar” dedi.

103 üniversite rektörünün sadece 1’i kadın!

 Türkiye’deki 103 üniversite rektörünün sadece birinin kadın olduğunu belirten av. Alpago,     “ 80 tane valimizin de sadece bir tanesi kadın. Hiç kadın müsteşarımız yok. 185 tane büyükelçimiz var, bunun 20 tanesi kadın” dedi ve ekledi: “ Şimdi bunlara bakınca, böyle bir karneyi de, 134 ülke içinde 126. olmayı da biz hak ediyoruz!”

Türkiye’nin birincilikleri nerede?

Alpago, Türkiye’nim birinciliklerini ise şu şekilde sıraladı: “ Birinciliklerimize gelince… Kadına uygulanan şiddette dünya birincisiyiz! Kadın ölümlerinde dünya birincisiyiz; Bangladeş ikinci, biz birinciyiz! ‘ Çocuk gelin’ dediğimiz 10- 15 yaşlar arasında imam nikâhıyla gelin edilen 5 milyon çocuk gelin ile Türkiye, Gürcistan’dan sonra Avrupa ikincisi! İş kazalarında Avrupa birincisi, dünya ikincisiyiz. Sonuncu olduğumuz bir şey var mı? Basın özgürlüklerinde Avrupa’da sonuncuyuz!”

Türkiye’de bugün bir cinskırım uygulanıyor

Türkiye’de bugün günde en az 5 kadının öldürüldüğünü kaydeden Önay Alpago, “ artık erkek şiddeti sistematik bir şekil aldı. Türkiye’de adeta bir soykırım uygulanır gibi, bir   ‘ cinskırım’ uygulanıyor” dedi.

Kadın gülmez ise toplum da gülmez

Sözlerinin devamında, “kadın cinayetlerinin bitmediğini” ifade eden Alpago, “ bu ülkenin kadını gülmez ise toplumu da gülmez. Çünkü biz bu toplumun yarısıyız; diğer yarısını da dünyaya getirenleriz” açıklamasını yaptı.

Bir ilimizde dünyaya gelen bebeklerin yüzde 65’i çocuk gelinlerden

“ Türkiye’nin bir ilinde geçen yıl dünyaya gelen bebeklerin yüzde 65’inin 14- 16 yaş aralığındaki kız çocuklar tarafından dünyaya getirildiği” açıklamasında bulunan Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi ve Devlet eski Bakanı Önay Alpago, “ bu, inanılmaz acı bir tablodur” dedi.

Bu imamlara neden ceza verilmiyor?

Çocuk gelinlerinin davullu, zurnalı bir şekilde ve imam nikâhıyla evlendirildiklerini belirten Önay Alpago, “ Türk Ceza Kanunu’na göre resmi nikâhı yapılmamış kişilerin imam nikâhının yapılmasının suç olduğunu ve bu suçu işleyenler için de bir hapis cezasının öngörüldüğünü” kaydederek, “ 12, 13, 14 yaşındaki kız çocuklarını resmi nikâh olmadan evlendiren köy imamlarının bir teki hakkında açılmış bir dava bulunmamasını” ise eleştirdi.

Fatma Şahin’in cevap vermediği sorular

Önay Alpago, devleti yönetenleri şu eleştiriyi yaptı: “ Davullu zurnalı bu düğünler yapılırken, o devleti temsil eden polisler, jandarmalar, hâkimler, savcılar, bunu hiç mi duymazlar? Hiç mi kendiliklerinden yasal takip yapmazlar? Bu sorular mevcut Bakanımız Fatma Şahin’e soruluyor ancak hâlâ yanıtı verilmiyor.”

Van Vali Yardımcısı’na eleştiri

Bundan bir süre önce yaşanan Gülşah Aktürk olayına da değinen Önay Alpago, Gülşah öğretmenin bir erkek tarafından tehdit edildiğini ve öldürüleceğini belirterek, yardım istemesi üzerine Van Vali Yardımcısı’nın kendisine yanıt olarak “  Ölüm herkesin başına gelecek, ölüm de bir haktır” dediğini hatırlattı ve “ işte bu genç kız, ihbar ettiği o erkek tarafından öldürülüyor. Şimdi o erkek, cezasını çeker çekmez, ayrı bir şey ama o Vali Yardımcısı hakkında eğer hiçbir cezai yaptırım uygulanmıyor ise, o zaman daha çok genç kızlar, kadınlar ölecek ve hesabı sorulmayacak demektir. Suç işleyenlere hesap sormayan devlet, suçunu bile bilmeyen insanları Silivri’de senelerce yatırmasını bilmektedir ama” dedi.

Bizim hayatımızı neden erkekler belirliyor?

Bu sorunların kadınların da erkekler ile beraber karar mekanizmalarında yer almasıyla çözüleceğini belirten Önay Alpago, “ bu toplumun yarısı isek, bizim hayatımızı ilgilendiren kararlarda neden söz ve karar sahibi olamıyoruz? Neden bizim hayatımızı bizim gibi bir hayatı yaşamayan erkekler sadece belirliyor?” diye sordu.

Alpago’nun Hızır Yılmaz’ın jestleriyle destek gören sözleri

Alpago, bu noktada kadınların da işbirliği içinde el ele vermelerinin önemine vurgu yaparak,  kadınlara da şu sözler ile seslendi: “ Siyasette kadının varlığı için sadece kadının varlığı yetmez, kadın duyarlılığı içinde olmak gerekir, birbirimizi kıskanmamak gerekir, birbirimize çelme takmamak gerekir, birbirimizin eteğinden çekmek değil, elinden tutmak, koluna girmek gerekir. Siyaseti birbirimizden kıskanmayalım, birbirimizi hırpalamayalım; yoksa elimizden kayan sadece bizim hayatımız değil artık, çocuklarımızın, torunlarımızın Türkiye’nin hayatı kayıyor. Cumhuriyet’in dönüştürüldüğünü görüyoruz. Bunun en çok zararı biz kadınlara olacak çünkü. Cumhuriyet bir kültür devrimidir ama aynı zamanda bir kadın devrimidir.”

Önay Alpago bu sözleri sarf ettiği sırada CHP İlçe Başkanı Hızır Yılmaz’ın da, jestleriyle bu sözlere destek verdiği görüldü.

Satranç bittiği zaman piyon da şah da aynı kutuya girer

Devlet eski Baklanı Önay Alpago, konuşmasını şu sözler ile noktaladı: “ Bir söz vardır; ‘ Satranç bittiği zaman piyon da aynı kutuya girer, şah da!’ Kimse ben şahım sanmasın! Şah olduğum için ayrıcalığım olur sanmasın. Herkesi aynı kutuya koyarlar o zaman.”

Haber: Arzu Başlantı

 

YORUMLAR...