Reklam
Yüksel Baki ile mülkiyet sorunu üzerine röportaj

Yüksel Baki ile mülkiyet sorunu üzerine röportaj

Belediye Başkan Yardımcısı av. Yüksel Baki ile Beykoz’un mülkiyet sorunu üzerine özel röportaj gerçekleştirdik.

Beykoz Güncel Haber, Belediye Başkan Yardımcısı av. Yüksel Baki ile gerçekleştirdiği özel röportajında Beykoz’un mülkiyet sorununu ve önümüzdeki Şubat ayında yapılacak olan duruşmayı ele aldı. Gazetemize yaptığı açıklamada, 2B arazileriyle ilgili olarak kabul edilen yasa değişikliğine Beykoz Belediyesi olarak itirazları olduğunu ve bu sınırın bin metrekareye çıkartılması gerektiğini düşündükleri ifade eden av. Yüksel Baki’yle, ayrıca Büyükşehir’den devralınan ve üzerindeki vatandaşlara satışı yapılacak arsaların akıbeti, Şubat ayında gerçekleşecek olan ve Belediye eski Başkanı Muharrem Ergül, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ile AK Partili ve CHP’li Meclis üyeleri ve bazı Belediye bürokratlarının yargılanacağı dava ile ilgili olarak görüştük.

Belediye Başkan Yardımcısı av. Yüksel Baki ile 2B’den Şubat ayında yapılacak yargılanmaya kadar ÖZEL

Yüksel Bey, Beykoz’un artık sağır Sultan’ın bile duyduğu çok çeşitli mülkiyet sorunları mevcut. Önce, bu sorunlara genel olarak değinebilir misiniz? 2B diyoruz, Hazine, Vakıf arazileri diyoruz… Birbirinden farklı o kadar çok sorun var ki ilçede!

Beykoz’un mülkiyet sorununun temelinde 15 Kasım 1995 tarihine kadar giden bir süreç var. Bu tarihte İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Beykoz ilçesinin tamamı ‘doğal SİT’ alanı ilân edildi. Yine 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu gereğince de bir Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi var ilçemizde. Bütün bu mülkiyet sorunlarının temelinde, bölgemizin tamamının doğal SİT alanı olması yatmakta. Bölgemiz SİT alanı kapsamından çıkmadığı sürece bu, bu şekilde devam edecek.

Beykoz’da doğal SİT alanının daraltılması için girişimlerde bulunduk

Belediye Başkanımız sayın Yücel Çelikbilek’in bu yönde de girişimleri var. Biz Beykoz ilçesindeki bu doğal SİT alanının daraltılması yönünde Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunduk; taleplerimizi ilettik. Biz, burada uzun yıllardır; 50 yıldır, 60 yıldır yapılaşma olan yerlerin bu kapsamdan çıkarılmasını istiyoruz. Zaten arazimizin yüzde 85’i resmi devlet ormanı. Resmi devlet ormanı dışındaki yerlerimizin buradan çıkarılmasını istiyoruz.

Beykoz için talep etmiş olduğunuz SİT alanının daraltılması önerinizin içeriğini tekrar alabilir miyiz?

Biz, yapılaşma olan, iskâna açılmış, uzun süredir oturulan ve bir koruma özelliği kalmamış alanların SİT özelliğinin kaldırılmasını istiyoruz. Örnek veriyorum; Kavacık, Soğuksu, Rüzgarlıbahçe ve Yenimahalle’nin bir kısmında böyle korunacak bir özellik var mı? Bu nedenle biz buraların SİT alanı kapsamından çıkartılmasını istiyoruz.

İlçemizde uygulama imar planı yok

SİT alanı olmasından dolayı da gerçek anlamda bir uygulama imar planı yok ilçemizde. Eğer bu kapsamdan çıkar ise, o zaman burada gerçek anlamda bir imar planı yapılacak. Hazine’ye ait yerler olsun, Vakıflar’a ait yerler olsun veya diğer kamu kurumlarına ait yerler olsun imar planına bağlandığında konut alanına alınacak ve buraların vatandaşlara doğrudan devri söz konusu olacak. 4706 sayılı Kanun’a göre biz şu anda imar planlarında konut alanında kalan vatandaşlarımızın tamamına tapuyu vermek üzere Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne müracaat ettik ancak bu yine kısıtlı. Neden? Çünkü sizin eviniz yeşil alanın dışında, benim evim de planda konut alanında ise, o kapsamda kalıyor. Bizim bölgemizin öncelikle SİT alanı kapsamından çıkması veya bunun daraltılmasından sonra bunların çözümü söz konusu olabilir.

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN DEVRALINAN YERLER KONUSU

197 adet parselin 146’sının mülkiyeti devralındı

Beykoz Belediyesi’nin Büyükşehir Belediyesi’nden devraldığı yerlerin akıbeti ne olacak? Özellikle Çiğdem, Çubuklu, Yenimahalle ve Ortaçeşme’de bulunan bu yerlerin üzerlerinde oturan vatandaşlara satışı için ilgili muhtarlıklarca özel bir mühendislik firmasıyla birlikte arazi ölçüm işleri yapıldı. Vatandaşlar da ellerindeki bu krokiler ile Beykoz Belediyesi’ne müracaatlarda bulundular. Ancak söz konusu yerler ile ilgili olarak henüz bir fiyat tespiti yapılmadı. Bu tespitin bugüne kadar yapılmamış olmasının sebebi nedir?

Beykoz Belediyesi olarak biz 2010 yılı içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan toplam 197 adet parsel devir aldık. Bunlar Çubuklu, Çiğdem, Ortaçeşme, Yenimahalle, kısmen Tokatköy ve şu anda içinde bulunduğumuz Belediye hizmet binamızın olduğu 18 bin 500 metrekarelik taşınmazı da kapsıyor. Buraları Büyükşehir’den devraldık. Bunlardan 146 adet parselimizin tapusu bize geçti; kalan diğer 51 parselimizin tapudaki devir işlemleri ise devam ediyor çok yakında onların mülkiyetini de devralacağız.

Bu, Beykoz’da 2 bin 500 kişiyi ilgilendiriyor

146 adet parselimizin devir işlemleri bitti, Kurul’dan iznimizi aldık. Biliyorsunuz, koruma alanı olduğu için buralar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın iznine tabii. Satışlar, bu Bakanlığımızın izniyle mümkün oluyor. Buradan da izinlerimiz geldi. Bu konu, ilçemizde yaklaşık olarak 2 bin 500 kişiyi ilgilendiriyor. Göreve başladığımızda sayın başkanımız Yücel Çelikbilek’in, ‘ Beykoz’daki mülkiyet sorununu, tapu sorununu halledeceğiz’ şeklinde bir beyanatı vardı. Bana göre bu, şu dönemde tapu çalışmaları anlamında yapılan en önemli çalışmadır. 

51 adet parsel neden henüz devralınamadı acaba?

Kalan 51 parsel tapuda bizim üzerimize geçtikten sonra, bunlar için de Bakanlık’tan izin alacağız; satış işlemlerine o zaman başlayacağız. Yani, bu 51 adet parselin mülkiyeti henüz bize geçmedi. Ancak 146 adet parselde hiçbir problem yok.

Bu 51 adet parsel özellikle belli bir yerde mi, yoksa dağınık mı?

Yine aynı mahallelerimizde, dağınık durumda. Buralar Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeyken bize geçen ve planlarda ‘konut’ olan alanlar. Yani yeşil alan ya da sosyal donatı alanındaki parsellerin vatandaşlara satışı mümkün değil. Biz sadece 5 binlik ve bin’lik planlarda konut olan parsellerimizi devraldık. Bundaki amacımız da, bu yerleri üzerindeki kullanıcılarına satmak.

Bu 51 parsel neden böyle gecikti 141 parselden farklı olarak?

Bu 51 parselimizin gecikmesinin sebebi, aslında şu: Kurul’dan dolayı gecikti. Biz bu konuda iki defa Kurul’a gidiyoruz. Hem yerler Büyükşehir Belediyesi’nden bize geçerken Kurul’dan izin alınıyor, hem de biz onları vatandaşa intikal ettirirken, yani buraların vatandaşa satışını yaparken Kurul’a gidiyoruz. Yoksa Büyükşehir Belediyesi’nden veya bizim belediyemizden kaynaklanan bir gecikme söz konusu değil. Sadece Kurul’daki iş yoğunluğu ve oradaki dosyaların fazla olması nedeniyle. Beykoz’la ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 2 nolu Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu’nun kararıyla bunlar Büyükşehir’den İlçe belediyemize devrolduğu için bekledik. Kısa zamanda da bunları halledecek çalışmaları yürütüyoruz.

Yani, bu 51 adet parsel ile ilgili olarak şu anda biz henüz birinci Kurul aşamasındayız, öyle mi?

Evet, öyle.

Yüzde 25 peşin ve 36 ay taksitle satılacaklar

İlk defa bu dönem bu taşınmazların taksit ile satışı yönünde Belediye Meclisi’mizden karar aldık. Bu da çok önemli bir karar çünkü Beykoz’da yaşayan insanların gelir durumu belli. Bu insanların tek kalemde satış bedelini ödemesi mümkün olmuyor. Dolayısıyla, tapu devirlerimiz gecikiyordu. Bu nedenle biz bu konuyu Belediye Meclisi’ne taşıdık ve Meclis’ten de bu yerlerimizin yüzde 25 peşin ve 36 ay taksitle satılabilmesi yönünde kararımızı aldık. Bu şekilde Emlak İstimlak Müdürlüğü tarafından satış/ ihale şartnamemiz hazırlandı. Yapacağımız satışlar 2886 Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre ‘ Açık İhale ‘ yöntemiyle yapılıyor. Yine, yapacağımız satışlardan evvel yasa gereği hem gazetede, hem Kaymakamlık’ta, hem de Belediye’mizin ilân panosunda ilânlarımızı yapıyoruz ki, vatandaşlarımızın hem bilgisi olsun, hem de yapılan işlemler alenîlik kazansın.

Taksitli satışlar diyoruz, vade sayısı belli ancak fiyatlar henüz belli değil! Bu konuda bir Fiyat Tespit Komisyonu’nun oluşturulacağı belirtilmişti bize ancak bugüne kadar herhangi bir gelişme olmadı yanılmıyorsam? İlgili mahallelerde ise fiyatlar konusunda büyük bir merak var. Ne diyeceksiniz?

Kıymet takdiri konusunda şunu söyleyebilirim: Bizim şöyle bir usulümüz yok; yani, oturup toplam 197 parselin kıymet takdirini bir anda yapmıyoruz. Yani, her parsel satılacağı sırada ilâna çıkmazdan evvel, ihaleye çıkmazdan evvel kıymet takdirine konu oluyor. Kıymet Takdir Komisyonu, Başkanlığımızdan aldığımız bir onay ile oluşturuluyor. Mimar, mühendis ve diğer teknik çalışanlardan bir komisyon meydana getiriliyor. Bir bakıyorsunuz, bir taşınmaz 2010 yılında satılıyor, kimisi 2012’de, kimisiyse 2013’te satılıyor. Takdir edersiniz ki, bizim bunları bir anda, tek bir ihalede satmamız söz konusu olmayacağından, Komisyon toplanıp bütün parsellerin kıymetini bir anda takdir etmiyor. Satılacağı sırada belirleniyor fiyat. Diyelim ki, Çiğdem Mahallesi’nden bir parselin satışı gündeme geliyor; o parsel satılmazdan evvel, ihaleye hazırlanmasının öncesinde Kıymet Takdir Komisyonu toplanıyor.

Fiyat tespitlerinde kriterlerimiz var

Bizim fiyat belirlemede bazı kriterlerimiz var: Daha önce kamu kurumları tarafından yapılmış olan satışlar, orada Büyükşehir Belediyesi’nin, Beykoz Belediyesi’nin, Karayolları’nın veya diğer kamu kurumlarının yaptıkları kamulaştırmalar, mahkemelerdeki davalarda bilirkişi tarafından verilen değerler, tapuda yapılan satış bedelleri bu kıymet takdirine esas teşkil ediyor. Zaman zaman çok tereddüt ettiğimizde, yerleşik emlakçılardan da fiyat alıyoruz. Yani, bakıyoruz emsali yok, daha önce o mevkide, o mahallede bir satış yapılmamış ise eğer, yukarıda saydığım kriterler yanında yerleşik emlakçılardan da fiyat alarak işlemlerimizi yönetiyoruz.

Söz konusu arazilerin fiyatlarıyla ilgili olarak yapılan sohbetlerimizde, bize Ortaçeşme ve Yalıköy’de vatandaşlara yapılan satışlar ve bu satışlarda uygulanan fiyatlar örnek gösteriliyor. Edindiğimiz bilgiye göre, bu iki mahallemizde bulunan araziler, üzerlerinde oturan vatandaşlara metrekaresi 60 TL ile 90 TL arasında satılmış. Bu nedenle deniyor ki, ‘ Büyükşehir’den devralınan araziler de ya aynı fiyat aralığında satılsın ya da emsal değeri üzerinden satış yapılsın.’ Bu konuda siz ne diyorsunuz? Ortaçeşme ve Yalıköy’de satılan yerler ile Büyükşehir’den devralınan yerler aynı konumdalar mı?

Ortaçeşme ve Yalıköy’de satılan yerler ile Büyükşehir’den devralınan yerlerin konumları birbirinden çok farklı. Büyükşehir’den devralınan yerler Beykoz Belediyesi’nin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar. Yalıköy ve Ortaçeşme’de bulunan araziler ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait iken Milli Emlak’a ait yerler ile trampa ediliyor. 2004 yılında çıkan özel bir kanun ile ‘emlak vergisi*2’ gibi yasayla belirlenmiş bir bedel var. Dolayısıyla bizim fiyat tespitimizde bu kriter alınmıyor. Yani, oralarda belirlenen fiyatlar ile Büyükşehir’den alınarak, vatandaşa satılacak olan yerlerin fiyatları arasında fark olması normaldir.

Yani bu, Büyükşehir’den devralınan yerlerin vatandaşa satışında rayiç bedel uygulamasının esas alınacağı anlamına geliyor, değil mi?

Kesinlikle öyle. Hem Vakıf arazilerinin üzerinde oturan, akarda kalmayan ve imar planlarında konut olan taşınmazların vatandaşlara devrini sağlayan 4706 sayılı özel bir yasa bu. Burada satış usulü, taksit usulü,  fiyatlamadaki kriterler tamamen farklı. Biz, kendi taşınamazlarımızı ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre satıyoruz. Buna göre ihale usullerimiz var. Ötekinde ise doğrudan vatandaşa bir devir söz konusu. Dolayısıyla bizim fiyat belirleme, satış usulleri, ihale yöntemi tamamıyla farklı. Bizler bunu belirlerken rayiç bedel üzerinden belirleriz. Emlak vergisi yani asgari beyan değeri ise bizim için bir alt limit, alt eşik teşkil eder. Biz yasa gereği Belediye’nin bu tapulu yerlerini satarken değerinden satmak durumundayız aksi takdirde kamuyu ve Belediye’yi zarara uğratmış sayılırız. O da bize ikinci bir sorumluluk doğurur. Yoksa biz isteriz ki, bu yerleri vatandaşımıza çok küçük bir bedelden devredelim ama yasa buna imkân vermediği için mecburen rayiç bedelden devir yapmak durumundayız.

Vatandaşlarımız bir an önce Emlak İstimlak Müdürlüğü’ne başvursun!

Biz, bu taşınmazların devrini kısa zaman içinde yapmak istiyoruz. Şu anda 146 parsel ile ilgili bütün işlemleri tamamladık ve muhtarlarımız aracılığıyla vatandaşlarımızı bilgilendirdik. Büyükşehir’den devraldığımız arsalarda oturan vatandaşlarımız bir an önce Emlak İstimlak Müdürlüğü’müze müracaat etsinler, işlemlerini başlatsınlar. Biz, vatandaşımızdan gelen bu talep ile hemen beş kişilik Fiyat Tespit Komisyonu’muzu oluşturuyoruz. Komisyon’da fiyat belirleniyor ve o bedel üzerinden ihaleye çıkılıyor. 

Muhtarlarımızın da bu Fiyat Tespit Komisyonları’nda yer almak yönünde bir talepleri vardı. Mümkün mü bu?

Muhtarlarımızın fikrine başvurabiliriz, görüşlerini alabiliriz ancak resmi olarak Komisyon üyesi sıfatıyla imzacı olmaları mümkün değil çünkü 2886 sayılı Kanun’da kamu kurumlarında ve belediyelerde kimlerin kıymet takdir komisyonlarında üye olabilecekleri açıkça sayıldığı için muhtarlarımızı resmi olarak o komisyonlarda görevlendirmemiz mümkün değil.

KARAGÖZSIRTI’NDAKİ OSMANLI TAPUSU İDDİASI

Karagözsırtı’ndaki Osmanlı tapusu iddiası konusunda neler söyleyeceksiniz?

Büyükşehir Belediyesi’nden Karagözsırtı’nı da talep etmiştik ama vatandaşın biri…

Biz, vatandaşlarımıza devretmek üzere Belediye olarak Büyükşehir Belediyesi’nden Karagöz sırtında daha fazla parsel talep etmiştik ancak bir vatandaşımız bu yerler ile ilgili olarak dedesinden kalma eski tapusu olduğunu iddia ettiği için bu parsellerimizin çoğu davaya konu oldu.  Bu vatandaş, mahallenin büyük bir kısmı ile ilgili olarak şu anda tapu iptali ve tescil davası açtı. Büyükşehir Belediyesi de belki  davalı olması nedeniyle, bize bu yerleri devredemedi. Biz oraları da talep etmiştik.

Davayı Büyükşehir kazanır ise…

Bu davanın akıbetini bilmiyoruz ama davanın Büyükşehir’in lehine neticelenmesi halinde, yine bu yerlerin talebini yapıp vatandaşlarımıza intikalini sağlayacağız. Ama tabii bunu zaman gösterir, dava nasıl sonuçlanır bilmiyorum.

Davayı açan şahsın elinde olduğunu iddia ettiği söz konusu tapunun bir kısmının yanık yani belirgin olmadığı iddiaları var. Doğru mu bu bilgi?

Ben vatandaşın elinde herhangi bir tapu kaydı ya da tapu sureti görmediğim için bir şey diyemem ancak vatandaşın elindeki suret belgedir. Önemli olan tapudaki defterler, tapudaki sicil kayıtlarıdır. Vatandaşın elindeki evrakın bir önemi yok.

Peki bu kayıtlar ne diyor Yüksel Bey? Bilginiz var mı?

Davaya biz değil, Büyükşehir Belediyesi taraf ancak ben duyduğumu söylüyorum: Vatandaş, ‘ Bu yerler Büyükşehir Belediyesi’ne intikalinden evvel, benim dedeme aittir dolayısıyla ben bu yerlerin tapularının iptal edilerek, benim adıma tescil edilmesini istiyorum’ diyor. Bu dava, Çiğdem Mahallesi’nin büyük bir kısmını ilgilendiriyor. İnşallah mahallenin lehine bir sonuç çıkar. Eğer söz konusu vatandaşımız davayı kazanır ise, mahalleli onunla anlaşmak durumunda. Dava Büyükşehir Belediyesi lehine neticelenir ise de, bizimle veya Büyükşehir Belediyesi ile muhatap olacaklar tapularını almak için.

2B KONUSUNDAKİ SON GELİŞMELER

Yüksel Baki Bey, 2B konusunda bir gelişme yaşandı ve T.B.M.M.’nin ilgili komisyonunda 400 metrekareye kadar olan yerlerin rayiç bedelinin yüzde 50’sinin ödenmesi şeklindeki yasa değişikliği teklifi kabul edildi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Siz, Beykoz Belediyesi olarak bu son değişikliği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz bu öneriye karşı çıktık!

Biz bu öneriye karşı çıktık çünkü sayın Belediye Başkanımızın 2010 yılında bölge milletvekillerimize bu konudaki önerisi, bunun bin metrekareye kadar getirilmesiydi çünkü burası SİT alanı olduğu için yasal paylardan sonra yani imar planına göre terk edilecek alanlardan sonra en az 750 metrekare bir arsa olmalı ki, vatandaş gelsin bu arsada imar alsın ve yapı yapsın. 400 metrekare sit alanlarında bu mümkün olmayacağı için, bizim önerimiz kanunun hazırlanışında bin metrekareye kadar kademeli bir fiyat öngörülmesi şeklindeydi.

Bin metrekareye çıkarılması yönünde itirazımızı yaptık

Şimdi bu değişiklik üzerine sayın Belediye Başkanımız bölge milletvekillerine hemen Beykoz’un talebini iletti. Biz, bunun bin metrekareye çıkarılması yönünde gerekli itirazımızı yaptık çünkü diyelim 400 metrekare yeriniz olsun, gelin Belediye’ye buradan ruhsat alamazsınız. 5 binlik planlardan gelen bir ifraz şartı getirilmiştir çünkü. 750 metrekare şartını sağlayamadığı için Belediye’den ruhsat alamazsınız, inşaat yapamazsınız. Dolayısıyla o ekonomik önemini yitirmiş bir parsel oluyor. Biz bin metrekareyi bu nedenle özellikle söylemiştik. Bu talebimiz gerçekleşirse, bizim için gerçekten çok iyi olacak.

1.000 (bin) metrekareye yönelik bu teklifiniz ile ilgili olarak ümitli misiniz peki?

Ben ümitliyim!

ŞUBAT AYINDA YAPILACAK OLAN DURUŞMA

Şubat 2013’te Beykoz Belediyesi Meclis üyelerini ve bazı çalışanlarını da içine alan bir mahkeme süreci yaşanacak. Siz de dahil olmak üzere Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, eski Başkan Muharrem Ergül ile bazı Ak Partili ve CHP’li Meclis üyeleri yargılanacaklar. Bu dava hakkında bir şey söylemek ister misiniz?

CHP’li bu dört Meclis üyesinin iddiası, tamamen yapılan hizmetleri baltalamaya yönelik

CHP’li dört Meclis üyesinin şikâyeti üzerine bizim hakkımızda İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma yapıldı ve neticesinde de mahkemeye sevk edildik. Hem geçmiş dönem Belediye Başkanımız ve Meclis üyelerimiz hem de şu anki mevcut, görevi başındaki Belediye Başkanımız ve bizler yargılanıyoruz. İddia, yapılan hizmetleri baltalamaya yönelik, tamamıyla asılsız şikâyetlerden kaynaklanıyor.

Yüksel Bey, ancak Rüzgarlıbahçe’deki bu yerlerin üzerlerinde yaşayan vatandaşlara değil de, üçüncü kişilere satıldığı yönünde bir söylenti var kamuoyunda?

Hayır. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Belediye’nin ihalesine kim girer ise, onlar alabilir. Bu yerler, Belediye’nin açık ihalesiyle satılabilir. O arkadaşların iddiaları şu - ki, biz buna hiçbir şekilde katılmıyoruz. Bunlar hiçbir zaman Beykoz’un hayrına değil- ‘ bu yerlerin tamamının Hazine’ye iade edilmesi gerektiği’ yönünde bizi şikâyet ettiler.

Bu yerler iadesi gereken yerler olsaydı…

Biz bu yerleri vatandaşlara ihale yoluyla, kanuna uygun olarak, rayiç fiyattan satıyoruz. CHP’li dört Meclis üyesinin iddiası şu: ‘ Bu yerlerin Hazine’ye devri gerekir; sen buraları vatandaşa satamazsın’ diyorlar. Halbuki biz bu satışı yapmadan evvel Kültür Bakanlığı 6 nolu Komisyonu’ndan iznimizi almışız. Kültür Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü’nden de onayımızı almışız. Yani, bu yerler eğer Hazine’ye iadesi gereken yerlerden olsaydı, buna ne Kurul müsaade ederdi, ne de Bakanlık buna onay verirdi.

Bu, Beykoz’a yapılan çok büyük bir haksızlıktır

Arkadaşların düşüncesi şu: ‘ Ben her konuyu yargıya taşıyayım, burada hizmet yapılamasın ve vatandaşlar hiçbir şekilde tapu sahibi olamasın.’ Sözünü ettiğimiz yerler, 1987 yılından beri Beykoz Belediyesi’nin yerleri. Vaktiyle Belediye imar ıslah planı yapmış; bu planlara süresinde herhangi bir dava da açılmamış. Planlar kesinleşmiş; yapılan tesciller de kesinlik kazanmış! Yani, tüm bunlardan sonra bu yerlerin Hazine’ye iadesini istemek kadar Beykoz’a yapılacak bir haksızlık yok. Bu yapılan, Beykoz’a çok büyük bir haksızlıktır.  Ben bundan dolayı yargılanmaktan da gurur duyarım! Eğer ben vatandaşa tapu veriyorum diye mahkemede yargılanacaksam, cezama razıyım ve yine de devam edeceğim bu satışlara; başkanımız da izin verirse.

Kamuoyunda, yapılan söz konusu bu şikâyetler üzerine müfettişlerin gelip incelemelerde bulundukları ve gerekli gördükleri için hakkınızda soruşturma açtıkları belirtiliyor. Yani, ‘ ortada suç unsuru olmasaydı, müfettişler dava açmazlardı; artık bu mesele bu dört CHP’li Meclis üyesini de aşmış durumda ‘ deniyor. Ne diyeceksiniz?

Bu dört CHP’li meclis üyesi arkadaşın amacı, sadece Belediye Başkanı’nı yıpratmak

Aslına bakılırsa, bir Meclis üyesi Meclis’te verdiği oydan dolayı da yargılanamaz. Belediye Meclisi’nde bana gelmiş olan Müdürlük Teklifi’nde diyor ki, ‘ aşağıda listesi bulunan parsellerin satışı. Buna ne diyorsunuz?’ ben buna ‘evet’ demişim. Ben ise bilgim, tecrübem, deneyimim veya Müdürlük teklifinde gördüğüm evraklar bağlamında karar vermişim. Belediye Meclisi icra organı değil, Belediye’nin en üst karar organı. ‘Hayır’ diyen de bundan bir ceza almaz, ‘evet’ diyen de bir ceza almaz. Yani, CHP’li bu dört arkadaşın yaptığı sadece Belediye’yi veya Belediye Başkanımızı yıpratmak amacıyla yapılmış bir şikâyettir.

Müfettiş beyanı da hatalı

Müfettiş beyanı da hatalı. Biz bunu yarın mahkemede de ifade edeceğiz. Müfettiş, sadece şikâyetçilerin bu beyanına bakarak hakkımızda savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Dava açılmış olması, burada bir suç olduğunu göstermez. Bizim burada hiçbir suçumuz yok.

Yargılanmamızın birinci sebebi, Rüzgarlıbahçe’de vatandaşa tapu vermiş olmamız

Bize 2007 yılında 399 adet Belediye parselinin satışıyla ilgili olarak Emlak İstimlak Müdürlüğü’nden teklif gelmiş. Teklifte şunu gördük: Kurul’dan izin alınmış, Bakanlık’tan onay alınmış, bu yerler Beykoz Belediyesi’nin yerleri. Bu yerler planlarda konut alanları. Hukuk Komisyonu Raporu da var. Bu Komisyon da uygun görmüş; biz de bu yerlerin satılması yönünde olumlu oy vermişiz.  İşte, yargılanmamızın birinci sebebi bu.

İkinci suçlama konusu ise Kavacık’taki kat mülkiyeti konusu

Yargılanmamızın ikinci noktasına gelince… Bizim 2010 yılında kat mülkiyeti karşılığı ihaleye verdiğimiz bir yer vardı Kavacık’ta. Yine orayı da dava ediyorlar! Burası Ziya Şark Sofrası’nın karşısında olan yer. Bu, tamamıyla açık ihale yöntemiyle yapılmış ve belki bu dönemde Belediye’nin yaptığı en kârlı yatırımlardan birisi. Bizim bu şekilde de kamuyu zarar uğrattığımız iddia ediliyor. Bu da tamamen gerçek dışı bir iddia! Burası 25 yıldır Belediye’nin taşınmazı. Oto galerisi, işkembeci ve başka iş yerleri tarafından işgal edilmiş. Belediye’ye hiçbir kuruş verilmiyor. Aslında bizatihi buna seyirci kalmak, Belediye’yi zarara uğratmaktır! Burası ticaret alanı, konut alanı değil. Belediye’nin bir yeri 25 yıl işgal edilmiş ve Belediye yönetimi buna hiçbir şey yapmıyor ise kamuyu zarara uğratmak bence budur. Biz burada doğrudan kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptık ve burayı en iyi şartlarda teklif veren istekliye ihale ettik. Önemli olan budur.

Rüzgarlıbahçe 184 ada, 18 parsel…

Yine, bizimle ilgili olan söz konusu bu davada Belediye’nin 184 ada, 18 parseli konusu var. Onu da sattığımız iddia ediliyor. Belediye Meclisi’nden böyle bir karar aldık ama böyle bir satış yapmadık. Rüzgarlıbahçe’deki bir diğer taşınmaz bu da. Yani, satışını yapmadığımız yeri dahi ‘ Belediye’yi zarara uğrattığımız’ iddiasıyla şikâyet ediyorlar.

Bence bunu kamuoyu değerlendirecek; açılmış olan bir dava hakkında da konuşmak doğru değil.

Toplam kaç kişi yargılanacak?

Yargının vereceği karara saygılıyız

Bu davada 57 kişiyiz. 48 arkadaşımız Meclis üyesi, eski ve yeni Belediye Başkanlarımız olmak üzere iki Belediye Başkanı var; gerisi ise Belediye bürokratları olmak üzere toplam 57 kişiyiz. Yargının vereceği karara saygılıyız.

Peki, bu davayı kaybederseniz, ne olacak? Bu, Rüzgarlıbahçe halkının zararına olacak’ şeklinde bir söylem dolaşıyor kamuoyunda çünkü?

Vatandaşımız zarar uğramaz. Bu bir ceza davası olduğu için tapuların akıbeti değişmez. Eğer ortada bizim bir kusurumuz bulunur ise, bunun Ceza Kanunu’na göre gereken cezası verilir. Vatandaşımız şu şekilde zarara uğrayabilir; eğer bu davada herhangi bir mahkûmiyet kararı çıkar ise, bundan böyle hiçbir Belediye taşınmazının vatandaşa satılması mümkün olmaz. Vatandaş, bu şekilde zarar görür.

Son olarak, Beykozlulara gazetemiz aracılığıyla özellikle iletmek istediğiniz husus veya hususlar olacak mı Yüksel Bey?

Mülkiyet sorunu konusunda yaptığımız çalışmaların başında 2B konusu yer alıyor. Bunu ilk defa 2009 yılında dile getiren, kamuoyunun gündemine taşıyan yine Belediye Başkanımız oldu. Ayrıca bu Hazine parsellerinin de devrini sağlayabilirsek, biz birçok insanı yine mülkiyet sahibi yapacağımıza inanıyoruz. Bu konuda çok önemli adımlar attık. Büyükşehir’den aldığımız taşınmazları düşünün, Ortaçeşme ve Yalıköy mahallerinde 4706 sayılı Kanun’a göre tapu devirlerimiz devam ediyor. Tapularını alan insanlar var, taksitlerini ödeyen insanlar var.

İnşallah vatandaşlarımıza daha iyi haberler vereceğiz

Bizim inanın mesaimiz yeter vaziyette değil; haftada iki veya üç gün ya Büyükşehir Belediyesi’nde ya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde, ya da Milli Emlak Müdürlüğü’ndeyim. Beykoz’a her geçen gün daha iyi hizmet etmek için, vatandaşlarımızın kalıcı sorunlarını çözmek için uğraş veriyoruz. Ben bu anlamda inşallah bundan sonraki çalışmalarımızı da daha da yoğunlaştıracağımıza inanıyorum. Yaptığımız bu imar çalışmalarımızın, mülkiyet çalışmalarımızın meyvelerini çok kısa sürede alacağımızı tahmin ediyorum. İnşallah vatandaşımıza daha iyi haberler vereceğiz.

Sayın Yüksel Baki, bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Beykoz halkına sevgi ve saygılarımı iletmenizi rica ediyorum.

Röportaj: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...