Reklam
Beykoz Belediyesi 2012 yılı faaliyetlerini değerlendirdi

Beykoz Belediyesi 2012 yılı faaliyetlerini değerlendirdi

Beykoz Belediyesi; muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve STK temsilcilerinin de hazır bulunduğu bir toplantıda 2012 yılı faaliyetini değerlendirdi.

Beykoz Belediyesi muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve STK temsilcilerinin de hazır bulunduğu bir toplantıda 2012 yılı faaliyetini değerlendirdi. 11 müdürlüğe ait faaliyet detaylarının bir slayt sunumu eşliğinde sunulduğu bilgilendirme toplantısında, katılımcılar da öneri ve taleplerini dile getirme olanağı buldular.

Her birim müdürü kendi birimini anlattı

2 Şubat 2013 Cumartesi günü Kavacık Limak Otel’de sabah saat 09.00’da başlayan değerlendirme toplantısı akşam saat 17.30’a kadar devam etti. Her bir birim müdürünün kendi birimine ait sunum eşliğinde faaliyetleri hakkında bilgi aktardığı toplantıda, katılımcılara da soru sorma, temenni ve dileklerini iletmeleri için söz hakkı verildi.

Yücel Çelikbilek: Beykoz nüfusu açık  veriyor

Bilgilendirme toplantısının selamlama konuşmasını Belediye Başkan Yardımcısı Yüksel Baki yaparak, açılış konuşması için Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’i kürsüye davet etti.

Belediye Başkanı Çelikbilek, Beykoz Belediyesi olarak gerçekleştirdikleri söz konusu bilgilendirme toplantısında hem 2012 yılında gerçekleştirdikleri faaliyetleri, hem de 2013 yılında yapılması planlananları görüşmek üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, söz konusu bu bir araya gelişteki amacı, “ bir konsensus halinde Beykoz’da çalışmaları götürebilmek” şeklinde açıkladı.

BEYKOZ’DAKİ NÜFUS AZALIŞI KONUSU

Beykoz’un nüfusu azalıyor

Konuşmasına Beykoz’un halihazırdaki nüfusunun 246 bin 352 olduğunu ifade ederek başlayan Belediye Başkanı, “ nüfusumuz geçen sene bu zamanlar 247 bin civarındaydı. Nüfus azalıyor” dedi. Çelikbilek, bu azalışın sonuçlarını ise şu sözler ile açıkladı: “ 250 bini geçmediğimiz için Meclis üyesi sayımız 31’den yukarı çıkamıyor; 37 olamıyoruz. Eğer 250 bin’i geçersek, Meclis üyesi sayımız 37 olacak. Bu, Beykoz’un temsil gücü bakımından da önemli bir unsur. Biz 248 bin’i geçtiğimizde, ‘ muhtarlarımız gayret ederler de bu tarihte 250 bin’i geçeriz’ diye düşünmüştük. Ancak maalesef, bir baktık ki, biz açık veriyoruz şu anda.”

Buraya niyet külfet oluyorsun ki?

“ Bizim üç bin küsur nüfusu yılsonuna kadar tamamlamamız lâzım ki, hem devletten alacağımız pay noktasında Beykoz’da daha fazla imkân alabilelim, hem de Meclis üyesi sayımızı 37’ye çıkartmış olalım” diyen Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, nüfustaki bu azalışın sebeplerini araştırdığını ifade ederek, şunları söyledi: “ Geçmişte şu vardı: Özellikle yöresel dernekler – bu bir hastalıktı- burada oturuyorlar, burada yiyorlar, içiyorlar, burada kazanıyorlar ama nüfus sayımında transferini köyüne yapıyorlar, ‘köyüm kazansın’ diye! Eyvallah da, o zaman köyünde yaşa; burada ne işin var senin? Buraya niye külfet oluyorsun ki? Geliyorsun burada yaşıyorsun, kazancını burada yapıyorsun ama ikametgahı oraya aktarıyorsun! Beykoz’u böyle çizginin altında tutuyorsunuz.”

Beykoz’a haksızlık yapmamak lâzım

Toplantıda hazır bulunan muhtarlara seslenen Belediye Başkanı, bu durumdaki kişilerin kayıtlarını Beykoz’a almalarını sağlamaları ricasında bulunarak, “            bunlar eskiden beldeyi veya ilçeyi kurtarmak için idi ancak şu anda nüfus, ikametgaha dayalı olduğu için bu yanlışı yapmamak lâzım ve Beykoz’a haksızlık yapmamak lâzım. Varsa bu tarzda bir fonksiyonları, derneklerin de (üyelerine) bu tarz bir tavsiyede bulunmamaları lâzım. Hepimizin Beykoz’un menfaatlerini gözetmemiz gerekir” dedi.

Yılsonuna kadar bu sayıyı tamamlamalıyız

Beykoz’un, Belediye Meclis üye sayısı 31 tane olan az sayıdaki ilçelerden biri olarak kaldığını söyleyen Yücel Çelikbilek, “ eğer nüfusumuzu 250 binin üzerine çıkartamaz isek, biz bu sayıyı arttıramayacağız ve Belediye Meclisi’nde halkımızın bu anlamda sayısal temsilini azaltmış olacağız. Sizden ricamız, bunu yapanlar varsa, bunun önüne geçmek lazım. Makro düzeyde düşünmek, ufak köy milliyetçiliğini bir kenara bırakmak lâzım” önerisinde bulundu.

Köylü mantığıyla şehri ileri götüremezsiniz

Beykoz’un 30 yıllık bir Belediye olduğunu kaydeden Çelikbilek, konuşmasının devamında şunları söyledi: “ Bizlerin Beykoz’un değişimi ile ilgili çok ciddi kararlar vermesi gerekiyor. Biz eyvallah köylü olmaktan da gurur duyuyoruz; köylerde bir samimiyet, muhabbet vardır; o anlamda iyidir ama şehri ve şehrin sokaklarını, arazi kullanımını köylü kafasıyla yaparsak, belde bir yere varmaz. İnsanlığımızdan köylülüğü ihmal etmeyelim ama şehrin sokaklarının şekillenmesini, park ve bahçelerin dizaynını, binaların tarzını köylü mantığıyla yapmaya kalkarsanız, o şehri ileri götüremezsiniz.”

FABRİKALAR VE KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSU

Beykoz’a yazık ederiz

“ Taşın altına herkesin elini koyması lâzım. Dökülen binaları olan bir ilçeyi hiçbiriniz murad etmemelisiniz. Gecekondu tarzı bir yapılanma için hiçbirinizin bu işin içinde olmamanız lâzım çünkü artık çağımız çok farklı. Depremi var, afeti var, başka şeyleri var. Şehirleşme kültürü içinde bunların hepsini bizim aşmamız gerekiyor. Eğer yapmaz isek, bölgeye yazık ederiz.”

İyi ki de kapandı o üç fabrika

“ Biz Beykoz’da bu korumacılık anlayışından dolayı daha doğru dürüst bir gelişim çizgisini yakalayamadık. Üç tane fabrika sanki çok maharet bir şeymiş gibi hep onlardan bahsettik. Kapandı diye bu fabrikalar ile ilgili ağıtlar yazıyoruz. İyi ki de kapandı o üç fabrika. Emin olun, o üç fabrika kapanmasaydı, bölge insanının tamamının kafasında ‘ ben evladımı, evladımın evladını buraya işçi sokabilir miyim?’ diye bir şey vardı. Şimdi insanlar öyle veya böyle kendi ayaklarının üzerinde durmaya alışacaklar; başka çaremiz yok. Ticaret öğreneceğiz, hizmet sektörüne gireceğiz, girişimci olacağız; mutlaka biz kendi ayağımız üzerinde duracağız. ‘İşçilik’ten, ‘ iş yapan’ pozisyonuna gelmek zorunda kalacağız. İnsanlar diyebilirler ki, ‘nerde benim böyle param var?’ Para bir yerden öyle veya böyle geliyor; veriyorlar, imkân sağlıyorlar. Ama kafamızı değiştirmez isek, gelişemeyiz. Beykoz’da… kötü tarz bina yapma alışkanlığı, bir oda yapmak arzusuyla… komşuların binaları üst üste. Foseptik kanallarını bağlayamıyorsunuz; adamın rızası yok ise, sıkıntılı.”

Bir veya iki yıl içerisinde büyük oranda mülkiyet konusu bitmiş olacak

“ Ama inşallah şu bir veya iki yıl içerisinde mülkiyet konusu büyük oranda Beykoz’da bitmiş olacak.  Çok az istisna olan yerler kalacak belki ama genelde ‘ben yerimi alamıyorum’ diyen insan olmayacak.”

Bu fırsat her zaman ele geçmeyebilir

Konuşmasının devamında, “ sadece Belediye’nin alacağı kararlar değil bunlar” diyen Belediye Başkanı, alacakları kararlarda halkın desteğini görmedikçe, yürümelerinin de zorlaştığını ifade ederek, şunları söyledi: “ Yasal hale gelen bir Beykoz’u beraber kurmak lâzım; bu fırsatlar elimize her zaman geçmez. Hepimizin gayreti Beykoz’u bu anlamda geliştirmek olmalı. Belediye Başkanı’nın, başkan yardımcısının, meclis üyesinin, müdürünün inisiyatifine, merhametine bırakılmış bir yönetim tarzını artık atmak lâzım. ‘ Benim yasal hakkımdır’ anlayışını hâkim kılmak lâzım.”

Çoluk çocuğumuz bizden davacı olur

Konuşmasının devamında, “ Bina yıkılıyor” şeklindeki söylemlerin bir çözüm olmadığını kaydeden Yücel Çelikbilek, “ Yıkılsın; bunun çaresine başka türlü bakmak lâzım. Ama ‘ hiç kimseye dokunmasın, böyle kalsın’ dersek, bölgeye yazık ederiz; bu bölgeyi bir 30 sene daha böyle perişan durumda kullanmak zorunda kalırız. Bunu yapmayalım; çoluk çocuğumuz bizden bu anlamda davacı olacaklar” dedi.

Belediye Başkanı’nın bu konuşmasının ardından ise Beykoz Belediyesi birim müdürlükleri sırayla söz alarak, sunumlarını yaptılar.

MÜDÜRLÜK BİLGİLENDİRMELERİ

Bilgilendirme toplantısında söz alan birim müdürlükleri sırasıyla şunlar oldu: İmar ve Şehircilik Müdürlüğü/ Müdür: Fikret Ergin; Fen İşleri Müdürlüğü/ Müdür: Ali Esat Yaşar,  Mali Hizmetler Müdürlüğü /Müdür: Ömer Çelik, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü/ Müdür: Ali Rıza Tekin, Temizlik İşleri Müdürlüğü/ Müdür: Nihat Mutlu, Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü/ Müdür: Serdar Atar, Sağlık İşleri Müdürlüğü/ Müdür: Meral Şencağda Ocak, Park ve Bahçeler Müdürlüğü/ Müdür: Müdür: Sevilay Gökçelik (vekaleten ziraat mühendisi Gülten Pirgaip), Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü/ Müdür: Adem Çalışkan, Özel Kalem Müdürlüğü/ Müdür: Mehmet Abay (vekaleten: Adem Çalışkan), Bilgi İşlem Müdürlüğü/ Müdür: Hüsnü Karabıyık.

DİLEK, TEMENNİ VE ÖNERİLER BÖLÜMÜ

İlgili birim müdürlerinin sunumlarının ardından ise toplantıya katılan sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve basın temsilcileri söz aldılar.

CAVİT GÜL ( MUHTARLAR DERNEĞİ BAŞKANI/ AKBABA KÖYÜ MUH.)

“ Beykoz’a yapılan hizmetlerin hepsi güzel. Ben ve muhtar arkadaşlarım bu konuda Belediye’nin hep yanında olmaktayız. Beykoz’umuzun çok önemli sorunları var: Mülkiyet sorunu, imar sorunu kanayan yaramız. Bunlar da olmuş olsa, daha güzel olur diye düşünüyorum. Çoğu köylerimizin 500 binlik’leri bitmiş, sondaj çalışmaları yapılıyor. Herhalde bu sene içerisinde yapılır düşüncesindeyim. Bizlere düşen görevi, biz de üzerimize düşen görevi yaparız diye düşünüyorum. Beykoz’a katkı sunacak ne varsa, katılıyoruz. Ben en büyük görevin Belediye Başkanı’na, başkan yardımcılarına ve Belediye Meclisi üyelerine düştüğüne inanıyorum. Biz katkıda bulunacağız, siz sorunlarımızı çözeceksiniz.

Biz de yöre dernekleri ve muhtarlar olarak Beykoz’dan göçün olmaması için, ‘ Beykoz’un nüfusu azalıyor; arkadaşlar köyünüze gitmeyin!’ diyeceğiz. Burada plan anlamında en büyük görevin sayın Başkan’ımıza, başkan yardımcılarımıza, Meclis üyelerine düştüğüne inanıyorum. Dolayısıyla iki tane büyük sel felaketi yaşadık 2006 ve 2012 yıllarında. İSKİ tarafından yapılan dere ıslahları gerçekten güzel; ben takdir ediyorum. Şu anda Devlet Su İşleri’ne devredildi. Burada büyük bir sıkıntı var. Sıkıntı nedir? Kamulaştırmada sıkıntı var. Kamulaştırmayı Büyükşehir yapacak. Belediye Başkanı olarak sizin burada öncülüğünüz söz konusudur. Bu kamulaştırma bedellerini yapıp sel afetinde tekrar aynı sıkıntıları yaşamayalım diyoruz. Bazı köylerimizde dere ıslahı yapılmayan yerler var. İnşallah bunlar da 2013 yılında yapılır. Buna bir gayret gösterelim diyorum.”

HASAN KARAKAYA ( BEYKOZ İL VE BÖLGE DERNEKLER BİRLİĞİ DÖNEM BAŞKANI/ GİRESUNLULAR DERNEK BAŞKANI)

“ Belediye’de görevli arkadaşlarımız görsel manada çok güzel bir sunum hazırlamışlar; emeklerine sağlık her birinin. Belediyemiz birçok konuda zaten gereğini yapmış. Belediyecilik, insanları mutlu etme sanatının icra edildiği yerdir. Dolayısıyla insanların mutlu olması için belediye gerekeni yapmalıdır. ‘ Daha iyi nasıl yaparım?’ diye de insanlardan geri bildirim almalıdır. Beykoz’da artık insanlar özellikle mülkiyet konusunda kendilerini biraz daha rahat ve emin hissetmek istiyorlar. Bu konuda Belediye Başkanımızın ve ekibinin çok ciddi ve yoğun gayretleri var ama bu gayretlerin biraz daha hızlanması (gerekiyor). İnsanların bir an önce rahat nefes almak ya da bu gelecek endişesini, kaosu bertaraf etme istekleri var. Bu konuda biraz daha fazla mesai harcarlarsa inanıyorum ki bir o kadar hizmet etmiş olacaklar ve insanların da bir o kadar mutlu olmasını sağlayacaklar.

Bu etkinlikler içinde bahsedilmeyen, Beykoz’da ciddi bir trafik sorunu var. Artık Beykoz’da trafik müthiş derecede kilitlenme noktasında. Uygunsuz parklar, yetersiz otoparklar, ayrıca birtakım alışveriş merkezleri, marketler, buraların da biraz gündeme alınmış olmasını ve bu konuda çözüm üretmeye yönelik çalışmalar olmasını çok arzu ederdim. İnanıyorum ki, o konuda da bir çalışma yapılacaktır çünkü artık önümüz yaz ve yaz geldiğinde Beykoz’da özellikle hafta sonları bir yerden bir yere ulaşmak çok mümkün olmayacağa benziyor. Bu konuda da biraz daha gayretli olurlar ise çok memnun oluruz.

ADEM ÖZTÜRK (BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ DERNEK BAŞKANI):

Sevgili başkanımın yaptığı icraatları görünce, hakikaten Belediye’nin bu imkânlarıyla bundan daha fazla yapılamayacağına inandığım için bunları söyledim. Ancak Beykoz’un bana göre en önemli sorunu, imardır. Beykoz’u geliştirmek lâzım, önderlik yapmak lâzım ama bütün bunları yapmak için imar sorununu çözmek lâzım. Birinci husus özellikle bu.

Sevgili Başkanımız 2B ile ilgili olarak ‘özel proje alanı’ diyor. Eğer gerçekten Ankara’dan bu iş ile ilgili yetkiyi alabilir ise, buna yürekten destek oluyorum. Sebebine gelince, 2B ile ilgili insanlara tapularını vermek, onları yapay bir şekilde mutlu etmekten öteye geçmiyor. Çünkü şimdi hak sahibi gördüğünüz insanlara tapularını vereceksiniz; ondan sonra da o bölgede imar planı yapacaksınız; kişinin yeri sosyal donatı alanında kalıyor ise, yandı!

İnanıyorum, ilçe başkanımız bu işi çözmek için çok uğraşıyor ama Ankara ne derse o oluyor. Yetkiyi kime veriyorsanız, sorumluluğu da ona vereceksiniz. Halk yetkiyi Belediye Başkanı’na veriyor; Ankara ise ‘sorumluluk bende!’ diyor. Büyükşehir ile uğraşıyorduk şimdi Ankara ile de uğraşıyoruz. İnşallah Ankara bu hususu çözer… Bu konularda Beykoz maalesef İstanbul’un en talihsiz bölgelerinden bir tanesi… Beykoz’un ön görümünde olan ( bazı yerlerine ) imar veriyorsun da, diğer yerlerine niye vermiyorsun? Çünkü çözmek istemiyorlar... Beykoz’un geleceğinin ne olacağına açıkçası ben güvenmiyorum. Beykoz’u yoruyorlar.

YÜKSEL KILIÇ (AKBABA KÖYÜ MUHTARI)

Bugünkü oluşlum çok güzel... Birlikte burada birtakım fikir birliğine varacağız inşallah.2012’de yapılanları gördük, bir de 2013’de yapılacakları gördük. Yapılanlar güzel şeyler… 2013’te yapılacak olanlar ile ilgili bizim muhtarlar olarak haberimiz olsaydı, en azından köyümüzde, mahallemizde acilen yapılması gerekenlerin programa alınması konusunda bir şey söylemek istiyorum:  Biz bir aileyiz. Aynı ilçede yaşıyoruz, aynı suyu, aynı havayı paylaşıyoruz. 24 saat telefonumuz açık. Belediye Başkanımız ve yetkililer göreve çağırdıkları zaman plan, projeye dahil ederler ise, Beykoz’da birtakım yaptırımların olacağına inanıyorum. Biz de çalışmak istiyoruz. ( Beykoz’da insanlar ) İmar ve İskân durumundan göç ediyorlar çünkü köyümüzde, kasabamızda insanlar üst üste yaşıyor… İnsanların Beykoz’da kalması için ne yapılması gerekiyor ise, biz her zaman varız.

ERKAN ATAGÜN (TOKATKÖY MUHTARI)

Sayın Belediye Başkanı konuşmasında, ‘ Beykoz’da yaşayan insanların kaderini, yani hizmeti alma çeşidini, türünü belirleyen Belediye Başkanı olmamalı; halk, kendi kanuni haklarını kullanmalı’ dedi. Gerçekten doğru. Kentte yaşayacak ise, insanın neleri yapıp yapamayacağı, birinin kapısında dört saat bekleyerek vereceği karara bağlı olmamalı; kanuni hakkı olmalı. Peki, bunu bugüne kadar belediyeler bilerek mi yaptı? Hayır; kanunlar ile kısıtlanıyor. Onu da bugüne kadar belediye başkanı büyüklerimiz kendine göre yorumlayarak vatandaşa hizmet olarak sunuyorlar.

Biz, ‘Beykoz’da alternatif çözüm üretilsin’ derken, düzenin değişmesi gerektiğini de biliyoruz… Beykoz’da düzen değişecek… Çünkü bu kanunu koyanlar kafasına göre koymuş. Demiş ki, ‘ şu kesime kadarkiler burada durmayacak.’  Bunu artık biz de kabul ediyoruz.  Gerçekten hakikaten olmamalı. Yaşayan 100 kişinin 50’si burada olmamalı ama nasıl olmamalı? Belki gizli planlar yaparak, 16-17 tane madde koyarak, hiç kimseye çaktırmadan ve ana ilkesi memnuniyet olan bir plan yaparak değil. Orada yaşayanların bugünkü birikimi hak sahibi yapılsın bir şekilde... Bu planlar böyle yapılmış ama söylenmiyor. Eğer gerçekten burası kent olacak ise, buranın yoksulu yüzde 20, yüzde 26’dır. Bütün kentler böyle oluşmuştur. Bakıyoruz mahallelerimize, yüzde 80, yüzde 90! O zaman kendi kendimize sormalıyız. Böyle kent olur mu? Olmaz. O zaman değişeceğiz. Nasıl değişeceğiz? Kimsenin bugüne kadarki birikimleri kaybedilmeden.

Bugüne kadar çok iyi gözüken 2B, bu konuda kesinlikle yardımcı olmayacak. Evet, aysbergin en zor olanını aştık... Bu kanunun içine bu alanların ıslah olunması eklenmeliydi. Yani, burada kalabilirlik planı yapmıyorsun. Peki, kalamayıp nereye gidecek? Gideceği yer ile ilgili alternatif bir ıslah planı yoksa? Ya da burada rayiç bedel 100 TL diyorsun, 70 TL’sini istiyorsun. O sokaktaki adam zannediyor ki, ‘ 70 TL’yi verdiğim zaman bitti, rahatladım.’ Hayır! Böyle bir şey yok. Esas yeni başlayacak. Ne başlayacak? Orada o kentin planlarına uygun yapısının varlığı ya da yokluğu. Yok olduğu kesin… 2B ile ilgili olarak toplanan paranın en az yüzde 30’u, yine o bölgenin ıslahı için kullanılmalıdır.

AHMET SOYLU (GÜMÜŞSUYU MAHALLE MUHTARI)

Beykoz’un nüfusu niye düşüyor? Önemli bir konu bu. Demek ki biz göç vermişiz. Bunun nedeni, iş ve aş olmadığından. Emekli hemşerilerimiz memleketlerine gidip nüfusunu da götürüyor. Burada nüfus olarak kaybediyoruz biz Beykoz’da. Çok kritik bir eşikteyiz. 3 bin nüfusa ihtiyacımız var. Biz bunu pankartlar ve duyurular (yoluyla) ‘oturduğun yere kaydını yaptırdın mı’ (şeklinde) bir şey yapabilirsek, en azından bölgemizde oturup da başka bölgelerde nüfusu olanların tekrar geri dönme imkânı olacaktır. İmar sorunu da önemli burada...

MUSTAFA DEMİR ( SİVASLILAR DERNEK BAŞKANI)

Bilgilendirmeden dolayı Belediyemize sonsuz teşekkür ederim. Birçok arkadaşımızın 2B arazileri, Hazine arazileri konusunda söylemleri oldu… Erkan Bey biraz önce dedi ki, ‘içi boş bir kanun çıkıyor.’ Ama bırakın hak sahibi olalım. Hak sahibi olduktan sonra içini yavaş yavaş seneler içinde nasılsa doldururuz… Beykoz’da nüfus düşüyor diyoruz. (bu konuda) her muhtarımıza, her dernek başkanına ayrı ayrı iş düşüyor. Ne olur bir kişiyi kaydetsin; bu sayıyı yükseltelim.  İller Bankası’ndan gelen katkı payımız yükselsin. Bunu hep beraber yaparsak olur; olmaz diye bir şey yok.

METİN TORUN (BAYBURTLULAR DERNEK BAŞKANI / BELEDİYE BAŞK. YRD.)

Beykoz’un bugüne kadar gerek altyapı sorunları, gerek diğer sorunları iyi bir yere geldi... Belki ulaşım ve trafik ile ilgili bazı sıkıntılı noktalar var; özellikle Kavacık’ta bir noktamız. Orada ciddi bir düzenleme yapıldığında da İstanbul’un diğer ilçelerine nazaran çok daha anlamlı bir ilçede yaşıyoruz.  Bu anlamda çok şanslıyız. Gerek yerleşim düzeni, gerek yapılaşma düzenimize baktığımız zaman da, hakikaten çok doğru bir alanda yaşıyoruz. Bugüne kadar yapılagelen düzenlemeler, kanunlar, özellikle mülkiyet ile ilgili atılan adımlar ile birlikte baktığımızda, artık Beykoz’un kentsel yenilenmesi, toparlanması, sağlıklı bir çevrede yaşayabilen bir bölge haline gelmesinin kaçınılmaz olduğunu görüyoruz.

Dolayısıyla eskiden belediyecilerden beklenen asfalt gibi, yol gibi, su, elektrik gibi olmazsa olmaz yatırımların beklentisindeki (Beykoz’un,) bugün  mevcut yasalar çerçevesinde ıslah edilmesini istiyoruz. Yerleşimin düzenlenmesini istiyoruz... Buna karşı çıkan, bunu sabote eden, şu veya bu şekildeki her provakatif davranışı mahkûm etmemiz lâzım. Bu, aynen yol istemeye karşı çıkmak gibi, elektrik ve su istemeye karşı çıkmak gibi bir şey… Belediyemiz yapıyor, yapıyor. Bizim yaptığımız yollar belki dünyayı bir kere dönerdi; öyle bir yol ağına sahibiz. Dolayısıyla bunları artık kalıcı hale getirme anlamında da hepimize düşen bir şey var: Biz Beykoz’da kentsel düzenleme istiyoruz ama bunu, Beykozlu Beykoz’da kalmak şartıyla istiyoruz. Bu çok doğal; bunu kabul etmemiz gerekiyor… Artık herkes, bugün gelinen noktada bunu istemek durumunda…  Bunun zamanı geldi artık diye düşünüyorum.

EDA SESKİR (BEYKOZ POSTASI)

Marmara Üniversitesi’nin kendi bütçesi yok mu bu işleri yapmak için Belediye bütçesinden pay ayrıldı?.. Acaba Beykoz’da kentsel dönüşüm mü gerçekleşecek, yerinde dönüşüm mü?

ALİ KEMAL KILIÇ (BATUM HAVALİSİ DERNEK BAŞKANI)

Çamlıbahçe Çolak Çıkmazı Sokağı’na halen bir ambulans veya itfaiye giremiyor; yol sorunumuz var. Bugüne kadar bir çözüm bulamadık...

Yücel ÇELİKBİLEK

Yapılan bu konuşmalarının ardından ise Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek söz alarak, konuşmacıların değindikleri çeşitli hususlara cevaplar verdi.

Bilgilendirme toplantısı, katılımcıların topluca çektirdiği hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...