Reklam
Genel Başkan Kamalak ile ÖZEL RÖPORTAJ

Genel Başkan Kamalak ile ÖZEL RÖPORTAJ

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “ Milli Eğitim Başlıyor”  isimli etkinlik kapsamında Beykoz’daydı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, partisinin İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen “ Milli Eğitim Başlıyor (M.E.B.) ”  isimli etkinlik kapsamında Beykoz’daydı. Saadet Partisi Beykoz İlçe yöneticileri tarafından karşılanan Genel Başkan, partili gençler ile buluşmasının öncesinde Beykoz Güncel Haber’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

“ Başbakan Kamalak”

3 Şubat 2013 Pazar günü Beykoz Belediyesi Düğün Salonu’nu dolduran ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yüzlerce kişi, Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ı “ Başbakan Kamalak” sloganları ile karşıladı.

Kimler katıldı?

Saadet Partisi Beykoz İlçe Teşkilatı Başkanı Burhan Öz’ün mazereti dolayısıyla iştirak edemediği ve sabah saat 09.00’dan akşam 17.30’a kadar süren etkinliğe, Beykoz İlçe temsilcisi olarak Tanıtma Birim Başkanı Muhammed Kalaycı ve bazı İlçe yöneticileri, Genel Başkan Yardımcıları Muhittin Yıldırım ve Abdülkadir Çelebi, İstanbul il Başkan Yardımcısı Yaşar Kangel, İl Gençlik Kolları Başkanı İsmail Acar, İl Yönetim Kurulu üyesi Aslan Ateş ve davetliler katıldılar.

MEB nedir?

Saadet Partisi Gençlik Kolları tarafından 13 Ocak-17 Şubat 2013 tarihleri arasında Türkiye genelinde 20 merkezde düzenlenen ve “M.E.B” adı verilen kış dönemi eğitim programı kapsamında Beykoz Belediyesi Düğün Salonu’nda toplanan yüzlerce gence,” Saadetin Temel Esasları,” “Niçin Saadet Partisi?” “Heyecan” ve “ Hak- Batıl Mücadelesinde Gencin Rolü” başlıkları altında bir eğitim programı sunuldu.

Mustafa Kamalak: Niçin Saadet Partisi?

Eğitim semineri, Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında, gençlere Saadet Partisi’nin çeşitli evreleri hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Kamalak, “ amacımız Hakk’ı hâkim kılmaktır” dedi ve dersin temel başlığının, “ Niçin Saadet Partisi?” olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Kamalak, konuşmasının devamında, gençlere kendi okul yıllarından da örnekler aktararak, faizin zararları konusunda batı felsefeci ve teorisyenlerinin bilimsel açıklamalarını da dayanak alan örnekler sundu. Genel Başkan Mustafa Kamalak, gençlere zinanın zararlarını ve toplumlar üzerindeki olumsuz etkilerini de anlattı. 

ÖZEL RÖPORTAJIMIZ

Aşağıda, Saadet Partisi Genel Başkanı sayın Prof. Dr. Mustafa Kamalak ile yaptığımız özel röportajımız neticesinde oluşan metni dikkatinize sunuyoruz:

Dünyada adil bir düzen yok

Biz Saadet Partisi’yiz yani gerçek anlamda halkımızın, milletimizin partisiyiz. Görevimiz, hakkı hâkim kılmaktır. Bu münasebetle halkımızla buluşmak, hasbıhal etmek ve amacımızı anlatmak için yoldayız. Anadolu’yu dolaşıyoruz. Dün, 81 ilden gelen İl başkanlarımız ile durum değerlendirmesi yaptık. Şu an da Beykoz’dayız. Gençlik eğitim çalışmamız var. Amacımız, herkesin barış ve huzur içinde yaşayabileceği, kardeşlik duygularının hâkim olduğu bir Türkiye inşa etmektir.

Görüyorsunuz, İslam âlemi tam anlamıyla bir kuşatma altındadır. Yakılıyor, yıkılıyor, viraneye çevriliyor. Halbuki, Müslümanlar olarak hepimiz kardeşleriz. Ama görüyoruz ki, bizim kardeşlerimiz katlediliyor. Bu kardeşleri bir araya getirmemiz lâzım.

Herkesin insanca yaşamaya hakkı vardır. Arap olmuş, Türk olmuş far etmez. İnsanlık ön plandadır. Bu dünyada herkese yetecek kadar yer de vardır, nimet de vardır. O halde, bu katliamlar, tecavüzler neyin nesi? Dünyada adil bir düzen yok. İşte, adil bir düzeni kurabilmek için, herkesin insanca yaşayabileceği bir düzen kurabilmek için, herkes bulunduğu yerden işe başlasın diyoruz ve ulaşabildiği kadar insana ulaşsın.

Hakikat de hiçbir zaman sürekli olarak gizlenemez

Hiçbir emek zayi olmaz. Hakikat de hiçbir zaman sürekli olarak gizlenemez. Bulutlar ne kadar yoğun olursa olsun, güneşin ışınlarını sürekli kesemez. Sisler dağılır bir gün. Bakın, dört sefer bizim partimizi kapattılar ama elhamdülillah bize isnat ettikleri suç, ‘ hakkı savunmaktır.’ Özü bu. Niye kapatıldık biz? ‘ Siz İslâmı savunuyorsunuz’ gerekçesiyle; özü bu. Laiklik falan hep teferruat. Bu milletin özü İslam ile yoğrulmuştur. Bu vatanın altı şehitler ile üstü de mücahitler ile doludur.

Türkiye, zalimlere yardımcı oldu

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Dersim Katliamı’nda olduğu gibi kardeşler birbirinden ayrılmış. Kim, nerede haberi yok. Aslında Dersim Olayı’nı İslam âlemi için genişlettiğimizde bir modeldir. Dersim’de ne olmuş? Babalar, anneler katledilmiş. Biz diyoruz ki, ‘ Kardeşler, biz düşman değiliz; gelin bir olalım. Irak yerle bir edildi. Türkiye ne yaptı? Zalimlere yardımcı oldu. 1 Eylül 2004 tarihinde yayımlanan bir Dışişleri Bakanlığı tebliği ile altı havaalanımız ve yedi deniz limanımız Amerikan birliklerinin emrine amade kılındı. 2007’de yapılan bir anlaşmaya göre Türkiye ABD’ye sözüm ona kitle imha silahlarının yayılmasını önleme konusunda yardımcı olacak. Dünyada kitle imha silahlarını kim üretiyor ve bu anlaşma kime karşı?  

Kaddafi, cephane sandıklarını bir hamal gibi Türkiye için taşıdı

Önceki gün diyebileceğimiz bir mesafede, 1,5- 2 milyon insan katledildi Irak’ta. Yüz binlerce tertemiz müslüman hanımefendisinin ırzına tecavüz edildi. Türkiye seyirci olsa neyse; destek veriyor zalime! Dün diyebileceğimiz bir mesafede Libya yerle bir edildi, fiilen üçe bölündü. Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptığımızda batılı dostlarımız bize ambargo uygularken, Libya, ‘tüm gücümüz ile Türkiye’nin yanındayız’ diyordu. Kaddafi, cephane sandıklarını bir hamal gibi kendisi taşıyordu. Türkiye nerede yer aldı? Zalimlerin yanında. Şu an Suriye yerle bir ediliyor. İktidar ise adeta saldırmak için emir bekliyor.

Patriot füzelerinin asıl amacı Türkiye’yi korumak değil

O (Başbakan), dönüp dönüp sitem ediyor Avrupa’ya. ‘ Niye müdahale etmiyorsunuz Suriye’ye?’ diye! Bu arada patriotlar geldi, Malatya’mıza füze kalkanı yerleştirildi. Biz 6 Ocak’ta bu patriotlar gelmesin diye Gaziantep’imizdeydik. Bu patriotları getirenlerin dedelerini sopayla, baltayla, kazmayla, kürek ile kovduğu için ‘gazi’ denmiş Antep’e. 10 binlerce şehit verdiği içi ‘gazi’ denilmiş. Gaziantep’e, Kahramanmaraş’a ve Adana’ya patriot füzeleri yerleştirildi. Bu patriot füzelerinin asıl amacı Türkiye’yi korumak değil, tam aksine Türkiye’yi ateş çemberinin içine sokmaktır.

İsrail’i kınayabildi mi bu hükümet?

Sayın Başbakan ‘one-minute’ diyordu ama bakın, şu an İsrail ile aynı safta. Biliyorsunuz, iki- üç gün önce İsrail, Suriye’yi vurdu. Bu hükümet ne yapmak istiyor? O da vurmak istiyor da vuramıyor. İsrail’i kınayabildi mi bu hükümet? Kınayamaz çünkü hükümet tamamıyla Batı’nın yörüngesine girmiş bir uydu durumunda. Uydu, nasıl ki yörüngesinden bağımsız hareket edemez ise, bu hükümet Batı’dan, küresel emperyalizmden, ırkçı siyonizmden bağımsız hareket edemez; edemiyor da zaten.

Tayyip Bey bu zamana kadar ne söylediyse hep aksini yapmıştır!

İmralı’ya gelince... İmralı ile olan ilişkiler konusunda hükümet tam bir bocalama içindedir. Biz bunu çeşitli zamanlarda ifade ettik. ‘ Kanı durdurmak için atacağınız her olumlu adımda yanınızdayız’ dedik. Ama gittiğiniz yön yanlış. İmralı ile görüşecekmişsiniz! Görüşün ama zaman kaybediyorsunuz. Gittiğiniz yön yanlış, uyguladığınız metot yanlış. Şimdi sizin elinizde esir olan bir kimse ile müzakere etseniz, bu müzakereden ne gibi bir sonuç bekleyebilirsiniz? Adam sizin esiriniz. 30 bin insanın katili diye suçluyorsun; ömür boyu hapse mahkûm etmişsin, ‘câni’ diyorsun? Neler umuyorsun? Buna karşılık, hiçbir suç işlemediği senin mevzuatına göre sabit olan, bu yüzden de milletvekili seçilmiş olan, Meclis’te de bir grup oluşturan bir partiyi terörün temsilcisi diye suçluyorsun, ‘ görüşmem sizinle’ diyorsun. Biz o zaman ‘bakmayın bu blöfe!’ demiştik çünkü Tayyip Bey bu zamana kadar ne söylediyse hep aksini yapmıştır.

Örgüte katılan gençlerin yüzde 79’u işsiz

Türkiye’de eğer terör ile gerçek anlamda mücadele edilmek isteniyor ise, terörü doğuran sebepleri bilmek lâzım. Terörü besleyen sebepleri ve teröre destek veren, onu finanse eden kesimleri, onu silahlandıran elleri bilmek lazım.

T.B.M.M. İnsan Hakları Komisyonu bir alt komisyon oluşturdu, inceleme yaptı ve 325 sayfalık bir rapor hazırladı. Oradaki ifadelere göre, terör örgütüne katılan gençlerin yüzde 79’u işsiz. Bu zamana kadar orada işsizliği önleyici ne gibi tedbirler aldın? Hangi fabrikaları kurdun? Aç insan ne yapar? … Açlık insana neler yaptırmaz? Hangi genç istikbal yolunda ilerlemek istemez? Hangi genç hayatını riske ederek, dağa çıkmak ister?

Haçlı Seferleri devam ediyor

Haçlı Seferleri devam ediyor. Bunu biz söylemiyoruz. Kendileri söylüyor; biz ifade ediyoruz. 2003 yılında A.B.D., küresel emperyalist kardeşleriyle Irak’ı işgal edeceği zaman sayın Bush, ‘ bu bir Haçlı Seferi’dir’ demedi mi? Fransız uçakları Libya’yı bombalarken, Fransız Dışişleri Bakanı, “ bu bir Haçlı Seferi’dir; biz burada haçlılara öncülük ediyoruz’ demedi mi? Haçlılar şu anda Müslüman gençleri silahlandırıyor, ‘sen Kürt’sün’ diyor. Sen alevisin, sen Şii’sin diyor; müslümanları birbirine kırdırıyor. 1945 yılından bun yana Avrupa’da savaş yok ama dünyanın en öldürücü silahlarını Avrupa üretiyor ve bizlere satıyor. Şu an o silahları en yüksek fiyatlar ile bize veriyor, bizler de birbirimizi kırıyoruz.

Türkiye’de medyanın durumu…

( Basın emekçilerinin hakları konusunda) yaptığımız, yapacağımızın teminatıdır. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Geriye dönüp baktığınızda, Milli Görüş’ün iktidar olduğu, daha doğrusu iktidara geldiği dönemlerde ( basına verilmiş olan değerin örnekleri vardır.)

Sayın Kamalak, röportaj için teşekkür ederiz!

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...