Reklam
Anadoluhisarı halkı adına açıklama…

Anadoluhisarı halkı adına açıklama…

Beykoz Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü ile Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği, ortaklaşa bir basın açıklamasında bulundular.

Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü Başkanı Kamil Adnan Güner, Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mustafa Babuz ve dördüncü kuşaktan bir Anadoluhisarlı ve aynı zamanda Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı onursal üyesi olan av. Ferda Kazancıbaşı, ortaklaşa bir basın açıklaması düzenlediler.

Yaklaşık 2 buçuk saat süren toplantı, iki ana başlık altında gerçekleştirildi: Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü’nün 18 Ocak 2012 tarihinde Marmara Üniversitesi tarafından yıktırılması işlemi sırasında “ Atatürk aleyhine işlenen suç” ve “ Küçüksu Mesire Yeri’nde doğal yapıya zarar veren eylemler ile ihlal edilen yasalar.”

Kimler katıldı?

Kıyı Emniyeti’nin Anadoluhisarı’nda bulunan lokalinde gerçekleşen kahvaltılı toplantıya yerel ve ulusal basın temsilcileri dışında, Beykoz Belediyesi CHP grubu Meclisi üyesi Halit Kılıç, semt muhtarları; Göksu Mahallesi Muhtarı Arzu Ulubent, Anadoluhisarı Mahalle Muhtarlığı’nı temsilen Güzin Merve, Göztepe Mahallesi Muhtarı Ahmet Duran, DİSK 2 Nolu Şube Başkanı Nevzat Karataş ve dernek yöneticileri katıldılar.

Ferda Kazancıbaşı: Bu,  sadece ilgili spor kulübüne karşı değil, tüm ulusa yöneliktir!

Toplantının açılış konuşmasını yapan av. Ferda Kazancıbaşı, basın açıklamasını, belli bir tüzel kişi olarak değil, Anadoluhisarı halkı adına” yaptıklarını ifade ederek, bunun sebebini şu sözler ile açıkladı: “ Biz semt halkı olarak her türlü mutlulukta ve sıkıntıda sıkılmış bir yumruk gibi her zaman bir arada olduk. Bugün de onun ifadesidir. Söz konusu toplantının amacı, Anadoluhisarı’nın doğal alanlarının gasp edilmesi,  doğal ve kültürel değerlerimizin hoyratça ve barbarca katledilmesidir.”

Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü’nün yıkım işlemi sırasında yaşananları “ saldırı” olarak niteleyen av. Kazancıbaşı, bu olayı ” bir ulusun yüce değerlerine karşı yapılmış bir saldırı” olarak açıkladı. Kazancıbaşı, Spor Kulübü’nün yıkımı sırasında Atatürk büstünün yıkılmasını buna örnek göstererek, “ bu hareket sadece Anadoluhisarı’na değil, koskoca bir ulusa yöneliktir” dedi.

Marmara üniversitesi güzide bir eğitim kurumu ancak…

Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü’nün hak etmediği hareketlere maruz kaldığını ifade ederek, bölgedeki yeşil alanların da hoyratça tahrif edildiğine işaret eden av. Ferda Kazancıbaşı, konuşması sırasında, “ Marmara Üniversitesi’nin tüzel kişiliği ile yöneticilerini birbirinden ayırdıklarının” altını ise titizlikle çizdi. Adı geçen üniversitenin   “ güzide bir eğitim kurumu” olduğunu kaydeden Kazancıbaşı, “ ancak Marmara Üniversitesi’nin yöneticilerini aynı tanımlama içinde koymak mümkün değil” dedi. Kazancıbaşı, basına sundukları iddiaların ıspata dayandığını ve tüm bilgilerin de yasal yoldan elde edildiğini kaydetti.

Adnan Güner: Kulüp binasının yıkımı amacının dışına taştı

Av. Ferda Kazancıbaşı’nın ardından söz alan Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü Başkanı Adnan Güner ise av. Kazancıbaşı’nın ardından yaptığı konuşmada, 1913 yılında kurulan spor kulüplerinin 2012 yılında “ barbarca bir yıkım yaşadığını” ifade ederek,         “ Marmara Üniversitesi yönetim kadrosunda yaşanan zihniyet değişimi sonrasında, söz konusu yıkım olayı ile karşı karşıya kaldıklarını” ifade etti.

Atatürk’ün büstüne yapılan, halkın vicdanına bir darbedir

Marmara Üniversitesi’nin kendi Senatosu tarafından imzalanmış bulunan protokol gereğince, kulüplerinin Küçüksu Çayırı üzerinde bulunan ve Üniversite’ye ait olan binalarının 19 yıllık bedelsiz bir kullanım hakkı olduğunu belirten Kulüp Başkanı Adnan Güner,  “ ( imara aykırı kaçak yapı olduğu gerekçesiyle) yıkılan binalar, zaten kendilerinin binalarıydı. Üniversite’nin yaptığı şikâyet konusuyla, Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün gerçekleştirmiş olduğu yıkımın, amacının dışına taşarak, kulübümüzün aynı zamanda tören alanı olarak kullandığı alandaki Atatürk büstünün yıkılması, tüm halkımızın vicdanına bir darbe olarak işlenmiştir” dedi.

Yıkım, sabahın erken saatlerinde yapıldı

Yıkılan Atatürk büstünün, 1976 yılında zamanın Kaymakamı, Boğaziçi Garnizon Komutanı ve üst düzey bürokratların katılımıyla gerçekleşen bir tören ile açılmış olduğunu belirten Güner, yıkımın gerekçesi olarak ise kendilerine “ büstün, kulüp binasının yıkımı sırasında zarar görmemesi” şeklinde bir açıklamanın yapılmış olduğunu belirtti.

Büstün binaya uzaklığı 50- 60 metre; binayla bir alâkâsı yok!

Kulüp Başkanı Güner, şu açıklamayı yaptı: “ Tesisler yıkıldığı anda (saat 05.13) Atatürk büstü sağlam duruyordu; buna rağmen yıktırıldı. Büstün yıkım saati: 07.57’dir. Atatürk büstünün yıkılmasının açıkça kasıt olduğunu düşünüyorum. Zaten büstün kulüp binasıyla da hiçbir alakası yoktu; kulüpten en az 50- 60 metrelik bir mesafe olan bir yerde!  Büstün başını levye ile söktüler (saat.07.47).

Hisar halkı soruyor

Adnan Güner, sabahın erken saatlerinde, kulübün yaklaşık 400 sporcusuna ait tüm eşyalar içerideyken ve herhangi bir tahliye işlemi yapılmaksızın gerçekleşen yıkım işlemine atfen,      “ Bu kadar hunharca bir uygulama gerekli mi? Hisar halkı bunu soruyor” serzenişinde bulundu.

Atatürk büstünün başı ortadan kayboldu!

Bir gün telefon ile aranarak, kendisine Atatürk büstünün sökülen baş kısmının nerede olduğu sorusunun yöneltildiğini belirten Kulüp Başkanı, ellerine geçen ve Avrupa Yakası Zabıta Müdürlüğü tarafından imzalanmış olan bir tutanakta, “yıkım esnasında yıkılması gereken işgalin içinde bulunan Mustafa Kemal Atatürk büstü yıkım işlerinde zarar görme ihtimaline karşı itina ile yerinden alınarak, Marmara Üniversitesi Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü’ne sağlam bir şekilde teslim edildi” ibaresinin bulunduğunu hatırlattı. Güner,  kendilerinin büstün baş kısmının kaybolmasından sorumluymuş gibi gösterilmeye çalışılmasını da eleştirdi.

Adnan Güner, koruma amaçlı olarak yerinden alındığı belirtilen büst başının yıkım işleminin olduğu gün, yerde molozlar arasında olduğu bilgisinin de altını çizdi.

Büstün başının Kavacık Karakolu’nda ortaya çıktığı iddiası!

Kulüp Başkanı Adnan Güner yaptığı açıklamada, büstün başının Kavacık Karakolu’nda ortaya çıktığı duyumunu aldığını da sözlerine ekledi.

Açılan davaya takipsizlik kararı verildi

Anadoluhisarlı yöneticiler, hasıl olan bu durum nedeniyle, av. Ferda Kazancıbaşı tarafından 2013/ 212 sayılı dosya numarasıyla 17 Ocak 2013 günü Beykoz Cumhuriyet Savcılığı’na Marmara Üniversitesi aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu belirttiler.

Söz konusu dava dilekçesinde yer alan ifadelerin bir kısmı şu şekilde: “ … 18 Ocak Çarşamba günü imara aykırılık gerekçesiyle yüz yıllık Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü’ne ait spor tesislerinin yıkılması esnasında amacın dışına çıkılarak, bu arada Atatürk büstü de hiçbir hukuki dayanağı olmadan tek taraflı ve keyfi bir şekilde hoyratça ve barbarca yerle bir edilmiştir…”

Ancak, yapılan suç duyurusuna savcılık tarafından 4 iş günü içinde takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan kulüp yöneticileri, bu gelişme sonrasında ise söz konusu bu karara karşı Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurduklarını belirterek, davanın akıbetinin ise henüz belli olmadığını ifade ettiler.

Marmara Üniversitesi işine son verdi

Yapılan bilgilendirmede ayrıca, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda “ Halk Bilimi” dalında 19 yıldır öğretim üyeliği görevinde bulunmakta olmasına karşın, Üniversite aleyhine yaptığı suç duyuruları sonrasında av. Ferda Kazancıbaşı’nın işine 30 Ocak 2013 tarihi itibariyle son verildiği de hatırlatıldı.

Yerel basının sorularını yanıtladılar

Kulüp Başkanı Adnan Güner ve av. Ferda Kazancıbaşı, yaptıkları bu bilgilendirmenin ardından ise, yerel ve ulusal basın mensuplarının Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor Kulübü binasının yıkımı sırasında “ Atatürk aleyhine işlenen suç” kapsamındaki sorularını yanıtladılar.

Mustafa Babuz: Gelecek kuşaklara bir şey bırakmayacaksak, hiç yaşamayalım!

Ardından ise Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mustafa Babuz söz alarak, “ Doğal yapıya zarar verme suçu” kapsamında, Marmara Üniversitesi yönetimi tarafından Küçüksu Mesire Yeri’nde doğal yapıya zarar verici eylemlerde bulunulduğunu ifade etti.

Küçüksu Mesire Alanı’ndaki yeşilliğin üzerine moloz ve mıcır döküldü; otopark oldu!

Basın mensuplarına Boğaziçi Kanunu’nun söz konusu ihlallere ilişkin hükümlerinin yer aldığı bir dosya da dağıtan Anadoluhisarlı dernek yöneticileri, ilgili alanın SİT kapsamında olmasına karşın, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü’nün Küçüksu Mesire Yeri’nin daha önce yeşillik olan zeminine mıcır dökerek zarar verdiklerini ifade ederek, mıcır dökümün ardından ise söz konusu alana otopark yapıldığını belirttiler.

“ Marmara Üniversitesi tarafından 2960 sayılı Yasa’ya aykırı olarak, Anadoluhisarı (1) pafta, (5) ada ve (8) sayılı parselde bulunan ve Sabancı Öğretmen Evi’nin karşısına isabet eden Marmara Üniversitesi’nin mülkiyetine konu Tarihi Küçüksu Mesire Yeri’nin yeşil dokusunun yok edildiği, niteliğinin bozulduğu ve kullanım amacının değiştirildiği gerekçesiyle” Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dernek olarak dava açtıklarını ifade eden Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mustafa Babuz, bilirkişiye yaptırılan tespit neticesinde ortaya çıkan şu bulguları da basın mensupları ile paylaştı:

“ Öğretmenler Evi’nin karşısındaki yeşil alana 1.794 m2 moloz ve 6.185 m2 mıcır dökülmüş olup toplam 8. 609 m2’lik yeşil alan yok edilmiştir.”

Küçüksu Çayırı bir doğa harikası!

Sözlerinin devamında, tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret eden Dernek Başkanı Mustafa Babuz,  “ Küçüksu Çayırı, iki dere arasında kalan, dünyada emsali görülmeyen, altın gibi bir doğa harikası! Biz gelecek kuşaklara hiçbir şey bırakmayacak isek, o zaman hiç yaşamayalım, daha iyi!” dedi.

Meclis Üyesi Halit Kılıç: Sadece Küçüksu Mesire Alanı için tepki göstermemek lâzım!

Basın toplantısına gözlemci olarak katılan Beykoz Belediyesi’nin CHP’li Meclis üyesi Halit Kılıç, gazetemize açıklamalarda bulundu. Kılıç, bu alanın yasaya aykırı şekilde bölündüğünü ve mıcır ile kaplandığını belirterek, Beykoz’un farklı noktalarında benzer uygulamalar yapılmasına rağmen, bu yerler için tepki gösterilmemesini ise eleştirdi.

Çubuklu Mesire Alanı’nın imara açılacak olmasına kimsenin tepki göstermediğini ifade eden Halit Kılıç, “ Alman Üniversitesi’nin bulunduğu yer de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından aynı şekilde koruma altına alınmış bir yer. Burası da imara açıldı. Beykoz’dan buna bir tepki var mı? Yok; hiç kimseden bir tepki yok!” dedi.

Küçüksu Mesire Alanı’nın parçalara bölünmesi suç!

Kurul kararı gereğince, Küçüksu Mesire Alanı’na “yaya yolu yapılmasına dahi, ‘arazide iz yapar’ gerekçesiyle izin verilmediğine” işaret eden Kılıç, “ bu yerin özelliği; tek, bütün bir halde kullanılmasıdır. Parçalara bölüp tel ile ayırarak mıcır dökmek… bunların hepsi suçtur! Burada yaya yolu yapılmasına bile izin vermiyor Kurul. Öngörünüm olması önemli değil, Küçüksu Mesire Alanı’nın kendi özelliği bu. Burasının bütün halinde kullanılması gerekiyor” dedi.

 Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...