Reklam
Ilıcak “28 Şubat postmodern değil tam darbeydi”

Ilıcak “28 Şubat postmodern değil tam darbeydi”

28 Şubat süreci,16. yıl dönümünde Beykoz’da  Prof. Dr. Osman Özsoy ve Gazeteci-Yazar Nazlı Ilıcak’ın konuşmacı olarak katıldığı programla ele alındı.  

28 Şubat’ta Başbakan olan  merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın adının verildiği kültür merkezinde düzenlenen programda, o yıllarda iktidarda olan Refah-Yol hükümetinin düşürülmesi, başta yargı olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerine verilen brifinglerin yanı sıra Balyoz davası tüm yönleriyle masaya yatırıldı.   

Ilıcak: “Genelkurmay RP’nin Kapatılmasını Yargıya Sipariş Verdi”

 Beykoz Belediyesi tarafından düzenlenen ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda Prof. Dr. Osman Özsoy’un sorularını yanıtlayan Ilıcak,  askerin yargıya müdahalesine değinerek:  “Genelkurmay o dönemde yargı mensuplarına ve ardından gazetecilere Refah Partisi’nin laikliği nasıl tehdit ettiğine ilişkin bir brifing verdi. O brifing Refah-Yol hükümetinin sonunu hazırladı. Yüksek yargı mensupları, anayasa mahkemesi üyeleri ve savcılar bu brifinge gittiler. Brifing sırasında Refah Partisi’nin kapatılması Anayasa Mahkemesi’ne intikal etmişti. Bir anlamda genelkurmay Refah Partisi’nin kapatılmasını yargıya sipariş olarak verdi” dedi.

28 Şubat’ın postmodern değil tam anlamıyla darbe olduğunu vurgulayan Ilıcak, “Darbeyi gerçekleştirenler ve teşebbüs edenler tüm delilleriyle ortada. Bence ağır ceza alacaklar. O dönem zorla, tehditle seçilmiş hükümet yıkıldı yerine yine tehditle yeni hükümet güvenoyu aldı. Herşey kılıfına uydurulmaya çalışıldı.  Batı Çalışma Grubu da Karadayı’nın bilgisinde kuruldu. Onu dışarıda tutamazsınız. Ayrıca Yaşar Büyükanıt’tan da er geç hesap sorulacak. “

Süleyman Demirel’in de 28 Şubat sürecinde çok yanlışlar yaptığını belirten Ilıcak, “Bugün adaletsizlikten bahsedenler samimiyetsizdir. 28 Şubat dönemindeki adaletsizliklerden neden bahsetmiyorlar” dedi.

Konuşmasında 28 Şubat’ın darbe olduğunu da ifade eden Ilıcak “28 Şubat bir darbe teşebbüsü değil gerçekleşen bir darbeydi. Çünkü hükümet devrildi, düşürüldü. Bu tabii bir süreç içinde gösterilmeye çalışılsa bile hepimiz perde arakasındaki olayları biliyoruz. Doğruyol Partisi’nin milletvekilleri niçin Tansu Çiller başbakan olacakken istifa ediyor?” diye sordu. 

Mit Ayağı da Sorgulanabilir 

Bugün gelinen süreçte, Mit ayağının da sorgulanması gerektiğine değinen Ilıcak,  “Mit brifingi dediğimiz, Süleymen Demirel’e verilen brifing,  tamamen hükümeti yerden yere vuran hükümete irticacı diyen bir brifing. Bu brifing 28 Şubat’taki MGK’nın alt yapısını hazırlamış oluyor, Mit müsteşarı kimin talimatıyla raporları hazırladı ve Demirel’e sundu. Bunların sorgulanması gerekir” dedi.

Yargılamaları ilişkin sorularda 28 Şubat davasının bir öç alma meselesi olmadığına da değinen Ilıcak: “O döneme baktığımızda üzüntü verici bir şey fakat görüyoruz ki askerler hükümete müdahaleyi kendi görevleri olarak görüyorlar, bu işi sahipleniyorlar. Türkiye bu kadar çok darbeye muhatap olmasaydı bugün çok farklı noktada olurdu. Fakat bu davanın bir şekilde neticelenmesi lazım neticesiz kalırsa ülke açısından büyük bir tehlike. Bir ceza verilecek, suçlu oldukları tescillenecek, fakat barış adına sonra bir helalleşme olabilir. ” diye konuştu.  

Bugün gelinen sürecin anlaşılması için 27 Mayıs, 12 Eylül darbeleri ile, 9 Mart muhtıralarının iyi okunması gerektiğini vurgulayan Nazlı Ilıcak gençlere bu konuda yazılmış kitap ve yayınları takip etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Program ilçe sakinlerinin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek  de 28 Şubat sürecinin en önemli mağduru olan Necmettin Erbakan’ın adının kültür merkezine verilerek yaşatıldığını söyleyerek bir daha ülkemizde darbelerin yaşanmamasını diledi.

Reklam

YORUMLAR...