Reklam
Mustafa Sarıgül, kadınlara Beykoz'dan seslendi!

Mustafa Sarıgül, kadınlara Beykoz'dan seslendi!

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Çubuklu Derneği’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında Beykoz’a geldi

Şişli’nin popüler Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Çubuklu Derneği’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında Beykoz’a geldi. Kadınların Sarıgül’e yoğun ilgi gösterdikleri, hatta salonda ayrılması öncesinde kendisiyle hatıra fotoğrafı çektirmek için sıraya girdikleri görüldü!

Tıklım tıklım bir salon!

Erdem Çelik başkanlığındaki Çubuklu Derneği’nin, 9 Mart 2013 Cumartesi günü Kavacık Talia Düğün Salonu’nda gerçekleştirdiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinin konukları arasında;  CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, Devlet eski Bakanı Önay Alpago, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP Beykoz İlçe Başkanı Hızır Yılmaz ve ilçe örgütü yönetimi, Ak Parti Kadın Kolları Başkanlığı İlçe yöneticileri,  CHP Kadın Kolları Başkanı Esengül Yılmaz ve yönetimi, İl Genel Meclisi üyesi İlyas Yılmaz, BEDES Başkanı Saniye Efe ve bazı Yönetim Kurulu üyeleri, , MHP Beykoz İlçe Teşkilatı Ali Emanet’in eşi Elif Belkıs Emanet ve bazı Yönetim Kurulu üyeleri, Beykoz Belediye Meclisi’nin bazı CHP’li üyeleri, Beykoz Vakfı Halkla İlişkiler Müdiresi Kadriye Tören, Çubuklu Muhtarı Hüsnü Kolcu, Kavacık Muhtarı Yusuf Kesici, psikiyatr Dr. Merih Altıntaş, Çubuklu Spor Kulübü Başkanı Coşkun Tosun ve eşi, Dr. Devrim Altıntaş, Prof. Dr. Hüseyin Öztürk ve eşi, BEDES Başkanı Gülay Demirel ile çok sayıda davetli vardı.

Protokol konuşmaları haricinde, halk oyunları gösterisi ve şarkılara da yer verilen etkinlikte, misafirler, Talia Düğün Salonu’na sığmadı!

Sunumu av. Ayşe Yıldırım Öz yaptı

Sunumu av. Ayşe Yıldırım Öz tarafından yapılan 8 Mart etkinliğinin ilk konuşmacısı, Çubuklu Muhtarı Hüsnü Kolcu oldu.

Hüsnü Kolcu: Ailenin dizi direği kadın

Sözlerine, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinin, “ Başlangıcı hüzünlü olan fakat kutlanılması devam eden bir gün olduğunu” ifade ederek başlayan Çubuklu Mahalle Muhtarı Hüsnü Kolcu, salonda bulunan kadınlar için Refik Kutlu’nun, 8 Mart isimli şiirini okudu. Muhtar Kolcu, okuduğu şiirde kadınları şöyle tarif etti: “ 8 Mart bir gündür yetmez kadına/ Ailenin özü gereği kadın/ Kıymetin bilmeyen ermez tadına/ Ailenin dizi direği kadın/ Bağlarda açılan güllere benzer/ Berrak akan sular sellere benzer/ Bülbül sedasında dillere benzer/ Ailenin gizi fireği kadın …”

Önay Alpago: Türkiye, eşitlik açısından 132 ülke içinde 126.sırada!

Ardından Devlet eski Bakanı Önay Alpago söz aldı. Önay Alpago,  sözlerine, “ günümüz kutlu, ömrümüz uzun olsun; çok daha güzel günlerde bu günü kutlamak kısmet olsun” temennisiyle başladı.

Büyük bir imparatorluktan sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ‘kadın’ devrimi olduğuna inandığını kaydeden Önay Alpago, ancak her yere adalet ve sevgi götüren bu imparatorluktaki kadınların ise çok uzun yıllar erkekler ile eşit haklara sahip olamadıklarını belirtti. Alpago, II. Mahmut döneminde yapılan ilk nüfus sayımında, sadece ülkede yaşayan erkekler ile hayvanların sayılmasını, bu sayımda kadınların yer almayışını ise buna örnek olarak gösterdi.   

İslam ülkeleri içinde Türkiye tek ülke

Cumhuriyet’in ilânı ile beraber kadınların önce ailede, sonra çalışma yaşamında, ardından ise siyasette haklarını erkekler ile birlikte eşit kullanır hâle geldiğini belirten Alpago, tüm İslam ülkeleri içinde kadınların haklara sahip olduğu tek ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti oluşuna dikkat çekti.

Kadınlar “sözde” baş tâcı ediliyor!

“ Kadınlar olarak Türkiye nüfusunun yarısıyız; öbür yarısını da dünyaya getirenleriz. Öyleyse, hayatı her alanda erkekler ile beraber eşit paylaşmalıyız” diyen Devlet eski Bakanı, paylaşımdaki eşitlik derecesi noktasında ise, şu eleştiriyi yaptı: “ Biz, 132 ülke içerisinde 126. olduk; işimiz biraz zor! ”

Türkiye’de şiddet gören kadın sayısının son yıllarda gittikçe arttığına da işaret eden Alpago, kadınların “sözde” baş tacı edildiğini, “ cennet anaların ayağının altında” denildiğini ancak buna rağmen, acımasızca öldürüldüklerini kaydetti. Önay Alpago, konuşmasını, salonda bulunan kadınlara, çocuklarını yetiştirirken, kızlar ile erkekler arasında fark yapmamaları şeklindeki tavsiyesiyle sonlandırdı.

Dr. Merih Altıntaş: Ne zaman bir erkek geri gelse, biz oyundan çıkarıldık!

Alpago’nun ardından söz alan psikiyatr Dr. Merih Altıntaş ise, kadınların ayırımcılığa, aslında çocukluktan beri alışık olduklarını şu sözler ile ifade etti: “ Ne zaman bir erkek oyundan çıksa, ancak o zaman oyuna alınabildik ve ne zaman bir erkek geri gelse, biz oyundan çıkarıldık!”

Birinci Dünya Savaşı’nda erkek nüfusunun azalmasıyla birlikte kadınların ancak çalışma fırsatı bulduklarına işaret eden Dr. Altıntaş, “ işte biz o zaman neler yapabileceğimiz gösterdik” dedi.

İşten biri çıkarılacak ise, ‘ kadın’ seçiliyor

8 Mart tarihinin, kadınların bir “başkaldırı” günü olduğunu ifade eden Altıntaş, konuşmasında kadına yönelik şiddete de değinerek, “ dünyada her üç kadından biri, bizde ise her iki kadından birisi maalesef şiddete uğruyor” dedi. Her beş kadından birinin tecavüze uğradığını ya da tecavüz girişimine konu olduğunu da kaydeden Dr. Altıntaş, “ iş alanında kadınlara her zaman negatif ayırımcılık yapıldığını” da belirterek, “ eğer bir iş yerinden işçi çıkarılacak ise, önce kadın seçiliyor” eleştirisinde bulundu.

Akif Hamzeçebi: Artık, ‘her başarılı kadının ardında bir erkek vardır’ diyelim!

Psikiyatr Dr. Altıntaş’ın sonrasında ise, CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi kürsüye davet edildi.

Yaptığı konuşmada, “ kadın erkek eşitliğinin sadece anayasalarda ve yasalarda tanımlanmasının yeterli olmadığını” kaydeden Milletvekili Hamzaçebi, şunları söyledi: “Bunu çok daha ileriye taşımak, hayata intikal ettirmek gerekir. Erkekler ile kadınların gerçekten eşitlik içinde olduğu, demokrasinin bütün insanlara ve kadınlarımıza eşit haklar tanıdığı bir günü mutlaka yakalayacağız. ‘  Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır’ şeklinde bir cimle vardır. Bu, daha çok erkeği tarif eden, erkeği önce çıkaran bir tanımdır. Bunu artık değiştirelim ve ‘ Her başarılı kadının ardında bir erkek vardır’ diyelim.”

Erdem Çelik: Hâyâl ettiğiniz hayatı yaşayın!

İstanbul Milletvekili’nin ardından ise kürsüye Çubuklu Derneği Başkanı Erdem Çelik davet edildi. Çelik, buradaki konuşmasına dernek Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarını, Çubuklu Muhtarı Hüsnü Kolcu’yu, Danışmanı Ömer Kasap’ı ve sanatçı Aslı Şahin’i sahneye yanına davet ettikten sonra başladı.

Çelik, konuşmasında, “ meselelerine sahip çıkıp” etkinliklerine katılan kadınlara teşekkür ederek, salonda bulunan kadın misafirlerine, “ hâyâl ettiğiniz hayatı yaşamıyorsanız, o hayat size ait değildir” şeklinde seslendi.

Balık yemeyi değil, balık tutmayı öğrenin!

“ Sizler, bir kere balık yemeyi değil, balık tutmayı öğrenip ayaklarınızın üzerinde durarak, onurlu bir yaşam sürdürmelisiniz” diyen Çelik, kadınların üzerinde çok yük bulunuyor olmasına rağmen tüm bunların üstesinden geldiklerini hatırlattı ve “ kendilerine güvenmeleri gerektiğine” işaret etti. Dernek Başkanı Çelik, “ başarının anahtarı, başarıya inanmaktan geçer” dedi.

Bir mis çiçeği olamazsan, bir saz ol…

1850’li yıllarda Amerika’daki tekstil işçisi kadınların hakları için mücadele ettiklerini ve ateşte yanarak ölmek suretiyle de bir bedel ödediklerini hatırlatan Çelik, günümüz Türkiye’sindeki çocuk gelinler gerçeğine de gönderme yaptı. Erdem Çelik, sözlerini, Dauglas Malloch’un şu ünlü sözüyle noktaladı: “Dağ tepesinde bir çam olamazsan, vadide bir çalı ol/ Fakat, dere kenarındaki en büyük çalı sen olmalısın/ Ağaç olmazsan çalı ol/ Çalı olmazsan bir ot parçası ol/ Bir yola neşe ver/ Bir mis çiçeği olmazsan bir saz ol/ Fakat, gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın./ Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın.”

Mustafa Sarıgül: Başın düşer ise dara, Sarıgül’ü ara!

Etkinliğin son protokol konuşmasını ise Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül yaptı. Konuşması sırasında yaptığı espriler ile salondaki misafirleri yer yer güldüren popüler Belediye Başkanı, sözlerine, “ bazıları yandan konuşur, bazıları candan konuşur” şeklinde başladı ve Dernek Başkanı Erdem Çelik’i, “ candan konuşması” dolayısıyla tebrik etti.

Mustafa Sarıgül, Talia Düğün Salonu’nu dolduran insanlara baktığında hissettiklerini ise şu sözler ile tanımladı: “ Bu salona baktığım zaman örfümüzü görüyorum, töremizi görüyorum, geleneklerimizi görüyorum, inançlarımıza olan saygımızı görüyorum. Hepinizden Allah razı olsun!”

Omuz omuza olacağız!

Sarıgül, şunlar söyledi: “ Masalar ve salonlar ne kadar güzel olursa olsun, soframız inşallah her zaman bereketli olsun. O sofralarımızda nimetler inşallah bol olsun ama o bol olan nimetlerde dostlar yok ise, ne kıymeti var? Her şey dostlar ile olur. Onun için bir olacağız, beraber olacağız, diri olacağız; el ele kol kola, inşallah da omuz omuza olacağız.”

Ağlarsa anam ağlar!

Konuşmasının devamında, “ kadınlar kim? Anamız. Kadınlar kim? Bacımız.  Kadınlar kim? Kardeşimiz. Kadınlar kim? Evimizin orta direği” yorumunda bulunan Sarıgül, “ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar!” dedi.

Bugünden itibaren ‘kaynana’ lafını kaldırıyoruz!

Salonda bulunanlara, eşlerinin annelerine “ kaynana” değil de, “kayınvalide” şeklinde hitap etmeleri ricasında da bulunan Sarıgül, “ kayınvalidenize hürmetinizi hiç eksik etmeyin! Bugünden itibaren ‘kaynana’ lafını kaldırıyoruz” dedi.

Benim bir başarım var ise, önce Rabbim’e, sonra muhtarlarıma ait!

“ Muhtarlarımıza çok önem veriyorum. Bunun nedeni şu: Benim bir başarım varsa, o başarı önce Rabbime ait, sonra muhtarlarımıza ait çünkü muhtarlarımızdan her bilgiyi alıyorum ” açıklamasını da yapan Belediye Başkanı Sarıgül, “ demokrasinin ilk basamağı” olarak nitelediği muhtarlık makamına övgülerde bulundu.

Başın düşer ise dara, Sarıgül’ü ara!

Talia Düğün Salonu’nu dolduran kadınlara, “ Başın düşer ise dara, Sarıgül’ü ara!” şeklinde seslenen Şişli Belediye Başkanı, şunları söyledi: “ Evinizde et kaynarsa beni aramayın ama evinizde dert kaynarsa, aklınıza şu gelsin: Başın düşer ise dara, Sarıgül’ü ara!”

Başı açık olan da bizim, başı kapalı olan da…

“ Bayrağımızdan, toprağımızdan, örflerimizden, törelerimizden, büyüklere saygıdan, küçüklere sevgiden ayrılmayın; ayırımcılık yok. Başı açık olan da bizim, başı kapalı olan da bizim. Başı açık olan da mutlu olacak, başı kapalı olan da mutlu olacak. Ve şunu unutmayın ki, Muharrem ayı da bizim, Ramazan ayı da bizim! Allah’ım bizi inançlarımızdan geri koymasın. İnançsız bir adam, boş bir tenekeye benzer!”

Sarıgül, hiçbir zaman şerrin adamı olmadı

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün Beykoz’dan ayrılması öncesinde son sözleri ise şu oldu: “ Sarıgül, hiçbir zaman şerrin adamı olmadı; hayrın adamı olmaya özen gösterdi. Allah’ım sizi de, beni de hayırlı işler yapmaktan geri koymasın.”

Dr. Merih Altıntaş’a plaket

Etkinlikte ayrıca, psikiyatr Dr. Merih Altıntaş’a, Çubuklu Derneği’ne katkılarından ötürü, Devlet eski Bakanı Önay Alpago tarafından bir teşekkür plaketi takdim edildi.

Zor durumdaki bir aile için yardım da toplandı

8 Mart programında, Çubuklu Derneği Başkanı Erdem Çelik’in çağrısıyla, mahalle sakini ve maddi zorluk içindeki bir aile için yardım da toplandı. Üçüz çocuklara sahip olan babanın şu anda işsiz ve çocuklarının ise hasta olduğunu kaydeden Çelik, söz konusu aileye yardım toplamak için protokol misafirleri için özel kalemler yaptırdıklarını da belirtti.

Gençlerin bol alkışlı performansı

Program, İstanbul Sis Gösteri Sanatları Topluluğu’nun halk oyunları ve dans gösterisiyle devam etti. Gençlerin sergiledikleri performans, izleyenlerinden bol alkış aldı!  

Sanatçı Aslı Şahin sahnede!

Etkinliğin sonunda ise genç türkücü Aslı Şahin sahne aldı. Çubuklu Derneği’nin konukları, Aslı Şahin’in yer yer duygulu, yer yer hareketli türküleri eşliğinde 8 Mart’ı hem andılar, hem kutladılar!

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...