Reklam
Paşabahçeli’nin eylem günü!

Paşabahçeli’nin eylem günü!

Paşabahçe İlkokulu’nun veli ve minikleri, okullarının ilkokul bölümünün çevre okullara dağıtılacak olmasını protesto için protesto yürüyüşü gerçekleştirdiler

Paşabahçe İlkokulu’nun veli ve minikleri,  okullarının “ilkokul” bölümünün çevre okullara dağıtılarak, okullarının “ortaokula” çevrilmesini protesto amaçlı olarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir protesto yürüyüşü düzenlediler. Söz konusu uygulamanın özellikle okullarına uyumda zorluk çeken birinci sınıf öğrencilerine zarar vereceğini ifade eden öğrenci velileri ve Okul Aile Birliği yetkilileri, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar.

Ulusal bir TV kanalının da çekim yaptığı protesto yürüyüşüne sayısı 700’ü bulan bir veli ve öğrenci kitlesi katıldı.

Okul bahçesinde tartışma yaşandı

Okul bahçesinde toplanan ilkokul öğrencilerinin Andımız’ı okumalarının ardından, okul öğretmenleri ile öğrenci velileri arasında tartışma yaşandığı görüldü.

Bir okul öğretmeninin, eylemin okul bahçesi dışında yapılması ve öğrencilerin sınıflarına girmeleri için okul kapısının açılması yönünde bağırmasına sinirlenen bir veli, öğretmene “çocuklara bu şekilde bağıramayacağını” ifade ederek, çocukların da yürüyüş eylemine katılacaklarını ve derse girmeyeceklerini söyledi. Büyüyen tartışma, Okul Aile Birliği yöneticilerinin araya girmesiyle sonlandırıldı.

700’e yakın kişi katıldı

Yürüyüş eylemine katılan öğrenci velileri ile öğrencilerin arasında Beykoz Vakfı Başkanı Şaban Tören, Paşabahçe Muhtarı Kamil Sarıkaya ve CHP’li Belediye Meclis üyeleri Hüseyin Karababa ve Nusret Yılmaz da vardı.

Bol pankartlı ve sloganlı eylem

Okul Aile Birliği Başkanı Mustafa Gökdemir ve Aile Birliği yöneticileri tarafından organize edilen yürüyüş eylemi sırasında atılan sloganlar arasında şunlar dikkat çekti: “ Paşabahçe’de bölünmek istemiyoruz!” “ Paşabahçe bizimdir, bizim kalacak!”

Pankartlarda ise şunlar yazılıydı: “ Okulumuzu geri istiyoruz,” “Okul Birliğimi ve Düzenimi Bozmayın!” “Minik Yavrularımıza Bu değişiklik Yapılırken Çocuklarımızın Ruh Sağlığı Düşünüldü mü?” “ Bizi Öğretmenimizden ve Arkadaşımızdan Ayırmayın!”         “ İlkokul değil, Ortaokul değil, İlköğretim istiyoruz!” “Öğretmenimden Ayırmayın, Hayatımı Karartmayın!” “Okulumuzu Seviyoruz, Bir Yere Gitmiyoruz!” “Okulumuzun Paşabahçe İlköğretim Okulu Olarak Kalmasını, Herhangi Bir Değişikliğe Uğrayarak, Çocuklarımızın Mağdur Olmasını İstemiyoruz!” “ Öğretmenimden, Okulumdan Elini Çek!” “ Karar Verirken Bize de Sorun!” “ Okul Birliğimi ve Düzenimi Bozmayın!”

İlçe Emniyet Müdürlüğü güvenlik önlemi aldı

Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün de güvenlik tedbirleri altında Paşabahçe İlkokulu’nun önünden başlayan yürüyüş eylemi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde kadar devam etti.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Nazmi Yekrek ve Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan’ı kısa açıklamalarda bulunmak üzere kalabalığın toplandığı yere çağırmak üzere içeri gönderilen heyet, Yekrek’e ulaşamayınca, Şube Müdürü Tevfik Kaşıkçı ile görüştü.

“ Dilekçenizi alırız”

İlçe Milli Eğitim Müdürü Tevfik Kaşıkçı, Okul Aile Birliği temsilcileriyle yaptığı görüşmede, Valilik’in talimatının bu yönde olduğunu ve başka bir alternatifleri bulunmadığını hatırlattı.

Aile Birliği temsilcilerinin halihazırda bin 500 imzalı bir dilekçeyi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunmayı istediklerini belirtmeleri üzerine ise Şube Başkanı Kaşıkçı, kendilerine, “ dilekçenizi alırız” cevabını verdi.

Yuhalayarak, protesto ettiler

Heyetin, veliler arasına dönüşte, İlçe Kaymakamı ve Milli Eğitim Müdürü’ne ulaşamadıklarını belirtmeleri üzerine ise, öğrenci velilerinin yuhalamak suretiyle bu durumu protesto ettikleri görüldü

Basın açıklaması okundu

Ardından ise öğrenci velisi Hülya Gültekin tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak olan dilekçe örneği, basın açıklaması olarak okundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ Paşabahçe İlköğretim okulumuzun Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4+4+4 sistemi gereğince ortaöğretime çevrilmesine karar verildiği okulumuz tarafından bize bildirilmiştir. Bizler Paşabahçe İlköğretim Okulu velileri olarak, okulumuzun değişmesini ve çocuklarımızın mevcut sisteminin bozulmasını kesinlikle istemiyoruz.

Alınan kararda kesinlikle çocuklarımızın yaşayacağı psikolojik zorluklar ve annelerin bu konuda çekeceği sıkıntılar düşünülmemiştir.

Öğretmenlerimiz her türlü sıkıntılara göğüs gererek, çocuklarımıza uzun zamandır eğitim vermektedir. Oluşacak bu yeni durum ise, eğitmenlerimizin tüm çabalarını heba etmektedir. Özellikle, birinci ve 2. sınıf çocuklarımız öğretmenine ve sınıf arkadaşlarına daha yeni adaptasyon göstermiştir. Bazı çocuklarımız ise halen rehber öğretmen tarafından yönlendirilmekte olup tedavi altındadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocuklarımıza bu karışıklığı yaşatmaması ve düzenlerinin bozulmaması için verilen kararı tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Ayrıca bu sistemin halihazırda okuyan çocuklarımızı en az bir sene geri atacağını düşünmekteyiz.

Bizler öğrencilerimizin ruhen ve eğitim hususunda olumsuz etkileneceklerini düşünmekte olup haklarının korunmasını ve düzenlerinin bozulmamasını Milli Eğitim Bakanlığımızdan rica ederiz.”

Sessizce dağıldılar

Basın açıklamasının okunmasının ardından ise, kalabalık, Okul Aile Birliği’nin bu yöndeki uyarılarını da dikkate alarak, sessizce dağıldı.

Okul Aile Birliği yetkilileri, imza kampanyalarının sürdüğünü ve kendilerine destek vermek isteyenlerin, bu kampanyaya katılabileceklerini ilan ettiler.

Neler söylediler?

Beykoz Güncel Haber’e açıklamalarda bulunan öğrenci velileri şunları söylediler:

Mustafa Gökdemir (Okul Aile Birliği Başkanı): İtiraz ediyoruz!

Paşabahçe İlköğretim Okulu’nun ilköğretim bölümünü kaldırıp ortaokula çevirdikleri için, Okul Aile Birliği olarak biz itiraz ediyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Bugün bunun için toplandık. Buradaki öğrenciler, başta Çiğdem İlkokulu olmak üzere, komşu mahallelerdeki okullara dağıtılacak. Bu karar, bize geçtiğimiz Çarşamba günü bildirildi.

Emine Gökçe (veli): Karşımıza çıkmamaları ayıptı; kınıyoruz!

( İlçe Milli Eğitim Müdürü ile Kaymakam’ın) randevuları olmasına rağmen bizim yanımıza çıkmamaları bize karşı yapılan bir ayıptı bence. Biz bunu kınıyoruz! Biz Paşabahçeliyiz ve onların başlarını biz seçiyoruz; onların bize saygı göstermeleri gerekir.

Fehmi Yıldız ( veli): Böyle bir uygulama olmaz!

Milli Eğitim Bakanı gelip de burada öğrencilerin ve velilerin kararını sormadan, kendisi karar alıyor. Bu, yanlış bir uygulama. Böyle bir uygulama olmaz. Bu kararların okul müdürlerine, öğretmen, veli ve öğrencilere sorulması gerekir. Kendileri karar alıyorlar, bu karardan hiç kimsenin haberi yok.

Paşabahçe Muhtarı Kamil Sarıkaya: Paşabahçe, bundan memnun değil!

Bu, Paşabahçe İlkokulu’nun ya da bizlerin aldığı bir karar değil; Milli Eğitim’in aldığı bir karar. Biz bundan memnun değiliz ancak diğer okullardan memnun olanlar da var! Yürüyüp dilekçeleri vereceğiz. Paşabahçe’nin isteği, kademe kademe geçiş yapılması yönünde. Sonuçta bizlerin ne kadar etkisi olur bunda, onu da bilemiyorum. Dilekçeleri yazdık, verilecek Milli Eğitim’e. Ben öğrenci velisi değilim burada.

Mehmet Şener (veli): Zaten torunumu okula başlamak için zoraki ikna ettik!

Millete 7-8 çocuk yapın deniyor! Asıl bu çocukların geleceğini güvence altına alalım. Benim bu okulda 60 aylık torunum var. 60 aylık! Bu çocuğu okula yerleştirmek için zoraki ikna ettik. Bu çocuk şimdi ne olacak? Bu okuldan başka bir okula gidecek. Oraya alışmak için de bir süre geçmesi gerekecek. Dün akşam bana, ‘dede, ben okula gitmem! Eğer öğretmenim giderse, ben öğretmenimle beraber giderim’ dedi. Okullar dağıldığı zaman öğretmenler de dağılacak.

Mehmet Akdemir (Okul Aile Birliği eski Başkanı): Bize tek seçenek sundular!

Öğretmenin veya sınıfın komple başka bir okula gitme şansları hiç yok. Şu ana bize vermiş oldukları seçim tek: Hangi öğrenci, hangi bölgeye yakınsa, oradaki okula mecburen gidecek. Öğretmenlerimizin hangisinin, hangi bölgeye gideceği ise belli değil. Yani, sınıf olarak birlikte gitme şansları yok, dağılacaklar. Çünkü sınıftaki 40 öğrenci aynı yere kaydırılmayacak; her biri, bölgesindeki en yakın okula kaydırılacak. Dolayısıyla, çocuklarımız hem arkadaşlarından, hem öğretmeninden, hem okulundan ayrılacak. Bu geçiş dönemi de psikolojik olarak çocukları mutlaka etkileyecek.  Çocuklarımız zaten ufak.

 Her geçiş dönemini de biz yaşamak zorunda kaldık! OKS öyle, YGS öyle! 4+4+4 öyle. Bu çocuklara yazık, günah! En azından kademeli olarak geçerek, ilköğretimlerini aynı arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle bitirip ortaöğretim’e yani beşinci sınıfa geçtiğinde ise o okula devam etmesi gerekir. Kademeli geçiş yaparak, bu işi çözmek çok daha mantıklı! Çocuklar da üzülmez dolayısıyla.

Gülçin Ketenoğlu (veli): Birinci sınıf velileri olarak zaten hepimiz mahvolduk!

Benim çocuğum anasınıfı müfredatında birinci sınıf öğrencisi. Özellikle bu müfredattaki çocuklar için, birinci ve ikinci sınıftaki çocuklar için söylüyorum ben: Bu çocuklar şimdi öğretmenlerine alıştı ancak çok zor alıştı. Hepimiz mahvolduk. Zamanımızı okulda geçirdik. Uyum sağlayamadılar, 40 dakikalık dersi dinleyemediler, bazı çocuklar rehber öğretmenler tarafından psikologlara yönlendirildi! İlaç kullanan çocuklar var! Öğretmen çok zor bir şekilde sınıf düzenini oluşturdu. Çocuklar, arkadaşlarına, öğretmenine, sınıfına ve okuluna alıştı. Şimdi bu çocuklara diyorsunuz ki, ‘biz bu okulu ortaokul yapıyoruz, sizi de çevre okullara veriyoruz!’ ‘ Paşabahçe, Çiğdem İ.O’na; İncirköy, Halide Edip İ.O’na gidecek’ diyorsunuz. Kimsenin çocuklara bunun yapmaya hakkı yok. Madem böyle bir şey yapacaktınız, o zaman birinci sınıfları hiç bu müfredat düzenine başlatmadan önce, herkesi bağlı bulunduğu okula verseydiniz. Bu uygulamayla, bu çocuklar okula tekrar başlamış gibi olacaklar.

Üstelik, Çiğdem İlkokulu bir sene sonra tadilata girecek! Oraya giden çocuklar tekrar okul değiştirecek. Bu konuda Ak Parti İlçe Başkanı Adem Sefer ile de görüştüm. Başkanımız, sıkıntının farkında ama büyük sınıflar ile küçük sınıfların aynı yerde tutulmak istenmediğini belirtti bize. İlkokulların düzenini bozmadan, ortaokullara bir yer yapmak bu kadar zor mu? Sınıf öğretmenleriyle birlikte sadece ilkokul düzeyinde olanları barındırmaları söz konusu olamaz mı? Bu güce sahip değiller mi?

Aynur Solakoğlu (veli): İlaç ile öğretmenlerine alışan, psikolojisi bozulan çocuklar var

Çocuklarımız okullarından ayrılmasınlar. Eğitim ve öğretimlerine başladıkları şekilde devam etsinler. Bütün amacımız bu. Çocuklarımızın psikolojisini kesinlikle unutmayalım. Ben kendim de sınıf annesiyim. Bunu birebir çok yaşadım, gördüm. Birinci sınıflarda aramızda ilaç tedavisiyle öğretmenlerine alışan çocuklarımız var! Birinci sınıflarda psikolojisi bozulan çok çocuğumuz var.

Gökçe Soycan (veli):

İkinci sınıfta çocuğum var. Bu durum bize geçen hafta bildirildi. Paşabahçe ortaokul olacak, ilkokul çocuklarının hepsi de çevre okullara dağıtılacak. Özellikle birinci, ikinci sınıflar zaten çok zor adapte oldular okula. Bu sene birinci sınıflar çok küçük yaştalar. Dolayısıyla öğretmenlere, sınıflarına ve arkadaşlarına alışmaları çok büyük problem oldu; şimdi ise her şey yeni baştan! Çocuğun bu zamana kadar aldığı eğitim geri gidecek. Her şey karman çorman olacak. Üstelik şu da var; veli, Paşabahçe İlkokulu’na çocuğunu yürüyerek götürüyorsa, şimdi belki de servise vermek zorunda kalacak. Yani maddi anlamda da bir külfet. Dolayısıyla burası illaki ortaokul olacaksa, biz, okulun ya kademeli olarak geçmesini, ya da bu şekilde kalmasını istiyoruz. Okulumuz buna müsait, bunu kaldırır. Biz bu bakımdan bir problem yaşamıyoruz. Bazı okullarda ‘ ortaokul çocukları, ilkokul çocuklarını eziyor’ diyorlar. Hayır! Yarım saat araları var, birbirlerini görmüyorlar bile!

Bize bu çocukları mağdur etmeyecek bir şey sunsunlar. Biz dilekçelerimizi Kaymakamlık’a sunduk. Bize, bir sonuç alamayacağımız ama dilekçe vermenin hakkımız olduğu belirtildi. Bize yazılı olarak cevap vereceklerini ifade ettiler.

Nuriye Hergeç: Oğlum sabaha kadar ofladı pufladı

Okulumuzu, öğretmenlerimizi geri istiyoruz. İki çocuğum var bu okulda. Benim oğlum sabaha kadar uyumadı, ofladı pufladı. Öğretmeninden ve arkadaşlarından ayrılmak istemiyor.

Gönül Öğüt ( Okul Aile Birliği yöneticisi): Bizden bir de 8 tane çocuk istiyorlar!

Bizden bir de sekiz çocuk isteniyor! O zaman okullarımızı bu sefer vardiya sistemine koyarlar! Artık vardiya usulü öğrenci göndeririz okula. Eğer ortaokul olursa, benim beşinci sınıftaki kızım, aksam 19.45’te okuldan çıkacak. Önümüzdeki sene ve sonrasında birinci sınıf almayalım, çocuklarımız normal bir şekilde mezun olsun veya bir okul yapılır; bütün öğretmenler ile birlikte öğrencilerimizi alıp yerleştirirler. Bizim isteğimiz bu. Ya da dokunmasınlar! Okulda beş yaşında çocuğumuz var! Bu çocuğu biz yeni öğretmene nasıl alıştıracağız? Daha pantolonunu çekemiyor çocuk! Rehber öğretmenden destek alıyorlar. Biz bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğiz.  

İ.G. (3. sınıf öğrencisi):  Yeter artık!

Okulumuzu geri versinler; yeter artık! Biz okulumuzda okumak istiyoruz.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...