Reklam
Beykoz'un denizyıldızlarını denize attılar!

Beykoz'un denizyıldızlarını denize attılar!

Beykoz’da özel mesleki eğitime gereksinimi olan çocuklara yönelik olarak hazırlanan “Deniz Yıldızı İş Edindirme Projesi”nin tanıtım toplantısı yapıldı.

Beykoz’un özel mesleki eğitime gereksinimi olan hafif zihinsel engelli çocuklarının istihdamını arttırmaya yönelik olarak Beykoz Kaymakamlığı tarafından hazırlanan “ Deniz Yıldızı İş Edindirme Projesi”nin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Proje kapsamında, Beykoz Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nde  (Beykoz İş Okulu) mesleki eğitimlerini almakta olan 40 öğrenci, hazırlayacakları kısa filmler ile engelli istihdamı ve güvenli iş sahası konularına vurgu yapacaklar.  

Bir Kaymakamlık projesi!

Özel eğitim gereksinimi olan gençlerin sinema sanatı ile tanıştırılarak, onların vizöründen dünyayı görmek, eğitimci, araştırmacı ve akademisyenlerin özel eğitim gençleriyle ilgili olarak yararlanabilecekleri bir görsel arşiv oluşturmak, özel eğitim ile ilgili ön yargıları yıkmak ve toplumdaki bilgi eksikliğini gidermek amacını taşıyan “ Deniz Yıldızı Projesi,”  İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA)’nın “2012 Yılı Çocukların ve Gençlerin Girişimcilik, Beceri ve Geleceklerini Destekleme Mali Destek Programı”  kapsamında İstanbul Sanayi Odası Vakfı (İSOV)’un desteğiyle, Beykoz Kaymakamlığı tarafından yürütülüyor.

Katılım yüksekti

. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına, Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, İlçe Milli Eğitim Müdürü H. Nazmi Yekrek, İstanbul Sanayi Odası Vakfı (İSOV) Onursal Başkanı Engin Koyuncu, Beykoz İl ve Bölge Dernekler Birliği, muhtarlar, proje pilot okulu olarak seçilen Beykoz Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nin Müdürü Ebru Kaya, okul öğretmen ve öğrencileri ile davetliler katıldı.

Ebru Kaya: Engeller, her zaman bireyin yetersizliğinden kaynaklanmıyor

Etkinliğin açılış konuşmasını, projenin pilot okulu olan Beykoz Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi (Beykoz İş Okulu) Müdiresi Ebru Kaya yaptı.  Kaya, özel eğitim gerektiren bireylerin doğumdan itibaren çeşitli engeller ile karşı karşıya kaldıklarını belirterek, şunları söyledi: “ Söz konusu bu engeller bireyin yetersizliğinden kaynaklandığı gibi, bireyi mesleğe hazırlayan uygun plan ve projelerin olmayışından da kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan özel eğitim gerektiren bireylerin yetersizliklerine uygun bir mesleğe yönlendirilmeleri ve okuldan işe geçişte uygun bir işe yerleştirilmeleri, yerleştirildikleri bu iş ortamlarında en üst performansa ulaşabilmeleri için mesleki hazırlık programlarından geçirilmeleri gerekmektedir.”

Önyargı, iş olanaklarını daha da sınırlıyor

“ Toplumun tüm bireyleri için gerekli olan çalışma hakkı, özel eğitim gereksinimi olan bireyler için yaşadıkları topluma katılmada kilit rol oynamaktadır. Bir şey üretmek için bedensel ve zihinsel olarak çaba harcama anlamına gelen ‘çalışma,’ birey ve içinde yaşadığı toplum açsından çok önemli anlamlar içermektedir” diyen Okul Müdiresi Ebru Kaya, “ her şeyden önce bireyin güven içinde var olabilmesi, kendini gerçekleştirebilmesi çalışmasına bağlıdır” açıklamasında bulundu. Kaya, toplumda özel eğitim gereksinimi olan bireylere yönelik önyargının, onların iş olanaklarını daha da sınırlandırdığını da kaydetti.

23 yaşını doldurmamak gerekiyor

Okul Müdiresi, 1 Nisan 2011 yılında eğitim vermeye başlayan okullarına, ilköğrenimini tamamlayan ancak genel ve mesleki orta öğretim programlarına devam edemeyecek durumda olan ve 23 yaşından gün almamış özel eğitime ihtiyacı bulunan bireylerin - Rehberlik ve Araştırma merkezilerinin yönlendirilmesiyle- kayıt edildiği bilgisini de verdi.

Engin Koyuncu: Hedefimiz, onları hayata kazandırmak

Kaya’nın ardından kürsüye davet edilen İstanbul Sanayi Odası Vakfı (İSOV) Onursal Başkanı Engin Koyuncu ise sözlerine, “ söz konusu proje dolayısıyla Beykoz Kaymakamlığı’nı tebrik ederek” başladı.

İstanbul Sanayi Odası Vakfı olarak, bugüne kadar Beykoz Belediyesi ve Beykoz Kaymakamlığı ile birlikte, bölge gençlerinin meslek edinmelerine yönelik birçok projede el ele çalıştıklarını kaydeden Koyuncu,  İstanbul’un birçok bölgesinde kendilerine bağlı birçok pilot okul bulunduğunu da hatırlattı.

Vakıf Onursal Başkanı Koyuncu şunları söyledi: “ Bizim şu anda hedefimiz, (özel eğitim desteğine ihtiyacı olan) arkadaşlarımızın hepsini meslek sahibi edindirmek ve hepsinin ellerine birer mesleki bilezik takarak, onları ileride hayata kazandırmak. Bizim bütün hedefimiz bu.”

Kaymakam Erdoğan: Bu bir başlangıç!

Toplantının son konuşmasını ise Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan yaptı.  “ Bu bir başlangıç, şimdi buradan hareket etmemiz lâzım” diyen Kaymakam Erdoğan, şunları söyledi: “ Hareket noktamız şu: Dünyaya insanlar olarak baktığımızda, aslında hepimizin engeli var, özrü var.  Biz de engelliyiz. Kime göre? Kuşlara göre! Kuşlar uçuyor, biz uçamıyoruz. Balıklar çok rahat yüzüyor, biz yüzemiyoruz. İşte engel! Dolayısıyla biz hayatın çok değişik noktalarını ‘ engelli’ düzenlersek, herkes engelli oluyor. Yani, yaşlandığınızda merdiveni çıkamaz oluyorsunuz. Bu, aslında sizin bir engeliniz değil, şehrin bir engeli.”

Öncelikle beynimizdeki tüm engelleri kaldırmamız gerekiyor

“ Bir de beynimizde engellerimiz var ise, bazen bir bakarsınız, kişi A renginden başka bir rengi giyemez! Neden? Kafasında o elbiseye karşı bir engeli vardır.  Öncelikle, beynimizdeki tüm engelleri kaldırmamız gerekiyor. Onu kaldırdığımızda, gözümüzün görüp görmemesi çok önemli değil. Eli olan resim çizemezken, başka biri çalışır, ayağıyla resim çizer. Dolayısıyla hem yaşadığımız mekânlarda diğer insanların organizesinden kaynaklanan engellerin, hem de beynimizdeki engellerin kaldırılması lâzım. Hep beraber bu engelleri kaldırmamız, birbirimizi negatif yönde değil, pozitif yönde etkilememiz gerekiyor.”

Önce, kabullenmek gerekir

Kaymakam Erdoğan, engelli çocuklara sahip ailelere de şu şekilde seslendi: “ Daha iyi şeyler olacak ümit ediyoruz! Annelerimizin, velilerimizin öncelikle buna benzer şeyleri benimsemesi lâzım yani, onun bir ezikliğini, eksikliğini hissetmemeleri gerekiyor. ‘ Niye ben?’ demeden, ‘ Allah’ım bunu lûtfettin, belki bunun sayesinde ben hem dünyamı, hem ahiretimi kazanabilirim’ demek lâzım. Püf noktası buradan başlıyor.”

Bu milletin evlatları çok kıymetli

Süleyman Erdoğan, insanların ve eğitim kurumlarının da bu yönde gayret gösterip arayışlara girmeleri gerektiğine işaret eti. Beykoz Kaymakamı, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “ Bu milletin evlatlarının çok kıymetli olduğunu, sokaklarda, orada burada heba edilmemesi gerektiğini, mutlaka onların da yapacakları bir şey olduğunu iyice hafızamıza yazmamız gerekiyor. Özürlü ya da özürsüz olsun, mutlaka herkesin başarılı olacağı bir alan vardır.”

Erdoğan, konuşmasını, “ projenin hayırlı ve uğurlu olmasını” dileyerek, sonlandırdı.

İlk tanıtım filmi izlettirildi

Yapılan konuşmaların sonrasında ise, proje tanıtım toplantısına katılan misafirlere, Beykoz İş Okulu öğrencilerinin proje kapsamında aldıkları 100 saate yakın sinema eğitimi neticesinde hazırladıkları tanıtım filmi de izlettirildi.

Okulun diğer atölyeleri de becerilerini sergilediler

Programda ayrıca, Beykoz Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi öğrencilerinin, okullarındaki baskı ve seramik atölyelerinde kendi elleriyle hazırladıkları el işi ürünler de sergiledi.  Misafirlere, okulun mutfak atölyesi öğrencileri tarafından hazırlanmış bulunan sandviçler de ikram edildi.

Deniz Yıldızı Projesi’nde neler olacak?

Proje kapsamında, özel eğitime gereksinimi olan gençlerin istihdamını özendirmek amacıyla, beş adet kısa film yapılacak. İşverenleri, “ güvenli iş sahası” olmaya teşvik edecek 2- 3 dakikalık bu filmlerde, kamuoyunda özel eğitime yönelik önyargıları giderecek, bu gençlerin yeteneklerini ve olumlu yanlarını vurgulayacak, özel eğitim öğrencilerinin istihdam edilmesinin mali avantajlarını gösterecek, onların üretim kapasitelerini ve ürünlerini sunmaya dönük senaryolar yazılacak ve bunlar filme alınacak. Filmlerin yerel ve ulusal kanallarda, sinemalarda gösterimleri sağlanacak.

Bir DENİZYILDIZI hikâyesi…

Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca, bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Yazar, genç adama yaklaşır:

- Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?

Genç adam yanıtlar:

- Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek. Onları suya atmazsam, ölecekler.

Yazar sorar:
- Kilometrelerce sahil, binlerce denizyıldızı var. Ne fark eder ki?

Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır ve der ki:

- Onun için fark etti ama...

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...