Reklam
Öztürk: Modern bir Beykoz kurmak mümkün!

Öztürk: Modern bir Beykoz kurmak mümkün!

CHP’nİn 2014 yerel seçimlerinde Belediye Başkan aday adaylarından Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Beykoz basını ile bir araya geldi.

CHP Beykoz İlçe Örgütü’nün 2014 yerel seçimlerinde Belediye Başkan aday adaylarından biri olan Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Beykoz basını ile bir araya geldi.

Sınıf öğretmeni olan eşi Aysun Hanım, küçük kızı ve yol arkadaşlarıyla birlikte yerel basın temsilcilerini Pasha Garden Cafe’de düzenlediği bir kahvaltıda ağırlayan Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, bu şekilde hem Beykoz Belediye Başkanlığı aday adaylığını resmen duyurdu, hem de kendisini Beykozlulara daha yakından tanıtacak bilgileri basın mensuplarıyla paylaştı.

Beykoz’un sorunlarına uzak olmadığını ifade eden Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, 1998 yılında tertip edilen “ Beykoz’un Çevre Sorunları Sempozyumu”nu buna örnek olarak gösterdi.

Öztürk’ün yol arkadaşları olan Erdoğan Karadeniz, Adnan Hepgül, Murat Gökhan Ofluoğlu, Emin Akbayır ve İbrahim Deniz’in de basın mensuplarına kendilerini tanıttıkları sohbette, Beykoz’un mülkiyet, imar, ulaşım konuları ve geleceği ile ilgili öngörü ve planlar gündeme geldi.

Prof. Dr. Hüseyin Öztürk: Ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler!

Sözlerine, söz konusu bir araya gelişin sebebini, “ 2014 Mart seçimlerinde Beykoz’dan Belediye Başkan aday adayı olacağını deklare etmem ve bu süreç ile ilgili olarak da çalışmalara başlamış olmam” şeklinde açıklayarak başlayan Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, 42 yıllık Beykozlu olduğunu belirtti ve “ CHP’ye, 1999 yılında parti barajın altında kalınca üye olduğu” bilgisini verdi.

İstanbul’un ve Beykoz’un sorunlarına âşina!

Ortaokul ve liseyi Beykoz’da okuyan jeoloji mühendisi Hüseyin Öztürk, şunları söyledi: “CHP’de birçok görevlerim oldu. Bilim Kurulu’nda çalıştım. Özellikle İstanbul’un suyu, atık yönetimi, kıyı yönetimi, depremsel yerleşim alanlarının planlanması gibi konularda CHP İl Teşkilatı’na teknik bilgiler oluşturdum.”

Askerliğimi dahi Beykoz’da yaptım!

Askerlik hizmetini dahi Beykoz’da Çubuklu Seyir ve Oşinografi Dairesi’nde yedek subay olarak yaptığını kaydeden Öztürk, Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanlığı görevini de iki dönemdir yürütmekte olduğunu ifade etti.

Nasıl bir Beykoz?

“Nasıl bir Beykoz?” konusunda “ herkesin net olması” gerektiğine işaret eden aday adayı Öztürk, şunları söyledi: “ Bunun reçetesini ve formülasyonunu yapmak aslında çok kolay da değil. Beykoz’da herkesin kafasında bir Beykoz var. Zenginlerin bir Beykoz’u var, yoksulların bir Beykoz’u var ve fırsatçıların yani ‘ bunu bir fırsata çevirebilir miyiz?’ ‘Beykoz’da bir şey olsa da, biz buralara dalsak’ diyenlerin bir Beykoz’u var.”

Ben yoksulun ve halkın tarafındayım

“ Herkesi tatmin edecek bir Beykoz yaratabilir miyiz? Sorun, bence burada. Bunu nasıl yaratırız? Ben, yoksulun ve halkın tarafındayım; tarafım budur benim. Beykoz halkı, etiyle kemiğiyle, göçerleriyle, yerleşikleriyle birbiriyle kaynaşmıştır. Dolayısıyla, çözümü bu insanlardan ayrı yapmak doğru olmaz. Bizim sosyal demokrat görüşümüz bunu gerektirir.”

Beykoz’da metro da çalıştırabilirsiniz

Konuşmasının devamında, ‘ halkı içine alacak bir çözümün nasıl olacağı?’ sorusunun, kritik bir soru olduğuna işaret eden Öztürk, şunları söyledi: “ Bence bu mümkün. Beykoz’un aklı buna yeter. Karşıda Bebek kıyısında sekiz katlı binayı deniz kıyısına veriyorlar da, bunu Beykoz’da niçin yapmıyorlar? Beykoz’da yerleşimlerin bir tanesi su havzasını kirletmez; Riva dahil. Ulaşımı deniz ve kara yolundan son derece kolay; mümkün. Metro da çalıştırabilirsiniz, demir yolu yapın, deniz yolu yapın. Sağlam bir zemini var. Bütün bu özelliklerine rağmen Beykoz, son derece fakir, kötü bir yapılanma içinde, sahipsiz ve bu şekilde gidiyor. Bu, 40 yıldır gidiyor. Bu süreçte de hiç kimse ciddi olarak elini taşın altına sokmuş değil.”

Beykoz’a halkçı bir operasyon yapılması lâzım

“ Beykoz’a halkçı bir operasyon yapılması lâzım” yorumunda bulunan CHP’li Öztürk,       “ bu mümkün. Burada vatandaş tapusunu alsın, vatandaşa siz imarını verin; vatandaşa yapılacak yapıyı tanımlayın. Ancak bu tanımlama halkçı bir tanımlama olmalı; ‘Beykoz sayfiye yeri olsun’ gibi elitist bir tanımamla değil!” dedi.

Modern bir Beykoz kurmak mümkün!

 Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, konuşmasına şu şekilde devam etti: “ Bence Beykoz dönüşümü ve gelişimi bir sosyal demokrat belediye ile pekala başarabilir. Ve Beykozlu’nun çıkarına olacak şekilde bu mümkündür. Bu dönüşüm ile Beykoz’un nüfusu 50 bin ile 80 bin arasında artacaktır. Bu nüfus artışı, su havzalarını rahatsız etmeyen, ulaşımı için büyük sorun oluşturmayan yani İstanbul’un mastır planını bozmayan bir nüfus artışıdır.”

Bunu rantın mühendisleri değil, halkın mühendisleri yapacak

“ Modern bir Beykoz kurmak mümkün. Biz bunu daha iyi yaparız. Beykoz’da bir dönüşümden kaçınamayız, kaçınmamalıyız da. Değişimden korkmamamız lâzım. Ama bunu rantın mühendisleri değil,  halkın mühendisleri çok iyi yapabilir.”

Bu, rezalet bir şey!

Konuşmasına, Beykoz’un göç vermiş olmasını eleştirerek devam eden Öztürk, “ bu, rezalet bir şey, kabul edilir bir şey değil” yorumunda bulunarak, “ göçün olduğu yerde ekonomi olabilir mi?” diye sordu. “ Hiç gelişemeyen yer Beykoz, en geri kalmış yer. Beykoz’da hiçbir tane mühendislik projesi; ciddi bir raylı sistem, metro sistemi, bir ulaşım projesi yok ancak (onun dışındaki) her yerde var” diyen Belediye Başkan aday adayı Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, “ Beykoz için korkusuzca plan söyleyebilmeliyiz. Ben bu yeniliğin taraftarıyım; tutuculuğun, var olanı savunmanın değil. Onun için politika yapacağız ve kadrolarımız da onun için gelecek. Bu niteliğe, bu bilgi birikimine sahip kadrolar Beykoz’da var; harekete geçmemiz lâzım” açıklamasını yaptı.

Yoksa…

“ Yoksa biz burada yoksullaşmayı, sokak arasındaki çeteleşmeyi, uyuşturucu bağımlısı olan, suça giren çocuklarımızı daha çok konuşuruz” uyarısında bulunan Öztürk,  “enerjimi bundan sonra buna vereceğim; kanımın son damlasına kadar da Beykoz için çarpışacağım” dedi.

Beykoz’da kimsenin şapkasından tavşan çıkaracak hali yok!

Yerel basının sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, bir soru üzerine, “ hiç kimsenin şu haliyle Beykoz’da palyatif, küçük işler ile işsizliğe çözüm bulacağını söylememesi gerektiğini” belirterek, şunları kaydetti: “ Beykoz’da kimsenin şapkasından tavşan çıkaracak hali yok. Beykoz’da birkaç tane üniversite açılıyor, oteller açılıyor, orada iş buluruz diye bir beklenti var. Beykoz’a uzun vadede bakmamız lâzım. Beykozlu çocuğun bugünden yarına bulacağı bir iş, yakın planda yok. Beykoz’a on, yirmi yıllık bakmamız lâzım. Beykoz’un (kısa vadede) tek ekonomik girdisi şu gözüküyor: Beykoz imarını alacak, yeni yapılar Beykoz’da yapılmaya başlanacak, Beykoz’da ciddi bir yapı stoku oluşacak.”

Beykoz nasıl bir yer olacak?

“ Uzun vadede Beykoz, bir sanat, kültür ve eğitim merkezi olacak; bir denizci merkezi olacak. Ben, uzun vadede denizcilik ile ilgili sektörün Beykoz’da iş imkânı olacağına inanıyorum. Bunlar, marinalar, oteller, turistik tesisler, üniversiteler, hizmet sektörleri ve bunun yanında sayacılık gibi, organik tarım, arıcılık gibi yan işler. (Bence), on yıl sonra Beykoz kıyılarının oteller, su sporları, deniz teknolojisi merkezleri, deniz eğitimi, deniz üniversitesi gibi birbirini destekleyen entegre bir sistem (oluşacak). Burada artık yatlar olacak, denizcilik barınakları olacak, denizcilerin oturup konuşacakları lüks restoranlar olacak, bunlar ile ilgili hizmet sektörü ağırlıklı bir Beykoz olacak. Benim uzun vade gördüğüm Beykoz, böyle bir Beykoz olur.”

Çoğunluk bu parayı ödeyemeyecektir

2B konusuna da değinen Prof. Dr. Öztürk, bu araziler konusunda Türkiye genelinde farklı görüşler olduğunu ifade etti ve söz konusu rayiç bedeller ile ilgili olarak, “ Çoğunluk, bu parayı ödeyemeyecektir. Ödese bile, imar sürecinde elimine olacaktır” yorumunda bulundu.

Belediye Meclis üyelerinin çelişkisi!

Beykoz Belediyesi tarafından 9 mahalle için ilan edilen Özel Proje Alanları konusuna da değinen Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, şu eleştiride bulundu: “ Belediye Başkanı, özetle diyor ki, ‘ Bu arsaların fiyatı yüksek olsun ki, ben bunu Belediye emlak değeri üzerinden devlete ödeyeyim, rayiçten de vatandaşa satayım; arada para kazanayım’ diyor. Ve bir şey daha dedi: ‘ Millet arazi alırken baksaymış tapusu var mı? Tapuluya yönelmesi lâzımdı milletin’ dedi! Ve bu işten bir ticaret yapacağını açıkça söyledi. Bu konuda Belediye Başkanı, bu dokuz proje alanını pahallı satmak isterken, çıkıyor Belediye Meclis üyeleri de diyor ki,  ‘biz mücadele edeceğiz ucuz olsun diye!’ diyorlar. Bu da bir çelişki!”

Ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler!

2B rayiç bedellerinin biraz daha düşürüleceğine inandığını da kaydeden Öztürk, bunun nedenini ise, “ Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” deyimi ile açıkladı. Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, “ CHP’nin 2B konusundaki görüşü bellidir; üzerinde oturan vatandaşa emlak bedeli üzerinden verilmesidir” açıklamasında bulundu.  

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...