Reklam
Öztürk'den siyasi partilerin ilçe başkalarına çağrı

Öztürk'den siyasi partilerin ilçe başkalarına çağrı

CHP Belediye Başkanlığı aday adaylarından Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Tokatköy toplantısında konuştu.

CHP’nin Beykoz Belediye Başkanlığı aday adaylarından Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Tokatköy toplantısında 2B konusunda konuştu. Öztürk, Ak Parti ilçe yönetimini eleştirdiği konuşmasında, 2B konusunda dikkat çekici bir eylem için Ak Partili vatandaşlara, üyelikten istifayı önerdi.

Prof. Dr. Öztürk, konuşmasında Beykoz İl ve Yöre Dernekler Birliği tarafından 24 Nisan Çarşamba günü ( bugün) yapılacak olan eylem konusuna da değinerek, “ memurun suçu ne? Siz, bu memurun emir aldığı yere, Ankara’ya yönelin!” eleştirisini yaptı.

Tokatköy Son Durak’ta toplanıldı

21 Nisan Pazar sabahı, Tokatköy Son Durak’ta bulunan Sultanaziz Kıraathanesi’nde düzenlenen bir kahvaltıda mahalle sakinleriyle bir araya gelen Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, konuşmasına kendisini tanıtarak başladı.

Kahvaltı etkinliğine, Mahalle Muhtarı Erkan Atagün de katıldı.

Sert politikaların Beykoz’da karşılığı olmaz!

Kahvaltıya öğretmen eşi Aysun Hanım, kızları Destan ve Yazın, ağabeyi Prof. Dr. Bayram Öztürk ve babası ile birlikte katılan Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, sözlerine, “ Beykoz’un da bir aile olduğu” hatırlatmasında bulunarak başladı. Bu bağlamda, “ Beykoz’da sert söylemler olmaz, Beykoz’da sert politikaların karşılığı olmaz!” diyen Prof. Dr. Öztürk, “ ama kazıklara, birbirini aldatmaya da Beykozlu asla müsaade etmez; Beykozlu burada uyanık davranır!” açıklamasında bulundu. 

Zıtlaşarak yol alınmaz!

Bu nedenden dolayı da konuşmalarını her zaman “ çözüm arayıcı” bir açıdan gerçekleştirdiğini kaydeden Öztürk, bir önceki gün gerçekleştirdiği Örnekköy buluşmasına atıfta bulunarak, “ böyle olmaya da çalışacağım zira çok zıtlaşarak, çok itişip kakışarak, bir yol alamayız” dedi.

Beykoz sahipsiz kaldı

Sözlerinin devamında, Beykoz’un yıllardan bu yana hiç değişmediğini, aksine “ gerilediğini” ifade eden CHP Belediye Başkan aday adayı, “ Beykoz sahipsiz kaldı” yorumunda bulunarak, şunları söyledi: “ Beykoz nüfus ve göç verdi. Beykoz’un nüfus ve göç verme meselesini, bundan on yıl önce Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bir röportajımda söyledim;    ‘ Beykoz göç vermesin, Beykoz gelişsin, Beykoz maalesef göç verecek!’ dedim. Beykozlu Beykoz’da kalmıyor. Artık ortaokuldaki arkadaşlarımızı kaybetmişiz, lisedekiler çok az. Bütün Beykozlular Beykoz’dan gitmiş; böyle bir süreç yaşıyoruz.”

Beykoz, âdeta unutulmuş!

Beykoz’da büyük bir mühendislik projesinin, Beykoz’u toparlayacak olan master projelerin bulunmadığını belirten Öztürk, ilçede metro, raylı sistem gibi ulaşım projelerinin olmamasını eleştirerek, “ Beykoz, adeta unutulmuş” yorumunu yaptı.  

Vatandaş uyutulmuş!

Öztürk, sözlerinin devamında, ilçede bugüne dek görev yapmış bulunan belediye yönetimlerine de şu sözler ile gönderme yaptı: “ 30 yıldır biri gelmiş, biri gitmiş; belediyede yerelde hizmetler yapılamamış. Vatandaş, bir nevi uyutulmuş, sorunların üstüne yorgan çekilmiş, hasıraltı edilmiş ve sorunlar her geçen gün birikmiş. Bunda hiçbir yöneticimizi suçlayamayız. Beykoz, geçmişten beri biriken bir sorunlar yumağı olmuş. Şimdi ise bu sorunlar karşımıza gittikçe sertleşerek çıkıyor ve ( o nedenle) belki radikal çözümler bulmamız da gerekiyor; süreç oraya gidiyor.”

Bu yola koyulmuş bulunuyorum!

Beykoz’un söz konusu bu durumu karşısında, siyasete daha fazla girilmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, “ ben de o noktada bu işin içine girmem gerektiğini hissettim. ‘ Beykoz’da yerel yönetimi güçlendirebilir miyiz; taşın altına elimizi sokabilir miyiz?’ noktasında yola koyulmuş bulunuyorum” dedi.

Beykoz’a halkçı bir yönetim gerekir

Öztürk, çözüm ile ilgili olarak ise şunları söyledi: “ Beykoz’a halkçı bir yönetim, halkçı bir dönüşüm, halkçı bir operasyon gerekir. Modern bir Beykoz mümkün ancak bunun aşamaları var. Bunun için, ( öncelikle) Beykoz halkı tapusunu alacak, Beykoz halkına imar hakkı tanımlanacak. Bu, zor bir şey değil ki! İstanbul’un her yerinde yapılagelen bir iş bu. Ancak, siyaset bunlara müsaade etmiyor; Beykoz halkı sıkıştırılıyor.”

Nefesimin sonuna kadar buna karşı olacağım!

“ İstanbul’un her yerinde 10 kat, 20 kat gökdelen yapılıyor, kimisine on daire veriliyor. Peki Beykoz’da ne oluyor? ‘ Beykoz, sayfiye yeri olsun’ gibi laflar da söylenmeye başladı. O zaman ( halkın aklından) şu geçiyor: Beykoz’u nüfusu artsın da, Beykozlu burada kalsın değil, Beykoz’da elitler yaşasın gibi bir süreç işin içine giriyor.’ Biz buna karşıyız. Ben, nefesimin sonuna kadar buna karşı olacağım. Beykozlu Beykoz’da kalacak.”

Beykoz’u dönüştürmek sorumluluğumuzdur

“ (Ancak) Beykoz’u dönüştürmek, modern bir kent yapmak da, çocuklarımıza, gelecek kuşaklarımıza karşı sorumluluğumuz. Ama bunu beraber yapacağız. Toplumu dönüştürmek ama halkçı ( bir şekilde) dönüştürmek görevimiz var. Yoksa bu kötü yapılaşmaları, alt yapısızlığı, eğitimsizliği, sosyal donatısızlığı, sanatsızlığı, kentsizliği savunamayız. Yeni ve düzenli bir kenti gelecek kuşaklara bırakma sorumluluğumuz var. Bizim çektiğimiz acıları çocuklarımız çekmesin. Önümüzdeki Mart yerel seçimleri bunun için tarihi bir fırsat olacak.”

2B’de politik fırsatçılık yapmamamız lâzım

Konuşmasının devamında, 2B konusunun Beykoz’un halihazırdaki “yakıcı” sorunu olduğuna işaret eden Öztürk, bu konuya “ politik bakmadığını” ifade ederek, “ AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, BDP’lisi kim olursa olsun, bu sorun Beykoz halkının canını yakan bir sorun. Bu kounda politik bir fırsatçılık hiçbir zaman yapmayacağız; yapmamamız lâzım, ben yapmam” dedi.

2B ile ilgili tepkilerde başarılı olamadık

Beykoz’da 2B’ye yönelik olarak gerçekleşen tepkilerin “ bütünleşemediği” eleştirisinde de bulunan Öztürk, “ ( bu tepkiler) başarılı olamadı. Bu konudaki tepkileri tek elden yürüten bir irade, bir inisiyatif, bir disiplin çıkmadı. 2B sorununa aslında bir kuşak olarak bakmamız lâzımdı ve bölgesel bir örgütlenmeye geçmemiz gerekirdi; bunu başaramadık” yorumunda bulundu.

Defterdarlık eylemine eleştiri

İl ve Yöre Dernekler Birliği tarafından gerçekleştirilecek Defterdarlık eylemine de atıfta bulunan Prof. Dr. Öztürk, şunları söyledi: “ Ben burada bazı terslikler gördüm. Buradan vapurlara binilecek, Eminönü’ne gidilecek. Eminönü’ne gideceğiz ama Eminönü’nde bizi neyin karşılayacağını bilmiyoruz. Eminönü’nden Valilik’e çıkacağız ve Valilik’te Defterdarlık’ın orada bir eylem yapacağız. Güzel, buna katılalım! Fakat biz niye memurlara eylem yapıyoruz? Bu, memurdur sonuçta! Memurun suçu ne? Memura, ‘ bunu yap!’ diyen bir tane siyasi irade var; emir aldığı, talimatın gönderildiği Ankara var. Tamam, gidelim görünelim; onlara bir güç gösterelim ancak bu ne kadar işe yarar? Çarşamba günü buna katılalım ancak bizim mutlaka siyasi hedefe yönelmemiz lâzım.”

Öneri: Ak Parti İlçe’ye istifalarınızı verin!

Bu bağlamda, çeşitli eylem önerileri de sunan Prof. Dr. Öztürk, “ Örnekköy, başlangıç olsun! Örnekköy’de Ak Parti’ye üye bir tane kimse kalmasın. Tek bir köyde Ak Parti’ye üye hiç kimse kalmasın. ( Onlar da ) bir baksınlar bakalım. Hepiniz Ak Parti’nin İlçe yönetimine gidin, istifa dilekçelerinizi verin, bakalım ne oluyor?”

Ak Parti ilçe yönetimi ne yapar?

Prof. Dr. Öztürk, sözlerinin devamında, Ak Parti İlçe Yönetimi’ni de eleştirdi: “ Ak Parti ilçe yönetimi ne yapar? İlçe, ‘ 2B ile ilgili olarak, yanlış yapıyorsunuz’ şeklinde bir tavsiye kararı alıp İl yönetimine göndermiş mi? Bunu sorun. Ankara’ya bir yazı göndermiş mi? Soralım bunu.”

Bir eleştiri de Beykoz Belediye Meclisi’ne

2B konusunda Beykoz Belediye Meclisi’nin, acil bir şekilde, ‘ halkın canı yanıyor’ şeklinde bir karar alıp almadığını da soran Öztürk, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek tarafından 9 mahallede ilân edilen Özel Proje Alanları konusuna değinerek, Çelikbilek’in, buradan elde edilecek olan gelir ile on bin konut yapacağını söylediğini kaydetti. Prof. Dr. Öztürk, Ak Partili Meclis üyelerine ilişkin olarak, şunları söyledi: “ O zaman buradan şu çıkıyor: Orada Meclis’te oturanlar, iyi niyet ile çıkıyor ve diyorlar ki, ‘ 2B canımızı yakıyor!’ Senin Başkan’ın bunu söylüyor, sen bunu söylüyorsun! Nasıl bir şey bu?”

Vatandaşa yazılar gelmeye başladı

2B konusunda bir düzelme sağlamak için, siyasi hedeflere yönelinmesi ve Ak Parti’ye baskı yapılması gerektiğine işaret eden CHP’li Belediye Başkan aday adayı Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, şu bilgilendirmeyi yaptı: “ Yeni bir kanun yapılmadan bu işi çözemeyeceğimiz ortadadır. Vatandaşa yazılar gelmeye başladı. Mahmut Şevket Paşa Köyü’ne dün gelen yazıyı ben gördüm. Adama diyor ki, ‘üç ay hakkın var. Bu üç ay içerisinde ne yapacaksan, yap.”

Gerekirse kavga ederek…

Öztürk, bu konuda yeni bir yasaya olan ihtiyacın, “ gerekirse kavga edilerek ve altının çizilerek söylenmesi gerektiğini” kaydetti.

Kent Konseyi’ne eleştirisi

Beykoz’daki bütün aktörleri içine alan Kent Konseyi’ni de 2B konusunda eleştiren Prof. Dr. Öztürk, “ Kent Konseyi neden duruyor?” diye sordu.

Siyasi partilerin ilçe başkalarına çağrı

CHP Belediye Başkan aday adayı Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Beykoz’da faaliyet gösteren tüm siyasi parti ilçe başkanlarına da çağrıda bulunarak,  şunları kaydetti: “ Bütün partilerin ilçe başkanları toplansın. Toplansınlar ve şu kararı alsınlar: ‘ Beykoz halkının fabrikaları ellerinden alındı; halk çaresiz, parası yok; bu parayı ödeyemez. Beykoz vakası ayrı bir vakadır; Beykoz’da para yok, halk yoksul.’ Bunu neden kimse yapmıyor? Bütün siyasi parti ilçe başkanları önümüze düşsün.”

Beykoz’un gerçek Konsey’i sizlersiniz

“ Eğer herkes ununu eleyip ipe koyuyor ise, bundan sonra olacak iş, halkın mücadelesidir. Biz buradan ilçe başkanlarımıza duyuruyoruz: Bir araya gelin! Beykoz’un gerçek Konsey’i sizlersiniz.”

Beykoz halkı bu direnişi gösterecek

“ Beykoz halkı bir uyanıştadır. Beykoz halkı bu direnişi gösterecek. Ben Beykoz halkının büyük bir aile olduğuna ve aile şeklinde davranacağına inanıyorum. Ben o ailenin yanındayım.”

Sorular yanıtlandı

Prof. Dr. Hüseyin Öztürk’ün konuşmasının sonrasında ise vatandaşların soru, görüş ve sorularına yer verildi.  Toplantıda, Tokatköy Mahalle Muhtarı Erkan Atagün de bir konuşma yaptı.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...