Reklam
Kaymakam Erdoğan, Samsunlular ile bir araya geldi!

Kaymakam Erdoğan, Samsunlular ile bir araya geldi!

Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, Beykozlu Samsunlular Derneği’nde, Samsunlular ile bir araya gelerek, sohbet etti

Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, Beykozlu Samsunlular Kültür Sosyal ve Dayanışma Derneği’nde, Samsunlular ile bir araya gelerek, sohbet etti. Kaymakam Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Beykoz’un geleceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Derneğin Sultaniye’de bulunan lokalinde, kadın-erkek Samsunlular ile buluşan Beykoz Kaymakamı, burada kendileriyle “ insan hakları” konusunda sohbet ederek, sorun ve talepleri dinledi.

Kaymakam Erdoğan’a Belediye Başkan Yardımcısı av. Yüksel Baki ile İlçe İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin de eşlik ettiği görüldü.

Dernek Başkanı Fatih Yılmaz, Yönetim Kurulu üyeleri, Gümüşsuyu Mahalle Muhtarı Ahmet Soylu ile Beykozlu Samsunlular tarafından ağırlanan Beykoz Kaymakamı, burada çocuklara da özel ilgi gösterdi. Erdoğan, kendisinden havuzda yüzme konusunda talepte bulunan 7 yaşındaki öğrenciyi de mutlu edecek açıklamada bulundu!

İnsan hakları boyutundan, Beykoz sorunsalına!

Beykozlu Samsunlular Dernek Başkanı Fatih Yılmaz, yaptığı selamlama konuşmasında, ziyareti dolayısıyla Kaymakam Erdoğan’a teşekkürlerini sunarak, verimli bir toplantı olması temennisinde bulundu. .

Kaymakam Süleyman Erdoğan: Beykoz, 5- 10 sene sonra bataklığa saplanmış hale de gelebilir!

Ziyaretinin amacını, “ dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmek ve İnsan Hakları Kurulu olarak ‘duyarlılık eğitimleri’ kapsamında” farklı gündemler üzerinde sohbet etmek olarak açıklayan Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, söz konusu bu seri toplantılarının birinci gündemimin ise, “ insan hakları konusunda duyarlılık oluşturmak ve bu konudaki sorunları almak” olduğunu kaydetti.

Beykozlu Samsunlulardan, “ insan hakları boyutunda yaşadıkları sorunları” kendisine aktarmalarını isteyen Kaymakam Erdoğan, “ bu vesile ile de sohbet etmiş olacağız” dedi.

Ne yaptığımızın farkına değiliz!

Asker uğurlama törenlerinde veya futbol müsabakaları kutlamalarında patlatılan silahları  insan hakları ihlalleri olarak tarif eden Erdoğan, bunun nedenini şu şekilde açıkladı: “ Biz ne yaptığımızın farkında değiliz; eğlendiğimizi zannediyoruz ama diğer komşum hasta mı, çocuğu

Rahatsız mı; umurumuzda değil. Dünya’da sadece sen varsın, Beykoz’da sadece sen varsın; herkes senin gürültünü dinlemek zorunda; kâinat sensin.”

Dinimiz, ‘ Ne ile gelirsen gel ama kul hakkıyla gelme’ demiyor mu?

Müslüman bir ülkede yaşanıyor olunmasına rağmen, Türkiye’de görülen bu tür davranışlara Batılı ülkelerde rastlanmadığına işaret eden Beykoz Kaymakamı, “ oysa ki, bizim dinimiz, ‘ neyle gelirsen gel ama kul hakkıyla gelme!’ diyor. ( Belki boğazımızdan haram) girmiyor ama her günkü hareketimiz insan hakkı ihlali” yorumunda bulundu.

Nasıl helalleşeceksin?

İnsan olarak, hak ve sorumluluklara özen gösterilmesi gereğine vurgu yapan Süleyman Erdoğan, bu konudaki özenin insan sağlığına zararlı veya muhtevası eksik üretim söz konusu olduğunda da gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerek,  aksi bir davranışta, “ insanlar ile nasıl helalleşeceksin?” diye sordu.

“ Kaçak su kullanmanın da bir hak ihlali” olduğunu belirten Erdoğan, “ hep beraber bunları bir gözden geçirip, ben bugün sabahtan akşama kadar arkamda bir sürü gönlü kırık insan mı bıraktım? Yoksa birçok kişiyi memnun mu ettim?’ diye düşünerek, bunları gözden geçirmemiz gerekiyor. Bunları yaptığımızda evimizin, mahallemizin, çevremizin daha yaşanabilir hale geldiğini hep birlikte göreceğiz” dedi.

Hazine arazisini bedavadan kullanıyoruz; 70 milyon bunun hesabını sorar ise…

“ Hak ve sorumluluk konusunda duyarlı olmamız lâzım” diyen Erdoğan, Hazine arazileri üzerindeki işgalleri de buna örnek olarak gösterdi. Kaymakam Erdoğan, şunları söyledi:  “ geldik, Hazine’nin bir yerini çevirdik; bedavadan kullanıyoruz. Peki, 2 gün sonra 70 milyon ( bize) bunun hesabını sorar ise, ‘orada benim de hakkım var’ der ise, nasıl helalleşeceğiz?”

“ İşgal” terimi…

Bir vatandaşın, “ işgal” kelimesinden alındığını söylemesi üzerine ise Erdoğan, şu açıklamayı yaptı: “ ( ‘ İşgal’ kelimesi), benim malım olmadan (orada) oturmamı ifade eder. Bu, kötüleme anlamında değil. Birçoğumuz birçok yerde işgalci durumundayız zaten. Niye? Mülkiyet düzenlemesi iyi yapılamadığı için. Biri para ile satın almış olsa bile, diyelim ki hakkı olmayan bir adamdan satın aldıysa, (bunun) hukuki anlamı ‘fuzuli şâgil’dir. Yani, hukuki bir dayanağı olmadan işgal eden. Bunlar kanuni terimler. Bizler, hukuki anlamını kastediyoruz. (Vatandaş) orayı satın almış olabilir. Bu kelime ile oynarsak, şey çıkaramayız; kastettiğimiz o… Sen işgalci duruma düşmedin, zaten başından beri  ‘ hukuki anlamda’ (işgalci durumundasın.)

Sülün Osman örneği!

“ Ben sana Boğaziçi Köprüsü’nü satsam ve senden parayı alsam, sen de gidip oraya otursan! Sen, ‘para verdim’ diyorsun. Ama Sülün (Osman hikâyesine) dönüyor bu!’ Bu, biraz buna benziyor. Sıkıntı bu!”

Beykoz, birkaç dönemi kaçırmış!

Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, sözlerinin devamında ise Beykoz ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “ Beykoz ( ile ilgili olarak) şu anda bir şey görüyorum: Beykoz, dönüşümün, gelişimin tam başlangıç noktasında! Beykoz, birkaç dönemi kaçırmış. Fabrikaların kapanma sürecinde, o süreci iyi yönetmemiş, yönetememiş, kapanması kesine doğru giden fabrikaların kapanacağını görmemiş; göremediği için de kapattırma mücadelesi yaparak, kaybetmiş.”

Beykoz, 5- 10 sene sonra bataklığa saplanmış hale de gelebilir!

Fabrikaların kapanma sürecine atıfta bulunarak, “ o gün bu ( kapanmaları) görebilseydin, oraları üniversiteye dönüştürebilseydin… Fabrikalarda kaç bin işçi çalışıyordu? 2 bin, üç bin? Şu anda kaç öğrenci olurdu? 10 bin, 15 bin, 20 bin! İşte, bunları görebilmek lâzım!” yorumunu yapan Kaymakam Erdoğan, şunları kaydetti: “ ( Beykoz’da) bunlar birkaç aşama kaçırılmış. Şu andaki aşama ne? Tam bu 2B düzenlemesi, kentsel dönüşüm, turizm ( gündemde) … Dolayısıyla, herkes Belediye’ye veya oraya buraya sorumluluk yüklemeden, burada el birliği yaparak, Beykoz dönüştürülebilir. 5- 10 sene sonra Beykoz’u siz de, biz de tanıyamaz hale gelebiliriz. Veya ( Beykoz) artık tamamen çözülemeyecek, kronikleşmiş bataklığa saplanmış hale gelebilir!”

( Belediye) Başkanı, ‘ 1 yıllık kiranızı üstleneyim!’ diyor

“ Beykoz’da sanayi olmaz artık. Olmayacağı kesin. Bu kadar güzel doğada sanayi (olmaz.) Zaten onlar geç kalmış kapanmak için. Burada turizme, kültüre yoğunlaşacaksın. Bunlarla ilgili kongre merkezleri, turizm (tesisleri) oturtacaksın. Burada halk da diyecek ki, ‘ tamam, sen gel, beni buradan buraya taşı ama şuraya güzel bir şey yap.’ Mesela şu an gündeme olan (bir konu şu): Başkan size diyor ki, ‘ ben sizin 1 yıllık kiranızı üstleneyim. 2 gün sonra buralarda bir şey yaptığımda,  orada size şu kadar daha indirimli yer temin (edeyim) ama siz de hırgür çıkarmadan buradan düzgünce çıkın; biz buraya kültür (merkezi...vs) yapalım!’”

Hissi değil, akıllıca davranılacak

“ Ama burası diyor, ‘ bana dokunma, (orası ) diyor, ‘ bana dokunma!’ Peki, buradaki bu yolları nasıl geliştireceğiz? Caddeleri nasıl açacağız? Nasıl yapacağız? Nasıl yapacak Belediye? Yapamayacak. Şu anda bu dar yollar ile veya ( bu) binalar ile 3- 5 sene daha gittin; 3-5 sene sonra Çekmeköy, Ümraniye alıp başını gittiğinde, senin burada sadece bir kenarda, Boğaz’ın, denizin kalır; geri taraf ölür. Onun için burada Belediye ile, devlet ile, iktidarıyla, Büyük Şehir ( Belediyesi) ile iyi hazırlanılacak, hissi davranmaktan ziyade, akıllıca davranılacak; ‘ benim şurama dokundun; bedeli az oldu, çok oldu’ tartışmaları bırakılıp burada düzgün bir imar düzenlemesi (yapılacak). Sonra caddelerin, sokakların, mahallelerin düzenlenmesi (yapılacak).”

İspanya ve İtalya örnekleri

Beykoz Kaymakamı, konuşmasının devamında, İspanya’nın Barcelona şehrine yaptıkları ziyarete de atıfta bulunarak, burada 40 bin kişinin çalıştığı bir fabrikanın kapatılmış olduğunu hatırlattı ve şunları söyledi:  “ Öyle bir düzenleme yapmışlar. O alana seksen bin artı çalışan yerler çıkarmışlar! ( Biz,)‘ buna halk ne dedi? diye sorunca, ‘ halk ne diyecek? Burada olanları toparladık, şuraya oturttuk. Esnaflara, bir yer gösterdik, olamayacaklara ise para verdik, o da falan yere gitti’ dediler.”

Siyaseti bir tarafa bırakıp akıllıca hareket etmemiz gerekiyor

( Barcelona’daki yetkililere) ‘ gelen partiler ne yaptı? Sen A Partisi olarak bunu planladın, peki B Partisi bunu şey yapmadı mı?’ diye sorduk. ‘ Yapmaz’ dediler. ‘ Niye yapmaz?’ (diye sorduk); ‘ insanların geleceği buna bağlı! Dolayısıyla burada siyaset yapılmaz; şehrin geleceği, yarınları düşünülür’ ( cevabını verdiler.)

Oradaki caddelere, o sokaklara bakıyorsun, bu sefer hayran kalıyorsun! Biz niye yapamayalım? Küçük siyaseti bir tarafa bırakıp akıllıca hareket etmemiz gerekiyor.”

Bu uçak iyi irtifa almaz ise çakılır!

“ Bu uçak kalkacak. İyi irtifaya çıkmaz ise dağa çakılır; çakıldığında bir sürü felaket olur. O zaman el birliği edip bu uçağı iyi bir irtifaya çıkartacağız; ondan sonra da kendisi zaten otomatikman uçar. Benim gözlemim bu; Beykoz tam bu noktada.”

Oradaki adam,  ‘ 30 yıllık sanatçıyım’ diyor, buradaki ise ‘30 yıllık işçiyim!’

Beykoz’un geleceği ile ilgili olarak cam ve el sanatları üzerinde çalıştıklarını kaydeden Kaymakam Süleyman Erdoğan, “ İtalya’nın Murano Adası’nın 3 bin nüfusu var, geçtiğimiz yıl 5 milyon turist almış! Sen burada ( Beykoz’da) Cam’da 30 yıl çalışmışsın; 30 yıllık işçi olmuşsun; ama oradaki (Murano) adam, ‘ 30 yıllık sanatçıyım’ diyor! Sen sanatçı(ya) dönememişsin. Niye? Kırsal kalmışsın, kendini küçük görmüşsün. Bizim bu dönüşümü yapmanız gerekiyor. Bunu yapamaz iseniz, yazık edersiniz. ( İstanbul ), dünyanın sayılı şehri, ( Beykoz) bu sayılı şehrin çok güzel bir bölgesi; bu bölgedeki bu imkânları iyi değerlendirmek lâzım. Bunu yapacaklar da sizlersiniz” dedi.

Eski köye yeni adetler getirmemiz gerekiyor!

Beykoz Kaymakamı, konuşmasına şu şekilde devam etti: “ Toplumumuzda bir şey vardır;       ‘ yeni icat çıkarma’ derler! Kim dediyse bunu kötü söylemiş. Yeni icatlar çıkarmamız gerekiyor. Eski köye yeni adetler getirmemiz gerekiyor. Yani, biraz değişiklikler yapmamız gerekiyor. Ama hakkımıza, hukukumuza riayet ederek. Belediye’de, Kaymakamlık’ta düzenleme yaparken, vatandaş gelecek, ‘ başkanım, kaymakamım, valim; biz de bu ülkenin insanlarıyız. Bizim hakkımızı mağdur etmeyecek derecede, bizlere özen göstererek, ‘buyur, al! Ama şu şehirden alt yapısı düzgün olan, düzgün yolları olan, düzgün caddeleri olan bir şehir çıkarın ortaya. Ne ise, üzerimize düşen külfete biz de katlanalım. Oturduğum ev, bahçesiyle bin metrekare olmasın; 500 metrekare olsun ama vasıflı olsun’ (diyecek.)

Ona dokunma, buna dokunma! Peki, nereye dokunacağız?

Ama, ‘ Bin metrekareme dokunma; istediğini yap!’ (deniyor). Nasıl yapacağız? Ona dokunma, buna dokunma! Peki, nereye dokunacağız? Benim arsama dokunma, benim duvarıma dokunma; yolu istediğin gibi yap!’ Nasıl yapacağız? Gelecek nesiller için, yarınlarımız için bunların tümünü gözden geçirmemiz gerekiyor.”

Trenlerin saatleri var! Tren kaçtı mı, arkada tren de yok!

“ Dünkü adetlerimiz ile gelirsek, yazık ederiz. Trenlerin saatleri var. Tren saati kaçtı (mı) arkada da tren yok; benim ( Beykoz’la ilgili olarak) gördüğüm o. Şu anda iktidar olsun, yerel yönetimler olsun, bu konuda gündemimiz bu, ‘dönüşüm.’ Bunu da kaçırdığında, başka bir şey gelebilir. Ülkenin gündemi değişebilir, İstanbul’un gündemi değişebilir. Bir de idarelerin öncelikli konuları vardır; 2 sene, 3 sene sonra öncelikli konu bunlar olmaz da başkası olabilir. Bu konu gündemdeyken, bundan istifade etmeye bakın!”

Birilerinin tahrik edici siyasi oyunları olabilir

“ Bazen ajitasyon laflar olabilir. Hissi değil, akıllı hareket etmek ( gerekir.) Birilerinin tahrik edici siyasi oyunlar olabilir. Ben bütün partilerdeki arkadaşlara onu söyledim: ‘ Yerel siyaset yapmayın! İşbirliği yapın! Bugün A Partisi’ni devirirsin, yarın A Partisi, B’yi devirir. Onun yerine elbirliği (yapın), ( ellerinizi) üst üste koyun; yerel siyaseti, Belediye’yi kaybedip kazanmayı bir tarafa koyun;  Beykoz’un geleceğini iyi planlayın. Destek verin, katkı verin. Bunu da kaçırırsanız, Beykoz’a yazık edersiniz. Onun için herkese görev düşüyor.”

7 yaşındaki öğrencinin havuzda yüzme isteği

Kaymakam Erdoğan, toplantıda bulunan 7 yaşındaki bir kız öğrencinin havuzda yüzme isteğinin kendisine iletilmesi üzerine ise, Beykoz Kaymakamlığı’nın, “ Çocuklarımız Boğaz’da Boğulmasın, Olimpiyatlar’da Şampiyon Olsun Projesi” kapsamında ilçedeki okullarda eğitim gören öğrencilere verilen yüzme kurslarından bahsederek, ailelerinin de küçük maliyetlere katlanmaları suretiyle, dernek üyelerinin çocukları için de yüzme kursu açabileceklerini söyledi.

Beykoz’a verilen otobüsler çok eski

Beykozlu Samsunlular Derneği üyeleri, sohbet sırasında Beykoz Kaymakamı’na Beykoz’a verilen belediye otobüslerinin çok eski oldukları şikâyetinde de bulundular.

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...