Reklam
Süleyman Çalık

Kimin işi?

Çıkıyor birkaç ( kişi ); neymiş efendim, “ bu derneklerin işi mi?”

Dernekçilik, sadece toplumun bir bireyi olarak kalmak, kendi etrafında küçük bir dünya kurmak ve bu çemberin dışına çıkmamak mı?

Dernekçilik, toplumsal sorumlulukları yerine getirmektir; toplumun bizlerden beklediği sorumluluk anlayışı çerçevesinde, gerektiğinde elimizden gelen bütün çabayı, gayreti sarf etmektir.

Dernekler, medeniyetimizin temel taşı olan kültürümüzü geçmişten geleceğe taşımak, sosyal sorumlulukları yerine getirmek ile görevli değiller midir?              

Bu dernekler ne iş yaparlar? 

Dernekler, karınca kararınca imkânları oranında kendi bünyesi içinde ve memleket ayırımı yapmaksızın, ihtiyaç sahiplerine hizmet etmeye çalışır ve bunun için maddi ve manevi bir beklentiye sahip olmaksızın, mücadele verirler.

Bu uğurda da vakitlerini ve nakitlerini ayırırlar.

Siz, kendini bilmez, fütursuzca eleştiri yapan bir ( kaç ) kişi!

Siz, bir vatandaş için vaktinizi ayırdınız, yeri geldiğinde  işinizi gücünüzü bıraktınız mı hiç?  

Bırakın büyük rakamları, üç kuruşunuzu cebinizden çıkarıp da bağışta bulundunuz mu?                                                                         

Ama… Gelgelelim, seçimler geldiğinde pazarlıklara başlarlar! 

Seçimler gelir adaylar çıkar; bizler de herkes gibi gider, paşa paşa oyumuzu kullanırız; pazarlıklar içinde de olmayız!  

Dernekler pazarlık içinde olsaydı eğer, bizi yönetenler şu an yönetiyor olmazlardı!

Tabii ki, yönetimde bulunan kişilerin yöneticilik vasıflarına sahip olmalarını isteriz; bu, en tabii hakkımız!  Çünkü yaşadığımız coğrafya, nitelikli insanların varlığını gerekli kılıyor.

Çıkacak adaylar, bırakacaklar “ iyi yaparım” edalarını! Yoksa eğer bir planı, bir projesi aday olma sevdasını da bırakacak.

Beykoz Meydanı’na koyacağım boy aynasını; aynaya bakmadan kimse koymasın Belediye Meclisi’ne adaylığını!  

                           *         *        *

Kim istemez, yaşadığı yerin daha medeni, oturduğu evin daha sağlam, yaşadığı mahallenin daha düzenli olmasını; halihazırda itfaiye arabasının dahi zor girdiği caddelerin 2000’li yılların ihtiyaçlarına cevap veren bir nitelik kazanmasını; kim istemez?

İşte, eğer, Başkan ve Meclis üyesi adaylarının yok ise bu maddeler ile ilgili planları,  boşuna uğraşmasınlar; alamazlar sandıktan oylarını!

Etrafımız deniz ile çevrili ama deniz?

Etrafımız doğa ile çevrili ama doğa?

Etrafımız turizm kenti ama turist?

Etrafımız bağ bahçe ile çevrili ama organik?

Ülkede işsizlik oranı Şubat ayı için yüzde 20.4! Peki ya çözüm?

Mülkiyet sorunu, rayiç, imar, iskan, kentsel dönüşüm?  

Dünyaca ünlü Paşabahçe camı?

Meşhur Sümerbank derisi?  

Saymakla bitmeyecek sorunlar!

 suleyman_calik1@hotmail.com

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...