Reklam
Ayşe Nur Kapusuz

Kadınlarımızın dini eğitimini niçin önemsiyoruz?

Değerli Okuyucular!

Eğitim hakkı insanın temel haklarından biridir.Konu din olduğunda bu eğitimi almak aynı zamanda bir görevdir. Dini eğitim hakkını almak ve bu görevini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın bu talebinin karşılanması sorumluluğu devletimizin kurumumuza yüklediği bir görevdir.

Eğitimin başka alanlarında olduğu gibi bu alanda da kadınların eğitiminin asırlar boyu ihmale uğradığını dikkate alarak bu yazımızda aslında kadın olsun erkek olsun hepimiz için önem arzeden , birbirimizin tamamlayıcısı ve destekleyicisi olacağımız dini eğitimin özellikle kadınlar açısından önemi üzerinde durmak istiyoruz.

Kur'an-ı Kerim;iman,ibadet,ahlak,helal ve haram gibi dini her konuda  kadın ve erkeği birlikte muhatap almıştır.Kur'an'daki "ey insanlar","ey müminler" gibi genel hitaplar her iki cinse de yöneliktir."Namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin."(Bakara,43),"Allah'a ve peygambere itaat edin."(Ali İmran,132) ve benzeri bir çok ayet , erkek olsun kadın olsun kullara sorumluluklarını hatırlatır.

Bir çok ayette de erkek ve kadınlara birlikte hitap edilmiş,iman ve salih amel işleyenlere birlikte vaatte bulunulmuştur:"Mümin olarak,erkek veya kadın,her kim salih ameller işlerse,işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar."(Nisa 124),Ben erkek olsun kadın olsun sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim."(Ali İmran,195) Ayetler açık bir üslupla kadın ve erkeği dini sorumluluk,ceza veya mükafat açısından eş değerde tutmaktadır: "Mümin erkeklere söyle,gözlerini haramdan sakınsınlar,ırzlarını korusunlar.Mümin kadınlara da söyle,gözlerini haramdan sakınsınlar,ırzlarını korusunlar."(Nur,30-31)

Görüldüğü üzere yüce Allah,kadın ve erkeğin her ikisine de ayrım yapmadan görev ve sorumluluk yüklemektedir. Sadece yaratılış gereği bazı farklılıklardan kaynaklanan ibadete ilişkin ve mali sorumluluklara ilişkin  bazı muafiyetler vardır.Kadın ve erkeğin dini  görev ve sorumluluğunu bildirmesi açısından Kur'anın en belirgin ayeti Ahzab suresi 35.ayetidir:  "Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar,itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar,doğru erkeklerle doğru kadınlar,sabreden erkeklerle sabreden kadınlar,Allah'a derinden saygı duyan erkeklerle Allah'a derinden saygı duyan kadınlar,sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar,oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar,namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar,Allah'ı çokça anan erkeklerle Allah'ı çokça anan kadınlar var ya işte onlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır."

Asrı saadette ve  akabindeki erken dönemde, kadınların bilgiye dayanan bir dindarlık sahibi olduklarını görüyoruz. Bu dönemde haklarını ve görevlerini bilen ,bu sebeple gerektiğinde itiraz eden ve  mücadele veren bir kadın profili bulabiliyoruz.İlim öğrenmenin kadına da farz olması bunun  hem bir görev ve hem de bir hak olarak elde edilmesi için gerekli imkanların hazırlanması sonucunu  oluşturmuştur.Kadın sahabileri, dinin  dünyaya ve ahirete taalluk eden yönlerinin öğrenilmesi konusunda bazen talebe bazen hoca olarak  görebilme imkanı vermiştir.

Allah insanlığın hayatını iki cins üzerine kurmayı murad ettiğine ve biz de imtihanımızı Rabbimizin takdirine göre bir kadın veya bir erkek bedeni üzerinden vereceğimize göre kendi hak ve görevlerimizi bilip layıkıyle yerine getirebilmek, karşı cinsimizin  hak ve görevlerini bilmeyi de gerektirir.Bu temel bilgilere sahip olmak, dini doğru algılayıp doğru yaşayabilmekte büyük önem arz eder.Gelenek ve örf olarak uygulanan bazı yanlışların dine maledilmesinin önüne geçebilmek için atılacak ilk adım, toplumda bu konulardaki sahih dini bilginin yaygınlaşması için gerekli tedbirleri almaktır.Bilginin hayata geçirilmesi için de bir mücadelenin gerektiği hatırda tutulmalıdır. Hakkımızı ve sorumluluğumuzu önce bileceğiz ki isteyebilelim ve yapabilelim. Peygamberimizin zulmetmemek ve zulme uğramamak konusundaki duasını hatırlarsak, aslında hakkımızı bilmek sadece hakkımızı isteyebilmek açısından değil hakkımızdan fazlasına el uzatmamak açısından da gereklidir.

Abdullah b. Ömer'in" Biz Rasulullah zamanında hakkımızda vahiy iner de azarlanırız korkusuyla kadınlarımıza karşı kötü söz söyleyemez ve istediğimiz gibi davranamazdık. Ne zaman ki Rasulullah(s.a.v) vefat etti,işte o zaman ağır konuşmaya ve rahatça dilediğimizi yapmaya başladık." sözü, yine aynı sahabinin oğluna  Rasulullah'ın "Hanımlarınız mescide gelmek isterse onlara engel olmayın" dediğini hatırlatması üzerine, oğlunun "Vallahi onları engelleriz" şeklindeki itirazı  toplumun düşünce kalıplarını kırmanın çok da kolay olmadığını gösterirken,   Allah'ın verdiği  bazı hakların  teoride kabul edilirken pratikte kadınlardan geri alınmasında ve kadınların sosyal hayatındaki gerilemelerde örfün dinin nasıl önüne geçtiğini anlamakta da önemli ipuçları verir.

Allah’ın dininin yaşanabilmesi ,onun doğru öğrenilebilmesine bağlıdır.Ve bu öğrenme kadın-erkek bütün inananların ferdi sorumluluğudur.Dinin ifrat ve tefritlerden (aşırılıklardan) uzak itidal(orta yol) üzere anlaşılması ve yaşanması Peygamberimizin önem ve hassasiyetle üzerinde durduğu bir konudur.Nasıl ki tahterevallinin bir ucu yere değdiğinde diğer ucu havaya kalkarsa bazen de toplumda, bazılarının ifrat derecesindeki din algısı  ve örfün din olarak uygulanması, toplumun bazı kesimlerinin dinden uzaklaşmasına yol açan faktörlerden biri olarak karşımıza çıkar.Doğru  kaynaklardan öğrenilecek dini bilgi kafa karışıklıklarının önüne geçilmesine katkıda bulunacaktır.

İlçemizde sayısı  seksene ulaşan Kur’an kurslarına devam eden  dört-beş bin civarında hanım kardeşimiz dinimiz  konusunda bilgi eksiklerini tamamlama ve yanlış bilgilerini düzeltme gayreti içinde olmuştur.Dini bilgiler dışında ,Aile İrşat ve Rehberlik Bürolarımız aracılığı ile kurslarımıza devam eden hanımlara sağlıktan eğitime,zararlı alışkanlıklara mücadeleden aile içi iletişime varıncaya kadar pek çok konuda seminerler düzenlenmiştir.Bu kardeşlerimiz ihtiyaç odaklı yeni eğitim sistemi ile hayatlarına pek çok güzellikler ve değerler katarak katılım ve başarı belgelerini almaya hak kazanmıştır.

Yaz döneminde çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik programlara ağırlık vereceğimiz  Kur’an kurslarımıza kadın, erkek,genç,yaşlı bütün Müslüman kardeşlerimizi mensubu oldukları dinin gereklerini, kaynaklarından, doğru  bir şekilde öğrenmek üzere davet ediyor ve talep edenlere karşı aydınlatma vazifemizi yerine getirmek için çalışmalara devam diyoruz.

Ayşe Nur Kapusuz

Beykoz İlçe Vaizi

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...