Reklam
Aydın Düzgün Beykoz gündemini değerlendirdi

Aydın Düzgün Beykoz gündemini değerlendirdi

CHP Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Aydın Düzgün, düzenlediği bir basın toplantısı ile Beykoz gündemini değerlendirdi.

CHP Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Aydın Düzgün, Anadoluhisarı'nda bulunan Kıyı Emniyet Müdürlüğü'nün sosyal tesislerinde bir basın açıklaması yaptı.

CHP Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Aydın Düzgün yapmış olduğu açıklamada, Çubuklu Beşevler konusu başta olmak üzere, Gezi Parkı, İsmet Özbek'e ait olup vatandaşa satılan yerler, Çavuşbaşı planları ve benzeri bir çok konuya değinirken, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek başta olmak üzere, Ak Parti Beykoz İlçe Başkanı Adem Sefer ve Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Hanefi Dilmaç'ı da eleştirdi.

Harita ve Kadastro Mühendisi Aydın Düzgün yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

Medyanın gücünü bir defa daha gördük. Bütün dünya gençliğimizin miladını sizlerin meslektaşları dünyaya duyurdu. Dünyada hiç bir şey artık eskisi olmayacak. Beykoz'da da bu böyledir. Bu miladı değiştiren gençlerimizi ben buradan tebrik ediyorum. Bunu sadece Türkiye'ye değil tüm dünyaya duyurdular. Ben yaparım olur zihniyetinin bundan sonra başarıya ulaşmayacağını, bundan sonra olmayacağını özellikle belirtmek istiyorum. AKP'nin başkanları ve meclis üyelerinin bundan ders çıkarmalarını bekliyorum.



Onlar başlarını kuma deve kuşu gibi gömmüşler ve anlamamakta ısrar ediyorlar.

Beykoz Belediyesi Çubuklu'da geçenlerde çalışma yaparken, oradaki kadınlarımızın eskiden beridir süre gelen tedirginliklerinden dolayı haklı olarak belediyeye tepkilerini göstediler. Kadınlarımız Çubuklu'da "bundan sonra en ufak bir haksızlıkta hakkımızı savunacağız" şeklinde tepki gösterdiler. Umarım gereken mesajı almışlardır.

Bu gün Çubuklu'da sonra Gümüşsuyu'nda başka bir günde Çavuşbaşı'ndaki halkımız kadınlarımız bunlara dur diyeceklerdir.

Çubuklu'da muhtarımız "benim haberim olsaydı haberim verirdim" diyor. Belediye başkanı ise "muhtar istese belediyeyi teskin edebilirdi" ve "muhtar bu işe neden karışıyor" demiş.

Sayın başkan muhtarlar en sadece seçilen seçilmiş kişilerdir. Tabiki sana sorunlarını soracaklardır ama maalesef belediye başkanımızdaki zihniyet muhtarlar da dahil kendisine biat etmesini istiyor.

Bu son olayda da muhtarları doğru diyaloglarla dinleyebilseydi, bu konu buralara kadar gelemezdi. İBB Başkanı Topbaş "bundan sonra otobüs durağı bile yapsam halka soracağım" dedi ama bizim belediye başkanımızın böyle bir niyeti yok gibi görünüyor.

Dün AK Parti Beykoz İlçe Başkanı danışma meclisinde Taksim'deki gençlerimiz için "Rus, Alman, İngiliz, İsrail istihbarat ve medyası yapmış" diyor. İşte bu derece sığ düşünceliler. "Beykoz'a hizmet etmek fitne sokmakla tırmanmakla olmaz" diyor.

Başkana soruyorum 10 yıldır 1 tane "şu eseri yaptım" diyebileceğin bir şey varmı? Varsa göstersin bravo diyelim. "Halkı aydınlanmasını sağladığımız için fitne fesat sokuyorsunuz" diyorlar. Yalanları çıktıkça sinirleniyorlar ve sinirlendikçe de hata yapıyorlar.

AK Parti İlçe Başkanına diyorum ki "ne olursa olsun Beykoz’da kalacaksın. CHP ile ilgili kullandığın kelimelerde dikkatli olmalısın" şeklinde tavsiye de bulunuyorum.

Çubuklu'daki olay için bir sürü dernek birçok şey söylüyor. Çubuklu'da belediye başkanı öncelikle 48 dönüm yeri kentsel dönüşüme sokmak için (bir kaç parseli işin içine sokarak) bu arsaları İBB'ye satma kararı almıştı. Ona Çiğdem Mahallesi'ndeki toplantımızda "sayın başkan bu hevesini kursağınızda bırakacağım" demiştim.

Sonra belediye başkanı çark ederek burayı satmaktan vazgeçti. İki CHP'li meclis üyemizin (Halit Kılıç ve Mustafa Yiğit) davalarından dolayı bunu satamayacağını anladı. Daha sonra buraları afet riski altına aldı, yani burayı kafaya taktı.

Böyle olunca da ciddi bir bilgi karmaşası yaşanıyor. Burada haklar verilecekse bu iki meclis üyemizin davaları sayesinde olacaktır.

İBB'den alınan arsalar ile ilgili Çelikbilek muhtarlarla yaptığı son toplantıda beni eleştirmişti. Aslında hemen arkasından cevap verecektim ama araya Gezi Parkı Direnişi girmişti, ancak bu gün kendisine cevap verebiliyorum.

Başaran Düğün Salonu'nda bir toplantı yapmıştık, orada 60 TL'den alıp 320 ile 360 TL arası satacağını ve KDV ile birlikte 460 TL olacağını söylemiştik, oda bana "yalan söylüyorsun" demişti.

Bende "tamam başkan 120'ye sat 150'ye sat" dememe rağmen, Beykoz'un en kıymetli malı olan Beykoz Kışlası'nı birilerine bir şekilde verip bu tapuları aldı yani bedavaya aldı. Şimdi ise hop hop oynayıp "para kazanacağım" diyor.

Sayın Başkan sen ne yapacağını bilmiyorsun. Ben halkımızı bilinçlendirmeye devam edeceğim. Bu 60 TL meselesinden dolayı sinirlendi. "yalan söylüyor" dedi ama ne konuda yalan söylediğimi diyemiyor.

Bütün bu suçlara AK Parti yöneticileri ve meclis üyeleri susarak ortak oluyorlar. Başkana hiç biri hiç bir şey soramıyor. 4 mahallede planlar yapıldı bunu 6 kişi biliyor, 2 meclis üyesi, başkan ve şehir plancıları toplam 6 kişi. Ben bu tavırlarının artık ciddi itirazlar göreceğine inanıyorum.

Muhtarlarımızla yapmış olduğu toplantıda bir muhtarımız başkana "biz sana inandık güvendik bu paralarla bu yerlerimizi alamıyoruz" demiş. Bir başka muhtarımız hiciv yaparak "bir mahallemiz 2 yalı yapıyor" demiş. O ise cevaben "siz sadece istersiniz" demiş.

Ey belediye başkanı, muhtar mahallenin sorunlarını çözmek için hiç bir güce sığınmadan seçilenlerdir. Tabiî ki isterler, belediye senin babanın çiftliği değildir. Vatandaş Beykozluyu azarlaman için oy vermedi.

Hizmet getirmiş, hemde hiç bir dönem olmadığı kadar getirmiş. O gün sizler görmüşsünü çok güzel maketler yapmışlar. İş sorununu çözdü de, mülkiyet sorununu ve plan sorunlarını çözdü de şimdi  teleferik yapıyormuş ve "hiç bir şey beğenmiyorsunuz" demiş.

"Fakir fukarra edebiyatı yapmayın" diyor, muhtarlara "Allah böyle ağlamaya devam ederseniz sizi yokluğa mahkum eder" diyor iyi bir demagog olduğu için, aslında AK Parti sizi yokluğa mahkum ediyorlar.

Bu kafa ile giderse muhtarlardan siyaseten gereken cevabı alacaktır. "Mahalleli verdiği oya göre hizmet alacak" diyor. Vatandaş zaten vergisini ödüyor. Siz neye göre bu hesabı yapıyorsunuz?



"Çavuşbaşı ile ilgili farklı bir uygulama yapıyoruz, bunu Hanefi Dilmaç'ın katkıları ile yaptık" diyor. Peki diğer mahallelerin yöneticileri gayret göstermedi mi? Hanefi Dilmaç'ın özelliği nedir?

Hanefi Dilmaç'la Belediye Başkanı Çavuşbaşı'nın planlarını yapmadılar. Neden Çavuşbaşı'nda sıkıntı var peki? Çünkü orada 12 milyon Kmkare 2B alanının 2-3 Kmkaresi mutlak koruma alanı, 2-3 Kmkaresinin ise inşaat izni yok. Bu yüzden çekiniyorlar, halka açıklayamıyorlar ve Çavuşbaşı halkını ikisi beraber kandırıyorlar. Çünkü tapu veremeyeceklerini iyi biliyorlar.

Emlak vergisini imzalamayan muhtarlara "ister imzalayın ister imzalamayın" diyor. "Kim bu Aydın Düzgün" diyor, "1 yıl önce çıkıp kart dağıtıyor" demiş. Daha kart bastırmadım ama tabiki dağıtacağım. Her, en az 1 yıl üyeliği bulunan partili gibi bende aday adayı olma hakkına sahibim.

Ben İncirköy'de 500'e yakın vatandaşa tapu verdik. Muharrem Ergül döneminde insanlar geldiler, karşılıklı helaleştiler ve tapularını aldılar.

"Ona beceriksizsin" diyorum kızıyor. Kendi evinin planını 4,5 yıldır beceremedi kendi evinin planını beceremeyen Beykoz'un planını nasıl berecebilir.

Önce mülkiyet sorununu çözeceksin sonra plan yapacaksın. Önce insanlar size bir güvensinler. Neymiş efendim 9 mahallede özel proje alanı yapacakmış para kazanacakmış.

"Ben 20 yıl vatandaşın hakkını yedim" diyor, "bende işgalciyim diyor", "zıkkımın kökü olsun ben yedim" diyor. Bunlar onun kelimeleri "rahmetli babam almış" diyor. "Bizde 20 sene  orada oturduk" diyor. Yalnız işin püf noktası şu; Tapuyu nereden nasıl aldığını bilmiyor. Onun tapusunu bile biz verdik. Rahmetli İsmet Özbek'e ait yerden aldı. Yani "zıkkımın kökünü yediğim yer, hak yediğim yer" dediği yer İsmet Özbek'ten satın alınmış yerdir.

Aydın Düzgün daha sonra yerel basının sorularını yanıtladı.

Not: Haber ve ve fotograflarlar için BeykozTR'ye teşekkür ederiz.

Reklam

YORUMLAR...