Reklam
Sueda Muradoğlu

Dershane çıkmazını uzakta aramayın!

Bir eğitimci olarak, bugün güncel bir konudan; ‘Dershaneler ve kapatılmaları’ konusundan bahsedelim istedim…

Eğitim hayatım boyunca sadece bir yıl (1998) dershaneye gittim. Bana bir şey kattı mı? diye soruyorum kendime, aslında ‘evet’ , bana ve geleceğime çok katkısı oldu.

Birçok sınıf arkadaşım lise 1. sınıfta dershaneye gitmeye başlamışken ben lise öğrenimim boyunca dershaneye hiç gitmedim. Okulu bitirdikten sonra, bir yıl sadece dershaneye gittim ve üniversiteyi kazandım. İnanın 4 yıl giden arkadaşlarımın çoğundan daha iyi bir puanla kazandım ÖSS’yi!

Şimdi öğretmenlikte 10. yılını tamamlamak üzere olan ve artık daha olgun düşünebilen bir birey olarak ‘dershane çıkmazının yollarını’ uzakta değil, kendi içimde arıyorum…

Aslında durum sadece KOŞULLANMA’ dan ibaret!

O günlerdeki psikolojimi çok net hatırlayabiliyorum: ‘Dershaneye gidiyorum, o halde mutlaka kazanmalıyım! Zaten bu sınavı kazanmanın başka bir yolu da yok!’ BAŞKA BİR YOLU!!! İşte anahtar cümle! Aslında ben ‘kendime güvenmekle’, ‘dershaneye güvenmeyi’ birbirine karıştırmıştım…

Sonuçta sınav günü her türlü aksilik olabilirdi v başaramayabilirdim! Ama çok net bir duruşum ve kararlılığım vardı. Aslında ‘aynı BEN’ , ‘aynı BAŞARIYI’ okulla da elde edebilirdim!

Bugüne gelirsek durum çok daha vahim; ‘dershaneye gitmeyen öğrenci hiçbir şey başaramaz gibi çok yanlış bir kanı, bir hastalık gibi yayıldı zihinlerde! Peki soruyorum sizlere, sizce biz okulda ne yapıyoruz???

Derslerde neyle vakit geçiriyoruz???

Gerekenleri fazlasıyla anlatmıyor muyuz?

Elbette anlatıyoruz. Ama maalesef okula ‘yoklama’ dan öte önem vermeyen öğrencilerin, ‘hocam çıkışta dershaneye gideceğim, orda dinlerim’ şeklindeki hadsiz cümlelerine tahammül etmek zorunda kalıyoruz! Bu durumlar karşısında ne hissettiğimizi emin olun bilmek istemezsiniz!

Yanlış biliyorsunuz efendim; aslında dershanelere filan gerek yok! Eğer öğrenci okulunun önemini, okuldaki öğretmeninin kıymetini bilirse gerekenleri fazlasıyla okulunda da öğrenebilir.Tabi ‘çuval dolusu para ödediği için daha kaliteli’ olduğunu empoze eden anne- babalar olmazsa!!!

Kendine güvenen, hedefi olan ve başarmak isteyen öğrenci için ‘sebep’ dershane değil okul olmalı! Bizler bunun için varız. ! Özel sektör kuruluşudur, devlet müdahale edemez’ diyenler, maalesef yıllardır bu DEVLETİN EĞİTİM KURUMLARININ bu kadar itibarsızlaşmasında büyük paya sahiptir!

Bunlar olurken kimsenin kılı bile kıpırdamamışken, konu dershanelere geldiğinde herkesin bir eğitim neferi ve eğitim programları uzmanı olması takdire şayan doğrusu!!!

Ha unutmadan şunu da hatırlatayım; geçtiğimiz günlerde 8. Sınıfların Ortak Sınav’larının ilk ayağı olan Kasım ayı sınavlarını yaptık. Zahmet buyurur sınav sorularına ardından da çocuklarınızın okul defterlerinde öğretmenlerinin çözdükleri sorulara şöyle bir göz atarsanız, aradaki şaşırtıcı paralellik gözlerinizden kaçmayacaktır…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...