Reklam
Süleyman Çalık

Hamleyi Başbakan yaptı!

Bir iki gün önce ofisimde otururken bir arkadaşım ziyarete geldi. Sohbet muhabbet derken konu tabi her zamanki gibi günümüz. Başladı sohbete çaylarda gelince döküldü.

Sohbet; Siyaset politika ülkenin bugünlerdeki durumuna geldi çattı. Dershanelerle başlayan, aslında Hakan Fidan’la başlamış gibi gözüken hamlenin esas temeli; Ergenekon, Balyoz peşinden 28 Şubat dalgasıyla “İlerleyen sürecin devamı diye bakarsak daha doğru olur” dedi.

Neden mi?

Başlangıç süreci Ergenekon ve Balyoz dalgası peşinden 28 Şubat. Evet gerçeği buydu. Ülkenin bu sürece girmesinden sonra Ergenekon aktörleri cıktılar meydana, yargılanıp tutuklandılar. Tabi kaçıp kurtulanlarda var. Ardından 28 Şubat aktörleri onlarda yargılanıp tutuklandılar.

Tabi bu davadan da sır olanlar oldu!

Hal böyleyken ülkede kutuplaşma süreci başladı. Ulusalcılar vatanseverler hatta milliyetçiler suçlu veya suçsuz.

Ona kararı yargı verecek.

Fakat bu süreçte ülke ciddi bir anlamda bir kaosa sürüklendi. Kimileri bunları haklı bulsa da kimileri tarafında intikam adı verildi.

Neyin intikamı diye düşünülürse eğer; geçmişe dönüpte hafızamızı biraz zorlarsak şayet şehrin göbeğinde tank yürütenleri hatırlarız. Anayasa kitabını kaldırıp atıp borsayı tepe taklak ettirenleri,para baronlarının hamlelerini…

Milli güvenlik kurulunda bilinmeyen içerdeki söylem ve eylemler. Fişlenenler, atılanlar, istifa ettirilenleri!

Engin Alan, Apo’yu getiren ekibin içinde olması Milliyetçiler kahramanı haline getirdi.

Fakat Başbakanın bulunduğu bir törende ayağa kalkmadı diye yargılanıyor anlamında değerlendirenlerde yok değil.

Tabi hal böyleyken sokak da siyasi linç olarak değerleniyordu.

Fatura hükümete kesile dursun…

Tabi bu hamlelerin kime ne kazandığına bakılması gerekiyor.

Ardından şike operasyonu ülkenin en önde gelen kulüp başkanı yöneticileri futbolcuları tutuklanıp gündem alt üst oldu.
 

Kimilerine göre gündem değiştirme, kimilerine göre çıkar operasyonu…

Kolay bir olay olarak bakmamak gerekiyor, hükümet bu olayların neticesinde ciddi ciddi yara aldı. Statlarda Başbakanı protestolara kadar gitti. Ardından Cübbeli Ahmet Hoca operasyonunun, adı da cemaat çakışması oldu.

Gezi evet gezi.

Üç ağac sökülmeye kalkışılırken ülkeyi ağaç köküyle birlikte yerinden oynattılar. Hatta dünya kamuoyununuda!

Sonradan olayı faiz lobisi baronların organizasyonuna dönüştürdüler. Kimler dahil olmadı ki, sanatçılar, iş adamları, üst düzey yöneticiler. Dış mihraplar o kadar büyüdü ki Beşiktaştaki başbakanlık ofisini ele geçirip darbe yapmaya kadar.

Tabi bu anlamda bakıldığında hükümet kanadı başta mağruru oynarken olaylar çığırından çıkmıştı toparlamak gerekiyordu mağduru oynamaya başlayıp hükümet golünü attı!

Sonucunda kurulan Gezi Platformu adındaki bir gurup listeyle cıktılar makama istekleri vardı eyleme karşılık;

1. Kanal İstanbul’un iptali

2. 3’üncü köprü’nün yapılmasının durdurulması.

3. 3’üncü havaalanın iptali ve birçok…

İkinci golü de yediler.

Başta bu projelerin durdurulması oysa ne garip değil mi ? Üç ağaç bahaneydi.

Evet, gelelim bu günümüzdeki hükümet operasyonuna ;

3Y yani 3Y ile gelen hükümeti 3Y ile gönderme operasyonu.

Birileri düğmeye bastı öyle bir bastı ki sesi bırakın ülkeyi dünyada yankılandı çınlamalarda devam etmekte sonuç ne olur şimdilik bilinmeze de gidiyor gibi gözükse de  maç devam ediyor 2-0.

Bir müddet sonra Başbakan ulusa seslenecek konuya aydınlık getirecek. Devlet içinde yapılanmanın önünü kesme operasyonu şer odakları devletin derinliklerinde.

Ergenekon balyoz 28 Şubat süreci şike cübbeli Ahmet gezi engel olamadıkları ve en sonunda da hükümeti devirme operasyonu.

Şimdi soruyorum ; sevgili yurttaşlarım milletin iradesiyle gelen bir iktidarı ancak ve ancak milletin iradesi dışında nasıl bir güç iktidardan indirebilir …?

Tüm bu çalkantılı süreçlerden sonra acısıyla tatlısıyla 2013 yılını da ardımızda bırakıyoruz . Yeni gelecek olan 2014 yılının Ülkemize ve Milletimize huzur getirmesini dilerim.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...