Reklam
Çubuklu Derneği’nden, ’Kadınlar Günü’ jesti

Çubuklu Derneği’nden, ’Kadınlar Günü’ jesti

Beykoz Çubuklu Derneği, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ kutlama geleneğini bu yılda bozmadı.

Çubuklu Derneği, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ kutlama geleneğini bu yılda bozmadı. Her yıl kadınları unutmayan Çubuklu Derneği, kadınlar günü etkinliğini artık geleneksel hale getirdi. Dernek Başkanı Erdem Çelik ve yönetim kurulunun organize ettiği etkinlikte, Beykoz’un nerdeyse tüm kadınları bir araya geldi. Kadınların önemini ve toplumdaki değerini anlatmak üzere etkinliğin konuşmacıları olarak; Dr. Merih Altıntaş, Dr. Devrim Altıntaş, CHP Meclis Üyesi Adayı ve BEDES Başkanı Gülay Demirel, Av. Ayşe Yıldırım katıldı. AK Parti Meclis Üyesi Adayı Erdal Demir ve CHP Meclis Üyesi Adayı Aydın Habil’de kadınlar gününde kadınları yalnız bırakmayan siyasi isimler oldu. Tuğba Koç ve Canan Başaran’ın seslendirdiği şarkılar salondaki herkesi coşturdu ve kadınlar doyasıya eğlendi. Arzu Başlantı’nın sunumu ile ayrı bir renk alan etkinlik, bilmeceler ve fıkralarla kahkaha dolu geçti. Bilmeceleri bilen kadınlara, hediye olarak bir kutu kahve verildi.

Çelik: Kadınlarımızın kurtuluşu, eğitimden geçiyor!

Çubuklu Derneği Başkanı Erdem Çelik, sözlerine tüm kadınların ‘Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başladı. Kadınlar günü etkinliğini tek başına organize etmediğini belirten Çelik: “Bu etkinliği tüm yönetim kurulu arkadaşlarımla beraber gerçekleştirdim. Eksik olabiliriz. Çünkü, seçimden dolayı kimi arkadaşımız muhtar adayı kimi değişik yerlerde yer aldıklarından etkinliğe katılamadılar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihte yeri çok büyük ve önemli. Gün, emekçi kadınlarımızın mücadele günüdür. Kadınlarımızın kurtuluşu, eğitimden geçiyor. Bu eğitimi de BEDES Dernek Başkanımız, mahallelerde başlatıyor. Okumak çok önemlidir. Atatürk’ümüz, 3 bin 494 tane kitap okumuştur” şeklinde konuştu.

Demirel: CHP’de kadınlara hizmet etmek için mücadele verdim!

BEDES Başkanı Gülay Demirel, kadınlar gününü kutlama günü olarak görmediğini, bir mücadelede bayrak yarışı olarak gördüğünü ifade etti ve sözlerini şu şekilde kaydetti: “Kadınlarımız birçok işte çalışıp erkeklerden daha düşük ücret almaktadır. Çalışma saatleri ücret farkı olmaksızın fazla tutulmaktadır. Kadınlarımız halen büyük ölçü de devlet sömürgesine maruz kalmaktadır. Kadınlarımızın özgürlüğü sadece kılık kıyafete indirgenirken, kadına yönelik şiddet taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri hızla artmış, ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Şu an bizi yasalar bile koruyamıyor. Yaptığım çalışmalarla kadınlarımızı hep önde tuttum ve onlar için çalıştım. Şimdi belediyede çalışarak daha geniş kesimde kadınlara hizmet etmek için aday oldum. Kadınlarımıza değer veren Atatürk’ümüzün izinde CHP’de kadınlara hizmet etmek için mücadele verdim. Hepinizin desteğini bekliyorum”.

Altıntaş: Artık bizlerde varız diyebilmek için ayakta duruyoruz!

Dr. Merih Altıntaş, emekçi kadınlar gününde kadınlarla bulunmanın kendisine ayrı bir mutluluk verdiğini söyledi. Altıntaş: “Kadının direndiği, mücadele ettiği siyasi hayatta her yerde her alanda var olduğunu sürdürdüğü bir gün. Ne acıdır ki kadınlar günümüz var.  Ancak, sesimizi bugün duyurabilme çabası içerisindeyiz. Toplumu toplum yapan iki cins vardır. Birisi kadın, birisi erkek. Mümkün müdür, birisi zincirle toprağa kitlenmişken diğeri göğe yükselebilsin. Hepimizin birbirine ihtiyacı var. Toplumun bize çizdiği rol; anne olmak, erkeğe hizmet yapmak mı? Hayır, kadının çoğu zaman erkekten daha çok becerisi var. Bizler, yıllarca başarılı bir erkeğin arkasında duran gizli kadınlar olduk. Sırtımızdan sopayı, karnımızdan sıpayı eksik edilmeyen kadınlar olduk. Ama artık bizlerde varız diyebilmek için ayakta duruyoruz. Ne yazık ki, her üç kadından biri ülkemizde şiddete uğruyor. Bu sadece fiziksel şiddet. Ekonomik, psikolojik olarak da şiddete maruz kalıyoruz. Eğer bir toplumun nerde olduğunu görmek istiyorsak; oradaki kadının yaşam seviyesine bakmamız gerekiyor. Kadın isterse bir tomanın önünde kırmızı elbisesi ile durabilir. Değişim ve devrim ancak kadınla gelebilir” şeklinde konuşmasını noktaladı.

Yıldırım: Kadınlar, kendi emeğinize ve kimliğinize sahip çıkın!

Av. Ayşe Yıldırım ise güne dair düşüncelerini ve toplumun kadına yüklediği, kadını şekillendirdiğini Pamuk Prenses ve Rapunzel hikayelerinden küçük kesitler sunarak anlattı. Kadınların varlık deryasında hiç olduğunu vurgulayan Yıldırım: “Çünkü biz kadınlar yok sayılmaya alışmışız. Tıpkı maddenin tanımı gibi, bedenen varız ama fikren yokuz. Ben kadın olduğumu sadece kadınlar gününde ya da anneler günüde görmek istemiyorum. Evde, işte, siyasette de var olduğumu görmek istiyorum. Bana çiçek vermeyin kadınlar gününde. Ben çiçek değilim, sizlerin koklayıp çöpe atacağınız. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde bile hizmetçi bayan olarak tabir ediliyoruz. Toplumda bile evlendireceğim değil, ‘Oğluma kız istemeye gidiyorum’ denilir. Biz isteniyoruz, bir fincan kahve istenir gibi. Kadınlar, kendi emeğinize ve kimliğinize sahip çıkın. Kadının kurtuluşu, kadının kendi ellerindedir” dedi.

Konuşmaların sonrası etkinlik, müzik eşliğinde çekilen halaylar ve oynanan oyunlarla geçti.

YORUMLAR...