Reklam
Hüseyin Demirtaş

Halis Din ve Samimi Dindar !

2014 yılı Kutlu Doğum Haftası’nın ana teması  “Din ve Samimiyet” olarak belirlendi. Konu ile ilgili tüm müftülükler  konferans ,panel  ve benzeri etkinlikler yapacaklar. Beykoz Müftülüğü de hafta kapsamında konferanslar ve etkinlikler yapacaktır. 

Din ve Samimiyet konusu gerçekten  dindarlığımızın kalitesi açısından gerçekten önemlidir.

Yüce Kur’an da  dindarlığı ifade eden  bir kelime  olarak “dindar” kelimesi kullanılmaz. Kur’an-ı Kerimde  ‘dindarlık’  ya da dine bağlılığı ifade eden  çok zengin bir  kelime hazinesine sahiptir. İnsanın Yüce Allah’a  bağlılığını değişik derecelerle  ifade eden  sıfat  kapsamında  değerlendirilebilecek  Mümin, Müslim,  Abid,  Muhlis, Sadık, Salih ,Mütteki,  Muhsin, Muslih  gibi kelimeler  sıkça kullanılmaktadır. 

Bu makalemizde  “ihlas ve samimiyet”  kelimelerini  birlikte değerlendirerek aralarındaki  ilişkiyi kurmaya çalışacağız.

Bu iki kelime yani ihlas ve samimiyet kelimelerini  daha net olarak anlayabilmek için  bazı ayetleri  gündeme getireceğiz.

  • Halis Süt  /  Halis Din İlişkisi ( Leben halis / Ed’Din –El’halis)

Zümer Suresi  2 ve 3. ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz  indirilen kitabın  beyanı doğrultusunda  dini yalnız Allah’a özgü kılarak kulluk edilmesini isteyerek  şöyle buyurmaktadır: 

“Biz bu Kitabı sana hak ile indirdik; sen dini yalnız Allâh’a halis kılarak (Muhlisin)  O’na kulluk et. İyi bil ki, hâlis din yalnız Allâh’ındır…”

Bu mübarek ayette yer alan “halis din “  kavramından maksat nedir ?  Dinin sıfatı olan  “halis”  kelimesi   saflık, arılık, arındırılmışlık,temizlenmiş  ve benzeri anlamları içermektedir. Şimdi ayet-i kerimeyi dikkatle okuyalım:

“Hayvanlarda da sizin için ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından (çıkardığımız) hâlis ,  içenlere içimi kolay süt içiriyoruz.” (Nahl, 166).

Bu mübarek ayette sütün, halis olması anlatılıyor. Bu süt, hayvanın karnından pislik ile kan arasından ayrıştırılarak , arındırılarak süt elde ediliyor. Bazen süte kan karışabiliyor. Kan veya pislik karışmış bir sütü kimse içmez. O zaman burada ayrıştırma ve arındırma işlemi vardır.

Burada hemen şu tespiti yapabiliriz: Yüce Rabbimiz dinimizi bize kitabı üzerinden anlatmaktadır.  Dinimizin bizlere sunulduğu kitap hak bir kitaptır. İçindeki din halistir. Bu dinin tabileri olan bizler dinin özünü bozmadan,  halis bir şekilde , hurafe ve bid’atlerle kirletmeden, bozmadan , montajlamadan, tahrif etmeden ,  gönlümüzde iman haline getirmemiz gerekiyor. Yani din halis olmalı, dindar muhlis olmalı ve bu şeklide hayatımızı istikamet üzere sürdürdüğümüzde muhlas kullar’dan olalım. O muhlas kullar ki , şeytanlar onlara musallat olamaz. (Hicr,40)

  • Nasih olmak;  şefkatli, merhametli, samimi ,içten,hasbi olmayı ifade eder.

‘Nasih’ olmanın  müşahhas hali; Hz. Musa Aleyhisselam’ın  annesine kavuştuğunda yaşadığı  hali ifade ediyor.

Herkesin malumudur ki, Firavn  İsrailoğullarının erkek çocuklarını  öldürüyor, kızlarını serbest bırakıyordu. Hz. Musa Aleyhisselam’ın annesi  Musa peygamberi doğurduğunda Yüce Rabbimiz, onu Nil nehrine atmasını  ona ilham etti. Annesi,  Musa’yı bir sandukaya konup   nehre attı. Yüce Rabbimiz, kundaktaki çocuk  Musa’ya  bir sevimlilik vermişti. Bu verilen  sevgi,   Musa’yı  Firavn nezdinde  öldürülmesi gereken biri değil, sevilmesi, karnı doyurulması ve sahiplenilmesi gereken biri pozisyonuna soktu.

“Biz daha önce ona, süt verenlerin sütünü emmeyi harâm etmiştik. Hiçbir kadının sütünü emmiyordu. Fir’avn ve âilesi, çocuğun emeceği bir dadı bulma telaşı içinde idiler. Kızkardeşi uzaktan durumu görünce sokuldu: "Sizin için onun bakımını üstlenecek ve  onu güzelce eğitecek,samimi,hasbi, şefkatli merhametli (nasih ) bir âileyi göstereyim mi?" dedi.” (Kasas,12)
Bu mübarek ayette yer  alan Nasih kelimesi; anne-çocuk ilişkisi bağlamında gelmiştir ki bu anlamı ile çok büyük bir şefkati ,içtenliği, hasbiliği  ifade etmektedir.

Yüce Rabbmiz  , Hud Peygamberin dilinden elçilerin iki özelliğini öne çıkarıyor: “Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum ve ben sizin için emin ve  samimiyim” (Araf,68)

Din adamlarının en önemli iki özelliği öne çıkmış oluyor: Güvenirlik ve samimiyet.

Yüce Rabbimiz bizlere iman,ibadet,ve toplumsal ilişkilerimizde iyi niyet, hasbi, içten, dürüst ve samimi olmayı nasip eylesin…!

Haftanın amacına uygun faaliyetlerle dolu olmasını diliyor, samimi ve hasbi dindarlığımızı artırmasını diliyorum.

  • Samimiyet testine ihtiyaç var…!

I-Yüce Allah’a karşı samimiyet...( Sadık iman, şirk’ten arınma , infak ve cehd)

II- Sevgili Peygamberimize karşı samimiyet...( kulluk modeli ,  hakikati beyan,  Muhammedi şefkat, rahmet...)

III-Yüce Kur’an’a kaşı samimiyet...(Hakkı ile okumak, bilmek,anlamak,yaşamak..., Kur’an ile yakın dostluk, onu şefaatçi bilmek, hayat rehberi)

IV- İnsan ilişkilerinde  samimiyet...( ayna vazifesi, beklentisiz,harbilik ,sahicilik,mahluka şefkat merhamet, ötekileştirmeme, kardeşine dua)

a) İdarecilerimize karşı samimiyet...( samimi, beklentisiz,istişare,hakikate sevk,yağcılıktan uzak..)

b)Birbirimize kaşı samimiyet..(ayna vazifesi, kardeşlik hukuku...)

1- Birbirimize güveniyor muyuz?

2-Kefil olabilir miyiz?

3- Borç para verebilir miyiz?

4-Emanet verebilir miyiz?

5-Menfaatimize aykırı bir şey olsa yine samimi olabilir miyiz?

6- Grup veya meşrep taassubu mu , ümmet bilinci mi?

7- Kardeş miyiz ? (Ziyaret başta olmak üzere diğer insani ve islami ilişkiler...

Hüseyin Demirtaş

Beykoz İlçe Müftüsü

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...