Reklam
’Farmville’ çiftlik oyunu Beykoz’da gerçek oldu!

’Farmville’ çiftlik oyunu Beykoz’da gerçek oldu!

’Farmville’ adlı sanal çiftlik oyunu Beykoz’da gerçek hayata uyarlandı.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta oynanan ’Farmville’ adlı sanal çiftlik oyunu Beykoz’da gerçek hayata uyarlandı.

Komşuköy: Sanal eğlence, gerçek tarım

Farmville gibi milyonlarca insanı monitör karşısına kitleyen bir oyunun gerçek olduğunu düşünün. Bilgisayar başında verdiğiniz komutlarla arsanıza gerçekten sebze-meyve ekilse, bakıp büyütüp hasat ettiğiniz sebze-meyveleriniz evinize gelse, istediğiniz zaman da arsanıza gidip kendi çapanızı yapma, gıdanızı dalından koparma şansınız olsa muhteşem olmaz mıydı? Komşuköy ile artık bu mümkün.

Uzun zamandır açılmasını beklediğimiz, şehirli insanın yerel tarım yapmasına, doğal sebze-meyve tüketmesine ve toprağa dokunmasına vesile olacak Komşuköy, internet üzerinden arsa satışına başladı. Yeşilist’ten Deniz Aytekin köy kurucularından Özden Akyıldız’la buluşup proje hakkında merak ettiğiniz her şeyi sordu.

Türkiye’de gıda konusunda ciddi bir korku var, kanuni bir etiketleme sistemi olmadığından tüketici ne alacağını da bilemiyor. Komşuköy’de tarım nasıl yapılıyor?

İnsanların organiğe de güveni yok, sertifikaların verilme süreçleriyle ilgili sorun var. Biz Komşuköy’de organik tarım yapmıyoruz, biz geleneksel ve doğal tarım yapıyoruz. Bu da ’eskiden şöyle yapılırdı’ diye anlatılan şey. Fidelerin yerel olduğu, herhangi bir şekilde hormona bulaşmadığı, GDO’suz tohumlarla, hormonsuz gübre kullanılarak yapılan geleneksel tarım biçimi. Komşuköy fikrinin doğuşu da tüketicinin kendisinin de dahil olabileceği şeffaf bir tarım yapmak üzerine kurulu. Komşuköy onların kendi çiftliklerinde onlara hizmet eden çiftlik ekibi aslında. Biz kendimizi öyle tanımlıyoruz.

Komşuköy’de arsa satışları başladı. Pazara girişiniz nasıl olacak?

İlk ekim döneminde 14 ekilebilir ürünümüz var. Aradığımız standartlarda bu ürünleri bulabildik. Bazı özellikle istediğimiz sebzelerin oynanmamışını bulamadığımızdan ekleyemedik. Bizim çok çeşit vaadimiz olmayacak bizim vaadimiz doğal tarım yapılması ve her aşamasını bildikleri şaffaf bir üretim yapabilmek.

İlk köyü Cumhuriyetköy’de başlatıyoruz. Bu sistem çok yeni bir kavram olduğundan tüketici de bu sıcak teması hisssetmesini istiyoruz. Kitlemizi metropol çiftçileri olarak tanımlıyoruz. Şehirliler çok bilinçli bir çiftlik ekibine sahip. İlk dönemde 500 bahçeyle başlıyoruz. Sonraki fazlarımızda ülkenin geneline yayılacağız. Zeytinlik kiralaması, Akdeniz ve Karadeniz’de kiralamalarımız olacak. Tüm tarlaları ziraat mühendisimizin ışığında seçiyoruz. Çevredeki arazilerin bizim ekim alanımıza zarar vermemesi gerektiğinden seçici olmak zorundayız. Çevresel ve altyapılsal özelliklere çok dikkat ediyoruz.

Kiralamalar 20 ve 40 metrekarelik alanlardan oluşuyor. Sıra usulü tarım yapılıyor. 20 metrekareye 7 sıra ekim yapılabilir. En fazla 7 çeşit ürün ekebilirsiniz. Verimlilik için sıra usulü çok önemli. İşin matemetiği var. Kullanıcı ihtiyacına göre hangi üründen ne kadar istediğini seçebiliyorlar.

20 metrekareden ne kadar ürün alınabilir peki?

Biz websitemizde her ürünün ne kadar verim vereceğini biliyorlar. Ama mesela domates ektiniz ve çok verimli oldu. Diyelim ki fazla geldi. Diğer köylülerle takas yapabiliyorsunuz. Kendi ürünleri dışında Komşu Köy’de yetişen tüm ürünlerle takas yapabilecekler. Böylelikle köy hayatındaki alışkanlıkları da yaşatmaya çalışıyoruz. İki yıldır altyapı çalışıyoruz. Önce uzun süre algoritma ardından da operasyonel çalışma yaptık. 15 dönümlük bir arazimiz var.

Komşuköy fikri nasıl ortaya çıktı?

Aslında ihtiyaçlardan ve genel ihtiyaç analizlerinden ortaya çıktı. Biz de şehirde yaşayan ve sağlığımıza dikkat eden, belirli bir yaşam kalitedsini tutturmaya çalışan insanlarız. Aynı kaygılar bizde de vardı. Proje ekim dikimle başladı ama asıl amacımız tam bir köy hayatı inşa etmek.

Bütün ürünlerin herhangi bir şekilde zarar görmemesi için sürekli sağlık kontrolleri yapılacak. Çiftçilerimiz, saha müdürümğz, lojistik sorumlumuz ve sistem yazılımcılarımız var. Organik büyüyen bir yapıyız. Toprakta başlayıp ilerleyen dönemlerde ağaçta yetişen sebze-meyve kiralamalarına da geçeceğiz ve hasat festivallerimiz olacak.

Sistem operasyonel olarak nasıl işliyor?

Sanaldaki bir hareketi gerçek hayatta interaksiyona geçiren bir yapı. Köy hayatındaki başka doneleri de dahil etmek istiyoruz. Köy kahvemiz yapılıyor. Hafta sonları gelip orada vakit geçirmelerini toprak ve sebzelerine dokunmalarını istiyoruz. Kendi bahçeleri, biz olabildiğince yönlendirmeye çalışıyoruz. İstanbul’a uzak lokasyonlar için gidip kalabilecekleri bir yapı planlıyoruz.

Biz Komşuköy’de şehirde yaşamaktan bıkıp tası tarağı toplayıp sakin bir yere göç etme lüksü olmayan insanların bu sakin hayatı deneyimlemesini sağlamayı hedefledik. Bu lükse sahip insanlar var. Bazı şanslıların evlerinin arkasında bahçe var, ya da çekip gidiyorlar, bambaşka yerlerde bambaşka hayatlar yaşıyorlar. Seçim olarak da bu bir lüks. bizim arkabahçemizde yerimiz olmasa bile bir tarlamız oluyor artık. Tüm hayatımızı değiştirip bir sahil kasabasına gidemiyorsak bile o süreci deneyimleyebileceğimiz bir platformumuz oluyor.

Şehirde hafta sonları Polonezköy gibi yeşil alanlara gitme alışkanlığı var. Komşuköy yeni bir haftasonu lokasyonu olacak mı?

Biz orada çocuklu aileler olsun istiyoruz. Süprizlerimiz olacak. Örneğin, çilek nerede yetişiyor yeni nesil bilmiyor. Biz bu dengeleri sıcaklaştırmak istiyoruz. Okullarla görüşüyoruz, çok sıcak bakıyorlar. Biz tüketim toplumuyuz her şey çok hızlı ve tahammülsüzlük var. Köy hayatı o kadar hızlı değil, dolayısıyla Komşuköy de değil. Bugün ektiğiniz domates için 2-3 ay bekliyorsunuz çünkü o bir süre.ç, emek, değer. O yüzden indsanlar bunlar bahçemden dediğinde gözlerinin içi parlıyor. Çünkü o sürece dahil olmuş oluyorlar.

iPad jenerasyonuyla aynı dili yakalayabiliceğiz. Sanal karakterlerimiz var, aynı zamanda emek verme bişi için çaba sarfetmeyi öğreniyor olacak bir çocuk. Bunu ben yaptım diyebilecek. Sofra kültürü bizim için çok önemli, aileyi birleştiren bir şey. Herkesin sofraya konana bir emeği olması bizce çok önemli. Sanalda komut verip ğrğn yetiştiriyorsunuz eve geliyor ve isterseniz gidip bunu kendiniz yaşıyorsunuz. Dalında görmek herkes için ayrı bir tatmin. Bir oyun gibi arayüzünüz olacak. Oraya gitmeden de ürünlerini görebilsinler istiyoruz bu yüzden alana kamera sistemi yerleştiriyoruz.

Toprakla uğraşmak o kadar yorucu bir şey ki düzenli spor yapan insanlar bile bir gün tarlada çalıştıklarında ne kadar farklı kas gruplarına sahip olduklarını fark ediyorlar. Endüstriyel döneme geçilmeden önce herkes gıdasını kendi üretiyor ya da takas usulü değştiriyordu biz de bu deneyimi canlandırmak için böyle bir işe giriştik.

Ürün bakımları nasıl yapılacak kullanıcılar tarafından?

Herkesin bütçesine göre paketler var. Her pakette temel bakımlar var. Damla sulama, çapalama, ilaçlama, organik tarımda kullanılan ilaçlama, zirai danışmanlık, sağlık kontrolü ve çiftçilik hizmeti. Kullanılan her ilaç sitede yayınlanıyor zaten. Tarla çok organik bir şey, tüm kontrolü kullanıcıya bırakamayız. Bir tarladaki hasar tüm arsaları sarabilir biz de böyle bir şeye anında müdahale etmek zorundayız Bunun dışında tele alma, yaprak gübreleme gibi ek hizmetler de var. Şu an kütüphanemizden detay öğrenebiliyorlar. Domatesinizi tele sararak verim artırma şansınız olacak. Biz bunları siz tarım yaparken de öneriyor olacağız zaten. Ekim ve hasat ise tamamen kullanıcı kontrolünde.

Peki, ben tarlamı başboş bırakırsam ürünümün ölme riski var mı?

Öldürmüyoruz çünkü sizdeki deformasyon herkesi etkiliyor. Önümüz yaz, tatile giderken otomatik bakım seçeneğiniz var, açarsanız hasat dahil her şey yapılıyor ve düzenli olarak bilgilendiriliyorsunuz. Ambarda ürünleriniz bozulma noktasına gelirse e-maille ulaşamazsak bu ürünü ne yapalım diye arıyoruz teslim almazsa Komşuköy ambarına bağışlıyoruz. Tavsiye edilen bir hasat süremiz var. onu aşamıyorsunuz çünkü o zaman ürünün kalitesi düşüyor. Siteyi açınca ambarınızda neler olduğunu ve ne kadar zaman daha orada kalabileceğini görüyorsunuz.

Komşuköy olarak çeşitli derneklerle bağlantımız olacak, isteyenler hasatının bir kısmını bu derneklere bağışlayabilecekler. Bu kullanıcılar bizim melek çiftçilerimiz olacak. Ürün gidecek ilgili derneklere, çünkü sağlıklı beslenmek herkesin hakkı. Kullanıcılarımızın da bu duygu ve sinerjinin içinde olacaklarını düşünüyoruz.

Fiyatlar nasıl?

Websitesinden görülebiliyor. Aylık 70 ila 170 lira arasında değişen paketler var. Tanışma paketimiz var 6 aylık. En az 6 ay üye olunabiliyor. Zaten ekmeniz ve büyümesi 6 ay sürüyor. En uzun kiralamamız da 2 yıl.

Komşu Köy’de bahçesi olmayanlara da ürün satışı yapacak mısınız?

İnternet sitemizde bir Komşupazar’ımız olacak. Burada Komşuköy ambarında olan fazla ürünler ve bizim güvendiğimiz, ekolojik üretim yapan başka üreticilerin bizler için ayırdığı birtakım ürünler olacak. Ama tabii bu satış oldukça küçük oranlarda, butik bir satış olacak.

Tohum ve fide araştırmanızı yaparken yerel tohum ve fideler bulmakta zorlandınız mı? Bu sorunu nasıl çözdünüz?

Babaannelerimiz tohumları peçeteler arasında saklar, kurutur. Yerel tohum yok ve bulunamıyor değil ama iyi aramak gerekiyor. Endüstriyel tarım Türkiye’de çok yaygın biçimde görülüyor. Geleneksel olanlar için de doğru yere bakmak lazım. Tohumun sayısı fazla değil, çünkü talep fazla değil. Önceden planlamak gerekiyor. Biz de o yüzden önümüzdeki günlerde Komşuköylülere 1 yıl önceden tohum ve fide seçme şansı vereceğiz. Ziraat bölümümüzün başında sistemlere çok hakim ve çok deneyimli biri bulunmakta. Endüstriyel tarıma kendini kaptırmamış ve yerel tarımı hatırlayan çiftçilerle çalıştık.

Biz ucuza tarım yapmaya çalışmıyoruz. Ona çalıştığınızda devreye çok kaygı giriyor. Biz hakkıyla, fiyat kaygısıyla değil içerik ve kalite kaygısıyla tarım yapıyorz. Fiyat kaygısıyla bu kadar kaliteli bir yapılanmaya ulaşmak mümkün değil.

İnsanlarda en az sebze meyve kadar et ve süt ürünleri konusunda da kaygılar var. Sizin böyle bir planınız var mı?

Evet ilerleyen dönemlerde Komşuköy’ün sağlıklı ve geleneksel yöntemlerle hayvancılık yapılacak. Şehirde yaşayan bir çocuğun bir tavuğun altından yumurta alma imkanı olacak.

Otel ve restoranlarla çalışmayı düşünüyor musunuz, talep var mı?

Talepler var ve bu bizim de istediğimiz bir şey. Mutlaka ekolojik olanların değil, gurme restoranların da böyle istekleri oluyor. Zaten bir yemeğin lezzeti içeriklerinin tadı ve aromasıyla tamamen değişiyor. Restoran otellerle işbirliği yapacağız. Onların mutfak ihtiyaçlarına yönelik lezzetleri kendi bahçelerinde yetiştirme şansları olacak. Gerekirse onlar için özel seçkiler de hazırlayabiliriz.

Bu kadar yoğun betonlaşma ve inşaatın olduğu İstanbul’da arsa bulma konusunda sıkıntınız oldu mu?

Hiç olmaz mı? Bir kere toprağın tarıma elverişli olması gerekiyor. Ki bunun da birçok parametresi var. Eğimli olmaması gerekli, güneşi alabilmesi için etrafında çok sık orman olmaması gerekiyor. Etrafta yol ve insan kirliliği olmaması gerekiyor. İstanbul’da çok kolay değil bu parametreleri karşılamak. Ama imkansız da değil, Cumhuriyetköy’de çok güzel bir arsa bulduk. İnsanları görsel ve dokusal olarak mutlu edecek pozitif bir alan yarattık içimiz o konuda rahat. Gitmek de Kavacık’tan 20 dakika sürüyor.

Konuşmayı unuttuğumuz bir şeyler var mı?

Kullandığımız tüm gübre ve ilaçları websitesinden yayınlıyor olacağız. Komşuköy’e üye olanlar da mutlaka bahçe satın almak zorunda değil. Cumhuriyet Köyü’ndeki köy kahvemizin aynısından sitede de sanal olarak bir kahvemiz olacak ve tüm üyeler orada konuşabilecek, farklı lezzetler ve tarifler paylaşabilecekler. Bahçe kiralasın ya da kiralamasın, sağlıklı yaşam ve bahçecilik hakkında bilgilenmek isteyen herkesin bulacağı içerikler olacak sitede.

YORUMLAR...