Reklam
Sueda Muradoğlu

Bir tarih yazıldı; yine, yeni ve yeniden…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarihten bu yana gördüğü en muazzam günlerden biri olarak tarihe geçti; 31 Mart 2014…

Bir tarih yazıldı; yine, yeni ve yeniden…

Bir devletin bekası nasıl sağlanır, birlik ve beraberlik ne demektir, bir ülke nasıl tüm dünyaya karşı ‘’Dik Durur’’ bunu gösterdi Türkiye! Herkese ve her şeye rağmen…

Şöyle bir göz atıyorum son aylarda olanlara da; ne badireler atlattık milletçe!!! Ne tuzaklar kuruldu, ne oyunlar sahnelendi, ne itibarlar çiğnendi, gönüller kırıldı ve ne iftiralar atıldı???

En acısı da tüm dünyaya karşı ‘Bir’ olmuş, ‘Birlik’ olmuş bir milletin evlatları, yani bizler yaşadık bunları! Atalarımızdan devraldığımız ‘Ruha’ nerdeyse ihanet ettik…

Ettik, çünkü; içimizden, bizden, bizim insanlarımızdan bazıları düşmanlarımızla birlik oldu. Kalenin kapısını içerden açıp, düşmanı buyur etmeye kalktı bazıları! Elbette izin vermezdik, vermedik de! Ama unutmadık da olanları ve unutmayacağız…

Allah elbette doğrunun yari, doğrunun yardımcısıdır. Yine  öyle oldu. Ama ne acıdır ki bu süreçte kendi kendimizi elekten geçirmek zorunda kaldık ve maalesef bazılarımızı kenara ayırdık! Keşke böyle olmasaydı! Keşke herkes önyargısız ve objektif olabilseydi. 10 yıldır bu hükümetin yaptığı güzel şeyler keşke görülebilseydi…

Eleştirmeyi bildiğimizi yarısı kadar takdir etmeyi de bilebilseydik! Ülke menfaatlerimiz her şeyin üzerinde tutulabilseydi mesela! Kol kırılsa ama yen içinde kalabilseydi! Medet umulmasaydı dost olmayan coğrafyalardan! Ve ayrılabilseydi futbol fanatikliği ile siyaset birbirinden…

Ama olmadı!

Hem kazananı hem de kaybedeni tebrik edebileceğimiz bir yarış değildi bu olan… Centilmence geçmedi çünkü yarış…

Söylenecek, yüze vurulacak çok şey olsa da diyorum ki şimdi: Ne önemi var? Ne önemi var, çünkü, birden fazla yüze sahip olanların her zaman gösterecekleri başka bir yüzleri vardır…

Ne çirkin yüzler yadigar kaldı hafızalarımıza! Ama elbette dahası da vardır! İşte bu yüzden hiçbir ‘zafer’ rehavet sebebi olmamalı…

Doğru bilinen yollarda tavizler doğmamalı ve unutkan olmamalı!

Önümüzde yine önemli günler var bizi bekleyen. Diliyorum bu kez her şey farklı olsun. Saygı ve sevgiyi elden bırakmadan olsun-bitsin bu cumhurbaşkanlığı seçimimiz. Derdimiz hep birlikte ‘var olmak’sa bu böyle olmalı! Kimse kimsenin üstüne basmamalı!

Üç kıtaya adaletle, sağduyuyla hükmetmiş, her; dine, dile, inanışa saygı duyup sahip çıkmayı bilmiş ataların evlatları olarak, hiç değilse Türkiye Cumhuriyeti’ne ve birbirimize sahip çıkabilmeli!!!

Yoksa bu vatanda böyle rahat nefes alamamalı…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...