Reklam
Muhtarlar Birliği’nin yeni Başkanı ile Beykoz’a dair

Muhtarlar Birliği’nin yeni Başkanı ile Beykoz’a dair

Beykoz Muhtarlar Birliği yeni Dernek Başkanı Hüsnü Kolcu ile bir araya gelerek muhtarların ve Beykoz’un sorunlarını konuştuk.

Beykoz Muhtarlar Birliği Dernek Başkanı ve aynı zamanda Çubuklu Mahalle Muhtarı olan Hüsnü Kolcu ile bir araya gelerek muhtarların ve Beykoz’un sorunlarını konuştuk.

Belediyenin verdiği yardım ödeneklerini yerel seçim döneminden beri alamadıklarını belirten Kolcu, köy statüsünü kaybedip mahalle olan muhtarlıkların da sıkıntılarını dile getirdi.

Dernek binasında gerçekleştirdiğimiz röportajımızda gazetemize konuşan Kolcu, Beykoz’un gündemine oturan uyuşturucu konusunda ise, “Bu soruna köklü kanun lazım. Bana göre uyuşturucuya ağır bir ceza vermeli. ’İçiciyim’ diyen çıkıyor gidiyor. Bunun sonu böyle gelmez. Bunun sonu gelmezse gençlerin sonu felaket” yorumunda bulundu.

Kolcu, Beykoz’daki mahalle muhtarlarının 23 Temmuz günü düzenleyecekleri iftar yemeği ile bir araya geleceklerinin de bilgisini verdi.

Muhtarlar Birliği Dernek kongresinde niçin aday oldunuz?

Her toplumda insanlar olabildiklerinin en iyisine çıkmak isterler. Bir de şu var:  Daha önceki yönetimin iyi olduğu yönleri vardır, eksik olduğu yönleri vardır. Biz onlardan daha iyi yapabiliriz düşüncesi ile aday olduk. Muhtarların belli sıkıntıları var. Bunları giderme adına kendimize güvendiğimiz için ve daha önce bu konuda tecrübelerim olduğu için aday oldum.

Derneğe diğer başkanlardan farklı olarak bir yenilik katacak mısınız?

Muhakkak ki. Kafamızda projeler var. Yavaş yavaş harekete geçireceğiz. Muhakkak katmalıyız, zaten katamazsak o zaman bir anlamı yok.

Projeler dediniz, projeleriniz neler açar mısınız?

Dernek olarak yakın zamanda bir yemek düzenleyeceğiz. Eski muhtarları unutmamak adına gerçekleştireceğiz bu yemeği. Örneğin seçimlerde kaybetmiş muhtarlarımızdan kopmayacağız. Artık dernekler kendi başlarına biraz pasif kalıyorlar. Çünkü gelişen şartlar bunu gerektiriyor. 2B’de çok önemli çalışmalarımız oldu. Ama bir onunla kalmamalı. Çok daha farklı ve sosyal olmalıyız. Bugün belediye kurumları yardım dağıtıyorlar. Bana göre yanlış yapıyorlar. Gelip bana sormuyor ‘bu adam fakir mi’ diye.

Peki, muhtarların sıkıntıları neler?

Muhtarların sıkıntısı çok. Örneğin; mahalle bazında artık eskisi gibi evrak girdi ücreti yok. Bizim dernek olarak giderimiz var, muhtarlar olarak kendi sekreterimize giderimiz var. Bunları hep cebimizden karşılıyoruz. Bunu karşılayamayacak durumda olan arkadaşlarım da var. Sekreteri olmayan arkadaşlarım da var. Köyler biliyorsunuz mahalle oldu. Köylerin daha önce bir tüzel kişilikleri vardı, mal varlığı da hepsi alındı. Onlar tüzel kişiyken insan çalıştırıyorlardı, maaşlarını verebiliyorlardı. Şimdi onlar da bizim gibi mahalle oldu. Onların sıkıntıları bizden de fazla. Hiçbir alt yapı yapılmadan birden bire geçiş yapıldı. Bana göre bu belediyeye de bir külfet, o muhtarlıklara da külfet.

Kongrede, muhtarların belediyenin kendilerine yaptığı ödeneği alamadıklarından söz edilmişti. Şu anki durum nedir?

Muhtarlar olarak belediyeden aldığımız 350 lira yardım vardı. O da bir sonuca bağlanmadı. 500 lira yaptıklarını deklare ettiler ama şu an 1 lira aldığımız yok. Bazı prosedürlere takıldıklarını söylüyorlar. Bunu görüşmek için toplantı yapacağız. Seçimden beri bu ödemeyi hiç alamadık. ’Biriken hakkınızı alacaksınız’ dediler bize. Ama biz bir şey alamadık. Önce fatura istediler bizden. Ödemiş olduğumuz elektrik, su, doğal gaz, kira, telefon, internet paralarını, sekreterya sigortalarını istediler son anda ondan da vazgeçildi. Başka bir yöntem uygulanacakmış.

Bu ücretleri alamama durumu diğer ilçelerdeki muhtarlıklarda da geçerli mi, yoksa Beykoz’da yaşanan bir durum mu?

Kanun maddesi şunu söylüyor aslında:  Belediye bütçesi imkanlarında muhtarların saf giderlerini karşılar. Bu madde esnek bir madde. Saf gider deyince nakdi yardım yapamaz anlamına geliyor. Burada bir yorum farkı var. Bu ödeneği alan İstanbul’da 8-10 belediye var ve çok çok üstünde alan da var. Benimle birlikte 4 buçuk yıldır çalışan sekreterimin maaşını ve sigortasını kendi emekli maaşımdan karşılıyorum.

Sizin de Cavit Gül gibi muhtarlıktan siyasete geçme gibi bir düşünceniz var mı? Sizce muhtarların siyasetle aralarında bir mesafe olmalı mı?

Muhtarlar siyasetin hepsine aynı mesafede olmalı. Görev yaptığı müddetçe içindekini kendine saklamalı. Biz her siyasi görüşteki seçmenden oy almışızdır. Burada bir taraf tutmak mümkün değil. Bazen eleştiriliyorum. ’Sen AK Partili misin, belediye başkanının yanında görünüyorsun’ diyorlar. Bu gayet doğal. Benim belediye başkanım, tabi ki yanında olacağım. Hizmeti ondan alıyorum ve her ihtiyacımı ona götürüyorum ben. Onun yanında olmaktan daha doğal ne var? Ama siyaset olarak asla hiç kimseye ayrımcılık yapmam. Herkese aynı mesafedeyim. İlerisi için siyasetle ilgili bir düşüncem yok. Muhtarlığı seviyorum.  Bir meclis üyesi olsam sanmıyorum insanları bu kadar kucaklayacağım.

Biraz da Beykoz halkının sorunlarına değinir misiniz?

Beykoz’un günlük sorunları var.  Ufak tefek sorunlar anında olmasa da çözülüyor. Ama Beykoz’un genel sorunları var. En büyük sorunu da mülkiyet. Mülkiyet meselesi halloldu bir nebze. Ama imar sorunu var. Örneğin; benim mahallemde yapılan son çalışmadan sonra evet kaldırımlar çok güzel söyleyecek bir şey yok ama araç parkları bitti. Araç park ettiğiniz zaman orada kesinlikle bir kazaya gebesiniz. Buraya yaya kaldırımı lazım ama imarsız bir gelişme olmaz. Varoş bir gelişme olmuş, sokaklarımız pek hoş değil bu konuda.

Biliyorsunuz, Beykoz’un gündeminde şu an uyuşturucu büyük yer kaplıyor. Sizce, uyuşturucu sorununun çözümü konusunda en önemli adımları atacak kurumlar ya da kişiler kimler?

Bence bu temelde aileden başlar. Aile, muhtarlıklar, belediyeler, resmi kurumlar, spor kulüpleri, il dernekleri hep bir araya gelirsek belki bunda başarılı olunur. Çünkü, bunun altında büyük bir rant var. Kimsenin tek başına çözebileceği bir iş değil bu. Polisin bile zorlandığı bu konuda ben muhtar olarak ne yapabilirim? Bu soruna köklü kanun lazım. Bana göre uyuşturucuya ağır bir ceza vermeleri lazım. İçiciyim diyen çıkıyor gidiyor. Bunun sonu böyle gelmez. Bunun sonu gelmezse gençlerin sonu felaket.

Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?

Bize derler ya demokrasinin ilk taşı diye,  lafta. Biz karşılıklı sevgi ve saygı anlayışı içerisinde bütün kurumlarla iyi niyet içerisinde görüşmeye, yardımlaşmaya her zaman hazırız. Ama bizim onlara gösterdiğimiz sevgi ve saygıyı herkesten bekliyoruz.  Muhtarlar olarak arkadaşlarımın çoğu cefakarca bu işin içine girmişlerdir. Bütün kurumların bizi kaile almaları, yanlarına gittiğimiz zaman sorunlara eğilmelerini vatandaş için istiyoruz. Bürokrasi çok yavaş işliyor. Benim beş yıldır bekleyen sorunlarım var mahallede. Ocak ayında verdiğim bir dilekçenin yanıtı yeni geldi mesela.

Haber: Burcu Çelik

YORUMLAR...