Reklam
Erdoğan Beykozlularla buluştu

Erdoğan Beykozlularla buluştu

12 Haziran'daki genel seçimler için İstanbul'daki ilk mitingini Beykoz'da düzenleyen Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'yi sert dille eleştirdi BDP'ye yüklenmeyi ihmal etmedi.

 Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu mitingde vatandaşlar Erdoğan'ı "Türkiye, Beykoz seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşıladı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı mitingde Beykoz Emniyet Müdürü Enver Çolak, çalışmaları bizzat yerinde takip etti.

Beykoz Belediyesi Başkanlık Binası Önü?nde partililere seslenen Erdoğan, yapmış olduğu konuşmasında seçimlere 50 gün kaldığını ve 50 gün sonra Türkiye'de ustalık döneminin adımlarını atacaklarını söyledi.

 

12 Haziran'da ustalık dönemi başlıyor

3 Kasım'da yola çıktıklarında bir çıraklık döneminin adımlarını attıklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, bu dönemi Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinin üzerine bina ettiklerini ve bugünkü yöneticilerle mukayese edilmeyecek bir mesafe aldıklarını belirtti.

Türkiye'nin 81 ilinde başlattıkları bu sürecin başarılarla dolu olduğunu ve 22 Temmuz'da kalfalık dönemini başlattıklarını belirten Erdoğan, ''Şu anda kalfalık dönemi bitiyor. 12 Haziran'dan itibaren ustalık dönemi başlayacak'' dedi.

Erdoğan, içerde ve dışarıda uluslararası camiada gerçekten Türkiye'yi çok farklı bir yere taşıdıklarını, artık gündemi belirlenen değil gündemi belirleyen bir Türkiye olduğunu söyledi.

 

İlçemizde yapılan hizmetleri yeterli görmediğini ve Beykozlularla el ele vererek yerelde de çok daha modern ve farklı bir yere taşıyacaklarına inandığını dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bunun için de Beykozluların desteğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile arasında devam eden Bozkurt polemiğine de değinen Erdoğan, "MHP'ye gönül veren ülkücü kardeşlerimi bozkurtlardan ayırıyorum. Birileri bozkurtlarımı yürütürüm diyor. Biz diyoruz ki, milletle yürüyoruz" ifadesinde bulundu.

Vatandaşı sen inletmedin mi?

Erdoğan, 12 Haziran öncesinde eğitimden sağlığa, adaletten, emniyete, ulaşımdan, enerjiye kadar günümüze dek neler yapılanları vatandaşa soran Başbakan Erdoğan şunları söyledi: ?Bu anamuhalefetin şu anda 'şunu yaptık' diyebileceği bir şeyi var mı? Ama dikkat ederseniz şu anda çok uçuk, afaki şeyler söylüyor. Geçmişte biliyorsunuz bazı siyasiler şunu söylüyordu. Şu filanca ne veriyorsa ben 5 fazlasını vereceğim diyordu. Şimdi bakıyorum Sayın Kılıçdaroğlu da aynı mantıkla gidiyor çünkü o bırakın ustalığı, kalfalığı, daha çırak bile değil siyasette. Öğrenecek bu işleri.

Zira devlette SSK Genel Müdürlüğünü bu beyefendiye verdiler. Devraldığı zaman zarar etmeyen bir SSK varken, 8 yıl orada kaldı ve kaldığı dönem içinde SSK sürekli zarardaydı."

 

Başarılı olamadın Kılıçdaroğlu

Başbakan Erdoğan, şimdi de aile sigortası dediklerini ve bu kanunun 1970'li yıllarda çıktığını kaydederek, ''Ben uygulanmayan kanunu ne yapayım. Bana uygulanan kanun lazım. Bak biz şimdi her doğanı genel sağlık sigortasından istifade ettiriyor muyuz? Neredeydin? SSK Genel Müdürüydün niye yapmadın. Biz yaptık bak'' diye konuştu.

Artık SSK Hastanesi ayrımının olmadığını, her hastanenin vatandaşın hizmetinde olduğunu ifade eden Erdoğan, vatandaşların özel hastanelerden de faydalanabildiğini söyledi.

Erdoğan, ülkede hangi kurum ve kuruluşta ne kadar hastane varsa devletin koordinatör devlet olduğunu ve bunları koordine ettiklerini, SSK'yı ve diğer kurumların hastanelerini birleştirerek tek tipe döndürdüklerini, vakıf ve özel sektör hastanelerini de birleştireceklerini söylediklerini anlatarak, şunları kaydetti:

 

Vatandaş istediği hastaneye gidebilecek

"Benim vatandaşım hangi hastaneyi isterse oraya gidebilecek. İstediğiniz yerden ilacınızı alabiliyor musunuz? Artık ilaç kuyrukları diye bir şey var mı? Az önce robotla bir hastane açılışı yaptık. Beykoz'daki hastanede robotla ameliyat yapılacak. Şu anda Türkiye'de 12 hastanede var. Nereye geldik. Bunların adı bile anılmıyordu. Sayın Kılıçdaroğlu sen nerede yaşıyorsun? Bu başka yerlerde yaşıyor ama çıkıp şu anda yazılı görsel medyanın bir kısmını da almış yanına onlarla bol bol kendine göre atıp tutuyor ve yaptığı tek şey var; ambalaj ve maalesef doğru olmayan vaatler. Dürüst olun dürüst.

Tek şey söylüyorum, SSK Genel Müdürlüğün döneminde sürekli zararda oluşunu neyle izah edeceksin? Sen bir defa başarılı bir bürokrat olamadım. Başarısızsın. Orada bu işi başarılı kılamayan bir kişi olarak sana bu devlet nasıl emanet edilsin. Zaten benim milletim böyle bir şey yapmaz da, evelallah buna inanıyorum ama olur ya söyledikleri Nasrettin Hoca'nın dediği gibi göle mayayı çalıyor ya tutarsa diyor ya vatandaş olur ya ya tutarsa. Sakın ha. Öyleyse ne yapacağız şu kalan 50 günde hanım kardeşlerim, erkek kardeşlerim gençler hep beraber el ele dolaşmadık mahalle sokak bırakmayacağız. Kapı kapı dolaşacağız. Durmak yok. Ustalık dönemine hep beraber başlayacağız ama kararlı bir şekilde başlayacağız.''

 

Hayal edilemeyen yere bizim uygulamalarımız ulaşır

Başbakan Erdoğan, dev vaatlerinden bir tanesinin de kent hastaneleri olduğunu ve dev sağlık kampüsleri kuracaklarını belirterek, bunlardan birinin Anadolu diğerinin Avrupa yakasında olacağını ve yaklaşık 1.5 milyon metrekarelik alan üzerine kurulacağını söyledi.

Bu hastanelerde, vatandaşın sokakta sedye üzerinde taşınmayacağını ve şu anda bu hastanelerin mimari projelerinin hazır olduğunu ve ihalesinin yapılmak üzere olduğunu belirten Erdoğan, İstanbul'un Avrupa yakasındaki yerin belli olduğunu, Anadolu yakasındaki yer üzerinde de çalışmaların yapıldığını anlattı.

Bunların kendilerine yakıştığını ifade eden Erdoğan, ''Onların hayal etmedikleri yere bizim fiilimiz, uygulamalarımız ulaşır'' dedi.

 

Seçimde %10 barajı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 10 seçim barajının kalkmasını isteyenlere seslenerek, ''Tamam bizim hükümetimizden önce DSP, MHP, ANAP beraberdiniz, niye kaldırmadınız? Kaldırsaydınız. Yani siz kaldırmıyorsunuz şimdi bakıyorsunuz ki artık durum tehlikeli, bundan sonra bu millet bizi hep yüzde 10 barajının altında tutacak, onun için 'yüzde 10 barajı kalksın' diyorsunuz. Artık benim milletim bunları yutmuyor'' dedi.

Erdoğan, partisince Beykoz'da düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bu aralar sık sık yüzde 10 barajından bahsedildiğini belirterek, şunları söyledi:

''Bu oyunu hep beraber bozacağız. Şimdi yüzde 10 barajını kim getirdi, biz mi getirdik? Bizden öncekiler getirdi. Biz, 16 aylık partiyken yüzde 10 barajına rağmen devlet yardımı almadan, halkımın desteğiyle yüzde 34 ile iktidar olduk. Şimdi CHP, yüzde 10 barajını devamlı gündeme getiriyor. Peki CHP sen iktidardın, iktidarlığın döneminde kenarından köşesinden de olsa koalisyon hükümetlerinde vardın. Niye kaldırmadınız? ANASOL iktidarları vardı, niye kaldırmadınız? ANAP ile el ele verip kaldırsaydınız.

 

Biz Türkiye'nin partisiyiz

Tamam bizim hükümetimizden önce DSP, MHP ANAP beraberdiniz. Niye kaldırmadınız? Kaldırsaydınız. Yani siz kaldırmıyorsunuz şimdi bakıyorsunuz ki artık durum tehlikeli, bundan sonra bu millet bizi hep yüzde 10 barajının altında tutacak, onun için 'yüzde 10 barajı kalksın' diyorsunuz. Artık benim milletin bunları yutmuyor. Sevgili kardeşlerim burada bunların derdi ne biliyor musunuz? BDP'ye bazı yazar çizer takımı bunlar da bu işe çok destek veriyorlar. O yazar çizer takımına da sesleniyorum; sizler de AK Parti iktidarından önce bunu niye gündeme getirmiyordunuz? Şimdi mi sizin aklınız başınıza geldi? BDP de versin bir parti olarak mücadelesini çıksın ortaya yüzde 10 barajını aşsın ama bunlar bir etnik unsurun partisi. Biz Türkiye'nin partisiyiz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bir kaset skandalıyla Genel Başkanlığı kaptın; bununla yürüyorsun. Eğer bir kaset skandalı çıkmasaydı yanında kuzu kuzu duracaktın ama kaset skandalı çıkınca evine ziyarete gidiyorsun, diyorsun ki 'Ben genel başkan adayı değilim'. 24 saat sonra Genel Başkan adayı olmuş. Bunlar akşam başka, sabah başka. Her şeyde böyle bunlar'' dedi.

 

Başbakan 4 ilçede miting yaptı

Erdoğan, Beykoz'da partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, seçim kampanyasını cuma günü Bayburt'tan başlattıklarını sonra Gümüşhane'ye gittiklerini ve bundan öncekilerden çok ihtişamlı olduğunu belirterek, Beykoz'un da şu anda ilçe bazında yaptıkları ilk miting olduğunu, bugün bölge milletvekilleriyle 4 ilçede miting yapacaklarını belirtti.

Eğitimde bugüne kadar hiçbir iktidarın atmadığı adımı attıklarını ve bu adamların içinde en önemlisinin okul öncesi eğitim olduğunu belirten Erdoğan, okul öncesi eğitimi yüzde 10-11'den yüzde 40'a çıkardıklarını ve bunu daha da ileriye götüreceklerini bildirdi.

Erdoğan, ortaöğretimde tüm öğrencilere kitapları ücretsiz ulaştıracaklarını söylediklerini ve bunu da yaptıklarını, CHP'nin ise ''fakire verdiğinizi anladık da zengine niye veriyorsunuz?'' dediğini hatırlatarak, öğrencinin fakiri zengini olmaz düşüncesiyle hepsine verdiklerini anlattı.

 

Öğrenci burslarında artış yapıldı

Bununla da kalmadıklarını ve sosyal güvencesi olmayan aileleri desteklediklerini anımsatan Erdoğan, erkek 'öğrencilere ilköğretimde 20, kızlara 25 lira verelim' dediklerini ve verdiklerini, bu yılın başında da bir adım daha atarak erkek öğrencilere 30, kızlara 35 lira verdiklerini söyledi.

Ortaöğretimde ise bu rakamı erkek öğrenciler için 35 liradan 45 liraya çıkardıklarını, kız öğrencilerinkini de 45'den 50 liraya çıkardıklarını ve kız öğrencilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kılıçdaroğlu'nun söylediği şeyler, 'ben şu kadar para vereceğim, bu kadar para vereceğim', inanıyor musunuz? Rakamları bunlar biraz yuttular. Bu ülkede maaş ödenmeyen günler vardı. Bu CHP zihniyetini biraz daha farklı anlatacağım size. Şimdi diyor ki 'Biz eski CHP değiliz'. Yani bu geçmişini de inkar eden birisi. Ne demek o? Bir taraftan işine geldiği zaman 'CHP'nin tarihi şöyle', işine geldiği zaman 'ben yeni CHP'yim'. 'Benimle başlayan süreci söyleyin' diyor. Yanı başında eski genel başkanın duruyor. Programını beyannameni açıklarken yanı başına oturtmuşsun.

 

Bir kaset skandalıyla Genel Başkanlığı kaptın bununla yürüyorsun. Eğer bir kaset skandalı çıkmasaydı yanında kuzu kuzu duracaktın ama kaset skandalı çıkınca evine ziyarete gidiyorsun, diyorsun ki 'ben Genel Başkan adayı değilim'. 24 saat sonra Genel Başkan adayı olmuş. Bunlar akşam başka, sabah başka. Her şeyde böyle bunlar. Siyaset dürüstlük ister dürüstlük. Dürüst olamayanlar bu milletten bugüne kadar hep şamar yediler, yine yiyecekler.''

Fatih Projesi

Erdoğan, uyguladıkları Fatih Projesine de işaret ederek, CHP Grup Başkanvekili'nin 'ne demek Fatih Projesi' dediğini bunların geçmişini ecdadını inkar edecek kadar aslına, geçmişine yabancı tipler olduklarını söyledi.

Bu konuda kendisinin bir şey söylemeyeceğini, 12 Haziran'da söyleyeceğini ifade eden Erdoğan, Fatih Projesi'nde artık Türkiye'deki bütün okullarda akıllı tahtaya geçtiklerini, artık kitabın yanında elektronik kitaba geçeceklerini belirtti.

 

Her öğrenciye bir Ipet

Erdoğan, her çocuğun eline Ipet gibi elektronik kitap verileceğini ve oradan derslerini takip edeceğini belirterek, ''4 yılda bu uygulamayı bitireceğiz. Şu anda ön hazırlıklarımız tamam, ihaleyi yapmak suretiyle adım atacağız. Bu nedir, modern dünyanın yakalamış olduğu neyse, Türkiye'de bu adımı atıyor. Kimseyi mahrum etmeyeceğiz, bütün dersliklerde bu akıllı tahta olacak. Bu kime yakışır, AK Parti iktidarına yakışır. Yani Kılıçdaroğlu vesaire CHP zihniyeti, bunlar böyle şeylerden anlamazlar. Bunların böyle şeyleri düşünecek kapasiteleri yok'' dedi.

 

CHP, öğrencilere verilen bursu kestirdi

Üniversite öğrencilerinin de kendilerinden önce 45 lira burs alırken şimdi bunun 240 liraya çıktığını ve 150 lira beslenme yardımıyla birlikte 390 lira olduğunu anlatan Erdoğan, ''CHP'nin tarihinde böyle bir şey var mı? Öğrencilerimize sahip çıkmak diye bir şey var mı? Belediyeler öğrencilere burs veriyordu. CHP Anayasa Mahkemesine taşıdı burs kesildi. Şimdi kalkmışsın aile sigortasından bahsediyorsun ya senin yaptıkların zaten seni anlatıyor, başka şeye gerek yok. Bunlar dürüst değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 50 bin öğrenciye burs veriyordu. Yasak geldiğinde 100 lira burs veriliyordu, yasak geldi kaldırıldı. Kim kaldırttı, CHP. Şimdi yine kalkıp sağdan soldan bahaneler uydurarak biz şunu yapacağız, bunu yapacağız. Yaptıkların ortada'' diye konuştu.

 

Yaptığınız dürüst bir yaklaşım değil

Erdoğan, eğitimde 162 bin derslik yaptıklarını, yapmaya devam edeceklerini, her ilde üniversite olduğunu, bunları göçü engellemek için yaptıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Çıkmış utanmadan, sıkılmadan Bayburt'un milletvekilliği niye düştü biliyor musun? Niye düşmüş? Çünkü Bayburt göç verdi nüfusu azaldı onun için milletvekilliği de düştü. Biz itiraz ettik, sen niçin Anayasa Mahkemesine götürdün. Anayasa Mahkemesine götürmeseydin her ile asgari 2 milletvekili kaydıyla bu işi bitirirdik. Bayburtlunun hakkını sen yedin. Bunu tabanda nüfus endeksli yapmayabilirdik, eğer sen olaya nüfus endeksli bakıyorsan, bugün İstanbul'un bir milletvekili için nüfus sayısı korkunç. Bugün Türkiye'de 30-40 bin ile milletvekili çıkaran illerimiz var ama İstanbul gibi 100 bin nüfus ile milletvekili çıkaran ilimiz var. Bunu nereye koyacaksın? Onun için bu dürüst bir yaklaşım değil.''

 

Tunceli'nin de gerçekleri görmesi lazım

Başbakan Erdoğan, adayların açıklanmasının ardından yazısından rahatsızlık duyduğu bir köşe yazarını aradığını ve kendisine, ''Bir Ankaralılaşmak'tan bahsediyorsunuz. Kusura bakmayın siz herhalde başkalarını kast ediyorsunuz. Ankaralılaşan değil biz bugüne kadar Türkiyelileşmiştik. Gene Türkiyelileşen bir partiyiz. Hiçbir değişiklik yok. Bizim 81 ilden 80'inde milletvekilimiz var. Tunceli'den yok. Onun da nedenlerini biliyorsunuz. İnşallah bu seçimde Tunceli'den çıkaracağız. Herhalde Tunceli'nin de artık gerçekleri görmesi lazım. Hayatında, tarihinde görmediği hizmetleri bunlar bizden gördü'' dediğini kaydetti.

74 milyonu kucaklayacağız

Kendilerinin hep etnik, bölgesel, dinsel milliyetçilik yapmayacağız dediklerini, Türkiye'deki 74 milyonu kucaklayacaklarını ifade eden Erdoğan, ''Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Romanıyla, Arnavutuyla aklınıza ne gelirse, yaratılanı Yaradan'dan ötürü seveceğiz. Böyle yürüyoruz. Bölgesel milliyetçilik de yapmayacağız. Bizde 780 bin metrakarelik vatan toprağının her yanı birdir. Hepsine de hizmeti götüreceğiz. Her yeri ayağa kaldıracağız. Şu anda Güneydoğu, Doğu, Doğu Karadeniz tarihinde görmediği hizmeti bizim dönemimizde gördü. Yine görmeye devam edecek. Biz bununla da yetinmiyoruz. Dinsel milliyetçilik de bizde yok. Her ne kadar bu ülkenin yüzde 99'u Müslümansa da azınlıklar noktasında olanlara karşı da bizim yaklaşımımız yine aynı. Çünkü demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak bütün inanç gruplarına eşit mesafedeyiz. Hepsinin güvencesi biziz biz olmaya da devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, adalette, emniyette aynı adımları attıklarını, şu ana kadar Türkiye genelinde 130 adalet sarayını açtıklarını, açmaya da devam etiklerini belirterek, Anayasa değişikliğiyle uyum yasalarının çıkarıldığını ve Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi'nin yoğun şekilde çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

 

3,5 yılda bırakıp kaçtın

Emniyette de aynı şekilde çalışmalarının devam ettiğini, ulaşımda 79 senede Türkiye'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, 8 yılda 13 bin 600 kilometre duble yol yaptıklarını anlatan Erdoğan, ''Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli hesap biliyorsanız gerçek ortada. Halep oradaysa, arşın Beykoz'da. Şu MHP bizden önce iktidarda mıydı? Bunlar IMF'ye gitti şimdi IMF'yi inkar ediyorlar, meydan okuyorlar. Bunların meydan okuması sahtedir. Ya meydan okuyorsanız niye gidip IMF'den 30 milyar dolar borç aldınız? Bize 23.5 milyar dolar borçla devrettiler IMF'yi. Ödedik, ödedik, ödedik şu anda bizim borcumuz 5 milyar dolar. Onlar borçlandı, biz ödedik, biz ödüyoruz. Onlar kirletti biz temizliyoruz. Bu MHP bu. Bunlar ekonomi mekonimi bu işten anlamazlar. Şimdi çıkmış diyor ki '2023 bizimdir'. Sayın Bahçeli be samimi ol, dürüst ol Allah aşkına. Sen 2023 ufkunu nereden yakaladın, senin böyle bir ufkun var mı? Böyle bir ufkun varsa benim milletim sana 5 yıl iktidar verdi. Niçin 3.5 yılda bırakıp kaçtın? 3.5 yılda bırakıp kaçmasaydın 5 yıl iktidarda kalsaydın. Yani 5 yıl iktidarda tutunamayan bir sen nasıl olacak da 2023'ü düşüneceksin'. Böyle şey olur mu?''

 

MHP'ye, CHP'ye, BDP'ye gönül verenler

Erdoğan, MHP'ye, CHP'ye, BDP'ye gönül veren kardeşlerine seslendiğini ifade ederek, ''Başımızı iki elimizin arasına alalım lütfen. Aldatmayalım kendimizi. Bizim milli bankamız Merkez Bankası. Merkez Bankasının MHP, DSP, ANAP iktidarında döviz rezervi 27.5 milyar dolardı. Şu anda altın dahil döviz rezervi 92 milyar dolar. Yolsuzlukların olduğu bir Türkiye'de 27.5 milyar dolardan 92 milyar dolara nasıl çıkarıyorsun? 23.3 milyar IMF borucunu 5 milyar dolara nasıl indiriyorsun? 21 bankayı bunlar fona devrettiler. Kim Sayın Bahçeli, kim DSP, kim ANAP. Bunların döneminde oldu. Uluslararası finans krizinin olduğu bir dönemde bir tane banka iflas etti mi? Ziraat Bankası, Halk Bankası o dönemde görev zararı yazıyordu. Şimdi bir tane görev zararı var mı? Şu anda Ziraat Bankası Türkiye'nin en çok karlı bankası, Halk Bankası öyle, en çok kredi dağıtan bankalarımız bu bankalar. Tüm bankaların rasyoları gayet iyi. Buralara güçlü ekonomiyle, istikrarla, güvenle geldik. Onun için ne diyorum ben, 'Türkiye hazır, hedef 2023'. İstikrar sürsün Türkiye büyüsün. İstikrar sürsün, Beykoz büyüsün'' dedi.

 

 

Enflasyon %4'lere düştü

Kendilerinden önce enflasyonun yüzde 30 iken, şu anda yüzde 4'cük olduğunu ifade eden Erdoğan, Türk Lirası'ndan 6 sıfırı attıklarını ve şu anda doların karşısında onurlu bir Türk Lirası'nın bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, devletin borçlanma faizinin yüzde 63 iken şimdi yüzde 7'cik olduğunu, bunu da yeterli görmediklerini, bunu daha da düşüreceklerini söyledi.

Türkiye hazır, hedef 2023

İstanbul'un 1994'lerdeki susuz ve havası kirli halini anlatmayacağını, o dönemde CHP belediyesinin yönetimde olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Şimdi havası kirli değil tertemiz bir İstanbul var. Çöp dağlarından geçebiliyor muyduk? Şimdi böyle bir şey var mı? Ak, ak, ak olmak herkesin karı değil. Tertemiz bir İstanbul, tertemiz bir Türkiye, tertemiz bir Türkiye siyaseti böyle oldu'' dedi.

 

Bizler vatandaşın hizmetkarlarıyız

Bu kadronun efendi olmaya gelmediğini, vatandaşın hizmetkarı olmaya geldiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Biz bu milletin efendisi değil, hizmetkarıyız. Bizim derdimiz ne biliyor musunuz? Yarın hepimiz öleceğiz. Öldükten sonra 'bizim bir başbakanımız vardı Allah ondan, arkadaşlarından razı olsun' bunu desinler bize bu yeter. Çünkü eninde sonunda bizi yerleştirecekleri mezar belli 2 metreküp. Ben 1.85 boyundayım. Benimki biraz daha farklı olabilir. Onun için mezar taşına musallaya yerleştirdikleri zaman hoca efendi 'Başbakan' niyetine demeyecek, 'er kişi niyetine' diyecek. Ondan sonra gömerler çekip giderler. Hatırlarsa ne güzel ama arkadan 'Allah ondan razı olsun' demeleri bize yeter. Biz bu yolda bunun için varız ve musalla taşına da zaten eski başbakanlardan sadece 'hüvelbaki' diyecekler. Sadece baki olan Allah, biz faniyiz. Bu yolda beraber yürüyeceğiz ama şu 50 günde durmak yok. Kapı kapı dolaşmaya evet mi? İnşallah bu 50 gün yoğun çalışacağız ve hedef 2023. Kısa süreli hedefimiz yok. Bizim hedefimiz büyük. Cumhuriyetin 100. kuruluş yıl dönümüne farklı, güçlü girmek istiyoruz. Milletimizle, bunu sizinle başaracağız.''

 

 

Reklam

YORUMLAR...