Reklam
Anadolu Kavağı Muhtarı Serdar Lüleburgaz çok dertli!

Anadolu Kavağı Muhtarı Serdar Lüleburgaz çok dertli!

Anadolu Kavağı Muhtarı Serdar Lüleburgaz, turizmin en yoğun olduğu Anadolu Kavağı’nın sosyal sorunlarını gündeme taşıdı.

Doğal güzelliğini koruyan ve turizmin gözbebeği haline gelmiş olan Anadolu Kavağı, her gün binlerce turisti ağırlıyor.

Doğma büyüme Anadolu Kavaklı olan Muhtar Serdar Lüleburgaz ise, buna rağmen semtinin ihmal edilmiş ve halen ediliyor olmasından bir hayli şikayetçi.

Son zamanlarda Anadolu Kavağı’nda bulunan Yoros Kalesi için Rus bilim adamları tarafından ‘İsa’nın çarmağa gerildiği yer’ iddiasının atıldığını ifade eden Muhtar Lüleburgaz, semtindeki turist sayısının artma sebebini bu iddianın bazı kesimlerce kabul edilişine bağladı. Turistler tarafından bu denli önemli olan bölgenin ‘neden’ ihmal edildiğine bir türlü anlam vermediğini belirten Lüleburgaz, muhtarlık olarak bölgeye en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını sohbetimizde vurguladı.

Demek ki lisanımız el vermiyor!

Anadolu Kavağı’nın turizm açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Lüleburgaz, her gün dünyanın her yerinden binlerce turisti ağırladıklarına dikkat çekerek; “365 gün her Allah’ın günü buraya binlerce turist geliyor. Singapurlu, Çinli, Arap, Fransız… Ama biz bunu anlatamadık. Lisanımız el vermiyor demek ki! Buranın çok daha güzel hale gelmesini istiyoruz.  Belediyemizin burayla ilgili bir projesi var ama ne zaman hayata geçirileceği konusunda bir bilgimiz yok. Proje şu: Tüm mahalle aralarının eski Arnavut kaldırımı şeklinde olup ana anterin asfalt olacağı, alt yapının yapılacağı, meydan düzenlemesinin yapılacağı. Fakat, tarihi henüz belli değil” dedi.

Muhtarlığa geldiğinde ilk sıkıntılarının sahil yolundaki çöpler olduğunu söyleyen Lüleburgaz; “Sahil yolunda çok önemli sorunumuz konteyner. Köpekler geceleri dağıtıyorlardı. Pis bir görüntü oluyordu orda. Buraya yerli ve yabancı çok turist geliyor. Onun için biz oraya yer altı konteynerları koyduk. Fakat yeterli sayıda değil. Şu an 4 tane var. Israrla 7 tane olmasından yanayız” şeklinde konuştu.

Cumartesi ve Pazar en büyük sorunumuz trafik!

Muhtarlık olarak bölge için ellerinden geleni yaptıklarına da değinen Lüleburgaz; “Ufak tefekte olsa bazı düzenlemeler yaptık. Çarşının içerisi oturulamayacak haldeydi. Büyükşehir Belediyesi’ne gittik, banklar aldık. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden çiçekler aldık. Hiç olmazsa görsel güzellik katalım. Sahilde artık çöp namına bir şey kalmadı. Ağaçlara pankartlar astım. Ama bizim milletimiz o kadar duyarlı ki onları söküp attılar! Bizim insanımıza eğitim şart” ifadelerini kullandı.

Lüleburgaz, en büyük sorunlarından bir tanesinin de özellikle Cumartesi ve Pazar günlerinde yaşanan ‘trafik’ olduğunu söyledi. Bununla ilgili 28 Nisan’da Beykoz Kaymakamlığı’na sadece haftasonları için Trafik polisi istediğini yazdığını fakat 1 kere geldiklerini belirten Lüleburgaz; “Bu sorun bir kere gelme ile çözülecek bir sorun değil.  Başka bir şey de, bizim burada özellikle Cumartesi ve Pazar günleri tek giriş tek gidiş olsun diye, Başkanımızla konuştuk. O konuyla ilgili de bir çalışmaları var. Poyraz’a doğru olan bir yolumuz var, o yolu genişletiyorlar. Sahildeki uygun yerleri park yerine açabilirsek, bu sorunu nispeten çözeceğiz gibi geliyor. Belediyemizden umutluyum” dedi.

Eczane ve PTT’miz yok!

Muhtarlık binalarını restore edip, hizmet binası haline getirmek istediklerini ve o yönde de çalışmaları olduğunu söyleyen Lüleburgaz, bölge de eczane ve PTT olmamasının kendileri için çok büyük bir kayıp olduğunu belirtti. Lüleburgaz: “Eczane için 35 m2 alan lazım. Gelen turistlere bunları anlatmak zorundayız. Çok ihtiyaçları oluyor ama hiçbir şey yapamıyoruz. Elimizde varsa bir ilaç, öyle faydalanıyorlar. Buradan Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne çok turist götürdüm. Doktorumuz burada sadece 2 gün var. Salı ve Perşembe günleri öğleden sonra hizmet veriyor. Eczane için muhtarlık binamızı düşünüyoruz, çalışmalarımız var. Burada 4 bine yakın asker var. Onların posta kartıydı, geleni gideni var. Bir de PTT eskisi gibi değil. Her türlü hizmete cevap veriyor. Özel 3 kargo şirketi buraya haftada 2’şer gün geliyor. Demek ki, burada PTT olsa bu hizmeti burada fazlasıyla yapacak. Bu konuyla ilgili girişim yapacağız ama ilk önce yer önemli. Burası Beykoz’un diğer mahalleleri gibi değil. Burası Boğaziçi İmar Bölgesi ve Doğal Sit Alanı” şeklinde konuştu.

Bizim bir ayağımızın Üsküdar’da olması lazım!

Ulaşımda da sıkıntılar olduğunu aktaran Lüleburgaz; “Bu bölgenin bir ayağının Üsküdar’da olması lazım. Ama sadece 15A var. İETT’den sorumlu kişilerle de bu sorunu konuştum. Aktarmalı sitemlerinizden yararlanmak istiyoruz, dedim. Üsküdar’dan Anadolu Kavağı’na mutlaka otobüs olması gerekiyor. Kışın, özellikle Kandilli, Anadoluhisarı Ticaret’te okuyan öğrencilerimiz var. Ve bizimle birlikte Yuşa Mahallesi’nde var. Çamlıbahçe, İşçi Evleri’ndeki öğrencilerde mağdur. Orada çalışan bir de kesim var. Bakın, Akbaba’dan Kadıköy’e koymuşlar.  Bir tek biz mağduruz. Bu kadar insan Yuşa’ya geliyor. Ramazan’da orası insan doluyor. Niye bu kadar eziyet çektiriyorlar? Bu aktarmalı seferler için; sabah 3 tane, öğlen 3 tane ve akşam 3 tane olsun, dedim. Üsküdar’a yeter ki bir bağlantı olsun” ifadelerine yer verdi.

“İstanbul, eskiye oranla turist sayısında dünya rekoruna koşuyor” diyen Lüleburgaz, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Turist İstanbul’a niçin geliyor? Siz hiç İstanbul’a gelip 25 gün kalan turist gördünüz mü? Olamaz. Ancak, iş için gelenler kalır. İstanbul’a gelen turistlerin %99’u 5-6 günlük turlarla gelir. Onların gezeceği yerler bellidir: Sultanahmet, Eminönü ve Boğaz’dır. Onların kitabında bunlar yer alır, Hekimbaşı’na turist gitmez. Yoros Kalesi, Bizans’tan bile önceye gidiyor. Rus bilim adamları burası için bir iddia attı ortaya; İsa’nın çarmağa gerildiği yer. Bunun turistler açısından ne kadar kabul edilip, edilmediğini bilemiyoruz. Ama gelen sayıdan şu anda bir şey olduğu anlaşılıyor. Düşünebiliyor musunuz, buranın önemini?”.

12 ay turist akını var, vapurumuz teke düşüyor!

Senenin 12 ayı İstanbul’da turist olduğunu fakat vapurlarının yakında teke düşeceğini sitemkar bir dille anlatan Lüleburgaz, Şehirhatları’nda bu konu ile ilgili de görüşmeler yaptığını söyleyerek; “Genel Müdürü’ne: ‘Bakın buraya vapur geliyor, gidiyor. Bir lafımız yok. 2. Bir vapur daha kaldırın ki onu da aydınlık saatte gelsin ve gece dönsün. Bir de turist İstanbul’un, Boğaz’ın, Kuleli’nin gece görünüşünü görsün’. Bu vapurların yanında ayrı bir deniz motorları kalkıyor. O deniz motorlarıysa turistleri yanıltıyor. Boğaz turu deyip, 1.köprünün oradan döndürüp getiriyorlar. Biz bir de bunu orada savunmaya çalışıyoruz. Gelin diyoruz, hep beraber bu işi yapalım. Sizde, bizde hep ortak olsun, Şehirhatları zarar etmesin. İstanbul’da en pahalı gezi, bizim buradaki gezidir. Vapur ücretli 3 TL iken, Boğaz 25 TL. Böyle bir şey kazanabiliyoruz, bu kadar gelen turist var ama oradaki çapulculara kaptırıyoruz. Boğaz turu diyerek 5 dakika ile turisti kandırıyorlar” dedi.

Biz köpek mi kovalayacağız, çocuklara idman mı yaptıracağız!

Sohbetimizde son olarak gençlere verdikleri değerin üstünde duran Lüleburgaz, Anadolu Kavağı Spor Kulübü’nü kurduklarını ve 3 seneden beri de amatör liglere girdiklerini söyledi. Futbol sahalarının olmadıklarını ve bunun da büyük sorun olduğunu belirten Lüleburgaz; “Çok büyük saha sorunumuz var. Yerimiz var, yapamıyoruz. Belediyeden sahanın çevresini çevirmesi için yardım istedik. Çünkü, ben çocuklara idman yaptıramıyorum. Dağdan 15 tane köpek iniyor, çocuklar kaçıyor. Yere düşüyor, çim değil taş saha. Biz köpek mi kovalayacağız, çocuklara idman mı yaptıracağız! Biz 10 yıldızlı bir tesis istemiyoruz, etrafını çevirin yeter!” şeklinde konuştu.

Haber: Burcu Çelik

YORUMLAR...