Mihrabat’tan İstanbul’u seyretmek

Mihrabat’tan İstanbul’u seyretmek

Güneşli bir sonbahar gününde Beykoz Mihrabat Korusu’ndan İstanbul’u seyretmek..

Dört bir yanında tarih kokan çeşmeleri, bir banka oturduğunuzda adeta yüzünüzü okşayan boğazın tatlı esintisi ile savrulan ıhlamur, gürgen, erguvan yaprakları ve yüksekçe tepelerinden baktığınızda bütün kıvrımlarını ve zerafetini sunan İstanbul boğazı ile Mihrabat Korusu uyanmak istemeyeceğiniz tatlı bir rüya gibi.

Kanlıca sahilinden koruya doğru tırmandığınızda, aynı zaman boğazın enfes manzarası da yavaş yavaş önünüze serilmeye başlar. Kanlıca sahilin boğaza nazır köşkleri ile başlayan boğaz manzarası, korunun tepelerine doğru çıktıkça iki boğaz köprüsünü Ortaköy Sahili’ni Rumeli Hisarı’nı ve İstinye Koyu’nu gören muhteşem bir peyzaj halini alır. 

Tarih kokan Mihrabat Korusu

Mihrabat Korusu’nun doyumsuz manzarası kendini sahip olduğu yerleşkeye borçludur. Beykoz-Üsküdar sahil yolunun Kanlıca Koyu’nun hemen üstünde yer alan Mihrabat Korusu, Fatih Sultan Mehmet köprüsünün Anadolu Yakası’nda ki ayağından başlayarak geniş bir alana yayılır.

Anadolu Yakası’nın Fethi Paşa Korusu ile birlikte en tanınan korularından olan Mihrabat korusu, Fethi Paşa Korusu gibi Osmanlı döneminden günümüze kalmış en önemli doğal miraslardan bir tanesi. Sultan Abdülhamit Han’ın Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa’nın eşi tarafından Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızı Rukiye Hanım’a yüzgörümlüğü olarak hediye edilen koru ismini, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılarak III. Ahmet’e armağan edilen Mihrabat Kasrı’ndan almış.

Ne yazık ki Mihrabat Kasrı’nın yeniçeri isyanıyla bir hafta içinde yakılıp yıkılarak yok olması, “Mihrabat” isminin sadece Koruda yaşamasına neden olmuş.

Mihrabat Korusu’nun eşsiz manzarası

Mihrabat Korusu görkemli tarihine rağmen giderek küçülmüş. Yahya Kemal’in gözlerden uzak saatler geçirmek için tercih ettiği Koru, bugün halen hatrı sayılır bir alana yayılmış durumda.

İstanbul Ajansı

Haber: Kadir Günyol

Fotoğraf: Kadir Günyol

Reklam

YORUMLAR...