Reklam
Alparslan Erdin

Hesap ortada

Hepinizin bildiği bir söz vardır.

?Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.?

Kişinin dediğine değil; yaptığına, sonuca bakın demiş atalarımız.

AKP İktidarı 9 yıllık icraatlarını anlatırken sürekli olarak ülke insanının zenginleştiğine vurgu yapıyor ve buna dayanak olarak da Kişi Başına Düşen Milli Gelir deki artışı gösteriyor. İktidara göre Kişi Başına Düşen Milli Gelir onların döneminde yaklaşık 3 kat artmış.

Bunu anlatırken de karmaşık bir hesaplama yöntemleri koyuyor.

Kimse de bu hesaplamadan bir şey anlamıyor.

Siz öyle yapmayın.

Basitleştirin.

Bakkal hesabına dökün işi. Alt alta yazıp toplayın.

Hiç istatistiğe, resmi dökümanlara falan gerek yok. Komşunuz memur Ahmet Bey?e emekli Hasan Amca?ya, işçi Mehmet Bey?e sorun. Bakalım bu üç kat artıştan ne kadarını alabilmişler.

Birini alabilmişler mi acaba?

Dönelim çiftçiye. Yaklaşık 5 milyon kişi de tarımda istihdam ediliyor. Bırakın yine resmi istatistikleri raporları kenara Beykozlular çayı, fındığı iyi bilir. ?Evet uğraştığıma değdi iyi para aldım? diyen kaç çay ve fındık üreticisi var etrafınızda. Tütün, şeker pancarı, buğday üreticisinin durumu daha da kötü.

Bu dört kesimin toplam yaklaşık 17 milyon kişi ediyor. Eş ve iki çocuk dahil edelim. Eder size 68 milyon kişi.

Türkiye nüfusunun % 93?ü bu zenginlikten yararlanmamış.

Tersine fakirleşmiş. Hem de öyle böyle değil.

Rakamlar ortada. Yorum sizin.

Zorlama bir yorumla halinden şikayetçi olanları nankörlükle suçlayanlar da çıkabilir aranızdan.

Böyle yorumlayanların;

Küçük bir kısmı temiz duygularla, ülke insanının gerçekten zenginleştiğine inanıp söyleyenlerdir. (Onlara sadece biraz daha düşünmelerini tavsiye ederim) Geri kalan büyük çoğunluk ise belediyelerin, devletin imkanlarını kullanıp kat be kat zenginleşenlerdir. Bir kısmı da bu zenginleşmeden pay alacağını düşünen, hayal kuranlardır- ki tecrübelerim onların hep beklemede kalacaklarını söylüyor.

ÖSYM garabetine değinmeden bitirmemek lazım.

Daha çok sıcak.

Bir milyon yedi yüz bin genci ve ailelerini çok yakından ilgilendiren bir sınavda -çok hafif tabirle- çuvallayan bir ÖSYM ekibine hiç araştırmadan, soruşturmadan sadece ve sadece kendi adamları olduğu için sahip çıkan iktidara nasıl güven duyacağız?

Yanlış hesaplanan puanlar da çabası. Biliyorsunuz birçok öğrenci itiraz etti ve puanları yükseldi.

Hadi diyelim ki olan oldu giden gitti.

İlk sınavdan çok daha önemli olan 2. sınavı böyle bir ekibe teslim etmek zorunda mısınız?

Değiştirin ekibi.

Niye ?Dere geçerken at değiştirilmez? diyorsunuz?

Anlaşılan görev tamamlanmadı.

Yazımı buraya kadar okuma zahmetine katlananlardan bir ricam var.

Siyasi gömleklerini çıkartıp bir kenara koysunlar ve yazımı bir kez daha okusunlar.

Sonrasında belki daha yakışan bir gömlek giymek isteyebilirler.

Kalın sağlıcakla.

(İstanbul 1. Bölge?den Beykoz?un tek adayı eski İlçe Başkanım sevgili Ayten KAYALIOĞLU?na T.B.M.M.?de alacağı yeni görevinde şimdiden başarılar diliyorum.)

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...