Reklam
Ayşe Nur Kapusuz

Cennete gitmek isteyen sevmeyi öğrensin!

Önceki yazımızda hangi çeşit sevgi olursa olsun sevgimizin gerçek bir sevgi olabilmesi için taşıması gereken özelliklerden sağlıklı bir sevginin nasıl olması gerektiğinden ve ailenin vereceği sevginin kişiliğin oluşmasında taşıdığı hayati önemden bahsetmiş, sevgi ile ilgili bazı konuları da bu yazıya bırakmıştık. Kaldığımız yerden devam edelim:         

Sevgi sevgiyi üreten bir güçtür. Sevgi nedir bilenler yıkmaya değil tamire odaklanır. Sevgi erdemi insanlara merhameti, anlaşmayı, iletişim kumayı öğretir. Eğer sevme yeteneğimizi geliştirmişsek, insan kardeşlerimizi sevmekten alamayız kendimizi. Kardeşlik sevgisinde,  tüm insanlıkla birleşme, dayanışma, kaynaşma vardır. Kardeş sevgisi hepimizin bir ve aynı olduğu düşüncesine dayanır. Evrensel insan sevgisi adaletsizliğin ve zorbalığın panzehiridir. 

Yunus Emre

Ben gelmedim  da’vi için

Benim işim sevi için

Dostun evi gönüllerdir

Gönüller yapmağa geldim   ,mısralarıyla dile getirmiş  varoluşun sırrını ve  ne de güzel ifade etmiş.

Fakat bugün etrafımıza baktığımızda aileden topluma ,toplumdan dünyaya bunun tam tersi bir eylem içinde olduğumuz gözleniyor.Sözlerde kalıyor sevgi  özlere işlemiyor. Düşmanlığı, kini, nefreti, bencilliği yok edip barışı, hoşgörüyü, yardımseverliği, fedakarlığı, güveni, dostluğu tesis edemiyor. Bu açıdan “İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman yapan iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yokeden ilgisizliktir.” tespiti yerinde bir tespittir.

Seviyorum demenin kolay sevmenin zor olduğu çok açık.Çünkü sevmek emek istiyor,fedakarlık istiyor unuttuğumuz bir haslet diğergamlık istiyor.

Sevgi sevdiğimiz varlığı, ”olduğu gibi kabul etmeyi, onun ihtiyaçlarını, isteklerini anlamayı, bunları karşılamak için sorumluluk duymayı, ona ilgi göstermeyi, ona bağlanmayı, düşüncelerine ve duygularına saygı duymayı” gerektirir.

Sevgi sevilen kişide “anlaşıldığı, benimsendiği, önemsendiği duygusu” yaratır, ”değerlilik duygusu” verir.

Sevmek öğrenilebilir bir eylemdir.”Ne yapalım da birbirimizi sevelim,nelerden uzak duralım ki sevgiyi öldürmeyelim?”

 Toplumda bireyler arasında sevgiyi vareden,besleyen,geliştiren, yukarıda bahsi geçen duyguları oluşturan eylemleri Rasulullah (s.a.v) şöyle haber veriyor:

1) Selamlaşmak: “İman etmedikçe cennete giremezseniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız.”(Müslim, İman,93 )

2) Ziyaret, davete icabet: “Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye katılmak, davet edildiğinde gitmek, aksırana dua etmek.” (Buhari,Cenaiz,2)

3) Hediyeleşmek: “Tokalaşın ki içinizdeki kin gitsin. Hediyeleşin ki birbirinize sevginiz artsın ve aranızdaki düşmanlık yok olup gitsin.” (Muvatta,Hüsnü Huluk,4)

4) İyiliği ilke edinmek: “İnsanlar bize iyilik ederse biz de iyilik yaparız, kötülük yaparlarsa biz de kötülük yaparız diyen sıradan kimseler gibi olmayın, bilakis iyilik yaptıklarında insanlara iyilik yapmayı, kötülük yaptıklarında ise kötülük yapmamayı içinize bir ilke olarak yerleştirin.” (Tirmizi ,Birr ve Sıla,63)

“İyilikler de eşit değildir, kötülükler de. Sen kötülüğü en güzel olan hareketle sav. O zaman görürsün ki seninle arasında bir düşmanlık olan kimse sanki yakın candan bir dost oluvermiştir.” (Fussilet,34)

5) Hasetten uzak durmak, kusur araştırmamak: “Zandan sakının! Zira zan, sözün en yalanıdır. Birbirinize kulak misafiri olmaya çalışmayın, birbirinizin özel hallerini araştırmayın, birbirinizle üstünlük yarışı içine girmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize kin beslemeyin,  birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun!(Müslim, Birr ve Sıla,28)

6) Tartışma ve çekişmeden uzak durmak: “Kardeşinle düşmanlığa varan tartışmaya girme, onunla kırıcı şekilde şakalaşma ve ona yerine getirmeyeceğin sözü verme.” (Tirmizi, Birr ve Sıla,58)

7) Küslüğü uzatmamak: “Bir müslümanın din kardeşine üç günden fazla küs durması helal olmaz. Onlar birbirleriyle karşılaşır da biri bu yana diğeri öbür yana yüzünü çevirir. Halbuki bunların en hayırlısı önce selam verendir.” (Buhari, İsti’zan,9)

Sevginin ilahi boyutuna gelince;varlığımızın sebebi olan, Allah’tan insana doğru yayılan sevginin insandan da Allah’a doğru gelişimini tamamlaması iman dediğimiz olgudur.Akıl ve kalp bütünlüğü ile iyilik, mükemmellik ve güzelliğin,nihai güç ve kudretin sahibine içten ve daimi bir bağlılık “Allah onları,onlar da Allah’ı sever.” (Maide,54) sonucuna ulaştırır.Sevgi akılla birleştiği zaman hikmet ve marifet meydana gelir.Allah’ı tanıyan O’nu sever. Tanıma arttıkça sevgi de güçlenir. (Hayati Hökelekli,İnsani Değerler)

“Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek“ kıvamına ulaşan insanın sevgisi güneş gibi kuşatıcıdır.O artık yerde gezen karıncadan gökte uçan kuşa,   çiçekten ağaca, kardeşinden ,eşinden ,komşusundan hiç tanımadığı insana kadar her şeyi herkesi sevebilir. Çünkü  Allah için sevmeyi yani karşılıksız  sevmeyi öğrenmiştir.

 Sevgi eylemini  böyle en güzel şekliyle gerekleştirmeyi başaranlara sevginin gerçek sahibinin bir müjdesi vardır:“Şüphe yok ki Allah Teala kıyamet gününde şöyle buyurur: Benim rızam için birbirini sevenler nerede? Benim gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bu günde, ben onları kendi gölgemle gölgelendireceğim.”(Müslim,Birr ve Sıla,37)

Sevginin inşa ettiği huzur, merhamet ve barış toplumu olabilmek için önce, sevmeyi öğrenmek gerekiyor. Dünyayı bütün yaratılmışlar açısından güvenilir bir yer kılmak da ancak yeryüzünün halifesi olan insanın ,sevginin hazinesi olan ilahi sevgiye ermesiyle mümkün olabilir herhalde.

O halde Hz. Peygamber(S.A.V)in duası ile bitirelim yazımızı : “Allah’ım! Senin sevgini isterim; Seni sevenlerin sevgisini isterim;Seni sevmeğe götürecek ameli isterim.”

Ayşe Nur Kapusuz

Beykoz İlçe Vaizi

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...