Reklam
Küçüksu Kasrı

Küçüksu Kasrı

Kanal 24 TV yönetmenlerinden ve Yazar Ediz Gülten?in hazırlayıp sunduğu Ah Güzel İstanbul adlı programda yaşadığımız şehrin kaçırdığımız güzelliklerini ekrana getirirken Star Gazetesi?nde de kaleme alıyor.

Ediz Gülten?in bu haftaki durağı zamanın gözde mesire yeri Küçüksu Kasrı idi. Yazar Ediz Gülten Küçüksu Kasrı ziyareti esnasında hissettiklerini ve tarihini kaleme aldı. Ediz Gülten Star Gazetesi?nde yayınlanan ?Küçüksu Kasrı? başlıklı yazısında şu cümlelere yer verdi.

Bugün Anadolu Yakası?nda Beykoz, Küçüksu?dayız. Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan, Göksu?yla Küçüksu dereleri arasında kalan Küçüksu Kasrı?ysa bugünkü durağımız...

Anadoluhisarı?nın yanından akıp giden, Evliya Çelebi?nin ?bir ab-ı hayat nehirdir? dediği Göksu ve Avrupalılar tarafından ?Asya?nın tatlı suları? olarak bilinen Küçüksu, kasrın iki tarafından Marmara?yla buluşuyor...

Bu bölge zamanın gözde mesire yerlerinden çayırlık bir alanmış. Şık giyimli kadınlar erkekler, buraya faytonlarla gelirler, çalgıcılar eşliğinde piknik yapıp eğlenirlermiş. Boğaz Köprüsü yapılırken betonu burada karıldığı için Küçüksu Çayırı yok olup giderken, Küçüksu ve Göksu derelerinin suları da bulanmış.

Osmanlı dönemindeki ilk yapılaşma

Padişahın has bahçelerinden olan Küçüksu ve çevresini çok seven IV. Murat, buraya ?gümüş selvi? dermiş. Kurulu Bostancı Ocağı?na mensup bostancılar; sultanlara ait has bahçeleri ve Boğaziçi kıyılarını korumakla görevlilermiş. ?Bağçe-i Göksu? (Göksu Bahçesi) olarak bilinen yörede 18. yüzyıldan itibaren yoğun bir yapılaşma başlamış. Göksu?da sık avlanıp atış talimleri yapan Sultan I. Mahmut için Sadrazamı Emin Mehmet Paşa, 1751-52 yıllarında buraya ahşap bir yapı yaptırmış. Kıyısındaki iki katlı yapı III. Selim döneminde onarımdan geçerken bahçedeki çeşme de 1800?lü yılların başında sultanın annesi Mihrişah Sultan için yaptırılmış.

Günümüzdeki kasrın inşası

Abdülmecit?in Dolmabahçe ve Ihlamur?da olduğu gibi eski ahşap yapıları yıktırarak yaptırdığı Küçüksu Kasrı,1857 yılında tamamlanmış. Barok tarzda yapılan ve halen ayakta olan kasrın mimarisinde Balyan imzasını görüyoruz. 15x27 metre alana yığma tekniğiyle kâgir olarak yapılan kasır, üç kattan oluşuyor. Bodrum katının kiler, mutfak ve hizmetkârlara ayrıldığı yapıda diğer iki katsa bir orta koridora açılan dört oda biçiminde düzenlenmiş.

Abdülaziz döneminde elden geçirilen kasrın kabartmalarla dolu deniz cephesinde, şadırvanlı küçük havuzunda ve merdivenlerinde ılı süsleme motifleri var. Geleneksel Türk evi planına sahip yapı, genellikle dinlenme ve av amaçlı kullanılmış. Cumhuriyet dönemine gelindiğindeyse bir süre Devlet Konukevi olarak hizmet vermiş. Türk İstanbul?a geldiğinde Dolmabahçe Sarayı?nda kalırken, kasrın üst katında deniz cephesine bakan bir odayı çalışma odası olarak kullanmış.

Her odada ayrı süslemeler

1992?de kapsamlı yenileme çalışmalarına başlanarak denize kayması engellenen ve 1996?da yeniden saray-müze olarak hizmete açılır. Avrupa üslubundaki mobilyaları, halıları ve tablolarıyla zengin bir sanat müzesi olarak karşımıza çıkıyor. Tavanları alçı kabartma ve kalem işi süslemeli; her odada farklı ve ince işçilikli parkeler göze çarpıyor. Yine her odada değişik renk ve biçimlerde değerli İtalyan mermerleriyle yapılmış şömineler dikkat çekiyor.

Küçüksu Kasrı?nda sekiz oda, iki salon var. Deniz cephesine bakan dört odada şömineler ikişer tane, çünkü bu odalar kara cephesine bakan odalara göre daha soğuk oluyor. ?Orijinal oda? koltuk kumaşlarının, perdelerin eski olduğu, her şeyin orijinal olarak bırakıldığı bir oda.

Ata?ya saygı duruşu

Küçüksu Kasrı?nda bulunan bütün saatler dokuzu beş geçe Atatürk?e saygı amacıyla durdurulmuş. Saraylar?a bağlı Küçüksu Kasrı?nı Pazartesi, Perşembe hariç her gün 08.30-17.00 saatleri arasında gezebilir, bahçesinde Rumelihisarı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü manzarası eşliğinde kahvaltınızı yapabilirsiniz.

 

Reklam

YORUMLAR...